2009/05/20

Nazik Olmak

Çevremde rastladığım inanılmaz örneklerle her geçen gün daha çok anlamını yitirip kaybolduğunu düşündüğüm bir kavram var.
''Nezaket'' ...
Başkalarına karşı saygıyla, incelikle ve nazik davranma olayı..
Tamam, gündelik hayatta, o kaosun içinde bir sürü problem yaşıyor, sinirli oluyoruz genellikle ya da vaktimiz çok kısıtlı. Ama bu bir özür değil.
Örneğin nezaketin temel kuralı olduğu halde ''Lütfen'' kelimesini kaç kişi ne sıklıkla kullanıyor, hiç dikkat ettiniz mi? Kaba saba, bencil bir toplum olup çıkmışız. Otobüslerde şu klasik kendiliğinden büyüklere yer verilmesi olayına falan girmeyeceğim zaten. Nerdee? Çok eskilerde kaldı o...

İnsanların birbirlerine olan kemikleşmiş duyarsızlıkları benim içimi burkan. Tanıdığımız bir insana bir ''Günaydın!'' ya da ''Merhaba!'' demek bu kadar mı zor? Küçücük bir teşekkür ya da özür dilemekle ne kaybederiz?

Birazcık empati kurabilmek çok önemli burada. Ama ona bile vakti yok çoğu kimsenin. Bir bencilliktir, bananeci'liktir gidiyor.

Ekolojiyi düşünürsek, o da özünde bir nezaket olayı...
Güneşlendiğimiz kumsal ya da piknik yaptığımız alanda bıraktığımız her türlü kalıntımızı sağa sola savurmadan toparlanıp gitmemiz ve herkesin bu şekilde davranması nezaket değil midir?
Nezaket özünde çok da yormayan minik detaylardan oluşuyor ve insanları ne kadar saydığımızın bir göstergesi.
Bunu söyler söylemez cep telefonlarını gereken yerlerde kapalı tutmak geldi aklıma hemen. Artık çok can sıkıcı bir hal aldı bu mesele. Olur olmaz her yerde peş peşe telefon sesi duymak, örneğin çok ciddi bir toplantıda ortamın bozulduğuna şahit olmak hiç hoş bir duygu değil.

Bir çocuğa bile son derece nazik olmak gerekir. Onunla yaşı küçük olduğu için anlamaz gerekçesiyle baştan savma konuşmak ne kadar yanlış.. Nezaket; değer vermek, gerekirse karşımızdakinin yaşına ve seviyesine inmektir. Öyleyse bunu fiziksel olarak da gerçekleştirmeli, hatta eğilerek çocukla aynı boyda ve göz göze konuşmaya çalışmalıyız.
Evet bunu yapmalıyız...
Ve daha benim şu an aklıma gelmeyen bir sürü örnek sıralayabiliriz. Hiç de zor olmayan şeyler..
O yüzden daha da kötüye giden bu gidişat için önlem almaya gerek var bence. Hem de acilen.
Aksi takdirde toplumdan başka her şeye benzeriz...

Unutmayalım, taekwondo bile nezaketle başlar, nezaketle biter...

31 yorum:

  1. Aile içi eğitimlerinin yetersizliği, öğretmenlerin çocuklarımıza veremedikleri eğitimler, esasında sorun özensiz ve bilgisiz eğitimdir.

    En büyük eğitimide Aile verebilecekken, baba çalışır, anne çalışır. neden? maddidir sebep, peki çocuk? onu kim eğitecek? TV programları, sokak kültürü,... yada ailenin arda kalan zamanında şımarıklaşma zamanları mı?

    YanıtlaSil
  2. Nezaket ikili ilişkilerde de yok.Ben rastlayamadım.Mesela,hayatınızın en zor sınavına tıpta uzmanlık sınavına sizi hazırlayan,sonsuz destek veren,kendi dertlerini size çaktırmayıp moralinizi en yüksek seviyede tutmaya çalışan fedakar kız arkadaşınızı sınavdan mükemmel bir derece yapıp(bu bir türkiye derecesi olabilir) 1 hafta içinde terk etmek gibi.Oysa sınav kapısında sizi çıkışta bekleyen odur,en yorgun anlarınızda sırtınızdan iten odur,karşılık beklemeden...sonra köşeyi dönünce bırakıp giderler,dışarıda karşılaşınca da 'nezaketen' size o günler için teşekkür bile etmezler.Ha bir de yeni kız arkadaş bulurlar,sınav sonrası stresi sizinle atmak için bir sürü söz vermişlerdir.O verilen sözler tabiki tutulmaz,aynıları diğer kızla yapılır.Siz bir de üstüne 'nezaket'i elden bırakmayıp onu tebrik falan edersiniz sonucu için.Sonra o nezaketen size geri cevap bile atmaz.Nezaket böyle sevdiğim birşey işte.
    Ihmm ben değilim bu tanıdığım bir kız desem pek inandırıcı olmayacağım galiba :)

    YanıtlaSil
  3. yazıyı okuduğumda ibar ve nazik bir yorum yazasın geldii:))
    yaa kesinlikle her kelimende haklısın...artık espri şaka haline büründüğü için kaba davranışlar hoş görülmeye başlandı... gerçek adap , nezaket raflara kaldırıldı...ama umuyorum raflardan çabuk indirilir...herkesin aklı başına gelir...önemli değerler...hala yaşlıların önünden geçemem ben, onların geçmesini beklerim...bacak bacak üzerine attığımda büyük birinin yanında (iş hayatımda bile) utanırım, hata yapıyormuşum gibi gelir...yine bilmeden , istemeden kaba olabiliyoruz dündelik hayatın karmaaşsındaa...farkında olabilmeyi diliyorum sadece...

    YanıtlaSil
  4. edeb kelimesinin manası eline diline beline sahip olmak demek.
    galiba bu kelimenin anlamını unuttuğumuzdan beri herşey böyle sarpa sarmaya başladı.

    YanıtlaSil
  5. bitiş cümlesi çok önemli,
    bir dövüş sporları adamı olarak, dövüldüğümüz, dövdüğümüz adama bile nezaket ve saygı gösteririz.

    Ama, hayattan bir çok değer uçup gidiyor.
    Tıpkı nezaket gibi..

    YanıtlaSil
  6. Hayatımda
    on plana aldıgım bı seydır
    ıncelıkler...
    nezaket..tarzımdır yapımdır.. benı ben yapn seylerdır..
    bu bı ovunc degıl.. cunku olması gerekendır..
    Tum dunyanın ıncelıklerle dolu olmasını dılıyorum..umıt edıyorum..

    YanıtlaSil
  7. Çok şükür dışarda bir çok kişinin yanında çok ince ve nazik birisiyimdir, nezaket ve ince düşünce yaradandan gelen bir nimet bence. Hatta arkadaşlarım bazen "incelikten kırılacağını sanıyoruz, bu kadar ince olma ya hu" derler sanki kaba ve aşırı sert, düşüncesiz olmak marifetmiş gibi. Yazılarımdan pek anlaşılmasa da, nezaketim en sevdiğim yönümdür gurur duyulacak en güzel karakteristik özelliklerimden biridir.

    İnsanları nezakete teşvik etmek gerek, insanlara doğruyu sevdirmek ve doğruyu her daim yüceltmek gerek.

    YanıtlaSil
  8. Her ortamda nezaketli olmak yada nazik olmak olmaz bence
    yerine göre
    bide nezaketle incelik çok ayrı iki kavramdır
    ama aynı tutuluyo
    Bana göre bazen ikiyüzlülük gibi geliyo bazı tanıdıklarımdan iyi bilirim
    aynı zamandada teyzemin adıdır:))

    YanıtlaSil
  9. SADE: Yazdıkların çok doğru.Keşke okullarda ders olarak okutulabilse
    ne kadar iyi olurdu değil mi?
    Gerçek hayatta havuz problemleri ya da kurbağayı labaratuvarda kestiğimizde neler göreceğimizden çok daha fazla işe yarayacağından emindim.

    PYROMANCY: İkili,üçlü,toplu ilişkilerde, neredeyse hiçbir yerde kalmadı.Varsa da üstünkörü yapılıyor bence.
    Yalnız anlattığın olayda TUS' da Türkiye derecesi yapan o kız sen misin,yoksa ben mi yanlış anladım canım ? Ya da bu bir şaka olabilir mi? :)

    YESARİ: Yazdıkların çok güzel..Farkındasın zaten, bunu ispatlıyor sözlerin. Bilmeden istemeden yapmak ayrı,hepimizin başında.Ama onun da farkına varıldığında içten bir özür dilemeyle kapatılacağını,yani nezaketle sonuçlanacağını da biliyoruz ve yapıyoruz değil mi ;)

    DEFNE: Haklısın,anlamı çok fazla unutuldu. Toplu yaşamda eksik olması çok büyük bir tehlike ve zararını hepimiz çekeriz aslında,bilen yok..

    DİGİTAL KELEBEK: Evet,birçok değer uçup gidiyor. Elimizde en son ne kalacak çok merak ediyorum.
    Bitiş cümlesi hakikaten çok önemli ve her şeyin özeti aslında.Beğendiğine sevindim:)

    ÖYKÜ: Canım,bu o kadar belli ki. Övünç değil, olması gerekendir tabii. Bunu söylemen bile senin inceliğini gösteriyor.
    Umarım dediğin gibi tüm dünya inceliklerle dolar ve yaşanası bir yer olur.

    ÇİLEKLİ SÜT: Yaradandan gelen bir nimet olarak görüyorsun,haklısın.Genlerle geçtiğine de inanıyorum. Ama ailede öğretilmeseydi neyi ne kadar bilebilirdin ki.Sonuçta kaba bir adamın ince davranışları olan bir oğlu olması binde bir ihtimal gibi geliyor bana.
    Demek incelikten kırılacağını sanıyor herkes..Kutlarım seni canım:)

    KUMSAL: Her ortamda nezaket olup olmaması gerektiğini şöyle açıklayalım istersen:
    Bize saygısızlık ya da terbiyesizlik yapmış birine dönüp de teşekkür edecek halimiz yok.
    En azından davranışının nedenini kibar bir dille sorup özür dilemesini sağlayabiliriz. Eğer bunu yapmamış ve üste çıkmışsa o kişinin tarzımız olmadığını anlayabiliriz. Ya da biz ona kırıcı davrandık ve bunu farkedip açıklama yaptık diyelim. Yine anlamıyorsa dediğin gibi ya ikiyüzlü ya da kıskanç falandır ne bileyim.

    ''bide nezaketle incelik çok ayrı iki kavramdır
    ama aynı tutuluyo '' demişsin.Çok kesin ve net konuşmuşsun.

    TDK Sözlük der ki:
    nezaket
    isim (neza:ket) Arapça
    Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik, zarafet.

    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  10. ama ben nazik olamıyorum patı inan çok ciddiyim, yalnış yetişmişim anlaşılan o ki :( kibar insanlarıda bozuyorum hatta :) bugün bloğuna gelip gidip şu harika almanca parçayı dinledim, bazen almanlar müzikleriyle beni etkiiyor, ilginç

    YanıtlaSil
  11. Siminyacığım, ben seni senden iyi tanıyorum..
    Merak etme,ben de herkese her zaman nezaketten kırılan biri değilim.
    Canımı sıkan biri olursa kibarlık elden gider ve sert bir dille uyarmayı da bilirim.
    Sen hep canını sıkanlarla uğraşıyorsun,ya şakaya vuruyorsun ya da kahroluyorsun.Kibarlığını yaşayacak ortam bulamıyorsun diyelim. TESPİTİM BUDUR VE DOĞRUDUR :)

    Beğendiğin o parça bana şiir yazdırdı biliyor musun? Git KASIMPATI blogumda oku istersen.
    Etkileyici olduğu doğru yani.

    Sevgilerimle canım:)

    YanıtlaSil
  12. Her açıdan doğru ve haklı bir yazı yine. Şimdi buna katılmayan çıkmaz da, uygulayan ve önemseyen kaç kişi var. Kime sorsan nutukçu olup çıkar karşına da, pratikte ne var, değil mi?
    Ben de bu konuda hassasa yakın orta halliyimdir, çok çok dibe vurmuşsam başkasını düşünemeyebilirim.

    Daha dün hoşuma giden bir şey oldu, minibüste kızın birinin inerken omzuma eli değdi ve dönüp o kadar içten bir şekilde özür diledi ki, halbuki ben çok farketmemiştim bile. o küçük an günüme renk kattı ve baya da düşündürdü hani, ben olsam yapar mıydım diye..

    Sevgiler Kasımpatıcım :)

    YanıtlaSil
  13. Katılmayan çıktı sayılır,yanılıyorsun Pervaneciğim..

    Minibüsteki o kızın o inceliği seni ne kadar mutlu etmiş bak,tüm gününü etkilemiş. Sarılıp öpseydin ya,bence hak etmiş:) Bir de daha büyük inceliklerle karşılaştığını ve bunun sürekli olduğunu düşünsene.

    Aklıma senin blogunda duraktaki oturakların tepesine çıkıp ayaklarıyla kirletenleri örnek vermem geldi.İşte onları uyarırken nezakaketle yaklaşırsam hemen işe yarıyor örneğin ve iniyorlar.Anlayacağın nezaket yılanı bile deliğinden çıkarıyor :)
    Dibe vurmuşken kimsenin gözü kimseyi görmez zaten,üzülme:)
    Sevgilerimle Pervanecim..

    YanıtlaSil
  14. merhaba canım yazını okudum gerçektende nezaket yok olmak üzere:)çoğu insanda varki kendisine kibar davranılmasını ister ama kendinde yoktur çok görüyorum..çocuk larda üyük iz bıraktığına şaidim oğlum 7 yaşında gezmeye misafirliğe gitmiştik taha mutfağa gimemek için ev sahibine 'bana su verirmisin teyzecim' demiş kalabalığız bana 'el kadar çocuk benden su istiyor' demezmi tabi hemen kaltım oğluma su verdim ve irdaha o arkadaşla görüşmedim...oğlum bana birdaha nazik davranmıycam dedi...ne diyebilirdimki:?sevgiler canım

    YanıtlaSil
  15. canım ne güzel bir konu hakkında böylesine güzel şeyler yazmışsın ne yazıkki artık yok olan kavram ve davranışlardan biride nezaket kuralları neden bilemiyorum ama insanlar bunları yok sayarak yaşamayı marifet sayar olmuş.Kibar olmak karşındakini kırmamak nezaketle istediğin bir şeyi söylemek değer kazanmıyor kaybediyor ama bu kişilere göre değişiyor yanlış anlaşmalara sebep veriyor.Çok özür dileyerek söylemek isterim ki neden se iyi yürekli olmak iyi olmak artık aptallık yada saflık olarak algılanıyor Allahım nasıl bir zaman geldik bilemiyorum tüm sevgilerimle tatlı arkadaşım sadece şuna inanıyorum tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarırmış güzellikle yapılamıyacak aşılamıyacak hiçbirşey yoktur :))

    YanıtlaSil
  16. Hayır ben değilim.Derece yapan, nezaket yoksunu olan erkek arkadaşımdı.Destek veren sevimli kız arkadaş bendim.Sınav bitince hani eli bırakılan da bendim.Bak yazıya dökünce daha bir hoş oldum,neyse...
    bayanların köşeyi dönünce el bırakma huyu yok ya,ben mi yanlış biliyorum zeugma?
    =)

    YanıtlaSil
  17. benim çalıştığım yerde sadece işi olduğu zaman sana günaydın diyen insanlar var :)
    otobüslerde bir yaşlının, kucağında çocuklu bir kadının, hamilenin veya engelli birinin nasıl olupta arkalara ulaştığını hala anlayamam. bizim ailelerimiz bizi böyle yetiştirmiş demek ki zira hep benim yaşıtım insanlar kalkıp yer veriyor gözlemlediğim... ama bir yandan da bir çelişki çıkıyor ortaya. ben geç evlendim ama arkadaşlarımın çocukları neredeyse liseye başlayacak! bu durumda biz öğrendiklerimizi çocuklarımıza veremiyoruz demektir ki bu çok korkunç! Tibet'e mümkün olduğunca iyi bir ebeveyn olmak istiyorum, umarım onun manevi değerlerini yüksek tutmayı başarabilirim.

    YanıtlaSil
  18. Canımcım,

    Bazen şöyle düşündüğüm oluyor. Acaba, ben gerçekten toplumun çok mu gerisindeyim. Bu içinde bulunduğum toplumun insanı değil miyim, dediğim anlar oluyor. Bazı zamanlarda, sanırım ben epey yaşlandım, bu gençlere uyum sağlayamıyorum, diye düşünüyorum.

    Mesela, ben MSN de yazışmayı öğrenemedim. Halbuki, internetin ilk yaygınlaştığı zamanlardan itibaren bunu kullandığım halde, msn de kelimeleri kısaltarak, o çok kullanılan ifadeleri bir türlü öğrenemedim.

    Ailem de zaten küfür etmesini bilen yok. Hele konuşurken kaba bir kelime çıksın ağzından, anında azarı yersin.

    İlkokulda da, sağolsun öğretmenim Türkçe ve dilbilgisinin güzel kullanılması konusunda o kadar titizdi ki, beynimize çaka çaka, öğretirdi, güzel konuşma ve yazmayı.

    İşte bu nedenle, istesem bile kullanımıyorum, kaba ve argo kelimeleri. Bazen gerekli oluyor ve gereken kişilere, hakettikleri cevabı vermek için, o kadar çok şey yazmak zorunda kalıyorum ki, kısacık bir cevap uğruna, bir sayfa yazıyla cevap veriyorum. Tabii bunun sonunda da, muhattabımın gardı da düşüyor ve yumuşuyor. Daha nazik olma yolunu seçiyor.

    Canım, çok güzel bir konu seçmişsin. Bu konu üstüne ne kadar şey yazsam bitmez.

    Sevgiyle kal, canımcım... :)

    Öppptüm.

    YanıtlaSil
  19. Sevgili Zeugma her zamanki gibi çok güzel seçilmiş bir konu ve güzel bir yazı olmuş kalemine sağlık.

    Bu içinde bulunduğumuz devirde artık ne saygı ne nezaket ne de kibarlık kalmış maalesef bu kavramlar çoktan kalkmış hayatımızdan.Bizlerin çocukluğunda kaldı o güzel değerler.Şimdi eski Türk Filmlerinin neden bu kadar çok seyredildiğini anlıyorum o filmlerde hep sevgi,saygı ve nezaket vardı,komşuluklar ve güzel ilişkiler vardı o günkü toplum sevgi toplumu idi.Sevginin olmadığı yerde zaten saygıdan ve kibarlıktan bahsetmek sanırım çok komik olur.

    Böyle güzel yazılarında buluşmak üzere sevgilerimle Zeugmacım..

    YanıtlaSil
  20. Nezaket, bir yaşam biçimi hakikaten. Oturup kalkmasından, yemesine içmesine, konuşmasına.. Ve gerçekten zaman istiyor, emek istiyor.. Kuşaklar boyu aktarılmak, kültür haline gelmek istiyor. Bunun kaygısını taşıyanlara ne mutlu..

    (Senin kadar güzel yorum yazabilemem herhalde sevgili zeugma.. Teşekkürler.)

    YanıtlaSil
  21. FATI: Çoğu kişi kendine kibar davranılmasını istiyor ama sıra ona gelince yok değil mi? İşte bunun adı ''bencillik''. Çağın hastalığı olmuş.
    O komşuyla ben olsam da görüşmezdim.Sevgiler..

    ŞİRİNEM: Aynen öyle.Nezaketi yanlış anlayanlar bile çıkabiliyor.
    Çünkü her şey mekanik bir hale girmiş,insanlarda ruh kalmamış galiba.

    PYROMANCY: Ters anlamışım,pardon.Kendini 3.tekil şahıs olarak anlatman kafamı karıştırmış:)Üzülme diyemeyeceğim. İnsanların çoğu bu hale girdi,bayanı erkeği yok.Sanırım iyilik artık kötülük olarak algılanıyor.Başka izahı yok bence.Alışmalısın :(

    TİBET'İN ANNESİ: Tibet'i tıpkı kendiniz gibi düşünen manevi değerleri yüksek bir çocuk olarak yetiştireceğinizde inancım sonsuz,bu çok belli.
    Ve evet,ne yazık ki sadece işi düştüğünde ''Merhaba'' demeyi hatırlayanlar var.Bu benim de çok başıma geliyor.

    ARZU BREDA: Canım Arzucuğum,sevgi,saygı,iyi niyet,nezaket sembolüsün zaten sen..Bilmeyen yok..
    İşte sende de aile ve okulun önemini görüyoruz.
    Hep böyle kal canım..İncelik ve sevgi dolu.
    Ben de öptüm :)

    COSMOS: Bizlerin çocukluğunda kaldı,evet,haklısın sevgili Cosmos.Şimdi komşuluk da yok..Hepsi doğru.
    Bütün değerler tek tek nasıl da yok olup gitmiş.Birbirini görmezlikten gelen insanlar nezaket kuralarını kime uygulayacak değil mi?
    Sevgilerimle..

    UFUK İLTER: Evet bir yaşam biçimi ve tüm yaşamımızı kapsayıp herkesin mutlu olmasına yarayacak bir araç aslında nezaket..
    Kaygısını taşıyanlardan olduğunu biliyorum, eminim :)
    İltifatın için çok teşekkür ediyorum ama yorumun son derece güzeldi,tıpkı yazıların gibi.
    Dolayısıyla asıl ben teşekkür ederim sevgili Ufuk.

    YanıtlaSil
  22. ÇOK GÜZEL VE HAYATIMIZIN İÇİNDEN BİR KONUYU DAHA ANLATMIŞSIN ZEUGMA'CIM
    bende cosmos'a katılıyorum.Malesef artık gerilerde kaldı bu kavramlar hayatımızda herşey birbiri ile baglantılı ve etkiliekonomik durum,stres,bıtkınlık ,karşısındakini ve kendini önemsememe ve kendide dahil cevresindeki insanları anlamama,kopuk aile ilişkileri,bencillik ve daha birçok neden bu tarz tavır his ve davranışlar hayatımızda sosyal olguları,davranış kuralllarını herşeyi etkiliyor.Malesef özellikle çocuklarla ilgili iletişim adına verdigin örnek çok güzel evet hatta bebek'ken bile çocuklarımıızn yüzüne bakarak konuşmalıyız göz teması çok önemli.....
    Bu güzel paylaşımın için teşekkür ederim zeugma'cım seni sevgiyle öpüyorum.....

    YanıtlaSil
  23. Sevgili Duygucuğum;
    Ne güzel görüşler ve bilgiler eklemişsin.
    Evet haklısın en önemli etkilerden biri de ekonomik koşullar ve getirdiği sıkıntılar.
    Nedenler arasında karşısındakini ve kendini önemsememe en ilginç olanı.
    Mesleğinle ilgili olduğu nasıl da belli oluyor ama :)
    Göz teması konusunda çok haklısın .Büyük insanların da karşısındakiyle konuşurken sadece gözlerine bakması gerekiyor.Bu da bir nezaket kuralı.Aksi takdirde onu önemsemediğini göstermiş olur.
    Daha bir sürü ekleyebiliriz değil mi Duygucuğum?
    Bu güzel yorumun ve katkın için asıl ben sana teşekkür eder,sevgiyle öperim:)

    YanıtlaSil
  24. Karşılıklı merhabalardan, iyi niyetlerden korkar bir toplum gelişiyor dünyada. Çünkü her iyi niyetin altından bir bit yeniği çıkıyor, o küçük ısırıklar büyüdükçe zarar veriyor. Önce komşuluk vardı, buyurmak vardı, gülümsemek vardı. Eridi…
    Toplum olarak zamanı geriye döndürmek mümkün değil ama
    Hiç değilse Benjamin button hikâyesinin bir örneğini, eski değer yargılarımız için yaşayalım.
    Bu imkânsız değil ne de olsa…

    YanıtlaSil
  25. Çok bilinenli denklem Zeugma. Bilinçli, planlı bir sömürü. Muassır medeniyetleri geçmeye çalışacağımıza hergün geriye götürülme.
    Hangi örneği vereyim? Özellikle yaptırılan bozuk şiveli, ağalık, mafyacılık, törecilik aşılayan dizilerden mi? Eğitim sisteminde yapılan düzenlemelerden mi? Halkına Lan, gavur diyen başyakanından mı? Doğrudur ilk eğitim ailede başlar, ama orda bitmez, sen de öğretmensin sanıyorum bunları çok iyi bilirsin.Benim zamanımda formasyon vardı hala var mı bilemiyorum. Eğitenin elleri kolları bağlı, kadrolaşma heryerde, zaten zar zor geçiniyor, sınıfların oulların durumu belli.
    Cmuk , uyum yasaları, avrupa birliği dediler, tecavüz, gasp, cinayet, hırsızlık had safhaya ulaştı. Bir zamanlar insanlar çocuklarına Nezaket ismini takarlarmış, ben daha ne yazayım

    YanıtlaSil
  26. nezaket;
    bu kadar değerli ve güzel yazıların sahibine, ufak ama içi dolu bir teşekkürü esirgememek...

    teşekkür ederiz ablacım...

    brk

    YanıtlaSil
  27. Hu hu, yeni yazı yok mu bakiim?

    YanıtlaSil
  28. sevgili zeugma;nasıl olduğunu merak ediyorum..Sessizliğinden endişelenmedim dersem yalan olur.umarım herşey yolundadır..kendine dikkat et..sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  29. HAYALBEMOL: Tespitlerin çok doğru. Tek bir ''Merhaba'' bile insanları korkutur hale geldi. Altından mutlaka bir menfaat çıkıyor. Bu kadar mı zor küçük bir tebessüm ya da tek bir kelime sarfetmek.
    İmkansız değil ama niyeti olan yok.

    UYKUSUZ: Söylediğin gibi ailede başlayıp okuldaki eğitimle sürmesi, hatta uygulamalı ders olarak konulması gerekir.
    Senin zamanındaki Pedagojik Formasyon hala var güya ama her şey gibi savuşturulup geçiyor.
    Bu sıraladıkların ne kötü bir tablo hakikaten.
    ''BAŞYAKAN'' kelime de bayıldım. Balık baştan kokmuş bir kere.. Haklısın çok..

    ARKA SIRA HANEDANI: Burakcığım, ablacığım, yüzümde güller açtırdın.Asıl ben sana teşekkür ederim bu zarif yorumun için.Hem de çok teşekkür ederim :)

    UFUK İLTER: İtiraf ediyorum.
    Senin bu yorumunu gördükten sonra hemen yazmaya karar verdim.Güzel bir konu bulamadım ama idare et artık :)

    EMİNE ALBAYRAK: Sevgili Emine; endişen beni çok duygulandırdı.
    Her şey yolunda ve ben iyiyim,ama işte anlayacağın üzere eskisi gibi ya- za- mı- yo- rum :(
    Teşekkür ve sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  30. Kendine karşı nezaket taşıyan insanın başkalarına nezaketsiz olması pek mümkün değil aslında. Günümüzde çoğu insan bu terimle sorunlu yaşıyor gibi. Özellikle büyük şehirlerde... Sevgiler Zeugma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazik olma konusunda insan kendini en sona bırakıyor bana kalırsa. Aman kimseyi kırmayayım, aman nezaketle ve güleryüzle davranayım, aman yardıma koşayım derken bakıyoruz ki kendimizi unutmuşuz. Kendine iyi davranmalı oysa insan en başta...
      Bu terim özellikle büyük şehirlerde neredeyse tamamen ortadan kalkmış, bunu ben de gözlemledim... Benden de sevgiler Tazekahve...

      Sil