2011/10/15

Telepati ve Ruhsal Görü

Yaşadığımız dünya ne kadar gizemli aslında.
Bir o kadar da heyecan verici...

Düşünecek olursak hepimizin başından tuhaf ve açıklanamaz türden sayısız olay geçmiştir. Bu durum, farkında olmadan kullandığımız ve ''tesadüf'' diye adlandırıp önemsemediğimiz, duyularımız dışında gelişen bir algılamadan kaynaklıdır elbette.

Bazen kapı çalar ve daha açmadan kim olduğunu bilirsiniz. Birini düşünürken o kişiden aniden telefon gelir ya da yolda karşınıza çıkar birkaç saniye içinde.

Veya öyle kötü bir gün geçirmişsinizdir ki anneniz bunu tümüyle hissedip panikle telefona sarılmış, sizi aramaktadır.

Sevdiğinizle aynı anda aynı şeyleri düşündüğünüz anlar vardır örneğin. Bu, ikinizden biri düşüncelerini kelimelere döktüğünde çıkar ortaya. Esrarengiz olduğu kadar da hoştur aslında...

Yaşanan bir an, kimi zaman sanki daha önceden yaşadınız veya bir filmde gördünüz; ama hangisi olduğunu çıkaramıyorsunuz gibi bir duyguya sürükler sizi. Karşınızdakinin düşüncelerini olduğu gibi okuyabilir, kilometrelerce uzaktaki bir yakınınızın başına gelen felaketi o an sezinleyebilirsiniz.
Aradaki mesafelerin hiç önemi yoktur. Hatta mesafe arttıkça telepatik algının güçlendiği deneylerle sabitlenmiştir. Zaman ve mekân diye bir sınır da söz konusu değildir ve ANINDA gerçekleşmektedir.

Altıncı his diye adlandırdığımız bu durum temelde ikiye ayrılıyor: Telepati ve ruhsal görü (durugörü).

Bu iki algıyı birbirinden ayırmak güç olsa da birbirlerinden farklı. Ruhsal görüde bilgi başka bir zihnin yardımı olmaksızın elde ediliyor çünkü. Telepati ise; bilinen beş duyu ya da herhangi bir araç kullanmadan, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihne gönderilip alınması şeklinde yapılan bir duygu alış-verişi. Sadece insanlara özgü değil, hayvan ve bitkilerin de kullandığı bir iletişim.
Her canlı türünün kendi arasında olabildiği gibi, bitki-insan, insan-hayvan arasında da gerçekleşiyor.

Bu iletişimde insanlar arasındaki sempati ya da sevgi bağının derecesi önemli bir etken.
Sevgililer, yakın dostlar, eşler ve kardeşler arasında gerçekleşme yüzdesi yüksek.

Telepatide doğruluk % 40'ken bile büyük bir oran sayılırken, Laura ve Daphne Smith adlı Amerikalı ikizlerin, uygulanan deneylerde birbirlerinin fikirlerini okuyabilme doğruluk oranları % 85'e ulaşmış ve telepatiye en yatkın insanların ikiz kardeşler olduğu ortaya serilmiş.

İşin en heyecan verici yanı ise bilimsel olarak kanıtlanmış bu duygunun ''geliştirilebilir'' olduğu.
Bilim adamları tarafından Amerika ve Rusya'da yapılan denemelerde, birbirlerinden binlerce km uzaklıktaki alıcı ve verici telepatların çok doğru ve sağlıklı bir şekilde gönderme-alma yaptıkları tespit edilmiş, bu çalışmalarının casusluk amacıyla da kullanıldığı anlaşılmıştır.
Uzay çalışmalarının ve polis teşkilatındaki cinayetlerin ''durugörü'' özelliği olan kişiler yardımıyla çözümleniyor olması ise inanılacak gibi değil.

Sözün özü; bilim telepati ile günlük yaşamımızda kullanabileceğimiz yeni imkânlar arıyor ve bu gizemli yolculukta alabildiği kadar yol almak istiyor insan...

Mutlu bir hafta sonu dilerim, sevgiyle...

32 yorum:

  1. Yaşam ve bizler başından beri gizemliyiz ki...:)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba bu yazı üzerine uzun uzun düşünülmesi ve fikirler üretilmesi gerektiğini düşünüyorum.Aklıma takılan bir kaç soru var.Bir örnek vermek istiyorum.Kız arkadaşımdan ayrılmıştım yaz dönemiydi ve okul tatil olduğu için sezonluk bir yerde çalışıyordum.Ayrılığın ardından 4 ay geçmişti.Akşam işe gitmem gerekiyordu ve havada aşırı derecede yağmurluydu.İşe gidip gitmemek arasında tereddüt yaşamıştım.En son zoraki olarak 3 saat gecikmeyle gitmeye karar verdim.Bisikletime atladım ve yola koyuldum.Yolda çok yoğun şekilde kız arkadaşımı düşünüyordum nedenini bilemiyorum.Vücudumda sanki her zamankinden farklı çalışıyordu.Aşırı tarifi bu.Yağmur hızlanmıştı bende bir durakta yağmurun azalmasını beklemeye koyuldum.Bir yandan lambaların altından yağmuru seyrediyor bir yandan da kız arkadaşımı düşünüyordum.Otururken sağ taraftan çok aşina olduğum bir ses duydum.Kim,ne olduğunu düşünecek durumda değildim çünkü o sesi duyduğum an kesilip kaldım.Gözlerimi durağın reklam panosunun önüne diktim ve birazdan gelecek olan kişiye odaklandım.Köşeden görünür görünmez bende tüm vücut fonksiyonları durmuştu,o an göz göze geldiğimizde onun yaşadığı büyük şok,benimse zihnimin bana oynadığını düşündüğüm bu durum beni allak bullak etmişti.

    Merak ettiğim şu telepati varsa gerçekten bunun bir derecesi var mı,Yani belirli bir yoğunluk gerekiyor sanırım ve buda bir çok alanla bağlantılı gibi kuantum tekniği gibi ve aura gibi,ve telapati karşılıklı mı olmalı yani zihinler aynı şeyi hissettiğinde ve yoğun olarak düşündüğünde mi gerçekleşiyor.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba,

    Damla Doğal Hayat Özel sayısını çıkarmak hazırlığı içindeyiz.
    Doğal yerler, doğal güzellikler, hayvanlar alemi… vb. konularla ilgili fotoğraflar, şiir, anı, gezi yazıları …vb. çalışmalardan; ayrıca çevreyi koruma çalışmalarından oluşacak Damla Doğal Hayat Özel Sayısı için katkılarınızı bekliyoruz.

    İnternet dünyasında dağlarla, ormanlarla; ırmaklarla denizlerle; yaban hayvanlarıyla ilgili bir çok çalışma var. Milli parklarımız, çevre çalışmalarımız da başlı başına kaynak teşkil etmektedir. Ancak “alıntı kurallarına” göre bu çalışmalardan yazının boyutuna göre bir iki paragraf alıp bağlantı kurabiliyoruz. Yazının tamamı için müsaade alma işi ile uğraşmak kolay olmuyor.

    Özel sayımızda sizlerin doğal hayatla ilgili çalışmalarına ( şiir, anı, gezi yazısı, öykü; fotoğraflar…vb.) yer vermek istiyoruz.
    20 Ekimden sonra çıkarmayı düşündüğümüz özel sayımıza yazı ya da fotoğraf göndererek katkı sağlarsanız mutlu oluruz.
    Mutluluk dileklerimizle.
    Sabahattin Gencal
    (Emekli öğretmen)

    YanıtlaSil
  4. Zeugmacığım,nerdeyse çocuk denilebilecek yaşlardan beri var olan ve zamanla gelişen bu özelliklerim için zaman zaman Allah'a yalvarır, bunları benden almasını dilerim :(

    Sevgiyle kucaklıyorum.

    Sağlıklı ve mutlu hafta sonu olsun canım benim !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar ben de küçüklükten bu yana bu yetenekle yaşıyorum. 20 yaşındayım ve benimkisi çok ileri düzeyde artık gelecekte olacak olayı veya bana zarar verebilecek bir şeyi hissedebiliyorum. Eğer mümkünse sizinle bu konuyu konuşmak isterim tekrar saygılar..

      Sil
  5. Durugörü yeteneğinin nasıl test edildiğini okumuştum. Her insanda farklı seviyede bulunan bu yeteneğin kısmen de olsa işler durumda olup olmadığı kontrol edilebiliyor. Gözlerimiz kapalıyken 10-15 sn bekleyip istenen bir imajı canlandırabiliyorsak veya gözümüzün önünden bazı imajlar geçiyorsa durugörü yeteneğine sahibiz. Zihin ekranımız simsiyah ve hareketsizse bu yetenek işler durumda değil(miş).
    Gerçekten çok gizemli ve insanı hayli ürperten bir konu bu Zeugma...

    Sana da mutlu hafta sonları...
    Ve teşekkürler...

    YanıtlaSil
  6. Düşündürücü olduğu kadar doğru argümanları içinde barındırıyor sevgili Zeugma hanım. Yazdıklarınıza ve bilimsel tespitlere katılmamak mümkün değil.

    İşin başka bir boyutu: ABD bilim adamları "zihinsel etkileme" konusunda (buna psikolojik etkileme de diyebiliriz.) uzun yıllardır yaptıkları bilimsel çalışmaları uygulamaya geçirmişlerdir. Nasıl uydududan istedikleri -daha önce sattıkları- savaş uçaklarını düşürebiliyorlarsa (içine yerleştirdikleri çips ile..Eşref Bitlis/Muhsin Yazıcıoğlu suikastları gibi) ;

    istedikleri insanın veya toplumun beynini uydudan ele geçirme aşamasına geçmişlerdir. Örneğin, iyi bir aile babasını yoldan çıkarıp, suikastçı / ajan yapabilmek; veya kendi askerlerinin ölmemesi için toplumların (Arap baharı kandırması gibi) beynini uzaydan yolladıkları frekanslarla ele geçirip, toplumun birbirini öldürmesi gibi...Burada önemli olan, kendi askeri gücünü ve silahlarını kullanmadan toplumları istedikleri gibi idare etmek ve kaos yaratarak, enerji bölgelerini ele geçirmek.. Biraz uzattım, farkındayım...

    Özetlersek, uydulardan gönderilen frekans dalgaları ile "zihinsel değişiklikleri" gerçekleştirip, amaçları doğrultusunda toplumları yönlendirmek diyebiliriz. Bu çok ürkütücü ve tehlikeli bir durum!

    İyi hafta sonları dilerim. DostluklA..

    YanıtlaSil
  7. X-Men’deki Profesör Charles Xavier geldi aklıma. :) Bir ara ben bu konu üzerinde fazlasıyla yoğunlaşmış, araştırmış ve olasılıkları üzerinde kafa yormuştum. Beni biraz aştı ve üzerinde durmaktan vazgeçtim.
    Şu ikizler örneği oldukça iyiymiş. İkizler arasındaki bağ, yıllardır biliniyor ve üzerinde halen araştırmalar yapılıyor. Fakat telepati konusunda insanın tam anlamıyla gücü olsaydı, sanırım biraz tehlikeli olurdu, öyle düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  8. olası her iki "yeteneğimi"de geliştirmek istiyorum ;)

    YanıtlaSil
  9. İnsan beyni sırlarla dolu bir oda ama bizim girmeye cesaretimiz yok ve öylesine yaşamayı tercih ediyoruz.
    İnsan beyninin neler yapabileceği korkutuyor yada gerçeklere o kadar açık değiliz.Sırrın sır olarak kalmasını istiyoruz belki.
    Ben bu sıralar bu olaylara takmış durumundayım.
    Sınırları zorlamak istesemde,bir müddetten sonra sanki izin yokmuş gibi..
    Sevgili zeugma içimimi okudun nedir?
    Bu yazın çok güzel...
    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  10. fringe i izlemiyorsanız,izlemenizi öneririm.ilginizi çekebilir,benzer konularla ilgili :)

    YanıtlaSil
  11. DELİNİN GÜNLÜĞÜ ;
    Öyleyiz. Dünyanın oluşumuna kadar dayanıyor ucu..

    MİRZA ;
    Merhaba Mirza, hoşgeldin...
    Yaşadığın esrarengiz olayı detaylarıyla buraya aktardığın için teşekkür ederim öncelikle...
    Reklam panosunun önünde gördüğün kız arkadaşındı sanırım ve hayal değil gerçekti. Yani önce sesi, sonra kendisi geldi gerçekten de değil mi?
    Bu duruma ''tesadüf'' deyip geçmek biraz zor gibi. Benim okuduğum örneklerde genellikle görünen kişi gerçek değil imge olarak beliriyordu. Ve yok oluyordu.
    olayı biraz daha detaylı yazsaydın sana tahmin yürütebilirdim.
    Yani kız arkadaşın da mı seni düşünmekteymiş de karşılaşmış oldunuz.Olay sonrası arkadaşlığınız devam etti mi?
    Eğer bunların cevabı ''Evet'' ise birbirinizi aynı anda düşünüp yoğunlaşmanızdan ve sevgi bağlarınızın gücünden kaynaklı bu. O anda alıcı-verici durumunda birbirinize yoğun sinyaller göndermişsiniz.
    TV görüntüleri ve telefonda konuştuğumuz sesler dünyanın neresinde olursa olsun bize ulaşıyor. Bunun için icat edilmişler çünkü.
    Mesafelerin hiç önemi olmadan ses ve görüntüler anlık bize ulaşabiliyor. İşte telepatide herhangi bir cihaza gerek kalmadan duyu ötesi algılarla böyle bir sonuca ulaşılabiliyor.
    Ve geliştirilebilir olduğunu da okumuştum.
    Telepatide alıcı-verici oluyor ve karşılıklı algı alış-verişi söz konusu. Ruhsal görü tek taraflı...

    Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  12. SABAHATTİN GENCAL ;
    Merhaba Sayın Öğretmenim...
    Damla Doğal Hayat Özel Serisi için elimden geleni yapmaya çalışacağım.
    biraz izin lütfen..
    ziyaretiniz için teşekkür ederim..
    Sevgi ve saygılarımla..

    ÇOBAN YILDIZI ;
    Yazdıkların tüylerimi ürpertti Zühreciğim...
    O zaman durugörü özellikleri taşıyorsun. Dilerim algıların hep mutluluktan yana yelken açsın.

    Ben de sevgiyle kucaklıyorum..
    Mutluluk ve huzurla geçsin haftan :)

    JUSTICE ;
    Sevgili Justice, yazdıklarını dikkatle okuyup uyguladım.
    zihin ekranım simsiyah değil.Hatta pembe :)
    Zaten bende hen telepati hem durugörü özellik var. Her zaman yoğun değil yalnız...
    Ama bazen aklımı oynatacak kadar şaşırtıcı bu ve korkuyorum aslında :(

    Mutlu geçsin haftan.
    Ben teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  13. MEHMET ;
    Rica ederim Mehmet Bey uzatmadınız tabii ki..
    Yazdıklarınızı ilgiyle okudum.Benzer örneklere ben de rastladım. Uzaya giden kozmonotların telepatik özellikte olmaları, en zorlu cinayetlerin CIA tarafından durugörü özellikteki şahıslara çözdürüldüğü..vb...
    Zaten narkotikte de köpeklerin algılarına başvurulmuyor mu?
    Her ne kadar koklayarak ulaştıkları sanılsa da aslında durum başka boyutlarda...
    İyi bir hafta diliyorum...
    Dostlukla...

    HAYALBEMOL ;
    Fazla düşünmeye gelmiyor bu tür konuları gerçekten sevgili emre.
    İnsanı girdap gibi içine çekiyor ve ruhsal durumu da etkiliyor.
    İkizleri hep bilirdik de %85 çok korkunç bir rakam değil mi? :)

    TİBETİN ANNESİ ;
    Ben de öyle :)
    ama hem istiyor, hem korkuyor, ürperiyorum :)

    ''ELİF'' ;
    Demek sen de Elifciğim...???
    Bu ara bende yoğun bir şeyler var.
    Belki yazarın ileride..
    Sırlar dünyası programı gibi :)
    Teşekkürler Elifciğim, sevgiler...

    ~PLUVIER ;
    Canım, dizi izlemiyordum ben..
    Sen öyle deyince araştırdım.
    Fox Tv'de imiş..
    İlgileneceğim tabii :)
    Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  14. Zeugma'cım merhaba nasılsın?

    Eskiden bu ve bu tarz paranormal olaylarla ilgili Bilinmeyenler diye bir ansiklopedi serisi vardı.Ve ben her gün okuldan geldikten sonra kitap okur gibi bu ansiklopedileri okurdum.

    Bu konulara olan ilgimden dolayı sanırım hep mıknatıs gibi çektim bu tarz insanları ve olayları kendime.

    Çook eskilerden bir iş arkadaşım yoğunlaştığında benle ilgili her şeyi düşüncelerimi o gün görüşeceklerim sayıp döküyordu.Ben de ağzım açık dinliyordum onu :)



    Sevgilerimle:)

    YanıtlaSil
  15. aklıma bir şarkı takılır, radyoyu açar ve o şarkıyı duyarım, yegane yeteneğim buudur, fazlasında da gözüm yoktur, ayrıca durugörü sözcüğünü özellikle severim, kızımın adı geçtiği için :)

    YanıtlaSil
  16. Sevgili Zeugmacığım;

    Telepati ve ruhsal görü ilgimi çeken konulardır. "Daha önceden görmüştüm, böyle bir yerde bulunmuşum gibi geliyor" dediğim zamanlar çoktur, ya da zaman zaman arkadaşlarımı ararım bana anlatmak istedikleri bir konu mutlaka vardır. Biliyoruz ki ses uzayda yayılıyor. İnsanlar belli frekanstaki sesleri duyabiliyorlar. Acaba bizi düşünen arkadaşımız veya yakınımız bize sesleniyor da seslenişi dönüp dolaşıp bizi buluyor mu? :D

    Sevgilerimle.......

    YanıtlaSil
  17. Merhaba Zeugma,
    Damla / Doğal Hayat Özel Sayısına katkılarınız için teşekkür ederim.
    Başarılar ve hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  18. İZDÜŞÜMLER ;
    Nursencim, merhaba..
    ''Özgür kız'' modunda epey bir gezdin, hoşgeldin :)
    Bu konuyla ne kadar ilgilenilirse o kadar güçleniyor algılar. Ben de bunu bilir bunu söylerim. İşte sende de teyit etmiş olduk...

    Kocaman sevgilerimle...

    ISOON ;
    Fazlasında gözün olmadığı için sadece oo gerçekleşiyor bence ;)
    Duru çok güzel bir isim gerçekten.
    Adı tüm anlamıyla yansımış kızının güzel yüzüne :)

    ASLI ;
    Sevgili Aslıcığım;
    sanırım bu frekansları toplayıp beyinden beyine gönderen ve henüz icat edilmemiş bir şeylere ihtiyaç var. Beyne cip takmak vb..
    ama işte o zaman insanlık feci zarara uğrar..
    Doğal yoldan güçlendirmeli, elden gelebildiğince derim :)

    Sevgilerimle..

    SABAHATTİN GENCAL ;
    Rica ederim sayın hocam...
    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  19. benimde ilgimin olduğu bir konu bununla ilgili bir kitap okumuştum cıa zihin kontrol merkezi diye, inanamamıştım ciddi şekilde soğuk savaşta insanların bu yeteneklerini kullandıklarına, durugörüde çok fazla bilgim yok o konuyuda ayrıca araştırmak istiyorum

    YanıtlaSil
  20. Çok derin bir konu cidden. Bir o kadar da ilgi çekici. Deney ve araştırmalarla sabitlendiğine ve pek çok alanda kullanılıyor olmasına inanamıyor insan.
    Münevver Karabulut cinayetindeki birçok nokta durugörü özellikteki kişilerin yardımıyla çözülmüş örneğin.

    YanıtlaSil
  21. Bende telepati cok olur. Ne zaman yogun olarak birini veya birseyi dusunsem bir sekilde karsilasirim.
    Isin ilginc yani beynimizin sadece kucuk bir kismini kullaniyoruz tamamini kullansak olabilecekler dusunemiyorum bile.

    YanıtlaSil
  22. zeugma münevver karabulutta kullanılmışmı gerçekten çok şaşırdım birkez daha, ülkemizde kullanıldığını bilmiyordum durugörü yeteneğinin.

    YanıtlaSil
  23. DİDEM ;
    Bende her ikisinden de var.
    Bazen o kadar yoğunlaşıyor ki meşgale bulup hızla uzaklaşıyorum...

    DÜRR-İ YEKTA ;
    Dünya çapında kullanılıyor.ama gayrı resmi olarak..
    M. Karabulut cinayeti için Google'a yaz bak anahtar sözcükleri...
    Birçok sayfa var bununla ilgili...

    YanıtlaSil
  24. Bazen o kadar ilginç durumlarla karşılaşıyorumki,bu olayın varlığına inanıyorum Zeugmacım.

    YanıtlaSil
  25. Merhaba derse geç kalmış öğrenci gibi hissediyorum:)

    Konunun eksik kalan kısımları şöyleki şehirlerimiz farklı ben Çanakkele'de okuyorum oysa Bursa'da yaşıyor.26 şubatta son kez buluşup konuştuk ve ayrıldık bende 27 şubat günü Çanakkele'ye geldim.26 şubattan sonra tüm iletişimimi kestim-kesmek zorunda kaldım.Ancak iletişimimi kessem dahi onun beni düşündüğünü hissediyordum ve sık sık aklıma geliyordu.Bursa'ya 4 ay sonra dönüp çalışmaya başladım.Aynı çevrede yaşadığımız için onu bana hatırlatan çok şey olduğunu düşünüyordum.Ama o akşam işe giderken ki yaşadığım yoğunluk ve onu görmem bu kadar tesadüf normal olamaz düşüncesini yarattı bende.Sonrasında da hiç konuşamadık.Çünkü oda bende büyük bir şok yaşamıştık.O beni görür görmez büyük bir şaşkınlıkta başını çevirdi sustu ve gitti.

    Son 1 bucuk senem kişisel gelişim,kuantum tekniği gibi kitaplara yoğunlaşmakla geçti.Telapatiyse bunlardan biraz daha değişik ama temel olarak oda iletişimin bir başka yolu gibi görünüyor.Ve bu yaşadığım şeyin normal olmadığını hissettiğim için yazınıza hem katkı hemde farkedemediğim bir nokta varsa onu öğrenebilmek düşüncesiyle yazdım.Basit bir aşk acısı vs gibide geçiştirebilirdim ama hayatı anlamayı eğer özünde farklı şeyler varsa onu keşfetmeyi tercih ederim.

    YanıtlaSil
  26. belli beyin frakansları var eğer o frekans yakalayanildiğin zaman o kişinin beynine hükmedersin manyetizma herkezde bulunmaz bu doğuşdan elde edilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkeste bulunduğunu kimse iddia etmedi zaten.
      Bazı insanlarda oldukça yoğun. Her an her zaman değil, bazı zamanlarda yoğun...

      Sil
  27. Sınır ötesi yayınlarından çıkan ruhsal güçlerinizi geliştirin kitabı, insanların parapsisik yeteneklerini nasıl geliştirebilecekleriyle ilgili alıştırmalar içeriyor. Önerebilirim...
    Ruhsal kudret tüm canlılarda mecuttur ancak gelişmiş veya gelişmemiş oluşu söz konusudur. Çeşitli eğitimlerle, perhizlerle bu yeteneklerin artışı sağlanabilir.
    Telepati bilimsel literatüre girmiş bulunmaktadır. Artık bilim adamları bunun gerçek olup olmadığını değil, onu açıklayacak tezleri tartışıyorlar. Bu tezlerden biri morfik rezonans hipotezidir. Hatta bu hipotezle ilgili bir kitabı blogumda tanıttım. Kitabın ismi ''Yeni bir yaşam bilimi''.
    Artık beyinden yayılan bir takım elektromanyetik dalgalar sayesinde telepatinin var olduğu biliniyor. Bunun işleyişi masaya yatırılmış durumda. Araştıranlar için kaynak konusunda hiç sıkıntı yok bu konuda.
    Ben kendimi parapsikoloji araştırmalarına adadığım için bu konuda biraz fazla gevezelik ettim kusura bakmayın... Ama paylaştığınız yazı çok hoşuma gittiği için ve alanıma girdiği için iki çift laf etme isteğimi bastıramadım. Çok teşekkür ediyorum... Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitaptan haberim yoktu, teşekkür ederim.
      ''Gelişmemiş durumda olan günlük hayatımızda değişik şekillerde karşımıza çıkan ve çoğunlukla da tanımlamakta güçlük çektiğimiz bu yeteneklerimizi uygun teknik ve pratiklerle geliştirebiliriz. Çünkü bizler, bedenli halimizle ruhsal yeteneklerimizin ancak %10'unu kullanabilmekteyiz,'' diyor tanıtımında. Gerçekten de burada yazdıklarımızla doğrudan alâkalı bir içerik.
      Blogunuzda tanıttığınız ''Yeni bir Yaşam Bilimi'' adlı kitaba da bir bakayım. Parapsikolojiye dair bilinmeyenler çok ama çok heyecan verici. Ancak aynı zamanda biraz da ürpertici. Gevezelik etmek de ne demek. Yorumunuzu ilgiyle okudum ve hemen blogunuza gelip o kitaba da bir bakacağım.
      Asıl ben teşekkür ediyorum. Sevgiyle :)

      a..

      Sil
    2. Sevgili Zeugma, bende tıpkı diğer arkadaşlar gibi bu tarz olayları bir hayli yaşıyorum. O an aklıma ansızın gelen bir insan hakkında ya iyi ya kötü mutlaka bir haber alıyorum. Rüyamda o gece kimi gördüysem ertesi gün karşıma çıkıyor ve gerçekten kim hakkında ne olabileceğini hissettiysem hepsi istisnasız oldu. Lakin aklımı kurcayalan konu eski erkek arkadaşım,rüyamda her gördüğümde ertesi gün kendini görüyorum ve bazen istemsizce onu düşündüğümde de önüme çıkıyor şaşırıyorum. Bunun sebebi de telepati mi ? Sizce de o da aynı şekilde beni düşündüğü için böyle oluyor olabilir mi? Sevgilier.. :)

      Sil
    3. Sevgili İlke Naz, sorunuzun yanıtını (yazıdaki) araştırma sonuçları veriyor aslında:
      -Telepatide insanlar arasındaki sempati ya da sevgi bağının derecesi önemli bir etken.
      -Sevgililer, yakın dostlar, eşler ve kardeşler arasında gerçekleşme yüzdesi yüksek.
      -Laura ve Daphne Smith adlı ikizlerin, uygulanan deneylerde birbirlerinin fikirlerini okuyabilme doğruluk oranları % 85.
      Bence o da aynı şekilde sizi düşündüğü için böyle oluyor. Bir şekilde etkileşime giriyorsunuz.
      Bunun doğruluğundan emin olmak için görüşüp konuşmanız ve sağlamasını yapmanız gerek. Bence buna değer. Sevgiler :)

      Sil