2013/07/17

Bir İftar Geleneği: ''Diş Kirası ''

Osmanlı döneminde üzerinde önemle durulmuş, ancak günümüzde tamamen unutulmuş bir gelenek var. Duymuşsunuzdur mutlaka:
''Diş Kirası''
O dönemde zengin köşk ve konaklarda iftar davetleri verilir, fakir halkın orucunu açması için de sofralar hazırlanır, bu davetleri duyup gelen ve ''Allah misafiri'' sıfatıyla iftar açmak isteyen herkes içeriye alınırmış.

Yedirilip içirilen söz konusu fakir fukaraya bir miktar para da verilmek istenir, fakat harçlık ya da sadaka veriliyormuş gibi olmasın, verilen kişi rencide olmasın diye ''Soframıza geldiniz, şeref verdiniz. Bizim için dişlerinizi eskittiniz'' şeklinde bir cümleyle birlikte, kadife bir kese içerisinde gümüş akçe veya altın paralar verilip gönlü hoş edilerek hiç tereddüt etmeden alması sağlanırmış.

İşte bu hediye verme geleneği ''Diş Kirası'' olarak adlandırılıyormuş.
Zamanla sadece köşk ve konak sahiplerinin değil, orta halli halkın da uyduğu, hatta padişaha kadar uzanan bir gelenek haline gelen diş kirası, zengin fakir ayrımı yapılmayan misafire iftardan ayrılıp teravihe gitmeye hazırlandığı sırada, ya para ya da kıymetli bir eşya olarak veriliyor, misafirin davet sahibi için kiraya verdiği dişlerinin bedeli sanki hemen oracıkta ödenmiş oluyormuş :)

Tüm Osmanlı bu geleneği benimsemiş, hatta tarihin en pahalı diş kirası Padişah Sultan Abdülaziz'e ödenmiş.
Bir Cuma akşamı Yusuf Kamil Paşa'nın Zeynep Hanım Konağı'nda verilen mükellef iftar yemeğinden maiyetiyle birlikte ayrılmak üzere kalkan Sultan Abdülaziz'e Zeynep Kamil Hanımefendi altın bir tepsi içinde sahip olduğu tüm mücevheratı, altınlarını, incilerini, mal ve mülk varlıklarının tapularını koyarak diş kirası olarak kabul buyurmasını istediğinde padişah Abdülaziz'in ziyadesiyle memnun olduğu;
''Aldım kabul ettim. Şimdi hepsini size hibe ve iade ediyorum hanımefendi'' dediği ve hemen ardından da göğsündeki Şefkat Madalyası'nı çıkarıp Zeynep Kamil Hanımefendi' ye taktığı tarihi kayıtlarda yer almaktadır.

(Görsel: bereketshop.com)

37 yorum:

  1. Eskiden yardımlar gizli kapaklı yapılırmış

    şimdi gözüne sokarcasına bak ben şuna yardım ediyorum dercesine
    gurur kırak yapılır oldu

    biraz ince fikirli olmak lazım

    YanıtlaSil
  2. oo harikaymş ablacım, diş kirasını duymuştum da, bu hikayeyi bilmiyordum..zeynep kamil hanım da işini biliyormuş valla, padişaha diş kirasını vermek cesaretini göstermiş ya, haketmiş ama :))
    sevgiler...

    brk

    YanıtlaSil
  3. Evet ben de aynen öyle.. Diş kirasını biliyordum.. Amma velakin, bu hikayeyi duymamıştım.. Benim de öyle bir huyum vardır, duyduğum bu tür hikayeleri doğrulatma huyum var..

    Şimdi ben Murat Bardakçı'ya bir haber verip geleyim.. Ona bir sorayım bakalım bu hikaye gerçek mi, değil mi??..

    Ben şimdi bi koşu twetter veya freindfeed'e bakıp haber verip geliyorum..

    Gelince öpcem daha.. :)))

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel bir adet, ne hoş bir jestleşme."Siz ki benim konağımı büyük varlığınızla şereflendirdiniz o halde varım yoğun sizin olsun Padişahım" Ya padişah. Önce alıp kabul edip "hibe" adı altında ve göğsündeki madalya ile birlikte takdimi. Ya şimdi, kapılar açılacağına, açık olanlar da kapanıyor. Talan, yağma,kaçırma telaşı. Fakir zengin birbirine karışmış. Fakir için yapılan konutları zenginler rant için beşer onar kapatıyor. Yeşil kartlar zenginlerin ellerinde uçuşuyor."Diş kirası" gibi güzel adetler de böyle arasıra hatırlanmak üzere tarih sayfalarını süslüyor.
    Yumuşak başlayıp sert bitirdim Zeugma'cım. Bu naif paylaşımının tadını kaçırdım. Özür dilerim.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. @ Sana tüm kalbimle katılıyorum Kumsalcım.
    Sanatçıyım diyenler günler öncesinden duyurup iftar çadırları kuruyorlardı hatta. Bu işleri rencide etmeden yapmak lazım.
    Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek, derler hatta..

    @ Zeynep Kamil çok hayırsever bir hanımefendiymiş ama Burakcım. Hani Ünlü Zeynep Kamil Doğum Hastanesi vardır.Ona benzer bir sürü bağışları var bu hanımın.
    Padişahın gözüne girmek için değil de gerçekten verecekti o tepsidekileri belki, bilmiyoruz. Belki padişahtan korktu, değersiz olduğunu zannettirmemek için neyi var neyi yok altın tepsiye koydu.
    Başka bir ihtimal de olabilir; padişah onun sofrasında dişlerini eskitmiş, vermese kızacaktı belki kimbilir :)

    @ Arzucuğum, büyük bir ihtimalle onaylayacak Sayın Murat Bardakçı. Okuduğum tarih kitaplarının hepsinde özet olarak bu anlatılıyordu çünkü..
    Heyecanla bekliyorum yanıtını ama :) Umarım ulaşabilirsin.

    @ Asucuğum; hiç de tadını falan kaçırmadın. Çok rica ederim.
    Az bile söyledin. Bu şekilde yapıla yapıla sayısız güzel geleneğimizin yok olup yerini nelere bıraktığını gayet güzel ifade etmişsin.
    Böyle jestleşmelere öylesine büyük ihtiyaç var ki aslında. Üstelik üst katımızda oturanın bırakalım iftarını, adını bile bilmediğimiz böyle şaşılası bir dönemdeyken..
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  6. Geçen gün doğumgününe gittiğim arkadaşım elime bir hediye paketi tutuşturunca "diş kirası" mı diyerek kahkahalara boğulmuştuk. Bu terimi ve anlamını biliyordum ama Zeynep hanımın öyküsünü duymamıştım. Zekice bir hareket. Eskiler biliyorlarmış işi.
    Bence diş kirası da zaman içinde anlamını kaybetmiş, iftara çağrılan yoksullara hissettirmeden yardım etmek amacından çıkıp gitmiş belli ki. Padişaha bile sunulduğuna göre, bir çeşit gösterişe dönüşmüş. Tarih tekerrürden mi ibaret acaba?
    Bu güzel paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  7. Yazıda anlattığım ''Diş Kirası'' bu videonun 2.dakikasından itibaren Tarihçi-Araştırmacı Yazar Talha Uğurluel tarafından da benzer biçimde anlatılmaktadır.
    Merak edenlerin izlemesini öneriyorum.

    YanıtlaSil
  8. mübarek ramazanda ne güzel bir konu zeugma,senelerdir duymadığım birşeydi bu.sayende hatırladık.malesef eskinin pek çok güzel geleneği gibi bu da kayboldu ve yerini yeni zamanların modernizm denilen kabalığına bıraktı.bir gün belki kaybettiklerimizi anlar ve canlandırmaya çalışırız.olmaz ama umudum dileğim bu yönde.

    YanıtlaSil
  9. harikaymış yaa..hiç haberim yoktu .. ama gerçekten süpermişş :)

    YanıtlaSil
  10. o kadar çok şey geçti ki aklımdan okurken...
    bri yandan da birşey öğrenmenin verdiği haz :) eline sağlık bu arada...
    ne ince ne düşünceli insanlar bunlar ettikleri yardımla insanları kırmamak için verdikleri uğraş...
    öte yandan Sultan Abdülaziz'e Zeynep Kamil Hanımefendi nin verdiklerini nasıl bir inceliktir ki geri verme lütfu...
    ah ahhh mirim ben o zamanların kadını olmalıymışım :)
    ama haremin baş kadını filan atmasınlar beni köşeye bucağa :)

    YanıtlaSil
  11. Teşekkürler
    Ne zamandır uğrayamamıştım, özlemişim

    YanıtlaSil
  12. Zeugmacim, kimsenin gururunu kirmadan, onu kücük düsürmeden yapilan yardim ne güzel bir sey. Ahh ahh nerde simdi böyle ince düsünceli insanlar, simdi yardim edenler televizyonlarda, gazetelerde bas bas bagiriyorlar, ne kadar ayip bi sey.
    Paylasimin icin cok tesekkürler canim.
    Öpüyorum

    YanıtlaSil
  13. Ahh ahh ah!!.. Ben ne yaptım böyle?.. Aldın mı ağzının payını, aldın mı dersini Arzucum..

    Yaa bak, örtmenim hemen buldu videoyu ekledi..

    Sen dalganı geç bakalım, test edip onaylatacakmış.. Murat Bardakçı'ya hem de.. Pehh..

    Yalanın batsın kız senin Arzu.. İllaki bir muzurluk yapacaksın yani.. Şımarık seni..

    Hıı bi de, yorumlara nasıl video ekleniyor, bana tarifini verebilirmisin.. Hiihihihiii.. Pardon hocammmm.. :DDD

    Kaçayım ben... Fırça yemeden.. :))

    Öppptüüümmm...

    YanıtlaSil
  14. ne güzel bir konu yazmışsınız Zeugma hanımcım. Ben bilmiyordum sayenizde öğrendim

    YanıtlaSil
  15. Diş kirasını ben hiç bilmiyordum Zeugmacım.
    Nerede bu zamanda böyle incelikler...
    Şimdiki iftar sofraları, körler sağırlar birbirini ağırlar misali yapılıyor ne yazık!

    YanıtlaSil
  16. Ben de ilk kez Elif şafak 'ın Pinhan'ını okurken öğrenmiştim diş kirasını .

    Sonra aklıma bizim şarkıcıların, şu magazin kameralar karşısında verdikleri iftar yemekleri gelmişti.Ne hikmetse ,aynı şirketin bütün camiası katılır bu iftar yemeğine ihtiyaç sahipleri olarak .Bir dirhem, bir çekirdek kamera karşısında göbek atarak,şarkı söyleyerek ve bade süzerek ne güzel kutlarlar ramazanı.Sonra bir ramazanı daha eda eyledik diye huzur içinde evlerine dağılırlar.

    Ah ,ah eskiden ne güzel adetler varmış.Daha insanlığımıza bu kadar su katılmamışken :((

    Bu gece çok müdahil günümdeyim sanırım ,kişi başıma düşen yorum yüzölçümü geçtiysem affola :)

    YanıtlaSil
  17. @ Leylak Dalı; Zeynep Kamil'in hareketi zekice, haklısınız. Belki bir padişahın diş kirasına gücü yetemeyeceğini düşündü. Belki bu tür hareketler zamanla gösterişten ziyade günümüzde hayatın birçok alanında gördüğümüz gibi yaranma, göze girme,iltimas beklentisi,rüşvet ya da torpil gibi durumlar için sağlam bir altyapı hazırlığı ve beklentisi haline dönüştü,ne dersiniz?
    Ben teşekkür ederim..Sevgiyle..

    @ y. Ben de duyardım ama detayları öğreneli fazla olmadı.Özündeki amaca uygun yapıldığında çok güzel bir gelenek bence de..
    Ben de aynı umut ve dileklerdeyim..

    @ Buket,; İlk kez duyan biri için şaşırtıcı ve süper gerçekten :)

    @ sLn; Beğendiğine sevindim :)

    @ Funda; Osmanlıda birçok gelenek ve görenek bu tür inceliklerle ve hassasiyetle dolu..Ama zamanla başka ülkelerin karma kültürleriyle tam bir dejenerasyona uğradığımız o kadar açık ki.
    Ciddi bir uğraş verilmezse elde pek bir şey kalmayacak yakında..
    Ben de ilk öğrendiğimde çok etkilenmiştim. Beğendiğin için teşekkür ederim.
    Ah canım efendim, o zamanların kadını olmak güzel bir şeydir zannımca.. :))

    @ İbrahim; ben teşekkür ederim. Açacağın şiir blogunu beklemekteyim :)

    YanıtlaSil
  18. @ Belgincim; ne güzel bir gelenekmiş değil mi? Aslında aynısının uygulanmaması için hiçbir neden yok.
    Gerçi günümüzde''Askıda ekmek'' gibi güzel uygulamalar var buna benzer ya da yapacağı yardımı gizlice ve rencide etmeden yapanlar da var elbette ama bas bas bağıranlar daha yoğunlukta dediğin gibi.
    Ben teşekkür ediyorum.Sevgiyle..

    @ Arzucuğuumm !! Ne diyorsun sen ya..!!
    Bir şey yaptığın yok senin. Teyit ettirme işin gayet güzel fikirdi.Ben de heyecanla bekliyordum ama bulamadın mı sayın M. Bardakçı 'yı ?
    Videoyu ekleme işim ne kadar çok kaynak olursa o kadar iyi olur düşüncesindendi, aşkolsun ama :(
    Nitekim bu videodaki padişah Abdülaziz değil,Abdülmecit..Zeynep Kamil'den bahsedilmiyor. Bu ayrı bir olay mıydı, onu bile bilmiyorum.
    Sen yine sorsana. Hemen bıraktın. Bekliyorum ama...
    Ayrıca video yorumlara eklenir mi hiç, döverim seni bak:))
    Fırça yemezsin korkma.Sen bu blogun, yani Zeugma'nın çılgın kızısın ve renk katıyorsun canım benim :))
    Ben de öptüüm..

    @ Uykusuz; Nerelerdesin ama sen :))
    Demek sayemde öğrendin. Ne mutlu bana o zaman :)

    @ Tibet'in annesi; dediğin gibi, şimdiki iftar sofralarında genellikle zengin zengini ağırlıyor, fakirleri ağırlayanlarsa gözüne sokuyor milletin.
    Evet, çok yazık canım..

    @ İzDüşümler; Bahsettiğin kitabı ben okumamıştım. Demek detaylarıyla anlatılıyor.
    Bunu öğrendiğimde benim de aklıma ilk gelendi magazin kameraları. Günler öncesinden haber veriliyor, herkese izletmek için. İnsanlığa su katılmış ve oran her geçen gün yükseliyor, haklısın.
    Kişi başına düşen yorum yüzölçümü mü? Rica ederim ama..Ne kadar çok yazarsan o kadar memnun olurum, bilmen gerekir :)

    YanıtlaSil
  19. Unutuyoruz... Unuttukça eksiliyoruz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eksile eksile bir şey kalmayacak yakında sanırım.

      Sil
  20. Ne güzel gelenek göreneklerimiz var ,kültür mirası olrak unutulmamalı.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem maddi hem manevi anlamda şahane bir gelenekmiş.
      Günümüze gelene kadar epey değişikliğe uğramış maalesef.
      Ben teşekkür ederim.

      Sil
  21. Bu güzel geleneği ilk kez duyuyorum. Yapılan yardım ne de güzel sunulurmuş hissettirilmeden.. Önemli bir kültür mirasımızmış. Teşekkürler, sevgiler Zeugmacı'm..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''Keşke günümüzde de devam etseydi'' diye düşündürüyor değil mi?
      Yapılan yardımlar hangi amaçlarla hangi boyutlara taşındı günümüzde, yazık.
      Sevgiler Esinciğim...

      Sil
  22. Güzel bir gelenekmiş, hem insanlar yardım görüyor hem de rencide edilmiyormuş..

    Bizde de iftar çadırları var, belki o zamandan bu güne değişerek almış olduğu şeklidir bu geleneğin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İftar çadırları genellikle belediyeler tarafından açılıyor ve halktan alınan halka sunuluyor. Partilerin propagandalarına alet ediliyorsa -ki birçoğu o durumda- bu çok kötü işte. Ne Ramazanla ne din ile herhangi bir ilgileri var onların!

      Sil
  23. Bende öyle üstünkörü duymuştum ama hikayeyi tam olarak bilmiyordum.
    Teşekkür ederim bu güzel paylaşım için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü günümüzde en ufak bir uygulama yok bu türden. Silinmiş gitmiş.
      Ben de bebeklerin diş çıkarmaları ile ilgili bir şey sanmıştım ilk duyduğumda :)

      Sil
  24. Ne oldu da böyle olduk, dedirtmiştir yazın. Bilmiyordum ben bunu, tarihle pek aram yoktur :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mi oldu? İnsanlar insana özgü güzel duygulardan, kültür miraslarından, gelenek, göreneklerden hızla uzaklaşıyor da ondan.
      Şimdilerde komşunun komşuya selam vermesi bile çok nadir gerçekleşiyor.

      Sil
  25. Bence güzel adetleri yaşatmak lazım :) Ama nasıl çare bizde olmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi kendimize istemekle olmuyor galiba:)
      En güzel çare konuyla ilgili sivil toplum örgütleri kurmak.
      İnsanlara bu tür geleneklerin değerini kavratmak ve yaşatmalarını sağlamak.

      Sil
  26. Bu ne kadar hoş bir paylaşım olmuş.İlk defa duyuyorum pek çok kişiye anlatırım artık Zeugmacım:))
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de senin blogunda ne çok şeyi ilk kez duydum bilsen Ebrucuğum:)
      Çok teşekkürler, sevgiler.

      Sil
  27. Artık böle şeyler eskide kaldı .aslında büyüklerimiz bize bunları böle aşılasa yani yeni nesle daha güzel olur ve gelenek ve göreneklerimizi unutmamış oluruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar eskide kalmış ki duyunca şaşırıyoruz.
      Güzel olan ne varsa yok olmaya mahkum oluyor maalesef..

      Sil