2016/01/29

Zika Virüsü Dehşeti!

Asırlar öncesi yaşamış dev boyutlu dinazorların, mamutların nesli tükendi. Hatta bir ara kelaynaklar da yok oluyordu.
Acilen koruma altına alındılar.
Hep merak etmişimdir. Kaçıncı yüzyıldayız, neden bir damlacık sivrisinek hâlâ yeryüzünde? İlk çağlardan itibaren sarıhumma, sıtma, hatta ölümcül HIV virüsü taşıyan ve toplu insan ölümlerinin
1 numaralı sebebi olan bu kan emiciyi yeryüzünden kazımak neden bu kadar zor? Evet, cidden merak ediyorum:
Bilim adamları ve dahi kitle imha silahı üreticileri minicik bir sivrisinek karşısında neden bu kadar aciz?

Şimdi de ''Zika Virüsü'' kasıp kavuruyor ortalığı. Brezilya’da sağlık yetkilileri tarafından 4 binden fazla kişiyi esir aldığı bildirilen ve ardından sayısız ülkeye yayılan Zika bir anda dünya gündeminde!

Brezilya tam da 2016 Olimpiyatları öncesi bu virüsle nasıl baş edeceğini düşünüyor. Cumhurbaşkanları doğuştan beyin özrüne yol açabilen Zika ile mücadele adına ulusal seferberlik çağrısında bulundu. Survivor yarışmacılarının o bölgeye gidecek olması bir diğer endişe konusu. Dünya Sağlık Örgütü, Zika virüsünün Tropikal Afrika, Güneydoğu Asya, Pasifik Adaları, Orta ve Güney Amerika'da görüldüğünü duyururken 2010'dan bu yana 30 kat arttığını belirtti.
Söz konusu ülkeler bize çok uzak diye düşünsek de kazın ayağı hiç de öyle değil. Zika bir anda alevlenmiş bir küresel sağlık tehdidi. Yangın günbegün büyüyor. Virüsün hızla yayılmasının nedeni insanların virüse bağışıklığının olmaması. Üstelik aşısı da yok. Aşısını geliştirebilmek için 10 yıla gereksinim olduğu verilen bilgiler arasında.

Hawaii adalarında bir yeni doğanda Zika virüsü kaynaklı doğum kusuru tespit edildikten sonra, bugün virüsün Kanada'da görüldüğü, Almanya Sağlık Bakanlığının virüs bulaşmış 5 kişi tespit ettiği, Avrupa'ya da sıçradığı haberleri vardı. Zikanın alevleri tüm dünyayı hızla sarıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yine bugün, 24 ülkede görülen Zika virüsünün özellikle Güney Amerika’da yayılmaya devam ettiğini ve Zika virüsüne karşı alınabilecek önlemleri belirlemek üzere 1 Şubat'ta Sağlık Düzenlemeleri Acil Durum Komitesi'ni toplayacağını söyledi.
Bebeklerin yaşam süresini kısaltan virüs, beyin fonksiyonlarında bozukluklara ve beynin yetersiz gelişimine neden olurken, salgın kaynaklı ölüm oranlarını arttırmasından endişe ediliyor.

National Geographic'e göre virüs ilk kez 1947'de Uganda'da Zika ormanında sarıhumma üzerinde yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıkmış. Sarıhumma taşıyan sivrisineklerin ısırması için kafeste bekletilen ve sarıhumma bulaştırılan bir Rhesus (makak) maymununun kanında oluşmuş. İnsanlarda ilk olarak 1954’de Nijerya’da görülmüş. Başağrısı, ateş, kızarık gözler, döküntü, kas ve eklem ağrıları ile başlıyor ve genellikle hafif geçen, 4-7 gün süren bir hastalık. The New York Times ise bu bilgilere ek olarak virüsün Afrika ve Asya’da da görüldüğünü, ancak geniş coğrafyalara yayılmasının Mayıs ayında Brezilya’daki virüsün ''patlamasıyla'' gerçekleştiğini söylüyor. Yine BBC’nin haberine göre, Brezilya’da Eylül'den beri kafası anormal küçüklükte doğan bebek sayısı 4 bine ulaştı.

Durumu ''Doğa intikamını her zaman alır'' ya da
''Evrimin dünyayı istila eden insan virüsünü durdurma yöntemlerinden biri'' olarak değerlendirenler var.

Zika virüsünün kan nakli, perinatal (doğum öncesi-doğum-doğum sonrası) ve düşük bir yüzdeyle olsa da cinsel ilişki yoluyla yayıldığı, seyahatlerle taşındığı biliniyor. Özellikle hamile kadınları vuruyor. Bu kadınların Mikrosefali (küçük kafa) ile doğan bebeklerinin başları normalden 31.5-32 cm daha küçük. Bebekler birbirlerine de benziyor sanki.
Dolayısıyla genetik bir deformasyona yol açıyor olabilir mi?

Özellikle ''anne karnındaki bebeklerde beyin gelişimini engelliyor'' diye düşündükleri için sanırım; kimileri de bu virüsün ''Bir Tür Komplo Teorisi'' olduğunu iddia ediyor. İçlerinde ''Siyonistlerin Dünya Halklarını Katliam Planı'' olduğunu söyleyenler de var.

Bu iş madem bu kadar kolay, öyleyse biz de bir teori üretelim; ama pozitif olsun:
Hangi maymunun üzerinde test edilir ve ortaya çıkarılır, orasını bilmiyorum ama derhal yeni bir virüs geliştirilsin. Adı Zika değil, Zeka olsun ve beyni çalışmayan insanlara bulaştırılıp zeka takviyesi yapılsın! Belki o zaman hangi nedenle paylaşamadıklarını anlayamadığımız ve cehenneme çevirdikleri şu zavallı dünya bu kuş beyinlilerin elinden kurtulur!

32 yorum:

  1. Valla ben de anlamıyorum komplo teorileri filan derken en güzel öneriyi yapmışsın Zeugma'cığım, zeka virüsü lazım, özellikle de Türkiye'ye:)))kalemine sağlık.

    Not: Bloğundaki iletişim kutusuna mesaj yazdım ama eline ulaştı mı, ulaşmadı mı emin olamadım. Çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yetsin ama artık gerçekten. Özellikle de Ortadoğu tam bir cehenneme döndü.
      İşte böyle bir virüs çıkar ortaya ve çığ gibi büyür!
      Zika deyince direkt ''ZEKA'' çağrışımı yapıyor zaten Müjdecim. N asıl aklımıza gelmesin. Teşekkür ederim.

      Not: İyi ki söyledin. Ben de o mesajı bekliyordum. Meğer gitmiş ''istenmeyen posta''ya saklanmış:S En kısa zamanda yanıtlayacağım. Ben teşekkür ederim:)

      Sil
    2. a tamam canım sağol, sakın yanlış anlama, hani anasının karnında 9 ay nasıl sabretmiş denir tipler gibi saniyesinde cevap beklediğimden değil, gerçekten gidip gitmediğinden emin olamadım, iletişim kutularına pek güvenemiyorum çünkü ama seninki güvenliymiş:) o yüzden not yazayım dedim çünkü gelmediyse bu sefer de sen "yahu Müjde tenezzül edip bir şey yazmamış" sanabilirdin:))görüyorsun ya böyle ince eleyip sık dokuyan acayip biriyim:)))

      Sil
    3. Asla yanlış anlamadım. Sabırsız olduğunu da düşünmüyorum ayrıca. Yerinde olsam ben de aynı şeyleri düşünür, eline geçti mi geçmedi mi diye merak ederdim.
      Sonuçta iyi ki sordun. Ufak bir pürüz varmış, halletmiş olduk.
      Görüşürüz Müjdecim :)

      Sil
  2. Okuduklarım beni çok etkiledi, üzgünüm ama doğa gerçekten ihtikamını bir şekilde alıyor diye ben de düşünmedim değil. Yine de, son paragrafınız benim de temennim! !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hani derler ya ''Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter.''
      Hah işte, tam da öyle. Günün birinde bir virüs çıkar ortaya ve dünyayı kasıp kavuruverir. Kimsenin kimseyle didişecek, savaşacak hali kalmaz, kendi derdine düşer. Umarım insanlık aklını başına toplar artık.
      Temenninize katılıyorum elbette. Teşekkürler, sevgiler..

      Sil
  3. Bir ihtimal doğanın intikamı buna yardımcı olsada artık komplo teorilerininde ayyuka çıktığı bir yerdeyiz. Belkide yeni bir virüsle belli bölgelerdeki insanları yok etmeye çalıştılar. Olasılıkları hesaplayamadılar.
    Dediğin gibi bir zeka virüsü ile empati virüsü aynı anda gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kin, nefret ve kötülüklerin ayyuka çıktığı bir dünyada hiçbir şeye şaşırmamak gerek. Kore'nin psikopat liderine bak örneğin. Kendini dünyanın hakimi sanmış oraya buraya füze atmak gibi planlar yapıyor gerzek!

      Sil
  4. Ve ne yazık ki olası çare en erken 10 yıl sonra bulunabilirmiş:( İnsan nüfusu çoğaldıkça farklı farklı virüsler çıkacak sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya.. En çok ona şaşırdım ve kahroldum zaten. Aşı diye bir şey yok ve olmayacak! Daha neler planlanıyor kim bilir :(

      Sil
  5. 10 yıl... Pat diye ortaya çıkıp insan neslini yok olma tehlikesiyle yüz yüze bırakabilecek kadar hızla yayılan bir hastalık karşısında aciz insana gereken minimum zaman. Neyimize güvenip doğaya savaş açıyoruz acaba...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Virüsün hikâyesine baksana. Durduk yerde maymunu kafesleyip svrisineklere yem yapıyorlar hayvanı. Ve kendi elleriyle bu virüsü elde ediyorlar!

      Sil
    2. Pat diye derken kendiliğinden'i değil bir anda demek istemiştim. Hiç yokken yani. Yazıyı okumuştum.

      Sil
    3. Ben de zaten ''Yazıyı okumamışsın'' demek istememiştim:) Neyimize güvenip doğaya savaş açtığımızı sorunca sen, virüsün o acayip hikâyesini hatırlayıp, durduk yerde ortaya çıkarılmasına kızıyorum ünlemli münlemli:)

      Sil
    4. Öyle anlaşılmadığıma sevindim, hiç hoşlanmıyorum gelip yazdıklarımı okumadan yorum yapanlardan :( O durumda görüldüğümü sandım; ama sorun yokmuş :) Teşekkür ederim.

      Sil
    5. Öyle sandıysan beni henüz tanımamışsın demek ki. Yorum yaptığın yazıları titizlikle okuduğunu biliyorum canım. Ben de hiç hoşlanmıyorum gelip de kel alâka yorum yapanlardan. Bazılarının iki üç kelimeden fazla yazmama alışkanlığı var, o daha berbat.
      Senin anladığın şekilde bir baktım yorumuma. Diyorum ki:
      ''Virüsün hikâyesine baksana.''
      ('Okumamışsın, git oku ve öğren' şeklinde bir emir cümlesi)
      Aman Tanrım!!! :))) Asla yapmayacağım şey.
      Ah şu dilimiz :)

      Sil
  6. Ne güzel demissin son paragrafta Zeugma'cigim, cok dogru. Bircok virüs lazim bu dünyaya...Zeka, vicdan, ahlak, sagduyu virüsü... Ah ahh!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsteseler yapacak olan vardır belki de.
      Ama isterler mi hiç Ayşecim!
      Fast Food sektörünün bile insanları hastalandırmak ve ilaç sektörüne kazanç sağlamak üzere yapılandırıldığını söyleyen profesörler var.

      Sil
  7. İşte budur. İronide son nokta. Zeka değil deha virüsü bile yapsalar bazıları bağışıklık gösterir yine fayda etmez. Para ve çıkarlar her şeyin önüne geçmiş durumda maalesef

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zekasını da dehasını da kötülük için kullanır diyorsun.
      Doğru söze ne denir!

      Sil
  8. Ben de komplo teorisi olduğunu düşünen taraftayım. Ya da ilaç firmalarının başlattığı bir virüs. Tam da olimpiyat öncesi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoşgeldiniz.
      Olmaz diye bir şey de yok aslında. İsrail'in kavunla ilgili hikâyeleri bile yeterli aslında. Hani her defasında kendisinden alsınlar diye tohumu, çekirdeği olmayan, dünyanın en iyi kavununu yetiştirmek gibi. Ya da tohumu olanlara böcek öldüren gen transfer etmek gibi..
      Olimpiyat öncesi olması enteresan tabii..

      Sil
  9. Düşünürken bile insanı ürperten, gelecek için kaygılandıran bir konu. İnsanın çaresizliği gene ortaya çıkıyor. Bilinmezlik asıl kaygılandırıyor insanı.Mücadele gücü sınırlı, savunma için yeterli bilgi ve donanım yok. Bir bakıma "soğuk savaş" gibi.
    Geçmişi eski olmakla birlikte günümüzde yeniden güncellenen bir konuyu böylesine detaylı işlediğiniz için teşekkürler.
    Hepimiz için sağlıklı günler, yıllar olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zika ilgili dün yepyeni bir bilgi daha çıktı ortaya.
      Eylül'de görülmüş olan virüsün ilk görüldüğü yer Brezilya’nın Ceara eyaleti. Bu bölgede doğaya 2015 temmuzunda dang hummasıyla mücadele adına genetiği değiştirilmiş yüz binlerce sivrisinek bırakılmış! Bilim adamları virüsün kaynağının bu durum olabileceğini düşünmeye başlamış..
      Evet soğuk savaş gibi adeta. Ve çaresizlik. Sivrisineklerin genleriyle oynayıp durmak ne demek? Bunu neden yapıyorlar?
      Virüs insandan insana geçmeyip hasta insanları sokmuş dişi sivrisineklerin diğer insanları sokmasıyla bulaşıyor. Etkili bir ilacı ya da koruyucu aşısı yok. Yapabileceğimiz tek şeyin sivrisineklerle mücadele etmek olduğu, sokmalarına karşı sinek kovucu sprey, kapalı kıyafet, cibinlik vb ile önlem almak gerektiği söyleniyor. Umarım korkulan başa gelmeden kuruturlar bu tehlikeyi.
      Ziyaretiniz için ben teşekkür ederim. Sağlıklı günler dileğiyle...

      Sil
  10. Off! okurken tüylerim diken diken oldu. Ve evet insanoğlunun doğaya, doğal yaşama yaptıklarını düşününce /son yorumunu da okuyunca/ bu konuda komplo teorisi üretmek hiç de psikopatlık olmaz sanırım. Zeka virüsü... Çok iyi fikir. Önce ülkemizde uygulanmalı ama :P

    Uyarı niteliği taşıyan bilgilendirici paylaşımın için teşekkürler canım

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makarna ve kömürle bozulmuş dokuları onaracak cinsten olsun ama:)
      Onca psikopatlığın içinde bizim önerdiğimiz devede kulak kalır Çınarcım, merak etme.
      O değil de; özellikle yaz gecelerinde sivrisineklerden nefret eden ben durmadan aynı soruyu soruyordum. Bu yazı da aynı şekilde başladı: Bilim adamları bir damlacık sivrisineğin kökünü kurutmak için neden bu kadar aciz?
      Meğer sivrisinekler lazımmış onlara !!!
      Genlerini değiştirip değiştirip bir yerlerde kullanıyorlarmış yıllardır. En sonunda insan neslinin genlerini bozacak şekle getirmişler olayı. Doğan çocukların tiplerine bak yaa :(((

      Esprili ama bir o kadar da gerçek yorumun için ben teşekkür ederim.
      Sevgiler Çınarcım

      Sil
  11. Tabiat kendini intikamini aliyor dogru ama iste bu olayda da yine insan parmagi var... sebep sonuc iliskïsi...Hastalik olacâk ki ilac sâtilsin...Savaslar cikacak ki silahlâr satilsin...vs...Doganin dengesinini insanoglu bozmasa bu Tür sorunlar cikmayacak.Son Paragrafa katilorum,bir sürü sorun ortadan kalkardi..




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Hepsi birbirine bağlı. Uzmanlar da üç aşağı beş yukarı bunu söylüyor: İlaç endüstrisini güçlendirmek!
      Doğayı kendi haline bırakmadılar bir türlü. Oynamadık yerini bırakmadılar.
      İsteseler son paragrafa benzeyen üretebilirler. Şaka falan değil gerçekten. Ama istemiyorlar!

      Sil
  12. survivor yarışmacısı arkadaşım şu an uçakta adaya uçarken bu postu dün daha önce okusaydım zika virüsü çin onu uyarırdım:)teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da Kuzey ve Güney Amerika'nın ortasında. Dominic Cumhuriyeti'nde yapılacak yarışma. Eyvah! Umarım önlem alınır.
      Haberleşme imkanı bulursan sen de uyar Tolga...
      Ben teşekkür ederim.

      Sil
  13. Dehşet içinde okudum 'Zika Virüsü' yazını...Off gerçekten dehşet bir durum bu! Ne demek Brezilya'da, Eylül ayından bu yana kafası anormal doğan bebek sayısının 4 bin oluşu!. bu korkunç bir rakam:( Şu kahrolası insanoğlu canlıların genetiği ile uğraşa uğraşa doğanın tüm dengesini bozdular!. Dünyayı yaşanmaz hale getirdiler. Bu da başka türlü bir savaş hali!. O halde onların silahlarıyla savaşacak bir beyin gücü gerekli bize. Kesinlikle son cümlene katılıyorum. 'Zeka Virüsü'yaymalı :) Başka türlü bu 'kuş beyinliler'den ve bu cehennemden kurtuluş yok!.

    Bu kadar önemli bir konuda bilgilendiren yazın için çok teşekkürler Zeugmacığım..
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir dehşeti hak etmiyor insanoğlu. Kim olursa olsun, hangi amaçla olursa olsun, dünyanın hiçbir yerinde sonucunun ne olacağı meçhul deneyler yapılmamalı. Hem de sivrisineklerle! Aşırı derece tehlike içeriyor. Bence bu İNSAN HAKLARINA AYKIRI! Madde olarak DERHAL pek çok ulusal ve uluslararası yasanın temelini oluşturan, temel insan hak ve özgürlüklerinin belirlendiği İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne eklenmeli.
      Bu işin içinde bizim bilmediğimiz birçok bit yeniği daha var bence Esinciğim. Saklıyorlar bizden. Ve inan ki (gerçek olmasını dileyerek) şaka niyetine söylediğim son sözlerin gerçek olabilme ihtimaline inanmaya başladım! İsterlerse zeka virüsü takviye edebilirler sivrisineklerle...
      Kuş beyinlilerle birlikte cehennemde yaşamaktan başka türlü kurtuluş yok gerçekten:)
      Değerli ziyaretin için ben teşekkür ederim Esinciğim.
      Sevgilerle...


      Sil