2014/03/16

Anzak Anıt Mezarlığı (Lone Pine Monument)

Çanakkale Savaşları'nın tüm şiddetiyle yaşandığı
Arıburnu Bölgesi'ndeki Kanlısırt'ta bulunan Lone Pine, Avustralyalılar'ın defnedildiği en büyük mezarlıktır. Mezarlığın içinde bulunan 14 metre yüksekliğindeki anıt, burada ölen toplam 4223 Avustralyalı, 709 Yeni Zelandalı askerin anısına dikilmiştir. Mezarlıkta kimliği belirlenmiş 651 Avustralyalı, 15 İngiliz, 2 Yeni Zelandalı ve kimliği belirlenememiş 1 Amerikalı asker, kimliği belirlenememiş 499 asker olmak üzere toplam 1167 asker yatmaktadır.

Mezarı bilinmeyen, ölümcül hastalık ve yaralanma neticesi bölgeden gönderilen ya da denize defnedilen; ama adı geçen 4936 askeri, burada yatan 1167 askere eklersek, tam olarak 6103 kişinin anısına atfedilmiştir. Lone Pine, Avustralyalılar'ın Çanakkale’deki tek anıtıdır. İngilizler 25 Nisan sabahı Kanlısırt'taki bu düzlüğe çıktıklarında tek bir çam ağacıyla karşılaştıklarından buraya ''Yalnız Çam'' anlamına gelen ''Lone Pine'' adını vermişlerdir. Kanlısırt platosunda bulunan ve 1920-1925 yılları arasında yapılan, çan kulesi şeklinde, kesme taştan, çok köşeli bir dizayna sahip olan anıtın altında küçük bir kilise (şapel) bulunmaktadır.
Lone Pine Monument, Avustralyalılar'ın ana anıtı, Yeni Zelandalılar'ın ise dört anıtından biridir. Üç gün üç gece süren kanlı çarpışmalarda 7 binden fazla askerin öldüğü ve yaralandığı bu alanın kan gölüne döndüğü, tamamen kana boyanmış yamaçlardan durmaksızın kan aktığı, Kanlısırt adını sonuna kadar hak ettiği bilinmektedir.






İngiliz diplomasisinin Çanakkale’de karşımıza diktiği sömürge askerleriydi Anzaklar. Oldukça kolay bir zafer olacağına inandırılarak sürülmüşlerdi önümüze. Ancak, bizi yani Çanakkale'deki düşmanlarını(!) aylar süren göğüs göğüse çarpışmalarda çok yakından tanıdılar. Topraklarını savunan soylu ve mert Türkleri tanıdıkça inanamadılar, saygı duydular, sevdiler. O yüzdendir ki bu savaş, dünya tarihinde savaş kurallarına ilaveten; saygı, nezaket ve kimi zaman merhamet duyguları eşliğinde gerçekleştirilmiş bir ''Centilmenler Savaşı'' (Tıklayın lütfen) olarak da bilinmektedir.

Anzakların torunları her yıl olduğu gibi bu yıl da, yapılacak törenlere katılmak, atalarının mezarlarını ve çarpıştıkları yerleri ziyaret etmek üzere akın akın bu bölgeye gelecek ve yıllardan beridir süregelen geleneklerini devam ettirecekler.

İlk kez gelenler dedelerinin veya büyük dedelerinin ismini bulup hemen yanına gül ya da gelincik iliştirecek. Hiçbiri sabaha kadar uyumayacak. ''ŞAFAK AYİNİ'' yapacaklar ve her zamanki gibi gözlerinden yaşlar süzülerek saygı duruşunda bulunacaklar.

Araştırmalarıma göre; yabancı anıt ve mezarlıkların bulunduğu topraklar hiçbir şekilde yabancılara ait olmayıp, yalnızca ''onlara tahsis edilmiş'' topraklardır. Yabancılar, anlaşma maddeleri gereğince anıt ve mezarlıklarının bulunduğu yerde bayrak ve asker bulunduramıyor. Çanakkale'deki yabancı anıtları ve mezarlıkları savaşta düşmanın ulaşabildiği en son hat üzerine inşa edilmişler.

Avustralya Şehitlikler Departmanı tarafından Gelibolu Yarımadası'ndaki tüm yabancı mezarlıklar "Anzak Mezarlıkları" olarak isimlendiriliyor. Avustralya Hükümeti "Departement of Veterans Affairs"ın resmi internet sitesindeki bilgilere göre Anzaklar kendilerine ait mezarlıkların bulunduğu yerleri North Graves (Kuzey Mezarlıkları) ve South Graves (Güney Mezarlıkları) şeklinde ikiye ayırıyor.


Graves near Anzac Cove on the Gallipoli Peninsula. Photograph: Mike Osborne/AAP (www.theguardian.com)


*Anzak (Australian and New Zealand Army Corps: ANZAC)


* * *




6 yorum:

  1. Ve Atatürk, onlara: "Ne işiniz vardı, Bu topraklarda?" diye içten içe serzenişte ve başka bir milletinde olsa çocuklarının nasıl da sömürgeleştirildiğin de kullanıldıklarını acıyla söyleyen bir liderdir.
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen kopyalayalım buraya. Şu anekdottan bahsediyorsun sanırım.

      Cumhuriyet'in ilânından sonra İstanbul'da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir.
      Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz Ateşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
      Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir. Yaver, Mustafa Kemal'e şöyle der:
      - Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi...
      Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
      - Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?


      Sevgiler...

      Sil
  2. Ne güzel, uzun, ciddi bir çalışma yaparak önemli tarihi bilgileri sunuyorsunuz. Orantısız güçlerle ölümüne bir savaşta destan yazmış Atalarımız. Belki hala yeterince bilgi verilmediği için, kahramanlarımızın değeri tam bilinemiyor, yanlış, eksik değerlendirmeler yapılıyor.
    Eşimin iki dedesi de Çanakkale'de savaşmış. Biri orada şehit düşmüş, diğeri dramatik bir şekilde bir gözünü kaybetmiş. Gerçekten çok zorlu yıllarmış. Bağımsızlığımız için mücadele eden o büyüklerimize çok şey borçluyuz.
    Ben bir de her yıl kilometrelerce yol katederek gelen Anzaklar'ı çok takdir ediyorum. Bu toplanmayı organize etme, kuşaktan kuşağa bu etkinliği aktarabilme, vefa duygusunu kanıtlama, geçmişine sahip çıkma, takdir etme... Gerçekten her ulusta kolay rastlanır davranışlar değil.

    Güzel çalışmanız için teşekkürler.Selam-sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zarif değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim.
      Milli birlik ve beraberlik ruhuna o kadar çok ihtiyacımız var ki.
      Dediğiniz gibi eksik ya da yetersiz bilgilendirmeler sonucu değeri pek bilinemiyor, önemi idrak edilemiyor pek çok insan tarafından. Daha da kötüsü bu zaferin bize ulvi güçler tarafından armağan edildiği gibi hurafeler yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Mustafa Kemal'in önderliği ve komutası yok sayılıyor. Tarih saptırılmaya çalışılıyor.
      Anzakları ben de çok takdir ediyorum. Özellikle Atatürk'e olan hayranlıklarını ve sevgiyle sarfettikleri sözlerini. Yeni Zelanda'nın eski kadın başbakanının şu sözlerine bakar mısınız örneğin:
      ''Dünya Atatürk gibi bir liderin sıkıntısını çekiyor.''

      Ziyaretiniz ve değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim.
      Sevgilerimle...

      Sil
  3. Atatürk,ün bir cümlesi vardı..(geldikleri gibi giderler) diye..o cümleden sona ordularımız zaferden zafrere koştular,canlarını verip şehit oldular..işte o şehitliklerde böle destanlar yazılıdır,görülmeyen bilinmeyn destanlarımız..ellerinize sağlık ablacım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geldikleri gibi gittiler Bilgeciğim.
      Çanakkale'deki o ruh nasıl bir şeymiş, böylesine benzersiz bir destan nasıl yazılırmış gözleriyle gördüler. Dünya liderleri bu şaşkınlığı yıllarca üzerinden atamamış ve epeyce veciz söz sarfetmişler.
      Bu postun altına Churcill'in muazzam sözlerini eklemeliyim hemen şimdi...

      Sevgilerimle...

      Sil