2013/02/21

Atatürk'ün Bigalı Köyü'ndeki Karargâhı

Çanakkale Zaferi! 
Hem kara hem deniz muharebeleriyle adını tarihe altın harflerle yazdırdığımız, sadece ulusumuzun değil, bütün dünyanın geleceğini değiştirmiş olan benzersiz destanımız!

Bu zafer sayesinde 1.Dünya Savaşı İngiliz ve Fransızların aleyhine iki yıl uzadı. İtilâf Devletlerinin boğazları ele geçirip Rusya’ya ulaşımı engellendi. Dolayısıyla Rusya’nın bize düşman olması gerçekleştirilemedi. 

Öyle yabana atılacak bir zafer değildi. Kelimenin tam manasıyla bir destan yazıldı. 
Bunun için sadece General Hamilton emrine verilen kuvvetler ve savaşçılara bir göz atmak bile yeter! Anzak Kolordusu 25.700, Britanya 29.Tümeni 17.000, Fransa 1.Tümeni 16.700, Britanya Kraliyet Deniz Tümeni 10.800, Anzak Tugayı 4.800 olmak üzere toplam 75 bin kişilik bir kuvvet! 

Düşmanın bu gücüne, benzeri görülmemiş silah ve mühimmat donanımına rağmen kazandığımız bu olağanüstü zafer, istiklâl ve vatan gibi yüce değerler uğruna mücadele veren Türk insanına düşmanların yenilmez olmadığını kanıtlayıp özgüvenini artırdı.  Bu sayede ileride başlayacak Milli Mücadele’ye uygun bir altyapı oluştu ve o mücadelede de başarıdan başarıya koşuldu. Ve en önemlisi, üstün niteliklerini ortaya seren ve o zamana kadar çok kimsenin tanımadığı genç bir albay olan eşsiz komutanımız Atatürk’ü ortaya çıkardı. O artık bundan sonra İngiliz ve Fransızlara Çanakkale’yi dar eden ve adı ''Anafartalar Kahramanı'' olarak anılacak bir kahramandı.



BİGALI KÖYÜ ATATÜRK EVİ
Not: Bigalı köyüne yaptığımız bu ziyaret DÖNMEYİ ASLA DÜŞÜNMEDİLER adlı bu postta yazdıklarımdan hemen sonra gerçekleşmiştir.


Bundan tamı tamına 98 yıl öncesi…
Şubat ayı…

Atatürk 19.Piyade Tümeni ile 25 Şubat 1915’te Çanakkale Savaşlarına katılmak üzere Gelibolu Yarımadası'na, Eceabat’a gelir.
Burada ikmal yaptıktan sonra 18 Nisan 1915’te  yarbay rütbesi ile tümen komutanı olarak, Muhtar Hacı Hüseyin Kanyılmaz’ın karargâh olarak kullanacağı evine, Bigalı köyüne ulaşır. 

Bir hafta sonra savaş başlar. Atatürk, Conkbayırı ve Arıburnu'nda üstün düşman kuvvetlerine karşı kazandığı zaferlerle bütün dünyanın dikkatlerini üzerinde toplamaktadır.


                                 Atatürk evi taş ve bağdadi yapıda inşa edilmiştir. Dış kapıdan küçük bir avluya girilmektedir. Alt katta biri büyük öteki küçük iki odası vardır. Ahşap bir merdivenle üst kattaki salona çıkılır. Salona açılan üç kapıdan ortadaki en büyük oda Atatürk’ün çalışma odasıdır. Diğer oda yaverine ayrılmıştır. Odaların tavan ve döşemeleri ahşaptır. O gün kullanılan eşyalardan tek bir masa kalmıştır ve çalışma odasındadır.


Atatürk'ün yarbay olan rütbesi; bu evde kaldığı süre zarfında savaşta elde ettiği başarılar sonucu 1 Haziran 1915’te albaylığa yükseltilmiştir.

Bu ev, Çanakkale Savaşları’ndan sonra yine eski sahiplerinin elinde, ev olarak uzun yıllar kullanılmıştır. 


1968 yılında Bigalı Köyü Atatürk Müzesi Kurma Komitesi adıyla bir komite kurularak evin dış kapısı üzerine ‘’M. Kemal Atatürk’ün 1915 tarihindeki 19.Tümen Karargâhı’’ ibaresini taşıyan bir levha yerleştirilmiş, ev sahiplerinden satın alınarak müze haline getirilmiştir. Atatürk’ün Bigalı Karargâhı Kültür Bakanlığına devredilmiş, Bakanlık evi onararak 1973 yılında ziyarete açmıştır.

Bigalı Köyü Atatürk Evi
Atatürk Evi halen Orman Bakanlığı kayıtlarındadır.



17 yorum:

  1. çok güzel bir paylaşım olmuş...tarihimizin daha görmediğimiz ne çok ayrıtısı var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Gitmek, görmek, gidilemiyorsa ilgili kaynaklardan bilgi edinmek gerek.

      Sil
  2. aslında böyle değerlerimizi gezip görmek lazım ama kendi memleketime bile o kadar zor gidiyorum ki :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçinde böyle hisler mevcutken elbette ki fırsat bulduğunda gideceksin mutlaka.

      Sil
  3. zeugma tüylerim diken diken olur her okuduğumda geliboluyu her seyrettiğimde...
    bilinen tarihin en büyük savunma zaferidir.

    hatta en etkilendiğim yer,
    limon von sanders gazi mustafa kemal arasında geçen telefon konusmasıdır;
    -ki o zaman bir alman olan liman van sanders ordu komutanı kemal pasa tümen komutanıydı-

    liman von sanders,
    -vaziyeti nasıl gormektesiniz?

    musata kemal,
    -vaziyeti daha once size bildirmistim
    -tedbir olarak ne düsünüyorsunuz?
    bütün kuvvetler tek bir elde toplanmalıdır baska bir tedbir yolu yoktur
    sessizlik
    -bu gorevi kabul eder misiniz?
    -serefle
    sessizlik
    -bu kadar kuvvet size çok gelmez mi?
    -az gelir.

    iste ben burada oturur hünkür hünkür ağlarım arkadas.
    bak yine gozlerim doldu...

    neise zeugma dialog aklımda kaldığı kadardır bir kusuru hatası varsa tarihten ozür dilerim.

    aneam valla hislendim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii hislenirsin. Bir de oralara gidip görsen var ya ağlarsın gerçekten absalom. Bizim ziyaretimize orayı askeri araçlarla görmeye ve tabii ki milli duygularını perçinlemek üzere acemi birlik askerlerini getirmişlerdi. Yüzlerce asker. Görsen, küçücük hepsi. Orayı onlarla birlikte görerek hissederek dolaşmak öyle çok duygulandırdı ki, ben epeyce ağladım :((

      Bir sonraki postta fotoğraflarını koyacağım hatta :(

      Sil
  4. bak daraldım zeugma devam ediyorum hahahaaa.

    efenim simdi tabi bilmeyen arkadaslar olabilir ben bilinsin isterim amma bilmez bilmez...

    bu dialogu yazdığım donem genel kurmay baskanı enver pasaydı...
    çanakkale ordu komutanı liman von sanders maresal...
    mustafa kemal yarbaydı.
    neredeyse tüm kurmay subaylar almandı...
    kurmay su demek savası planlayan kurum.
    yani kalp yani hersey.
    onların planına gore savas yonlendiriliyordu.

    bir çok otorite almanların yaptığı hatalı planlamar olmasa savas 1 yazıyla bir günde biterdi diyor simdi...

    neise...

    geçenlerde konu oldu bir büyüğümüze tüm ordu komutanları ve kurmay karagahı almandı dedim...
    sen osmanlıya laf atıyosun yok oyle bisey dedi yahu.
    vallahi billahi.

    eh be güzel kardesim ben soylemiyorum ki bu ortada bunu gizleyen yok.
    ama sen bilmeyenden daha kotüsün.
    bilmeyen bilmiyorum der tamam boyle bir tarihi bilmemek üzücü amma...
    sen bilmediğin halde cart curt yapan adamsın.

    bak y,ne s,inirlendim açılın ulennnnnn hahahahaaa.

    zeugma saygılar efenim.
    bi kusurumuz varsa afoola.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarihi reddetmek bilmemekten daha kötü bir suç absalom.
      Maalesef ki bu zaferin kazanılmasını sadece ve sadece ulvi güçlere bağlayan yobazlar da var! Bak ben de sinirlendim şimdi!
      Bi kusurun falan yok, neden olsun.
      Kendine has tarzınla gayet güzel aktardın, örneklendirdin konuyla ilgili duygu ve düşüncelerini.

      Çok teşekkür ediyorum.
      Saygılar benden...

      Sil
  5. Her gittiğimizde yoğun duygular yaşadığımız yerleri bu kez sizinle dolaşmak güzeldi. Gençliğimizde motosikletlerle geçerken birkaç gün konaklardık... şimdi fotoğraflarda donmuş bazı dostlarla.

    Teşekkürler ve çok güzel hafta sonlarına...

    Dostlukla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaç kere gidilirse gidilsin yaşanan o duygular hiçbir şekilde eksilmiyor. Oradaki dokuyu konaklayarak hissetmek ayrı güzeldir, eminim.
      Ben teşekkür ederim, dostlukla...

      Sil
  6. tüylerim diken diken, çok güzel bir yazı olmuş, allah rahmet eylesin, bütün şehitlerimize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başta Atatürkümüz olmak üzere bu güzel vatanı bizlere bahşeden bütün şehitlerimiz nurlar içinde yatsın, amin Aysuncuğum...
      Onlar şimdi cennette...

      Sil
  7. Sevgili Zeugma...Çocukluğumda gidip gördüğüm Gelibolu yarımadasına biz de son 3 yıldır mütemadiyen gitmekteyiz...Gezip gördüğün bu kutsal topraklara ayak basmış bir insan olarak hissettiklerini çok iyi anlıyorum..Oralarda dolaşırken, göz yaşlarım hep sel oluyor!..Vatan için canlarını seve seve siper eden şehit askerlerimiz toprağın altında yatarken!..bugün Atamızın bizlere emanet ettiği topraklarımızın yine bu vatanın bağrından çıkan insanlarca peş keş çekilmesine, ve böylesine vatan hainliğine!!! söyleyecek bir söz bulamıyorum artık!..bizlerin yürekleri o şehitlerimizin de eminim kemikleri sızlamakta!..

    Yaklaşırken 18 Mart! Böyle bir post yayınlamakla isabetli davranmışsın Zeugmacığım...paylaşımın için teşekkür ederim...

    Her bir şehidimizin ruhu şad olsun...
    İyi pazarlar ve iyi haftalar dilerim..Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklukta gidilenle son yıllarda gidildiğinde hissedilenler ne kadar farklı değil mi? Orada yatan, vatan için gözünü kırpmadan can vermiş binlerce şehit ve insanın tüm zerrelerine yayılan o ulvi duygu isyan edip kahrolmamıza neden oluyor ve ''mütemadiyen'' ağlanıyor Esinciğim :( Dediğin gibi, söyleyecek söz bulunamıyor. Elbet bu gidişat böyle sürmeyecek. Vatan hainlerinin suları ısındı, çoktan!

      Yaklaşırken 18 Mart postlarım devam edecek sevgili Esinciğim. Laylaylom yapmanın sırası değil! Laylom arayanların da yeri burası değil zaten!

      Her zamanki duyarlılığınla paylaştığın için ben teşekkür ederim.
      Sevgiyle kucaklarım...

      Sil
  8. Zeugma'cim,
    Vefali arkadasim....Beni arar sorar...Cok tesekkurler. Valla bir biraktim tam biraktim. Sen masallah ayni hiz devam. Bu sene Ece nin Kindergarten'a baslamasi ile kosusmacam artti. Aslinda yazacak cok sey oluyor ama firsat olmuyor maalesef.
    Sen nasilsin? Hayat nasil gidiyor? Keyfin iyidir umarim.
    Didem

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil