2009/09/03

Artık Karar Verseniz?

Dün gece kanallardan birinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden insanın güven duyacağı türden, son derece sempatik bir profesör konuktu.
Profesörümüz ısrarla ''tereyağı'' kullanılmasını, bunun kalbe, damarlara, kolestrole, insan sağlığına son derece iyi geldiğini, onarıcı etkileri olduğunu anlatıyor, ayçiçek yağı, mısırözü yağı gibi sıvı yağların imalat aşamasında fazlaca ısıya maruz kalıp son derece tehlikeli bir hale girdiğini, bu yüzden yemeklerin de tereyağı ile yapılması gerektiğini savunuyordu.

Üstelik kendi kahvaltısında da her sabah mutlaka 1 dilim tereyağlı ekmek olduğunu, ilave olarak 2 hatta 3 taneye kadar yumurta yediğini, her gün et yenmesi gerektiğini söylüyor, dışarıda yemek yenmesi durumunda ise kesinlikle kendi yağıyla pişen döner kebap tercih etmemiz gerektiğini, sulu yemeklerde kullanılan yağların son derece riskli olduğunu ekliyordu.

''Tereyağı, yumurta, et..''

İyi ama yıllardır kalp-damar sağlığıyla, kolestrolüyle sorunu olan herkese listenin en başında yasaklanan yiyeceklerdi bunlar. Ne olmuştu da hepsi birden tam tersine dönüşüp ilaç niyetine tavsiye edilir olmuştu?

Benzer şeyler okuduğunda fazla dikkate almayan biri olarak ünlü bir profesörün bunu savunuyor olması fazlasıyla etkiledi beni.
Bu yüzden biraz araştırma yaptım:

Kanada'da Alberta Üniversitesi profesörü Spencer Proctor ve asistanı Flora Wang tarafından yapılan araştırmalarda 16 hafta boyunca deney farelerine tereyağı ve inek etinde bolca bulunan vaksenik asit bakımından zenginleştirilmiş diyet uygulandı. Vaksenik asidin vücutta kolesterol başta olmak üzere birçok rahatsızlığa sebep olan şilomikronların oluşmasını yavaşlattığı gözlemlenirken, deney sonunda kötü kolesterol olarak bilinen LDL başta olmak üzere, toplam kolesterol ve trigliseritte düşüş görüldü.

Flora Wang, ''Tereyağı, sığır eti ve türevlerinde vaksenik asid oranı en az yüzde 70`tir. Araştırmanın bizi en çok sevindiren sonuçlarından biri, metabolizmada birçok hasara sebep olan şilomikronların oluşmasının bu yolla yavaşlatılabileceği olmuştur. Bugüne kadar zararlı etkilerinden korktuğumuz doğal yağlar, aslında sağlığımız için son derece faydalı. Tereyağı ve sığır etinin kalp krizi riskini düşürmesi, şeker hastalığı ve obezite tedavisine yardımcı olması ve kolestrole iyi gelmesi, artık bir realite'' diye konuştu..

Buyrun bakalım. Yıllardır bu yiyeceklerden sakındırılan bizler aslında ne büyük yanlış yapıp sağlığımızı tehlikeye atıyormuşuz, gördünüz mü?

Anlayacağımız tıp dünyası ikiye bölünmüş durumda ve olan bizlere oluyor.

41 yorum:

  1. Sevgili Zeugma, şu ölümlü dünyada ölçülü olmak kaydıyla bana, damak tadıma uygun ne varsa tüketiyorum. Aynı iftirayı yumurtaya da atmışlar-sonra da aklamışlardı hatırlarsan.

    Sporunu yapıyorsan ve "obez" değilsen boşver şu tartışmaları bence. Tuzu azalt, sonra da ne lezzetli geliyorsa onun peşine takıl!

    YanıtlaSil
  2. iyice delirttiler valla :D bu sağlık olayları birazda insanın şansına bağlı bişey mi acaba. adamın birine bakıyosun hayatı boyunca sigara içmiş, falan filan zararlı denen herşeyi bol bol yapmış ama çok sağlıklı bi şekilde yaşamaya devam ediyo. diğer taraftan hayatı boyunca sigara içmemiş biri akciğer kanseri olabiliyo. yada bu söylediğin şekilde et, yumurta, tereyağ içinde büyümüş biri gayet güzel yaşarken diğeri yok kanser oluyo, yok bilmem kalp hastası oluyo filan. valla delirttiler :D

    YanıtlaSil
  3. İlim-bilim sürekli değişiyor ve biz bunları kaçırıyoruz. Ayrıca her söylenene de inanmamak lâzım. Özellikle gazetelerin arka sayfalarında "Amerikalı bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre..." diye başlayan tespitlere...

    YanıtlaSil
  4. Zeugmablam inanayım mı? :) Tam bana yönelik bir konu hakkında yazmışsın, ama biri öyle diyor biri böyle diyor anlamadım gitti yahu , oluruna bırakcan aslında atın ölümü arpadan olsun.

    YanıtlaSil
  5. Amaaaaan yeter ya yillardir yiyeceklere bir kötü derler yasaklarlar, sonra yok iyi derler, iyice biktirdilar artik!!! Valla ben az az yiyorum ama hepsinden yiyorum, onlarla ugrasamam valla ya, delirtecekler adami yaw:))

    YanıtlaSil
  6. Eskiden insanar çok uzun yaşarlarmış
    köylerde hala yaşı çok ilerlemiş insanlar var neden?
    çünkü ,kahvaltıları yumurta ve tereyağından oluşan sofralarla hazırlanır

    belki başka seceneği yok
    tereyağı ve yurmurta yemeğe mecburdur

    ama bu mecburiyet ömrünü uzatıyo
    bende bi tv de izledim
    bayan bir prf.yaşıda bayağı ileri bi yaşta
    her sabah mutlaka 2 tane haşlanmış yumurta yemeden dışarı çıkmam diyor

    hatta sabah haşlamaya fırsatım olmaz diye
    önceden 10 tane falan haşlar dolaba koyarım
    sabah ta soyar ayak üsüt yer çıkarım demişti
    yumurta zararlı değil
    hergün mutlaka yenmesi gerektiğini vurgulamıştı

    YanıtlaSil
  7. Hastalıkların yanlış beslenme yüzünden (en azından birinci neden değil) başladığına inanmıyorum.Daha çok stres üzüntü büyük etken.Tabii en önemlisi genetik yapı. Beslenme hastalığa yakalandıktan sonra önem kazanıyor. Örneğin bir kanserli hastanın kırmızı et yememesi gerektiğinde hemem hemen bütün onkologlar hemfikir. Diğer taraftan benim tereyağı ve kırmızı etle beslendiğinden emin olduğum babaannem ve anneannem doksanbeşlerini gördüler. Ben artık bu konularda duyduğum hiç bir şeye şaşırmıyorum.Tıp ilerledikçe araştırmalar arttıkça bizler de yeni şeyler duymağa devam edeceğiz böyle.
    Sevgiler Zeugma'cığım...

    YanıtlaSil
  8. Bu tür haberler çoğu zaman (sen bunu araştırmışsın doğruymuş, bunu ayırıyorum) sekteye uğrayan sektörlerin ayağa kalkması ya da tutunması için yapılır oldu.
    O yüzden, "azı karar çoğu zarar" deyip, sevdiğin herşeyden tüketeceksin :)))

    YanıtlaSil
  9. Efendiiim Merhabalar herkese..

    Uzmanınız Arzu BREDA, hepinize sağlıklı günler diler.. :))

    Şimdi siz onun bunun sözünü dinlemeyi bırakın da benim sözümü dinleyin.. Onların hepsinin derdi gücü paradır, para.. Benim ise parayla işim gücüm olmaz.. Benim söyleyeceklerimin hepisi bedavadır, meccanedir, hayırınadır.

    Şimdi bakınız, önce tereyağından başlayalım. Tereyağ, insanoğlunun ilk bulduğu yağ değil mi? Evet, insanoğlu ilk bu yağı kullanmaya başladı. Gerçek tereyağı normal sağlıklı insanların yemesinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak, her tür yiyecekte olduğu gibi, tereyağında da, aşırıya kaçmamak lazımdır. Yani vucutta birikim yaptırmamak, yediğimiz yağı yakmamız gerekir. Böyle yaptığımızda gayet sağlıklı bir yağdır.

    Gelelim, zeytinyağı, ayçiçek yağı gibi bitkisel yağlara; Bu tür yağlar, insan vucuduna hem en yararlı, hem de en zararlı yağ türleridir. Eğer bu yağları ısıtmadan, soğuk olarak kullanıyorsak, bunların faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Ancak, bu bitkisel yağları ısıtacak olursak, vucudumuza en zararlı olacak bir şeyi alıyoruz demektir. Bu nedenle, yemekleri tereyağ ile yapıp, bitkisel yağları da, soğuk olarak tüketeceğiz.

    Yumurta için şimdilik bir şey söylemek doğru değildir. Henüz her şey meydana çıkmadı, yumurta konusunda.. Çünkü, yumurta mı tavuktan, yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar..? sorusuna henüz bilim yanıt bulabilmiş değil. O nedenle yumurtayı şimdilik bildiğiniz gibi yiyebilirsiniz..

    Döner mevzuuna ise hiç girmek istemiyorum. Çok iiiğğğ.. bir konu çünkü.. Bir tek şunu diyeyim.. Ahh, nerde o eski dönerler.. Şimdiki dönerler döner mi?? Aaa, ne bileyim ayol, döner mi, dönme mi, yuvarlanır mı..??

    Eh, sonuçta hepimiz ölümlüyüz dimi ama.. Hani o cadı filmlerindeki gibi, binlerce yıl yaşamayacağımıza göre, sonunda ölüp gideceğiz. Azıcık da, damağımızın tadıyla gidelim, öbür tarafa.. Ne dersiniz, sevgili dostlar..

    Canımcım, öpücüklerimi yolluyorum.. İfatara sakla.. :)))

    YanıtlaSil
  10. Selam Zeugmacım,
    Evvela Arzu'nun yorumuna gülmekten öldüğümü söylemeden geçemiyciim :))

    Senin prof.a benzer bir prof da ben izledim geçen aylarda, çok da mantıklı geldi. Hakikaten insanlığın binlerce yıl yeyip de zararını görmeden uzuun yıllar yaşamasını sağlayan et, yumurta, tereyağ ne zaman ve nasıl zararlı olabilir ki?

    Bizde de hata varmış, şıp diye inanmışız, azcız düşünsek bulabilirmişiz aslında. E ama BİLİM ya, yüce bilimin önünde saygıyla eğilmekten başka napılır?? tırtt :P

    Benim babam kanser, kırmızı et yemeyeceksin dediler, adam çöktü gitti. Ne zaman yemeye başladı canlandı adam.

    Bence tıp dünyasında çok acayip paralar dönüyor ve çok da acayip oyunlar, bizim temiz akıllarımız ermiyor. İlaç aldırmak için önce hasta ediyorlar, sonra da iyileştirmeyip hastalığı uzattıkça uzatıyorlar ki, tedavi masrafları sürsün, millet de sürünsün.

    Yine süper bir konu bulmuşsun canım, aklına sağlık..

    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  11. Ben de derim ki; canınızın istediğini yiyin.çünkü eskilerin dediği gibi "canın istediği cana şifadır"
    Buna tuz, şeker ve kahve de dahil.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  12. Valla Cerrahpaşa'lı profesörümüzün ağzından bal damlamış hani :) Acep diyetisyen falan mıdır? Ona yaptırmak lazım bir diyet listesi de :)
    Benim bildiğim en zararsız, hatta her gün alınması zorunlu olan yağ, zeytinyağı.
    Biz pilavı bile zeytinyağı ile yapıyoruz artık.. Terayağlı pilav çekmiyor değil canımız ararda bir, ama alıştık zeytinyağına.. Çaya bile katacağız artık neredeyse.. Öykk :p

    YanıtlaSil
  13. Anam babam usulü gibisi var mı yahu, benim annem babam gayet sağlıklı -maşallah-, anaları babaları doktorlarla yetiştirmemiş.Hepsi kendinden bihaber zaten, tıp sürekli değişiyor, hangi birine kulak verelim.Her gün yeni bir şey uyduruyorlar, tıpçılardan da soğudum. :)

    YanıtlaSil
  14. Köyde yaşayan ve dogal besınlerle beslenen bir teyze çıkmıştı geçenlerede tv tam 105 yaşındaydı ve karadenizin bir köyünde yaşıyordu...Temiz hava ve dogal beslenmeyle alakalı bence uzun yaşamak...Ve de hiç bir hastalıgıda yokmuş,sadece karadenizin nemli havasından dizleri agrıyordu...

    Bu örnek geldi yazını okuyunca canım...
    sevgilerle..

    YanıtlaSil
  15. Pervanecim merhaba..

    Ayy çok teşekkürler canım benim.. :))
    Ne mutlu Türküm diyene, pardon ne mutlu bana ki, seni doyasıya güldürebildim..
    Bak görüyormusun şu Zeugma cadısı senin dediğine yorum yapıyor mu? Blogunda benim ismimi yazdığın için kıskandı.. O ne cadıdır.. Herkes bilmez onun cadılığını..
    Buradan ilan ve ifşa ediyorum, Zeugma öyle bir cadıdır ki..
    Nasıl cadı mıdır..?
    Ayy inanamazsınız valla..!!
    Süper.. Süper ötesi.. Ultra süper bir cadı..
    Ayy böyle cadı hiç görmedim ben ayol..
    Cadı dediğin birazcık da olsa kötü olur..

    Benim yanlışım mı var..?
    Nasıl yani, yanlışım var..?
    Ayyy doğru söylüyorsun ayol..
    Ben cadı ile periyi karıştırmışım.. Peri diyeceğim yerde, cadı diyorum.. Benim salaklığım işte, n'olucak.!!

    Ahh canım Zeugmacım görüyorsun işte, benim geri zekalılığımı.. Ne dediğimi bilmiyorum.. Ot diyeceğim yerde b.k diyorum.. Kusurumu bağışla lütfen..
    Seni çok seviyorum canım..
    Öpüyorum tontiş yanaklarından..

    Pervanecim bu yorumuma da gülmeni dilerim.. :))
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  16. valla ben profosor deyilim ama tere yağı ve yumurta ile besleniyoz çicek yağınıda eve sokmuyom zeytin yağı tere yağı köy yumurtası şifadır annem 98 yaşını buna borçlu halada yaşıyo sarmısak pirinç ayıklıyo bende tafsiyedeyim tere yağ yumurta zeytin yağı kullanın

    YanıtlaSil
  17. benim yiyeceklerle aram pek yok..ama eve saglıklı olmadadıgını düşündüğüm hıç bir şey sokmuyorum:)

    YanıtlaSil
  18. @ Zeynep Aşkın; anlattıklarının aynısını ben yapıyorum.Günde 1 saat yürüyüş yaparak dengeyi sağlıyorum. Yumurtayı yazıdaki prof da çok methediyor:)

    @ stickman; doğru söyledin. tam emin olmadan yıllardır onca insanın sağlığıyla mı oynandı, diyor insan. Verdiğin örneklere ben de çok rastladım.Örneğin benim ''Asırlık Arkadaş '' yazımdaki 94 yaşındaki nine sırf kaymak yemiş.Tereyağsız yapamıyor ve halen ayakta :)
    Hepsi hikayeymiş değil mi stick :D

    @ Recep Hilmi Tufan; En iyisi hiçbir şey okuyup izlemeyecek, bildiğini yapacak, canın ne istiyorsa aşırıya kaçmadan yiyeceksin, değil mi? ;)

    @ İnan Kerocuğum..O akşam adamı gözlerim faltaşı gibi açık izledim ben de :) Hemen araştırdım ve yazı yaptım o yüzden :)

    YanıtlaSil
  19. @ Belgin; aynen gerçekten..Hayır iyice emin değilseniz bunca yıldır birçok hastayı ne diye yanlış tedavi eder, öbür dünyaya erkenden yollarsınız değil mi? :))

    @ Kumsal, haklısın, köylerdeki insanlar aynen dediğin gibi yiyip içiyorlar. bunun yanısıra ,temiz hava, teknoloji ve stresten uzak bir yaşamın katkısı olsa da yeme içme olayı çok büyük bir etken.
    Verdiğin örnekteki profesör kadının yumurta olayı çok ilginçmiş gerçekten..

    @ Asucuğum,beslenme birinci neden değildir bence de. Her türlü hastalıktaki birinci etken stres tabii ki.
    Öte yandan benim babam da etten başka bir şey yemiyor gibi ama son derece sağlıklı. Ben artık tereyağı ve kırmızı eti masum görmeye başladım.
    Duyduğumuz şeylere şaşırmamak, alışmak lazım ama bazen çok çarpıcı oluyor.Özellikle konu insan sağlığı ve tedavisi hakkındaysa..
    Sevgilerimle..

    @ Tibet'in annesi ; evet çok doğru bir yaklaşım bu da.. bir zamanlar mercimek stoklarının eritilmesi için TRT'ye bağlı tüm kanallar mercimek tarifi veriyordu ve araç olarak da HACETTEPE Ü.Beslenme ve Diyetetik bölümü kurucusu Prof Dr Ayşe Baysal kullanılıyordu. Kadının adı ''Mercimek Profesörü'' olarak kaldı hatta :DD

    YanıtlaSil
  20. @ Arzu Breda; hoşgeldiin Zeugma'nın bi'tanecik haşarısı :))
    Verdiğin bilgiler çok doğru. Yalnız sıvı yağlarla ilgili daha fabrikadayken yüksek ısıya maruz kaldığından zararlı olduğunu söyledi profumuz. O yüzden bu yağları soğuk kullansak da faydasız Arzucuğum:))
    Döner mevzuunda çok haklısın. Bursa'daki ünlü İskender Kebap Evi'nden başkasını tanımıyorum ben de..
    Bence ilk önce yumurta tavuktan çıkmıştır, çünkü yumurta olması için önce bir tavuğa ihtiyaç vardır ve bu böyle devam eder:))
    Sakladığım öpücüklerini iftarda aldım kabul ettim Arzum..
    Ben de sana yolladım..Sahurda kullanırsın. Ok ? :))))

    @ Pertvanecim, hoşgeldin de senin blog neden davetli oldu ya?? Hani bize davet? :(
    Vallahi ne diyeyim, yazdığın her kelimeye katılıyorum. Azıcık düşünüp önümüzdeki örnekleri incelemek yetecek, haklısın..
    Tıp dünyasında acayip paralar döndüğü de kesin. Bizim buraya yeni bir özel hastane açıldı örneğin. Hiçbir şeyi olmayanları şüpheli bulup bulup anjiyoya,tahlile vb.gönderip duruyorlar,tabii bir şey çıkmıyor.
    Canım, teşekkür ederim. Senin yazdığın konular da çok güzel.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  21. Zeugmacım, tema değiştirdim de ondan, şu an açık, beğenilerinize sunduk :))

    Arzucum; güldüm gerçekten, neşen daim olsun, çok tatlısın :))

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  22. Her kafadan bir ses çıkıyor.Benim bu tip insanlara hiç güvenim kalmadıgı için söylediklerine "hı.hı.." deyip geçerim.Veriyorlar adamlara para çıkarıyorlar Tv programlarına bık bık bık konuşuyorlar:))Ben vejeteryanım hiç bir hayvan etini yemem yiyenlere de bir lafım yok da yalnız her gün et yemek siz saglıklı insanlar için sorun olmaz mı?Bu adamlar bir sussa da kafaları karıştırmasa..

    YanıtlaSil
  23. @ Pervanecim, iyi ki söyledin. Hemen geliyorum bloguna :)

    @ Sağır Kedi, canım senin söylediğin gibi olanlar var elbette ama bu prof yapılan bilimsel araştırmalara göre konuşuyor ve ispatlıyordu :)
    Kediler eti çok sever ama sen neden vejeteryansın bakim? :D
    Demek bik bik konuşuyorlar. Haklısın .Öyle yapanlar benim de kafamı karıştırıyor. Herhangi bir konu değil ki bu. SAĞLIK..

    YanıtlaSil
  24. @ sufi, gerçekten de canının istediğini yiyenler daha sağlıklı. Can boğazdan gelir demiş atalarımız. Onu kes, bunu kıs, olmaz.
    ''Canın istediği cana şifadır''..Çok güzel bir sözmüş..Sevgilerimle..

    @ The Turk, yıllardır doğrusu diye senin yaptığın biliniyordu..Ben de çok nadir çorba ve pilavlarda tereyağı kullanıyordum. Şimdiyse aklım karıştı. Tereyağ kullanılan her şey çok güzel oluyor ama, değil mi?

    @ Haspam işte! Anan baban usulü hangisi ama, bilemedim..Bu profun söyledikleri mi yani? :)
    Benim annem eve katı yağ sokmuyordu, o yüzden :D

    @ ELİF..den, haklısın tabii..Tertemiz bir köy havası ve o köyde yetişen doğal gıdalarla beslenmek ömre ömür katar. Tabii genlerde bir bozukluk yoksa.
    Sevgilerle..

    YanıtlaSil
  25. Kediler etçil ama ben kıyamıyorum otçulum:)))Bir şey daha eklemek istiyordum madem bu prof. bilimsel araştırmalara göre konuşuyor ben izlemedim de peki herkes için geçerli olmayacagını da ekledi mi acaba?Yagın yumurtanın ve etin zararı yoktur da çok tüketilirse zarar verdigini hepimiz biliyoruz.Bence en iyisi mi saglıgımız açısından organik ve taze ürünlerle beslenelim yeter.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  26. Sevgili Arzucuğum !
    Sen bana cadı de, peri de, ne dersen de ben de seni çok seviyorum..Bu espriyle harmanlanmış süper övgülerin için çok teşekkür eder, ben de seni öperim canım..Sevgiler..

    Sevgili Motali!
    Yazıdaki Profun dediklerini yapmışsınız tıpatıp ve işte annen 98 yaşında..
    Öyleyse gerçekten doğruymuş,demeyelim de ne diyelim değil mi?
    Zeytinyağı gerçekten çok şifalı ama..Çok teşekkür ediyorum..

    Sevgili Mixx!
    Yiyeceklerle neden aran yok ki? Melankolik ruh halleri yüzünden canın istemiyor bence :)
    Her gördüğümüzü eve sokmamalıyız.Yoksa obezite kaçınılmaz :)

    Sevgili Sağır Kedi!
    Canım, şaka yapmıştım sana. ama arada tavuk,köfte falan ye. hiç yemeden olmaz, alışmaya çalış..
    Prof herkes için geçerli olduğunu söyledi tabii, herhangi bir ayrım yapmadı..Ama aşırıya kaçmadan yenmesi gerektiğini söyledi.Kendisi kahvaltıda sadece 1 dilim tereyağlı ekmek yiyormuş. Tereyağ olmazsa ekmek de yemeyeceğini, yumurta, domatesin yeteceğini söyledi. Okey?
    Tamamen organik hiçbir ürün kalmadı bence kedicim. Çünkü havada ve suda bile katkı maddesi var artık :(
    Sevgilerimle canım..

    YanıtlaSil
  27. (Ahmet Çakar üslubuyla): Ey Sağır Kedi! Sen nasıl kedisin? :D
    Benim kedilerim, bir gün etli mamalarının içine vitamin olsun diye fasülye koyduk diye bize bir ay surat yaptılar.. Et yemeyen kedi olur mu? Gel Bursa'ya sana bi İskender yedirelim? :)

    YanıtlaSil
  28. tereyagı faydalıdır ama hareketsızlık cok zararlı.. sorun bu bence..
    bız zeytınyagı yıyoruz hep, ama pılavlara sahanda yumurtaya pekde bır yakısıyor tereyagı:)
    sevgılerımle

    YanıtlaSil
  29. Zeugma şaka yaptıgını biliyorum takılayım dedim:))Ne kadar da dogru söyledin havada ve suda katkı maddesi olduguna dair..Püff..

    Şştt TheTurk Zeugmaya ayıp oluyor yauuww:))Sen benim yerime ye o İskenderi ben turşu suyunu içerim olur mu eheuheuheu..

    YanıtlaSil
  30. :) Olmaz olmaz.. Zeugma yabancı mı.. Onun blogu, benim blogum sayılır :p

    YanıtlaSil
  31. The Turk;
    Bir kedisever olarak Sağır Kedi'yle bu blogda tanışmışa benziyorsun :) Bakalım ona et yedirmeyi başarabilecek misin? :)

    Pırıltılı Cadım;
    Bence de öyle, istediğini ye, hareketsizsen bir işe yaramıyor. Ben de sürekli zeytiyağı kullanırım ama pilavda çekilmiyor. Teryağlı sahanda yumurta ise enfes bir şey :)

    Sağır Kedicim;
    Püff tabii :) Düşündün ve katkı karışmamış bir şey bulamadın değil mi? :)
    Bana ayıp falan olmuyor. Memnun oluyorum. Dilediğinizi konuşun siz iki kedisever :D
    Ama Bursa'da İskender şahane oluyor, bence kabul et :))

    The Turk ;
    Bak bu doğru işte. Beni hemen tanıyıp öğrendin. Blog sizin..İstediğinizi konuşun gerçekten, çekinmeyin :))

    YanıtlaSil
  32. Çok teşekkürler Zeugma.. İnan kendi blogum gibi rahat hissediyorum kendimi burada :) Pek bi misafirperversin, eksik olma..

    SağırKedi ile bir blog'da rastlaştığımız doğrudur ama nerede rastlaştık onu hatırlamıyorum. Ama bu yazından önce tanışıyorduk :)

    YanıtlaSil
  33. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  34. The Turk;
    Buna çok sevindim..
    Zaten rahatlamak i,çin blog yazıyor ve geziyoruz.
    Bu şekilde amaca ulaşılması çok güzel gerçekten :)
    Sağır Kedi kız kedi mi erkek mi bilemedim ben ama :D

    YanıtlaSil
  35. Bak hala bizi konuşuyoruz bıkmadık mı:)Ben sevdim senin blogunu Zeugma çok sıcak karşılandım:)Teşekkür ediyorum.Bendeniz Bayan Sagır Kedi'yim belli olmuyor mu bık bık bık ediyorum sürekli bir meraklı bir şikayetçi bol bol tırmıklı:)))))
    TheTurk efendim şimdi sen bana geldin yorum yazdın ben sana geldim yorum yazdım böyle rastlaştık oki mi oki:))

    YanıtlaSil
  36. Açıkçası cinsiyetini yeni öğrenmiş oldum :p Ama yeni blog teması çok dişisel gelmişti zaten :)
    Evet, hatırlıyorum. Kötü bir haber (Bursam Et Katliamı) üzerine tanışmıştık. Ama o zaman ki tema değişik olduğundan, sanki farklı bir blogmuş gibi anımsamışım. N'olursa olsun, ister erkek ister dişi, iskender kkababı yemeli!

    YanıtlaSil
  37. Bayan Kedicim :)
    Ben de seni ve blogunu çok sevdim. Neşe katıyorsun her yana. Şikayet falan yok, herkesin kızacağı şeylerden bahsediyorsun..
    İstersen tırmıkla, bişi olmaz :))

    The Turk;
    Kedicik, sen, ben..Bu dönerli yazının altında üçlü olduk,baksana.Sonunda bana da kedi aldıracaksınız :)
    Demek erkek kedi sanıyordun sen de. Ama avatara baksana pembiş :)
    Tırmıklarını severim ben onun :))

    YanıtlaSil
  38. Zeugma niye kedin yok bakiimm:))Bakabilecek ve vakit ayırabilecek durumun varsa neden olmasın süperdir bu kediler daha dogrusu hayvan sahibi olan insan çok uzun,saglıklı ve mutlu yaşıyor.Almayıver bak blogumda protesto yapacagım Zeugma kedi alsın diye hihohaha ister misin:))
    TheTurk şimdi yaktım seni:))Son yazımda sana sitem ettim ahh ahh:))Sana hiç alınmadım çünkü ben alışıgım beni erkek fatma sanmalarına:))

    YanıtlaSil
  39. Kedicim ;
    İyi ki söyledim kedim yok diye.. Sen varsın işte benim kedim daha ne? :))
    Sitenin bahçesinde bir sürü var, onları zaman zaman seviyorum.Evde bakabilmek için henüz vaktim yok. İleride inşallah. Oldu mu bebeğim?
    Hahaa..Herkes seni erkek kedi sanıyormuş gördün mü?İyi ki meseleyi açtım da kız olduğunu anladık:))

    Ayrıca sen çok cadaloz bi kedisin :)) Beni blogunda teşhir edeceksin, The Turk'ü yakacaksın :))
    Başkaa??? :)))))))))))))))

    YanıtlaSil
  40. Benimle bela bulmak isteyenler sıraya girsin:PŞaka bir yana ayol bir posta bu kadar çok yorum yazmam ki ben bak utandım valla..Sen ve TheTurk beni gaza getirdiniz alın işte çenem düştü püfff..Ben kaçar diger postlarına da yorum yaparım artıkın:))Bu fazla oldu:))

    YanıtlaSil
  41. Kediciğim,
    Utanman gereken hiçbir şey yok.
    Aklıma gelmişken onlar ve
    Tırmık İziadlı bu bloglardan bahsedeyim sana. Ziyaret edersen çok beğeneceksin.
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil