17 Nisan 2009 Cuma

Önemsenmemek


Birini ''ÖNEMSEMEMEK'' iyi bir ceza ve intikam çeşidir.


Size herhangi bir şekilde zarar vermiş ya da suç işlemiş birinin bunu bir şekilde ödemesi, suçu küçük ya da büyük her ne ise cezasız kalmaması gereklidir. Bu sizi incittiğini, üzdüğünü bilmesi açısından önemlidir ve karşılığını görmelidir.


Hak etmiştir çünkü.

O kişiyi görmezlikten gelmek, ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin bundan en ufak bir şekilde etkilenmediğini gösterip duyarsız kalmak, taş olup onu duymamak, görmemek en ağır hakaret ve cezalardan biridir.
Bunun iyi bir ceza yöntemi olduğu kabul edilmektedir.
Size karşı suç işleyen dayanılmaz bir manevi baskı altında ezildikçe ezilecektir..
Verilecek ağır bir cezadan çok daha işe yarayan bir yöntemdir bu..

Şimdi esas konuya gelelim..
Peki hem suçu işleyen, hem de önemsemeyen taraf aynı tarafsa buna ne dersiniz? Yani ''HEM SUÇLU HEM GÜÇLÜ'' ise ?
Sadece kendisinin duyguları olduğunu, hatta sütten çıkmış ak kaşık olduğunu düşünüyor ve ne yaparsanız yapın sizi asla önemsemeyip ölümüne bir inatla susmayı sürdürüyor, sizi o görmüyor ve duymuyorsa? Üstelik bunu bir alışkanlık haline getirmişse? Buna dayanabileceğinizi düşünür müydünüz?
Elinizi vicdanınıza koyup söyler misiniz?

43 yorum:

Arzu Breda 17 Nisan 2009 Cuma 20:20  

Canım, öylesine verebileceğin tek ceza olabilir. Ona, onu AFFETTİĞİNİ söylemek!..

Başka bir şey aklıma gelmiyor, malesef. :)

Öpüyorum hayatım... :)))

Zeugma 17 Nisan 2009 Cuma 20:28  

Süpersin sen Arzucuğum.O iyi niyetinle başka türlü düşünsen şaşardım zaten.
Ama yazmayı unutmuşum ben..
O kişi hep böyle yapmış ve sen de defalarca affetmişsen ve o her seferinde yine böyle yapıyorsa, üstelik yine böyle yaparsa artık affetmeyeceğini söylemişsen??
Yine aynen böyle düşünür müydün bir tanem?
Sevgimle öpüyorum seni..

sLn 17 Nisan 2009 Cuma 20:28  

Nefret ettiğiniz bir insanla tekrar iyi olmak için bir şansınız vardır ama önemsemediğiniz, yokmuş gibi davrandığınız bir insanla artık her şey bitmiştir bence. Benim insanlarla olan ilişkilerimde son noktadır o önemsememe durumu. Sonrasında da herhangi bir ilişki kalmaz aramızda...

Hem suçlu hem güçlü olan tiplerle de mücadele etmeyi bir yerden sonra bırakıyorum galiba ben. Anlatmak için uğraştıkça ve o anlamak istemedikçe üzülüyorum, bir yerden sonra ona karşı da bir umursamama haline giriyorum. Belki bir tür savunma mekanizmasıdır bu da..

y. 17 Nisan 2009 Cuma 20:31  

olur, aramam seni ve kimseyi
anilari pas tadinda birakirim
konusacak ne kaldiysa kalsin
susmaktir birseylere saygili kilan
ayrilik da bir olanaktir bilirsin
ince bir sis, bir huzun ortusu
dumanli bir islik yakisir simdi
dudaklarima, birakip giderim
soz de sararir biterken bir ask
kediye iyi bak cicekleri sula
diyorsam da aldirma sozlerime
aliskanlik iste baska birsey degil
soz de sararir biterken bir ask
der,
ahmet telli
belki de yapılan yanlış hep hep yapıldığı için ,acımayı unutur yüreğin.

Zeugma 17 Nisan 2009 Cuma 20:38  

Selinciğim..
Yorumunun birinci bölümüne tamamen katılıyorum. Artık önemsememeye başlamışsam benim de geri dönüşüm yoktur.
Özellikle ilk üç gün bunu başarabilmişsem..

Hem suçlu hem güçlü ise bunu sürekli yapıyor o kişi.Ve tespitin ne kadar doğru :
SEN UĞRAŞIYORSUN O ANLAMAK İSTEMİYOR..Sürekli bir kısır döngü haline giriyor..
Galiba rolleri değişmek, biraz da ayna tutmak lazım..''Önemsenmemek'' nasıl bir duyguymuş göstermek :(((
Sevgilerimle bi tanecik meslektaşım ;)

yesari 17 Nisan 2009 Cuma 21:22  

sLn sen ikizler burcu musun :P:D

zeugmammm noolduu bölee...

canım eğer sevgi varsa bunun sonu yine senin affetmen olacak...sLn gibi benim için de önemsemediğim yer bittiği yerdir...ama senin durumunda karıda ki insan suçlu olmasını kapatmaya çalışıyor çünkü bunun daha iyi bir yolunu öğrenememiş...yani özür dilemek ve suçlu olduğunu kabullenmek istemiyor...bazıları böyledir ne yapabiliriz ki...herşeyde en iyi olduğuna inandırılmış insanların bu şekilde davrandığını düşünürüm...aslında oda biliyor haksız olduğunu ama bunu söylemedin dile getirmenin bir yolu yok onun için...senin kendi kendine onu affetmeni bekliyor...seviyorsan affedeceksin...ya da bu sefer böyle olmayacağını görecek...haksız olduğunu ve bunu kabullenmesi gerektiğini öğrenmeli...insan değişebilir öğrenme yolyla...senin gibi birini kaybetmek kolay olmamalı....bunu göze alamaz sanırım...


kız akrepsin sen yaaa...alooo...toparlaaannn:)öptüm seniiiiiii kocamannnn...

meltem 17 Nisan 2009 Cuma 21:31  

bi insanı önemsediğin halde önemsemiyormuş gibi davranmak çok zor onu cezalandırırken duyarlı bi insansan sen de bi yandan acı çekersin yaa çünkü zorlarsın hani kendini evet bu çok zor
ama daha zoru ne biliyomusun karşıda ki nato mermer nato kafaaysa ahanda yandın
akıntıya kürek çekip durmak gibi yorucu ve yıpratıcı :(

cosmos 17 Nisan 2009 Cuma 22:18  

Sevgili Zeugma nereden buluyorsun böyle konuları tebrik ederim seni..Yine çok güzel işlemişsin konuyu..Ama asıl önemli olan kısım galiba son paragraftaki kısım yani bu durumdan mağdur olan ne yapacak?
Nasıl davranacak? Karşısındaki insan laftan ve tavırlardan anlamayan bir duruş sergilemeye devam ediyorsa o zaman ne yapacak mağdur olan? Herşeyi boşverip aldırmayarak zamana mı bırakmalı? Yoksa kırıcı mı olmalı?

Kalemine sağlık Zeugma..

Sevgilerimle...

Pervane 17 Nisan 2009 Cuma 22:59  

yemin ederim silerim onu. çok ağır oldu farkındayım, bu sıralar böyle ağır konuşuyorum duygusallık yapıştı her yerime ama yapmışlığım var, yaşantılarıma dayanarak söylüyorum. çok fena siliciyim ve her defasında çok ağır bir ceza olmuş oldu bu.
üzgünüm ama kimse bana benden fazla lazım değil ve benim sürüne sürüne öğrendiğim şey, hayatta kimsesiz olmuyor değil. yani en yakınını bile kaybetsen, en ağır kazıkları da yesen, en büyük ayrılığı yaşasan yine de hayat devam ediyor, etmiyor mu Zeugmacım söyle Allah aşkına!
biri beni böyle üzüyor, böyle de yok sayıyorsa hiç tereddüt etmem çıkarırım onu içimden,deli gibi sevsem de. belki o bunu farkemez bile. ama önemli olan onun bunu bilmesi değil zaten. benim onsuzluğa yol almış olmam.
(yalnız bu lafım bana imtihan olarak dönmesin inşallah, nolur Allah'ım :) )
öpüyorum seni canım Kasımpatım :)
nolur üzme kendini. başkasının üzmesine de izin verme, bu senin elinde! :)

duygu 17 Nisan 2009 Cuma 23:07  

Sevgili zeugma eger bura'da yer aldıgı gibi günler sayılmaya başlandıysa bu zor işte önemsememeye çalışmak çünkü yol uzun ve çok sabır gerektiren bir yol ben bu tarz davranış göstergelerimde uuzn ve zoru secerim bir o kadarda farklı bir kere karşındakine bunu hemen hisettirmemek lazım bence,hemen hisettirilen duyguların işlevi ve ömrü kısa oluyor.Canım sen yada bu olayı yaşayan başka bir birey ilk önce karşındaki karektere uygun ama kendi karekterine biraz farklı davranış sergilemesi lazım ki karşı taraf degişimi hafif ama bir o kadarda delici şekilde hisettsin önemsememeye çalışma çok cabuk her alanda olmamalı silik silik olmalı karşı tarafa fazla farklı davranmadan olmalı normal iletişimden az farklı olmalı yani bu olayı yaşayan kimse üstelemeden her zamanki gibi olup ama hasas noktalarda bu önemsememeyi gösterirse daha çabuk anlaşılır.Direk hisettirmede duygu ve hislere sahip dahi olamaz karşı taraf senin uyumlu, duyarlı ve hassas oldugunu bilip ama bazı taraflarınında ona karşı azaldıgını ve önemsemedigini düşünürse senikaybetmeye başladıgını yavaş yavaş hissederse daha iyi olur ve belki degişim yaşayabilir.Biraz karmaşık oldu ama zeugmacım o an ne hisettiysen bu yazıyı okudugumda kendimce yorumda bulunim dedim umarım herşey istedigin gibi olur.Canım

guguk kuşu 17 Nisan 2009 Cuma 23:42  

1-bütün bu yazdıklarından çıkardığım sonuç:sen hala onu önemsiyorsun.
2-onun davranışları seni önemsemediği anlamına gelmez, insanların olaylara yaklaşımları çok farklı olabiliyor. belkide çekindiği ve korktuğu için uzak duruyor.
3- ki bu en önemlisi, bu ilişki bitmeli. sürdürülmeye çalışılan bu tip ilişkiler yılan hikayesine dönüyor ve artık sonunda kanayan bir uzvunuz gibi oluyor acısa da söküp atman lazım.

вυя¢уηι нαтυη 18 Nisan 2009 Cumartesi 01:23  

söyleyebileceğim bir durum var.

ha kapı ha sen.ikinizde duymuorsunuz.ikinizden mobilya olabilir ama sonucta odunsunuz :)

derim.diyemediğim zamanlar daha çok olmuştur.o zamanda kendimden verdiğimiz tavizlerle yitik düşmüşümdür.

dayanabilir miydim..

dayandım cok.dayanabilir insan.komik olan o insanın senin yapacağın ufacık bir hataya bile tahammül edememesidr kendı daha beterlerini yaparken..

hayat pis birşey..

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 01:55  

Sevgili y.
Ahmet Telli'den aktardığın pasaj çok güzel bir paylaşım gerçekten.

Ama senin eklediğin o son cümle çok daha etkileyici geldi bana,inan.
Sevgiyle kal..

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 01:59  

Yesaricim,
Senin bu burçlarla ilgilenme ve kişilik tahlillerin inan tesadüf değil.Ben bir akrebim ve toparlandım bile..
Yorumundaki görüşler süper..Hepsine tek tek katılıyorum..Ve seni öpüyorum:)

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:04  

Sevgili Meltem,
Evet önemsediğin için acı çekme olayı çok doğru.
ama y. 'nin az önce dediği gibi ''Hep yapıldığı için acımayı unutuyor artık yüreğin''

Akıntıya kürek çekmek ne kelime..
Savaştan çıkmış kadar yorucu ve yıpratıcı buna dayanmak :(

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:09  

Sevgili cosmos,
Konu falan bulduğum yok benim..
Başıma çok sık tekrarlarla gelmekte olan bir olay yine geldi ve ben kahrolmuş vaziyette ve ilk 10 dakika içinde bu yazıyı yazdım.
Olay budur..
Zamana mı bırakmalı, kırıcı mı olmalı?

İkisi de değil Coss.

Ne yapması gerektiği çok açık çünkü..

Sevgiler...

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:13  

Pervaneciğim, birtanem..
Uzun uzun yazmış,duygularını açık açık aktarmışsın..
Kısa ve öz diyorum ki;
İlaç gibi geldi..

Ben de seni öpüyorum canım Pervanem...
Teşekkür ve sevgilerimle..

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:19  

Duygucuğum,
Sende hiç suç yok.Konu karmaşık çünkü.Ben anladım ne anlatmak istediğini.
Yavaş yavaş çek kendini,bunu bilsin diyorsun.
Karmaşıktan ziyade zor bir konu..
Kolay olsa ben kendim halletmiştim zaten.Edemedim,kahroldum ve burada paylaştım. Yoksa güm diye patlayacaktım sinirden..
Paylaştığın için teşekkür ederim canım sana..

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:27  

Sevgili guguk kuşum;
Akademisyen olduğun ne kadar çok belli olmuş burada.
1-Ben onu hala önemsiyorum (doğru).
2-Olaylara yaklaşımı hep bu tarz.Ama bıktım,sabrımın damlası kalmadı.
3- evet, en önemli tespit.yılan hikayesine döndüğü o kadar doğru ki.
Bitmemesi gerekiyorsa çaba gösteren ben olmayacağım artık.Bundan çok eminim.

Teşekkür ve sevgilerimle bir tanem..

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:35  

вυя¢уηι нαтυη,

Öncelikle hoşgeldin canım.
Benimkine çok benzeyen bir durum yaşamış ve çok çekmişsin belli.
Kendi durumunu ve tepkilerini aktarmışsın.
O kadar tepkisiz kalıyordu demek,mobilya kadar.
Zaten konu dikkatini çekmiş ve ilk ziyaretini yapmışsın bu yüzden.

Komik olan senin yapacağın en ufak bir hataya tahammül edememesidir,kendi beterlerini yaparken,demişsin ya;hatayı bırak,ilgisini çekmeyen bir konuysa dinlemezdir bile bu tip biri.
Paylaşımın için teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kal..

karazade 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:36  

Ablacığım, ilk olarak seni ve yazılarını çoook özlediğimi söylemek istiyorum. Şimdi de yazıyla ilgili yorumumu söylemeliyim: Böyle durumlarda bakış açısı önemli tabii, hata yapan şahısın bu durumu üstlenmemesi ve doğal olarak kendini haklı gören bir tutum geliştirmesi normaldir.Onu suçlamamalıyız, ona ceza vermeye de çalışmamalıyız. Ben böyle durumlarda ilk önce ortamın yatışmasını beklerim. Çünkü zaman en büyük kötülüklerin bile üstesinden gelebilen bir kavramdır; en büyük kötülükler bile üzerinden büyük bir zaman dilimi geçtiğinde eriyebilir, üstüne set çekmek mümkün olabilir. Sonuçta haksız olan taraf haksızlığını kabul etmiyor ve siz o anda ona haksız olduğunu kanıtlamaya çalışırsanız eminim pozitif bir sonuç elde edemeyeceksiniz.Bu durum öfkesine öfke katacaksınız böylelikle. Üzerinden bizi tatmin edebilecek bir zaman dilimi geçtiğinde, o şahısla dertleşmeli ona bu durumu bir şekilde anlatmaya çalışmalıyız. Ama kesinlikle onun hatasını üstlenmemeliyiz. Bu onun sçuna ortak olduğumuz anlamına gelir bence.Birtakım geçerli örnekler vererek ona hatasını anlatmalıyız. Suçlayıcı bir tutumla yaklaşırsak, olay inada binebilir. Bütün bunlar gerçekleştiğinde sanık:) hala sizi önemsemez tutumuna devam ediyorsa,"nush ile uslanmayani etmeli tekdir tekdir ile uslanmayanin hakki kotektir" sözünü ona armağan edip, tekmeyi koymalıyız kanaatimce:)

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 02:43  

Tutkucuğum;
Ben de seni ve yazılarını çok özledim inan.
Ve burada gördüğüme çok sevindim.
Ama Türk Dili Edebiyatı öğrencisi olmana rağmen blogunu tamamen unuttun.
Hiç değilse ayda bir yazı bari girebilseydin, buna üzülüyorum.
Ve yazının konusuyla ilgili girdiğin yorumun o kadar güzel ve yapıcı ki..
Çok beğendiğimi söylemeliyim.
Her kelimesine katılıyorum..
Çok teşekkür ediyorum ziyaretin için.
Sevgiyle kal hep :)

Fatih Altay 18 Nisan 2009 Cumartesi 03:34  

Defalarca affetmek seni..
Umursamamana ragmen çabalamak..
Yıpratmak kendini..
Urasmak farketmen için..
Ve anlamak sonunda..
Hicbir sey farketmedigini..

Huylu huyundan vazgecmes derler.. umarım bu defa yanılırlar.. sevgiyle kal

Zeugma 18 Nisan 2009 Cumartesi 09:36  

Sevgili Fatih;
Olayı ne güzel bir şiir haline getirmişsin. Çok teşekkür ederim sana..
İnanılmaz beğendim..Yüreğine sağlık..
Ve dileğin..
Huylunun huyundan vazgeçip geçmemesi kendine bağlı.
Empati kurması yeterli bence.Senin hiç suçun olmadığını idrak etmesi
Ufacık bir ışık yakması,ses vermesi,gönül alması gerek..
Fazla değil..Ufacık...

Sen de sevgiyle kal Fatih..

Serzeniş Meraklısı 18 Nisan 2009 Cumartesi 10:11  

aboo, nolmuş benim ablama, kim kızdırmış onu bu kadar bakiym...
ablacım, benim son yazılarıma bakarsan artık yürütülmeye çalışılan bir ilişki varsa ortada, buna çabalayan tarafın ben olmayacağımı duyurmuştum, bu görüşü benimsemiştim yani...
insan biraz karşı taraftan da görmek istiyor, nazı geçsin istiyor önem verdiği insanlara...
"önem" sıralamamızı ve bu sıranın kriterlerini tekrar gözden geçirmek, mükemmel bir iş olacaktır...
ps: ben şuan iyi gibiyim, yani birine 1000 adım atıp 1 adım gelmesi için dua etmektense, gördüğüm kadarını yapıyorum -kurunun yanında yaşta yanabilir ama, yaş tabirine uyucak birileri kaldımı, o da merak konusudur..-
sıkma canını hiçbirşeye, bu hayatın, bu dünyanın odak noktası sensin ikizcim, sen varsan sabahları güneş doğacak, besin zincirindeki tüm varlıklar işlevlerini sürdürecek, deniz köpürecek, rüzgar esecek, yıldızlar parıldayacak.. seven yanıbaşımda dursun, korurum. ama gitsin diye de itelemem...
sevgiler ikizcim, çok dikkat et kendine...

Arzu Breda 18 Nisan 2009 Cumartesi 10:44  

Canımın içi,@Pervane ve @guguk kuşu, her ikisi de doğru tesbit ve yorumda bulunmuşlar. Ben de katılıyorum onlara.

Benim bu konuda kesin fikrim; Kendini ezdirmemen. Her zaman, ezilen sen oluyorsan, kesinlikle uzaklaşmakta fayda var, diyorum.

Benim şu an birlikte olduğum -ki, sadece duygusal bir beraberlik- erkek arkadaşım, sevgilim, aşkım yani her şeyim olan kişi ile yedi ay hiç görüşmeden, yüzünü görmeden, sesini duymadan ayrı kaldım.

Delicesine özleyip severken ayrı durdum. Unutmaya çalıştım. Unutmaya çalışırken bile yine sevdim ve unutmamak için başkasının karşıma çıkmasını engelledim.

Yedi ay boyunca içimden, onu affettiğimin haberini göndermeyi istedim. Fakat, bir yandan da onun biraz daha burnunun sürtmesini, bana yaptığı hatayı unutmaması gerektiğini düşündüm.

Neyse fazla uzatmayayım. Yedi ayın sonunda, onun beklediği haberi kuzenimin ısrarları sonucu gönderdim. Çünkü, kuzenimle devamlı görüştüyorları ve ben onun haberlerini alıyordum.

Ve sonunda ben onu affettiğimi bildirdim. O yedi aylık sürede, müthiş diyebileceğim değişiklikler olmuş, kendisiyle hesaplaşmış. Yaptığı hataları anlamış. Tabii ki, ben de kendimi sorguladım bu arada, benim de bazı hatalarım vardı.

Her ikimizde kendi hatalarımızın ne olduğunu anlayınca, zaten sorunun çoğu ortadan kalkıyor. Böyle durumların ortaya çıkma sebebi, genelde her iki tarafın da hatalrını görememeleri. Daima karşı tarafın hatalarına odaklanmaları ve onları cımbızla çekerek, diğer yönleri görmemeleri, bu tür istenmeyen durumların olması sonucunu doğuruyor.

Ben yine de, sana herhangi bir tavsiyede bulunma niyetinde değilim. Kendi kararını kendin vermelisin. Başkasının seni yönlendirmesine asla izin vermeden, bu kararını uygulamalısın. Bu karar ne olursa olsun, senin kararın olmalıdır.

Umarım bunu başarır ve mutlu olursun.

Segiyle kal, canımın içi... :)Öpüyorum...

stickman 18 Nisan 2009 Cumartesi 12:55  

"Peki hem suçu işleyen, hem de önemsemeyen taraf aynı tarafsa buna ne dersiniz?"

ne denebilir ki, bi kere yapsa neyse ama burda defalarca yapıldığınıda söylüyosun. bunu defalarca yapan biri ne empati kurma yeteneğine sahiptir, ne de kendisinden başka birinin iyiliğini düşünebilir. yapılacak tek şey iletişimi kesmek-uzaklaşmak ama bundan zarar görecek sevdiğin kişiler varsa onu bilemiyorum. o zaman olay bambaşka bi boyuta geçer. sevdiklerin için acı çekmeyi göze alırsın.

aysema 18 Nisan 2009 Cumartesi 15:22  

İnsanlar hata yapabilir. Bu nedenle bir şans daha tanınabilir. Ama hatalar tekrarlanıyorsa artık onun adı,hata değildir. Onu olduğu gibi kabul etmek, ya da onunla ilgiyi kesmek gibi karar aşamasına gelinmiş demektir.

Leon 18 Nisan 2009 Cumartesi 19:00  

Zeugmacım, bu yazı Ahlak Gelişimi konusunda tüm görüşlerine katılmasamda bazıları takdir ettiğim kuramcılarından Kohlberg'ın Ahlak Gelişim Kuramında insanları 3 devreye ayırmış: 1-Gelenek öncesi düzey
2-Geleneksel düzey
3-Gelenek sonrası düzeyHepsine deginmiycem ama senin burda bahsettiğin durum düzey Gelenek öncesi düzeydeki 1.evre Saf Çıkarcı evreye uygun bir davranış.Ve senin burda o kişiden beklediğin davranış ise 3.evre olan Gelenek sonrası düzey'deki olan Sosyal Sözleşme Eğilimi nde olan bir davranış.

Özetle demek istediğim bunlar kapasite ve insanların kendisini yetiştirmesine bağlı.Bunu bu konuya indirgersem eğer;O kişi senin bunca çabana ragmen hala aynı devam ediyorsa,Bırak ne hali varsa görsün ama sana tavsiyem sadece uzaklaştır kendini ondan ve sakın ama sakın birşeylerı anlatmaya çalışma :)

Sevgilerimle Zeugmacım..

(yukarıda bahsettiğim terimlerle ilgili bilgileri http://pisikoloji.net/?p=20 sayfasından bakabilirsiniz.. )

öykü 18 Nisan 2009 Cumartesi 19:45  

Bırısı benı uzuyorsa..
Ve uzdugunu bıldıgı halde bunu yapıyorsa..
Yanı hem suclu hem guclu bı yanı varsa..
O kısı onemsedıgım bı kısı ıse..
ona en azından bunu neden yaptıgını
hatalı oldugunu anlatmaya duzeltmeye calısırım
buna deger
Ama
bu kısı onemsedıgım bırısı degılse..
Iyıce onu hayatımdn cıkarırırım
cunku ona bunu anlatmak
zaman kaybı
sınır bozucu bı durum
tamamıyle cıkarır
arkama dahı bakmam
Zeugmacım..
Haketmedıgın bı duruma maruz kaldıysan..
Asla kendınden ödun verme
Ve kendını de sakın uzme
sevgılerımle..

Mixx 19 Nisan 2009 Pazar 12:23  

Yazılarını okumayı cok özlemisim zeugma.. Ve ne tesadüfki benim şu anki durumumu anlatan bir durum. Ve ne yapmam gerektgni bilmiyorum. Affetsem mi affetmesem mi.. Görmezden mi gelsem.. Bilmiyorum..

defne 19 Nisan 2009 Pazar 12:28  

Yok öyle hem suçlu hem güçlü olmak ya suçlu olsanda haddini bilip özür dileyeceksin.
zaten biri bana öyle yaparsa benim için yok demektir.

Zeugma 19 Nisan 2009 Pazar 17:01  

@ Semeciğim,çok teşekkür ederim..
Hasta halinle hemen yetişip ablanın üzüntüsünü paylaştın sen de..
Ama ben ancak şimdi gelebildim bu yazının yorumlarını yanıtlamaya :( Kusura bakmayın olur mu?
Biliyor musun, istisnasız her seferinde şaşmışımdır senin yaptığın yorumlara. 20 yaşında olduğuna inanmak o kadar zor ki..Hayran olunacak olgun bir insan tavırlarında çok güzel örnekler veriyor, velhasıl iyi moral oluyorsun.
Ben kızmamış ama aşırı üzülmüştüm.
Şu an itibariyle izi bile kalmadı.
Ama aldığım kararlar kesin tabii.
Çok teşekkür ediyorum sana desteğin için..

@ Canımın içi Arzucuğum,benim üzülmem seni çok etkiledi,farkındayım. Hatta bu konuyla ilgili yazı bile yazdın blogunda hemen.
Ve şimdi bana faydası olur amacıyla kendi hayatının o 7 ayını anlatman beni müthiş etkiledi.
En doğrusunu yapmışsın diyor,bu etkileyici yorumundaki paylaşım için sonsuz teşekkürler ediyorum sana.
Ben de seni öpüyorum :)

@ Stickman, blogundaki neşeli yazılardan sonra seni burada boğuyormuşum gibi geldi bana.
Yazdıklarına katılıyorum.
Tek sorun ''Empati eksikliği'' galiba.
Sunduğun görüşler için teşekkürler Stick..

@ Aysema Öğretmenim;hayat tecrübelerinize dayanarak sunduğunuz bu görüşler için teşekkür ediyorum.
Kısa,öz ve iki şıklı bir sonuca ulaşmışsınız
Aynısını düşünmekteyim ben de şu anda..
Sevgilerimle..

Zeugma 20 Nisan 2009 Pazartesi 02:29  

Sevgili Leon,
Bir eğitimci olarak bana sunduğun öneriler ve gösterdiğin kaynaklarla işte her zaman olduğu gibi yine yanımdasın.
Her iyi arkadaş gibi üzülmemi istemiyorsun. Bu çok belli.
Önerilerini dinlemeye ve söz ettiğin kaynaklara ulaşmaya çalışacağım.
Çok teşekkür ediyorum sana Leon:)
Sevgilerimle..

Zeugma 20 Nisan 2009 Pazartesi 02:38  

Öykücüğüm canım,
Çok haklısın..Doğru olanı yapıyorsun aslında sen.
Yazdıkların da son derece doğru..
Önemsemediğim biri olsa bu kadar üzülüp buralara taşımazdım.
Ara sıra özür dilediği olmuştur ama;
O BUNU HEP YAPIYOR..
Desteğin ve ve sevgin için çok teşekkür ediyor,öpüyorum seni :))

Zeugma 20 Nisan 2009 Pazartesi 02:41  

Mixxciğim, demek sen de aynı durumun içindesin..

O zaman bak ne güzel fırsat var işte.
Burada bir sürü görüş ve öneri var..Hepsini okuyup kendine göre bir karara var.
Bunların başında kimsenin seni üzmesine izin vermemek olsun..
Olur mu canım?
Sevgilerimle..

Zeugma 20 Nisan 2009 Pazartesi 02:45  

Sevgili Defne,
Ben hatalı isem anında özür dileyen biriyim.
Hatta karşı taraf üzülmesin diye devamlı alttan alır, suç ondayken bile özür dileyen hep ben olurum.
Varsa bir hatan kabul etmek ve küçük bir özür dilemek ne çok şeyin çözümüdür,çok haklısın.
Ve özür dilemek bir erdemdir diye geçer..
Sevgilerimle...

Siminya 20 Nisan 2009 Pazartesi 11:52  

O tam zopalık diyo vicdanım, yapacak bişey yok huy etmiş onunla yaşamaya mecbursak alışmak zorundayız aksi türlü ben onu vurrum

Zeugma 20 Nisan 2009 Pazartesi 11:58  

:)))
Hadi o zaman beraber vuralım Siminim..
Ne iyi olur ya???

вυя¢уηι нαтυη 20 Nisan 2009 Pazartesi 22:53  

Hoşbuldum tekrar:)

şunu da eklemek istiorum.hani demişsin ya: ilgisini çekmiorsa konu dinlemez diye.

ilgisini çekse de ne soru sorar ne de belli eder:)

örnk: bir erkekten bahsedersın.aslında merak edıordur.ama yine de asla sormaz.yanıtıysa sudur: hı hı.evet.

sevgiyle Kal..

-bu siteyi sevdim.-

(bi de fatihten aşk konusunda daha uzman olduğum kesin:)

Zeugma 21 Nisan 2009 Salı 01:52  

вυя¢уηι нαтυη
Sen çok çekmişsin canım belli.
Aklından çıkmıyor yaşadıkların.
Haklısın bak.Böyle susanlar gerçekten ölümüne susuyor. En merak ettiği şey için bile ne soru soruyor ne konuşuyorlar o anda.

Bir de Hüzünbaz'ın sitesindeki yorumdan bahsediyorsun galiba.
Fatih'le senin arandaki iddialaşma.Ben onu uzman görmüştüm ama peki ısrar ediyorsun madem sensin daha uzman olan.
Bu blogu sevdiysen her zaman gel bekleriz.Muhabbet boldur :))
Ben de sana geleceğim tabii ;)
Sevgilerimle..

Hayalbemol 27 Nisan 2009 Pazartesi 03:01  

Tavrını belli etmek, uyarı açısından doğru ve mantıklıdır. Fakat hem suçlu hem güçlüler için tavır ne kelime, uzak dursunlar benden. Vakit kaybetmeye deymezler.

Zeugma 27 Nisan 2009 Pazartesi 19:10  

@ Sevgili hayalbemol;
Hiçbir şekilde taviz vermemişlerse doğru, uzak dursunlar..
Yorumun konunun tam bir özeti,yani anafikri sayılır.
Nazik ziyaretin ve düşüncelerin için teşekkür ediyorum..

Web Analytics

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP