7 Ocak 2012 Cumartesi

Hayat Kurtaran Cümle

Üst katımız boştu ve kimin geleceğini büyük bir merakla beklemekteydik.
Bir gün yolda karşılaştığım eski bir dost ''Siz yandınız, biliyor musunuz?'' dedi. Kısa süreli bir şok geçirip nedenini sorduğumda, ''Üst katınıza çok lanet insanlar geliyor. Tıraş Zehra geliyor,'' dedi.
Anlaşılan lakabıyla bile korkutan namlı biriydi gelecek olan. Kahretsindi...
Devamında, kısa bir özet geçti kadın hakkında. Daha geçenlerde sokakta, caminin önünde yengesiyle kavgaya tutuştuğunu, kadının yüzünü gözünü yırttığını, etraftakilerin zor ayırdığını söyledi. Köydeki kıraç tarlalarına şirketin birinin yüklü bir para ödediğini ve bizim üstteki daireyi o parayla satın aldıklarını...

Anlatılanları taş kesilmiş bir şekilde dinliyor, öyle bir kadınla altlı üstü otururken olacaklar daha o an gözümün önünden geçiyordu. Eyvahlar olsundu. Zaten bende şans mı vardı? Hayatın neredeyse her alanında illaki karşıma mücadele edilecek birileri çıkardı. Anlaşılan yine çok büyük bir sınavdan geçecek, epeyce yorulacak, ben benden gidecektim...
Moralim mağmanın en derin noktalarında kendine yer bulmaya çabalarken;
''Adı neden Tıraş Zehra ki? Berber ya da kuaför mü bu aile?'' diye sordum saf saf...
''Hayatım, kadının sakalları var. Bildiğin, erkek gibi tıraş oluyor, anlasana,'' dedi ve bastı kahkahayı...

Üç beş güne kalmadan bir hafta sonu evin her iki balkonunda da şıpır şıpır sesler başladı. Bir de baktım; üstten resmen kapkara ve yağlı sular iniyor aşağı. Hem de öyle böyle değil! O panikle kafamı balkondan yukarı uzatıp, olabilecek en yumuşak ses tonumla: ''Bakar mısınız?'' diye seslendim.
Tıraş Zehra'ydı bakan, adım gibi emindim. Çünkü aynen erkeğe benziyordu. Başörtülü bir erkek! Temizliğe gelmişti.
Ve lağıma benzettiği balkonu görüp verdiği tek yanıt;
''Olacak o kadar!'' oldu, düşünebiliyor musunuz?

Bismillah! Kadınla maceramız başlamıştı...

Bir akşamüstü eski bir kamyon dayandı apartmanın önüne. İçindeki üç-beş eşya kısa bir sürede taşındı tepemize.
Daha o gece saat 3'e kadar müzik açtılar son ses. Tepindiler, tepindiler. Biz, o gün taşındıkları için ve de namlarını duyduğumuzdan ses çıkarmayıp katlansak da; bir üst kattakinin rahatsız olduğunu, kapıcıyı gönderdiğini,
''Ev kutlaması yapıyoruz,'' yanıtını aldığını öğrendik ??!!??


Devamı mı? Verdikleri iğrenç rahatsızlıklardan başka ne olabilir?
Cehenneme benzeyen uykusuz günler, yaşadığımız sayısız mağduriyet...
Her şeyden önce; sabaha kadar uyumayan, çocuklarını da uyutmayıp tepemizde güm güm koşturan bir aile düşünün. Sağa sola, Çerkez oldukları için çok geç yattıklarını, adetlerinin bu olduğunu söylediklerini...

Devamını tek tek sıralayıp uzatmayacağım.
Özetle; Tıraş Zehra'yla adam gibi tek kelime dahi konuşmamız kısmet olmamış, hayatımız mahvolmuştu.
Zaten belliydi ki. Daha o gün, balkondaki yağlı suları gösterdiğim an gözdesi olmuştum!!!

Şimdi esas konuya gelelim:
Bu yontulmamış kereste kadının tabii ki de en büyük hobisi balkonda halı dövmek ya da kilim silkelemekti. Bir iki kez aşağıda çamaşır asılı olduğunu ya da kahvaltı etmekte olduğumuzu söylemeyi denedim; ama duymadı bile. Daha hızlı vurdu halıya. Yetmedi, ertesi gün de yaptı. Ne zaman eve gelsem 5 dakika sonra halı sesleri başlıyordu. Kesin şizofrendi bu kadın. İyice anlamıştım artık...

Daha sonra muhteşem bir keşif yaptı: Havanın sıcak olduğu günler penceresini açtığımız odalar!!!
O odaların tepesine gelip evde ne bulursa silkeliyor, çarşaf, kilim, battaniye, paspas, kısacası (içinde en başta dökülen kendi sakalları ve kılları bulunan) her şeyi tozla birlikte aşağıya boca ediyordu.

Ta ki bir cumartesi sabahı saat 8'de, yattığım odanın tepesine gelip yine işe başladığı ve
''Bir gün seni halınla birlikte çekip aşağı indireceğim!'' diye çıldırmış bir şekilde bağırdığım o güne kadar...

Bu cümleden sonra birkaç saniyelik bir duraksama oldu...
Halı hızla içeri çekildi...

Vee... Zehra Hanım(!) o günden sonra bir daha üst kattan asla ve kat'a hiçbir şey silkeleyemedi...

Ne kadar etkili bir cümleymiş Tanrım! Sana şükürler olsun...
Bir şizofrenin histerik zevklerini elinden alıp bu kadar korkutacak kadar etkili...
Şiddetle tavsiye olunur size de...

Mutlu, huzurlu bir hafta sonu dilerim hepinize...
Sevgilerimle...

Görsel: Onur GÜRLEYEN

25 Yorum:

  1. gözümün önüne geldi :))))))neyse ki yırtmışsın:)))

    YanıtlaSil
  2. yazının sonunda rahatladım, bir an için sen öyle seslenince kapına dayanıp sana saldırdı galiba diye korktum:)

    bu düpedüz terbiyesizlik basitlik.. bir de Çerkez olduğumuz için demiş, saçmalık!

    YanıtlaSil
  3. çok güldüm..ne iyi etmişsin..bazen de kalıplarının veya lakaplarının insanı olmuyormuş demek ki insancıklar..

    YanıtlaSil
  4. kadın herkese şirret görünüp kimsenin ona ses çıkarmamasını sağlıyor demekki, sen yine iyi dayanmışsın.

    YanıtlaSil
  5. Aynısını Teyzem yaşamıştı bir zamanlar Sevgili Zeugma ..ancak teyzem senin kadar sabırlı değildi aşağı sarkıttığı herşeyi ya kesiyor yada ateşe veriyordu çakmakla:))))))
    kadına evi sattırmıştı..aklında olsun belki bir gün lazım olur :) sevgiler

    YanıtlaSil
  6. hahahaha :)))) keske tasindiklari ilk gün korkutsaydin :)

    YanıtlaSil
  7. Psikolojik şiddet bu kadar mı güzel işe yararmış..:) Of ki off ne insanlar var, pardon müsveddeleri var..

    YanıtlaSil
  8. !!!
    :((((

    :))
    ya gülüyoruz ama,
    buna katlanmak insanüstü bir olay gerçekten de !

    son olsun zeugmam.

    sayfa harikaaaa.... :)
    sevgiler

    YanıtlaSil
  9. sızı bızım apartımana davet etmek ıstıyorum :)

    YanıtlaSil
  10. :))))) zıvanadan çıkmak diye buna diyorlar demek ki :)))))

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Zeugmacığım;

    Keşke ev yerine önce komşu alabilsek ne güzel olurdu. Bu tip davranışa sahip bir komşumuz vardı. Bizim komşu da söylenene göre annesini satır ile kovalamış. Bir gün balkondayız çamaşır asılı olduğunu görüyor ve silkeleniyordu. Hiç yapmadığım bir şeyi yaptım. Çıldırmış gibi bağırdım ve kötü sözler sarf ettim. "Deli deliyi görünce sopasını saklar" derler bizim komşu da öyle yaptı sanırım :D

    Sevgilerimle.....

    YanıtlaSil
  12. agresif prenses ;
    :))
    Hangimizin yırttığını iyi düşündün mü?

    nini ;
    Bak içine doğmuş. Bana değil ama ama başka birisine saldırdı:)

    Böyle hödüklerin, yaptıklarını normal göstermek adına kanun hükmünde(!) bir bahaneleri mutlaka vardır. Çerkezlik bahane.

    Dayatınla Yaşamak ;
    Evet, komik aslında.
    Aslında elime kamerayı alıp aşağıya inmek, yaptıklarını her gün kaydetmek ve delil olarak mahkemeye sunmak gibi etkili bir çözüm daha vardı :)

    Dürr-i Yekta ;
    Biraz çektik, doğru. Ama ne kadar zor olursa olsun çözümsüz bir problem yoktur bence.

    YanıtlaSil
  13. yüreğimdeki yağmurlar ;
    Bu olay geçmişte kaldı sevgili Dilek.
    Kadına kullandığım o cümle korktuğu kadar var mı yok mu iyi düşündün mü? Aniden çıkıp halıyı tüm gücümle asılsam, halıyla beraber gelip, beyninin üstüne çakılıp ölebilir.
    Ve adı da ''halı silkelerken dengesini kaybedip düştü'' olur.
    Zaten onu korkutan bu oldu...

    ♥ NeSLiNaMe ♥ ;
    Ee, hayat bu.Yaşadığın tecrübeler sonucu akıllanıyorsun :)
    O evi satıp daha büyük başka bir daire satın aldık ve şu an çok rahatız. Burada da halı silkmeler oluyordu tek tük. Ancak ben bu konuyu ilk apartman toplantısında gündeme getirdim, elimdeki fotokopileri panoya astırdım. Öyle etkili oldu ki anlatamam.
    (İsteyen olursa o maddeleri buraya da eklerim.)

    MAVİ TUTKU ;
    İşe yaradı gerçekten de.
    Kadın şeklen bile insana benzemiyordu Mesut Bey :)

    Melissa ;
    :))

    YanıtlaSil
  14. Bir Dut Masalı-nUnU ;
    Ne diyeceğini bilemedin değil mi sevgili Nunucuğum :)
    Eline bir şekilde para geçmiş kim varsa dilediği her evi satın alabiliyor. Dilencilerin içinde bile para yapıp tripleks sitelerin içinde oturanları var. Uyuşturucu tacirleri de. Neyse...

    Son oldu gerçekten Nunucuğum...
    Şimdi çok rahatım. Teşekkür ederim.
    Ve sana kocaman sevgiler gönderiyorum.

    biricitconsungunlugu ;
    Ahaha :)) Nedenmiş? :)
    Benimle korkutmak için mi?

    Tibetin annesi ;
    Annene anlat buradaki örnekleri :))
    O da kurtulsun :)

    ASLI ;
    Sevgili Aslıcığım, komşu olayı tamamen şans meselesi maalesef.
    Susmakla katlanmakla olacak iş değil. İnsanın evi bu ya!! Nasıl olur da başkasının izin verdiği ölçüde yaşanır? Sen de iyi yapmışsın gerçekten :))

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  15. Off cok zor valla. Benzeri birseyi biz yasiyoruz ust kat komsularimizla. Hemen her aksam gece ondan itibaren gelen misafirleri, surekli hoplayan ve seslerini hic cikarmadiklari cocuklari ile kabus haline geldiler. 6 ay bekledikten sonra ofise bir sikayet mektubu yazdim o gunden sonra kesildi. Niye beklemisim, sabretmisim bu kadar anlamadim.
    Apartmanda yasamasini bilmeyen oyle cok insan var ki...Seni anliyorum.

    YanıtlaSil
  16. İyi fikirmiş aslında :)

    YanıtlaSil
  17. Allah herkesi boyle insanlardan korusun.iyi kurtulmussun ama bravo:)

    YanıtlaSil
  18. didem ;
    Misafir geldiğinde her türlü gürültü çıkarma hakları var zannetmeleri ne büyük beyinsizlik! Otur desen , ona göre eğitsen oturacak o çocuk oysa.
    Çok sabretmişsin gerçekten.Oysa kesin çözümü varmış.

    Bolat ;
    Dilerim bir gün lazım olmaz :)

    Followupfashion ;
    Çok fazla çeken var halen ama..
    Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  19. Zeugma'cığım,
    yıllar önce benim de başıma gelmişti benzer bir olay.Uzun uzun anlatmayacağım ama ,o gün, cahillerin affedilme lüksüne sahip olmadıklarını ve nazik değil anlayacakları lisanla konuşulması gerektiğini öğrenmiştim ))
    Neyse sende öğrendin))))

    Traş Zehra lakabınada koptum ))))

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  20. Bir önceki evimde üst komşum sürekli camdan - balkondan bir şeyler silkiyordu. Oturduğum yerden seslenişlerim hiç işe yaramadı. Sonra bir gün eve geldiğimde, balkonuma bir halı düşürdüğünü fark ettim.

    "Ah" dedim, "acaba hangi yüzle gelip isteyebilecek?"

    Ve şaşırtıcı bir şey oldu, utanmış olmalı ki yaptığı şeyden, o halıyı istemedi. Ben de inatla gidip kendim teslim etmedim, gelirse verir gelmezse vermem, inat değil mi diye düşünerek.

    O kadın asla gelmedi, halı balkonumun bir parçası oldu.. Ama güzel olan şuydu ki, bir daha asla üst kattan hiçbir şey çırpılmadı evime doğru...:)

    YanıtlaSil
  21. Dalgaları Aşmak ;
    Sevgili Bedişciğim, dedim ya, şans meselesi. Senin, benim başımıza kaç yıl önce gelmiş, bir başkasının şu an. İnsan gibi birine rastlanmazsa hayat zindan oluyor, kötü olmadan rahat edemiyorsun! Kim ne derse desin çiğnenen o hak geri alınmalı!
    Ben öyle güzel öğrendim ki anlatamam. O zamandan beri Kat Mülkiyeti Kanunu'nu da ezbere biliyorum. Tıraş Zehra sayesinde :))

    Sevgilerr...

    Anita Taylor ;
    Hoşgeldin Anita...
    Ne kadar ilginç bir şey yaşamışsın.Senin çözümün kendiliğinden gelmiş. Kadın bence empati kurup kendini senin yerine koydu. ''Yaptığım onca şeyden sonra kesinlikle vermez,'' dedi. Oysaki sen verirdin. Ama kendiliğinden vermezsin :) Ben olsam da senin gibi yapardım. Ne zaman isterse o zaman :)
    Ne istesin ne de bir daha seni rahatsız etsin. Öylece kalsın her şey yerinde. Ahahahaa:))))))

    Teşekkür ederim ziyaretin ve paylaştığın için..
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  22. ayyh çok şükür! okurken dedim hiç bi cümle hiç bi kelime bu kadına işlemez, etkili olamaz :) böyle rahatsız olmayan insanlardan acayip rahatsız oluyorum, umarım huzurlu günler olur bundan sonra da :)

    YanıtlaSil
  23. Nefesimi tutup okumuşum, ama neyseki mutlu son:)

    YanıtlaSil
  24. Kuul'umsu Kadın;
    Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için...
    Sevgiler..

    Elif'in Terazisi ;
    Evet..İnşallah bir daha bozan çıkmaz :)

    YanıtlaSil