2014/07/20

Hücrenişhîn (Hucrenishin)

Matbahında çille-keş bir cân iken
Kıldı sâhib-hücre Mevlâna beni (Tâhir)

Ben matbahında çile çeken bir can iken,
Hz. Mevlâna sonunda beni hücre sahibi eyledi.

I used to be a soul suffering in the matbah (kitchen),
Master Mevlana have finally granted me a cell.


Derviş; kelimeyi meydana getiren ''dal, râ, vav, ye, şın'' harflerinin sembolize ettiği, ''dünya, riyâ, varlık, yalan ve şehvet''ten kendini arındıran insandır.

Dervish is the one who cleanses himself from ''world, hyprocrisy, existence, liest and lust'' symbolized by the letters within the world dervish - ''dal, râ, vav, yeh, shin'' (in Persian).

Mevlevilikte bin bir günlük çile hizmetini tamamlayan dervişe ''dede'' unvanı verilerek bir hücre tahsis edilir. Hücreye yerleşen dedeye ''hücrenişîn'' ve ''hücregüzîn'' de denir. Nevniyâz adı verilen derviş, matbah merkezli ayakçılık, âbrîzcilik, şerbetçilik, bulaşıkçılık, pazarcılık, somatçılık, kandilcilik, süpürgecilik gibi on sekiz farklı hizmeti tamamladıktan sonra, kendisine hizmetinin bittiği ve hücreye çıkacağı bildirilir.

Nevniyâz o akşam abdestini alır, üzerindeki matbah tennûresini çıkarıp derviş elbisesini giyerek matbahta saka postuna oturur. Akşam yemeği matbahta yendikten sonra duâ edilerek on sekiz budaklı şamdan uyandırılır, tarikatçı dede veya aşçı dedenin çektiği gülbang ile hazırlanan odaya götürülür, böylece nevniyâz hücrenişîn olur.

Derviş Hücreleri ( Mevlâna Müzesi)

Hücre sahibi derviş, odasına yerleşir yerleşmez ilk üç gün zarurî ihtiyaçlar haricinde hücreden, sonraki 18 gün de dergâhtan dışarı çıkmamak kaydıyla hücre çilesine girer. Meydancı dede, hücre çilesini tamamlayan yeni dervişi şeyhe götürür, sikkesini tekbirletir. Nevniyâz bundan sonra ''Mevlevî Dedesi''dir.

Dergâhta oturan dedeler, nevniyâzları manevi terbiyeleri yanında ruhen de olgunlaştırmak için ilgi ve kabiliyetlerine göre Mesnevî, şiir, musiki, hat ve tezhib alanlarında eğitmişlerdir.

Dergâhın son hücrenişîni Ankaralı Mehmet Dede'dir.

HUCRENISHIN
In Mevleviyeh, the dervish who completes his 1001 days of suffering is granted the tittle of ''dede'' and a cell.
The dede is also called ''hücrenishin'' or ''hücreguzin'' after moving in the cell. Those dervishes who are called nevniyaz are informed of being granted a cell after completing 18 different services such as running errands, shopping, lamp keeping, etc. At that night nevniyaz performs ablution, takes off his matbah tennure, wears dervish clothes and sits on the matbah skin rug. Having dined in matbah, prayers are performed, eighteen-armed girandola is lit, the nevniyaz brought to the chamber prepared with gülban made bye tarikatchi dede or aschi dede, so he becomes hücrenishin.

The dervish to whom a cell is granted undertakes cell suffering in which he does not leave the room except for basic needs for the first three days and the lodge for the following 18 days. Meydanci dede leads the new dervish who have completed his suffering to the sheikh so as to chant taqbir on his sikke (cap). From now on, nevniyaz will be a ''Mevlevi Dede''.

Dedes who live in the Lodge has trained nevniyazs on Masnavi, poetry, music, calligraphy and gilding along with providing a spiritual discipline for their moral development.

The last Hucrenishin of the Lodge is Mehmet Dede from Ankara.


Fotoğraflar: Zeugma
Kaynak: Mevlâna Müzesi



8 yorum:

  1. Mevlevilik ile Bektaşilik birbirine çok benzeyen inanışlar. Zaten işleyiş ve süregeliş özellikleri de bunu çok iyi anlatıyor. Sevgiler canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, tasavvuftan kaynaklı olmaları nedeniyle aynen öyle. Özünde insanın olgunlaşması ve dünyevi hırslardan arınmaları için çaba verilmiş. Öğretiler ''insan'' kökenli ve manevi anlamda belirli bir eğitimi gerektiriyor. Amaç yalnızca olgun ve yetkin insana ulaşmak.
      Selam ve sevgiler...

      Sil
  2. Dünya işleri, varlık, riyâ, şehvet ve yalandan beslenen; bunlarla yetinmeyip dini siyasete alet eden, tv ve basından program başına binlerce dolar alan o kadar çok sahte dervişlerimiz ve müritleri var ki, şu yazınızı okumalarını isterdim. Bir çırak gibi en alt işlerden başlayıp, çile çekerek, "gel, ne olursan ol gel" diyen bir evrensel düşünsel felsefeyi... ve düşünce gücümüzü derinleştiren eski mevlevi ve dervişleri saygıyla anıyorum.

    Bu güncelliğini kaybetmeyecek postunuz için teşekkür eder, (keşke daha fazla vakit bulup, böylesine aydınlatıcı paylaşımlar yapabilsek.) güzel bir yeni hafta dilerim. dostlukla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz o kadar güzel ki üzerine söyleyecek bir şey bulamadım inanın.
      Sözlerinizin altına ben de imzamı atıyor, manevi dünyamıza armağan ettikleri her biri ayrı ders veren öğretileri, bıraktıkları kaynaklar için bu insanları ben de sevgiyle ve saygıyla anıyorum...

      Ben de size çok teşekkür ediyor, huzurlu bir hafta diliyorum.
      Dostlukla...

      Sil
    2. mehmet Bey ne güzel özetlemişsiniz bugünkü dervişim diye geçinen sahte dindarları. Ceplerini doldurmaktan başka bir şey bilmeyen hokkabazları. Bu insanları çilehaneye kapatın ilk dakika imdat diye bağırırlar.

      Sil
    3. O değil de sayelerinde din ne hale girdi. Yeni neslin din nasıl bir şeydir kavraması iyice zorlaştı.
      Yalnızca kitleleri kandırmak için bir araç olarak devrede: Din tüccarlığı
      Dervişlik ya da çile çekmek? Olgunlaşmaya, nefsini körletmeye niyetlenmek?
      Hokkabazların işi değil elbet. Ucundan kıyısından geçemezler..
      Teşekkürler yorumun için sevgili Nermin...

      Sil
  3. Bir de benim anlamadığım benim facebookta arkadaşım ve hatta yakın akrabam 2 ay önceye kadar bizim gibi yaşayan bir insanken birden türban takmaya başladı ve isminin önüne " Derviş" i aldı. Mevlana felsefesini düşününce bana hem acınası bir durum, hem de konik bir durum geliyor. Bu kadar kolay mı bu işler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar kolay olmadığı o kadar aşikar ki. Dediğiniz gibi acınası bir durum. ve komik.
      Başına türban takar takmaz halis müslüman olduğunu zanneden o kadar çok insan türedi ki, sormayın. Elbette ki altında birtakım çıkarlar yatıyor. Güç merkezi değiştiği takdirde inanın ki pek çoğu fırıldak gibi tam tersi davranmaya başlayacak...

      Sil