2014/02/21

Beatles'ı Beğenmeyen Plak Şirketi: Decca

Bilenler, bilmeyenler. Etkililer ve yetkililer...
Etkisi olup yetkisi olmayanlar. Iskalayanlar...
Şansı olanlar, olmayanlar...
İnanç içinde olanlar, inanmayanlar...
Dünyaya damgasını vuranlar. Verdikleri kararlarla, hatta
''tek bir cümle ile'' hayatın akışını değiştirenler...

Hikâye, 1960'lı yılların başlarında Liverpool doğumlu dört işçi çocuğunun bir araya gelip rock müziği topluluğu kurmasıyla başlar. Rock and roll, o dönem üç-dört yıllık geçmişi olan bir müziktir ve henüz ortada kurulmuş bir rock grubu bile yoktur.

Genç bir menajer olan Brian Epstein, Beatles'a underground Liverpool clublarında keşif yaparken rastlar ve ellerinden tutar. Daha sonra grubun bateristi Pete Best'i çıkarıp yerine Ringo Starr'ı alacak ve dörtlüye son şeklini verecektir.

Beatles'a takım elbise giydirmeyi ve kravat takmayı zorla da olsa o kabul ettirmiştir. Epstein, onları hem finansal, hem manevi açıdan desteklemektedir. Gruba olan inancı tamdır. Öyle ki daha yolun başındayken ''Elvis Presley'den daha popüler'' olacakları ile ilgili kehanette bile bulunmuştur.


George Harrison, John Lennon, Paul Mccartney ve Ringo Starr...


(1969 yılında çıkan onbirinci resmi albümleri Abbey Road 'ın kapağında yer alan ünlü fotoğraf)
Liverpool'un dört gülü...
Onlar ki tüm dünyayı kasıp kavuracak, ''Yüzyılın Sesi'' ve efsanesi olacaklardır.
Dahası; 50 yıl önce yaptıkları müzik milyonlarca insan tarafından büyük bir beğeniyle dinlenmekle kalmayacak, kim bilir kaç 50 yıl daha bu böyle devam edecektir.

Brian Epstein
The Beatles, dördü John Lennon-Paul Mccartney çalışması, on biri cover olan
on beş muhteşem şarkı kaydeder ve plak şirketi arama sürecine girer.
Bu süreç içinde dünyanın en eski plak şirketlerinden Decca'ya başvururlar.

Decca Plak Şirketi’nde 1962'de gerçekleştirdikleri deneme kaydı sonrası
''Müzik dünyasında bir geleceğiniz yok. Artık gitarlı grupların modası geçti,'' cümleleri eşliğinde reddedilirler. Decca'da onlara bu sözleri sarfeden şirketin yöneticisi
Dick Rowe’un, daha sonra Beatles kasırga gibi eserken neler hissettiği ayrıca merak konusu olacak ve tabii ki Decca'nın verdiği karar ''Dünya Müzik Tarihinin En Kötü Kararı'' olarak tarihe geçecektir.

Aradan aylar geçer. Grup üyeleri EMI plak şirketiyle anlaşma yapar.
Çünkü menajerleri Brian Epstein, Decca Recording stüdyolarında gerçekleşen ve beğenilmeyen deneme kaydını almış, EMI’da görevli bir yöneticiye vermiştir.

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi rock grubu, efsanevi ''The Beatles'' macerası başlamıştır...



11 yorum:

  1. Sağ olasın Emi demek geldi içimden:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine ''zekice'' bir yorum .-)
      EMI olmasa başka bir şirket yine beğenecekti.
      Decca dövündüğüyle kalmıştır...

      Sil
  2. Yani, yanında kimseyi bulmasan da sen yürümeye devam et.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu söz hayatın birçok alanında geçerli aslında.
      Ancak, Beatles şahane bir menajer sayesinde yürümeye devam etmiş. Yoksa umutsuzluğa kapılıp dağılabilirlerdi.

      Sil
  3. Mehmet Osman Çağlar'da bloğunda aynı yoldan geçmiş bir kitabı paylaşmıştı.
    Kendine inanmalı ve yol almaktan vazgeçmeli insan
    Umut vaad eden güzel bir post olmuş, eline sağlık
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, dün akşam o postu okurken aklıma hemen The Beatles geldi ve hemen yazı yapmak istedim.
      İnsan bir şeye inandığı zaman asla vazgeçmemeli pehito.
      Bu örnekleri de aklından çıkarmamalı...
      Teşekkür ediyorum.
      Sevgiler..

      Sil
    2. Kesinlikle
      Inanmalı, vazgeçmemeli
      :)

      Sil
  4. Bana bıraktığınız yorumda benzer bir postun geleceğinin habercisi olmuştunuz. 1960 dünya devrim ve değişim hareketine imza atmış The Beatles gibi, Rolling Stones, Pink Floyd vb birçok grup aynı aşamalardan geçip, değerlerinden bir şey kaybetmeden bugünlere gelmiştir. Onları da anmadan geçemiyorum.

    Bu detaylı ve bilgilendirici post için teşekkür eder, iyi hafta sonları dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ne kadar kitap-yayınevi ilişkisi olsa da sizin yazınızda da yüzyıla damgasını vuran çarpıcı bir örnek vardı çünkü. Olayın örgüsü aynı olduğundan yazınız aklıma Beatle'ları getirdi ve hazır ''aklıma gelmişken'' bu postu 1 saat içinde yazıp yayınladım. Tekrar teşekkür ederim.

      Bu arada; Beatles'ı akılsızca elinden kaçıran Decca, aynı hatayı tekrarlamayıp The Rolling Stone ile anlaşma imzalamış. Ve isabetli bir karar olduğunu görmüş.

      Ben de size teşekkür eder, iyi hafta sonları dilerim.

      Sil
  5. The Beatles... Onlar inandıkları yolda inatla yürüdüler ve başardılar.
    Menajerin etkisi de oldukça büyük. Bu çok sevdiğim grubu sayende bir kez daha andım sevgili Zeugma. Yine harika bir post.hazırlamışsın. Teşekkür eder, güzel bir hafta sonu dilerim.
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beatles'ı sevmeyen mi var sevgili Esin? Her parçaları ilk kez dinliyormuşum gibi keyif verir bana da.
      Evet, menajerleri onlar için büyük bir şans olmuş. Ona inandıkları için inatla yürümüşler.
      Ve bu dörtlünün yaşam kesitleri de çok ilginç. Yoko Ono vb vb... Sayıları 2'ye indi zaten.

      Teşekkür ediyor, şimdiden güzel bir hafta sonu diliyorum ben de.
      Sevgilerimle...


      Sil