2008/11/20

Her Hastane Böyle mi?

Devlet hastanesine gidip de üzülmeden, sinirlenmeden döneniniz var mıdır? Başlar ayak olmuş, ayaklar baş misali daha kapıdan girer girmez mavi önlüklü bir zat sizi şöyle bir süzer tepeden tırnağa. Muhtemelen kasılmakta ve ''Baak ! Senin muhtaç olup da geldiğin bu mekanda, devlete ait bu yerde görevliyimdir ben!'' dercesine bakmaktadır.

Elinde sağlık karnen kuyruğa girersin sabahın köründe. Tek istediğin sıra dolmadan muayene numarası alabilmek, onca zaman dikilip de muayene olamadan dönmemektir.
Bakarsın kuyruğun başına..''Oh, iyi başlardayım.'' dersin. Dersin ama dediğinle de kalırsın.

O gün de öyle bir gündü. Hastane ana baba günüydü. Genellikle de yaşlı ve köyden zar zor gelebilmiş insanlar vardı. Dahiliye için seçtiğim doktor için yarım saatten fazla dikilmiş, 23. numarayı alabilmiştim.

Bu arada benden üç kişi arkada bekleyen genç kadınla da muhabbeti ilerletmiş, zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık.
Sırayı alıp muayene olacağım doktorun kapısının önüne beklemek için gittiğimde az önce muhabbeti ilerlettiğim genç kadının orada dikilmekte olduğunu gördüm. Ne çabuk da gitmişti, şaşırmıştım.
- Aaa…! Aynı doktoru seçmişiz, senin numaran kaç?
Kadında bir gerilme, hafiften bir kızarma;
-''1 numara '' demez mi?
Ne..! Ben onca zaman dikildim 23 No’yu alabildim. Bu kadın ne diyordu yahu..?
Bunun nasıl gerçekleştiğini sordum, cevap yok. Bir de kalabalığın arasına dalıp uzaklaşmaya kalkmaz mı? Korkunun ecele faydası yok ama. Doğru bankonun önüne, görevli kızlara bunun nasıl olduğunu sormaya.

Kızlar ''bilgisayar sisteminde bunun mümkün olmadığını'' söylediler.''Hödö hödö...'' diye devam ettiler. Madem öyle hemen başhekime.. Başhekim personel koruma triplerine girmeyen iyi bir insanmış. Beni doğru bankonun arkasında odası olan müdüre yolladı.

''Açıklamayı ondan alın,'' dedi.

Pes etmeye hiç niyetim yoktu. Doğruca bahsedilen müdürün odasına gidip sil baştan tekrar anlattım olayı. Adam dikkatle dinleyip araştıracağını söyledi ve ben de Dahiliye'nin önünde beklemeye geri döndüm.

On dakikaya kalmadan sevgili müdürümüz yüzünde mutlu bir ifadeyle ayağıma kadar açıklama yapmaya teşrif etti.

Ve açıklamayı aldım :''Falanca doktordan 1 numaralı muayene sırasını alan bu kadının hastanede bir tanıdığı varmış da, efendim ona telefon edip sıra aldırmışmış.''

Bu açıklama bana o kadar normalmiş, Allah’ın ve devletin onlara verdiği bir hakmış gibi anlatılıyor ki, ''Ah, ben ne kadar kötüyüm, yer yarılıp da içine girsem! '' demem bekleniyor gözlerimin içine bakılarak.

Allahım, böylesi adamları çok ararlar mı buralara yerleştirmek için, yoksa bu tür konulardan mı çıkıyor bunların işe alındığı sınavın en zor soruları ?

- Ne diyorsun kardeşim sen ? Şuradaki yaşlı insanlar saatlerce dikilip arkalara kalacaklar, sizin akrabalarınız muayene olacak burada öyle mi?

Adam bana kötü kötü bakarak ne cevap verdi dersiniz?
- Siz bu işte art niyet arıyorsunuz! Bu kadar da olmaz ki!
Evet, cevap buydu. Tarihi cevap. Etraftaki yaşlı insanlar olaya şahit olmuşlardı.

Büyük, ama çok büyük müdür gittikten sonra bana:
- De kızım de. Sen bari de, biz diyemiyoz.
- Neden diyemiyorsunuz teyze?
- Eeee, kızım hep böyle burası. Biz bilemeyiz senin gibi. Kovarlar burdan.


Allahım, deli olacağım, kimden korkmuşlar? Bildiği halde neden her şeyi kabullenir bizim insanımız? Korktuğun kim? Seni nereden kovuyor? Öl sinirden öl artık!

''Gitme kızım sen bir daha hastaneye'' dedim kendime. O gün muayene olabildim ama tansiyonu bilmem kaça çıkarıp döndüm eve yine.
Güya iyileşmeye gitmiştim.

( Mart 2007 )

* * *

Bir Devlet Hastanesinde benzer olumsuzlukları sevgili blogger arkadaşımız STICKMAN da yaşamış ve çizimlerle birlikte esprili bir şekilde blogunda anlatmış. Geçende bana moralim düzelsin diye önermişti bu yazısını. Kendisine buradan da teşekkür ediyorum.
Ve okumanızı öneriyorum...



5 yorum:

  1. zeugmam; öncelikle bir altta yaşadığın olayın etkilerinin geçtiğini görmek beni çok mutlu etti inan, yorumlarında mutluluğu, ferahlamayı hissetmek cidden benide sevindirdi.. haksızlığın senin lugatındaki önem sırasını ve anlamını gayet iyi bildiğimden olsa gerek, can sıkıntının boyutunu az çok anlayabildim. canım ablacım benim, bize yapılan her haksızlık, yapanı insanlık sıfatından eder, bizi ise yüceltir.. hiç canın sıkılmasın olur mu?
    geleyim yazıya, annem böbrek taşı yüzünden ameliyat olucaktı, ameliyat tarihi kesinleşti, ayın 20 sine gün verdiler. 10 gün sonra aradıklarında yatakların dolduğunu ve ancak verilen tarihten 15 gün sonra boşalabiliceğini bildirdiler. telefonu alır almaz hastaneye gittim, başhekime kadar çemkire çemkire çıktım. sonra araştırdımki torpille araya vatandaşlar girmiş. düşünebiliyormusun kasımpatım, insanın ameliyat gerektiren rahatsızlığını bile hiçe sayabiliyorlar.. o hastaneden babannem emekli idi benim, biz hiç araya birilerini sokmayı sevmeyiz gerekmedikçe. babannemin emekliliğini kullanarak ameliyatı çemkirmemin ertesi gününe aldırdım... yazık bize ama, kimse insan hakları diye bi kuralı benimsemiyor, önemsemiyor, bildiğini yada bilmemesi gerekeni okuyor sürekli...

    YanıtlaSil
  2. yazınızı uzuntuyle okudum. ama hayretle degıl.. cunku ben dahıl bı cok ınsanın basına gelen bı olay bu ne yazık kı.. akraba eş dost kayırma olayı her yerde oldugu gıbı saglık kuruluslarında da var.. ve orda yaslı cok cıddı hasta durumda bekleyenlerın durumu hıce sayılarak bu ne yazık kı yapılıyor.. benım en son bı MR olayım vardı.. saat 9 a randevum olmasına ragmen gıttıgımde saat 18 ı bulabılcegı sırada cok ınsan oldugu saatlerın kaydıgını soyledıler.. Bu nasıl bı kayma durumu kı gunun tamamını kapsıyor !!! bana cekıp gıtmek dısında bısey kalmadı.
    hanı dıyrolar ya saglık problemlerını cozduk .. herkes artık cok rahat .. saglık sorunlarında hemen dr ve ılac hızmetınızde dıye
    soruyorum OYLE MI ACABA ?

    YanıtlaSil
  3. bi de bu doktorların gelmeme durumu vardır. doktor geldimi gittimi ordamı şurdamı muhabbeti vardır. adamların işi ne anlamam. saatinde oraya gelip görevini yapmak. ama ara ki bulasın. iki defa istediğim doktor gelmediği için 3 gün ardarda gitgel yaptığım oldu hastaneye, çok şükür araba ve beni götürebilecek birileri vardı ki ulaşım fazla problemli olmadı ama yinede o psikolojiye girmek yoruyo insanı. çünkü hastaneye gitme sendromu diye bişi var. o ruh haline bürününce dünya berbat gözüküyo insanın gözüne. sen yine iyi aramışsın hakkını, helal olsun. bende normalde sinema sırasında bile olay çıkarırım ama hastanede hasta olduğum için hiç uğraşamam :) ama bu haksızlık yapanları tespit edip, iyileştikten sonra gelip dövmeyeceğim anlamına gelmez :)

    stickman'in hastane maceraları buyrun efenim;
    kulak operasyonu
    acil servis
    EEG(beyin elektrosu)

    YanıtlaSil
  4. maalesef...((

    ama konuşmalı ve hak aranmalı,
    bu yuzden tebrik ederim sizi

    YanıtlaSil
  5. Arkadaşlar,
    Öncelikle şunu söyleyeyim.Evimize 100 metre mesafede olan Devlet Hastane'sinde buna benzer pek çok olay gördüm,yaşadım.Anlattığım bu olay en altta belirttiğim üzere şikayetvar.com.'da yayındadır ve halen herhangi bir girişim,çözüm sağlanmamıştır.Bu olaydan sonra dahiliyeye bir kez daha tansiyon şikayetiyle gittim ve ne yazık ki ne doktor ne hemşire tansiyonumu bile ölçme zahmetinde bulunmadan ilaç yazdılar.Düşünebiliyor musunuz korkunçluğu? O günden beri Devlet Hastanesi'ne gitmeyi kesin bir kararla bıraktım (çok acil bir durum çıkmazsa tabii).
    BULDUĞUM ÇÖZÜM:
    Bulunduğum şehre 2 saat uzaklıktaki bir büyük şehrin Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gidiyorum ve şikayetimle ilgili sadece ve sadece pofesör seçip özel muayene oluyorum.İnsan olduğumu hissediyorum.İşlemlerim uzamıyor,verdiğim paradan daha fazla hizmet alıyorum,çünkü tahlil sonuçları vb için tekrar gitmek zorunda kalmıyorum,seçtiğim Hoca öğrenip beni cep telefonuyla haberdar ediyor.
    Ve böyle devam etmeye de kararlıyım..
    Ne yazık ki....

    @ Serzenişcim.İnanmıyorum sana.Daha 19 yaşındasın.Bu ne olgunluktur,bu güzel tespitler,söylediklerin beni müthiş moralize ediyor.Çok iyi bir çocuksun gerçekten.Çok teşekkürler sana..
    Hastane ile ilgili anlattıkların sabır gösterilecek gibi değil.Demek her yerde aynı düzen kurulmuş,işliyor.Köklü bir ses köklü bir çözüm gerekiyor.
    Böyle gelmiş,böyle gider zihniyeti çok yanlış :(

    @ Sevgili öykü;
    Üzülmekte haklısın.
    Zaten bu yazıyı okuyup üzülmeyecek ve bana hak vermeyecek biri insan değildir:(
    Teşekkür ve sevgilerimle..

    @ Sevgili stickman;
    Ne güzel yazmışsın..Ama anında kızsana benim gibi..Neden sonraya bırakıyorsun..
    Aşağıda gösterdiğin sayfalardaki yazıların 3 'ünü de okudum..
    Harika yazmışsın gerçekten.İnanılmazsın..
    Hele o çizimlerin var ya..Şahane yaa..Eline yüreğine sağlık :)

    @ Sevgili ferkul;
    Beğenip hak verdiğiniz için teşekkür ediyorum.
    Umarım sizde çekince göstermiyorsunuzdur hak aramak için..
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil