2016/03/17

Avustralya Denizaltı Gemisi AE2

AVUSTRALYA DENİZALTI GEMİSİ ve OSMANLI TORPİDO BOTU
AE2 - SULTANHİSAR
- ÇANAKKALE 1915 -
Sultanhisar, Fransızlar tarafından inşa edilip 1907 yılında denize indirilmiş 40 metre uzunluğunda bir torpido gemisiydi ve 1928 yılına dek görev yaptı. 17 mürettebatı vardı.
97 ton ağırlığındaydı ve 3 adet 450 milimetrelik torpido kovanıyla 2 adet 37 mmlik top taşımaktaydı.

Avustralya Kraliyet Donanması'nın AE2 Denizaltı Gemisi, Birinci Dünya Savaşında (1914-1918) Çanakkale Boğazı'nı geçen ilk denizaltı gemisidir. AE2 yeni kurulan Avustralya Kraliyet Donanması için İngiltere'de 1913 yılında zamanın en gelişmiş teknolojisine sahip olarak yapılan iki denizaltı gemisinden biriydi. AE1 Yeni Gine açıklarında devriye gezerken bilinmeyen bir nedenle battı.
AE2, Aralık ayında Çanakkale Savaşlarına hazırlanmak üzere Mısır'a giden Avustralya ordusunun 2nci grubuna refakat etti.
Dünyanın öbür ucuna 14 ayda 56 bin kilometre yaparak gidip gelen (İngiltere'den Avustralya'ya ve Avustralya'dan Türkiye'ye) Avustralya'nın ilk denizaltı gemisidir.

AE2, Gelibolu Yarımadası'na çıkarmanın yapıldığı 25 Nisan 1915 sabahının erken saatlerinde yoğun olarak mayınlanmış ve tahkim edilmiş Çanakkale Boğazı'nı su altından geçmeyi başardı. AE2 top atışına maruz kalmasına, Osmanlı gemileri tarafından takip edilmesine ve iki defa karaya oturmasına rağmen Marmara Denizi'ne ulaştı ve arkasından gelecek diğer denizaltı gemilerine örnek oldu. Denizaltı gemisine gördüğü her şeyi batırma ve Osmanlı'nın Gelibolu Yarımadası'na yönelik deniz ulaştırmasına saldırma görevi verilmişti. AE2 bir karakol gemisine torpido hücumu geliştirdi ve Osmanlı gemilerini beş gün boyunca taciz etti.
AE2, 30 Nisan 1915 günü Marmara Denizi'nde Karabiga kasabası açıklarında Sultanhisar torpido botu tarafından top atışına tutuldu. Denizaltı gemisi ağır hasara uğradığından, teslim olmayı müteakip vanaları açılarak batırıldı. 32 mürettebatın hepsi kurtarıldı. Fakat 3,5 yıl süren esaret sırasında 4'ü hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. 83 yıl boyunca kayıp olan AE2, 1998'de bir Türk dalgıç ekibi tarafından bulundu. Bulunması geçmişimizi hatırlatmakta ve o zamandan bu yana Avustralya ve Türkiye arasında gelişen güçlü dostluğa ve barışa ışık tutmaktadır.

HMAS AE2, ilk görselde 25 Nisan 1915 günü Osmanlı mayın gemisi Nusret'in altında bir deniz mayınının şamandıra tellerini sıyırıp geçerken resmedilmiş. AE2'nin eni 6,9 metre, boyu 54 metre idi ve ağırlığı 809 tondu. 4 torpido kovanı ve 32 kişilik mürettebatı ile su yüzünde 15, su altında 10 deniz mili hız yapabiliyordu. 40 metre uzunluğundaki Nusret, 8 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı'na döşediği mayınlarla işgalci ittifak kuvvetleri donanmasını darmadağın etmiş olmakla meşhurdur.

(Sultanhisar Torpidobotu'nun AE2 Denizaltısı'nı batırması hakkında Rıza Efendi'nin çektiği telgraf)

AE2'nin süvarisi Binbaşı H.G.(Dagre) Stoker DSO (1885-1966) önce Kraliyet Donanması'nda, ardından Kraliyet Avustralya Donanması'nda hizmet verdi.

Savaş esiri. Kaçtı, yeniden yakalandı.
Savaş sonrası tanınan bir tiyatro ve sinema oyuncusu oldu.

İkinci Dünya Savaşında yeniden Kraliyet Donanması'nda görev yaptı ve albay olarak emekli oldu.

Sultanhisar'ın süvarisi Kıdemli Yüzbaşı Ali Rıza Talayman.

Osmanlı altın madalyası, demir haç (1880-1949)
AE2'nin mürettebatını esir aldı.

1924'te Yavuz (Goeben) Zırhlısının yardımcı kaptanlığına terfi edildi ve 1925 yılından 1928 yılında emekli oluncaya dek donanma komutanıydı.


* * *


* * *
Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale Boğazı'nı düşman gemilerine geçilmez kılan Nusrat Mayın Gemisi
Aslı restore edilmiş olup Tarsus'tadır. Çanakkale Deniz Müzesi'nde bulunan ise aslına uygun inşa edilen maketi...


KAYNAK: Çanakkale Deniz Müzesi
HMAS AE2 Görsel: Vikipedi



18 yorum:

  1. Tekrar tekrar okunmal şubat ayın da İzmir İnciraltında ki savaş gemisi ve denizaltını(emekli olmuşlar artık) gezdim içi müzeleştirilmiş duygu yüklü bir gündü.Yeni yetişen gençlerimiz şimdi bunların farkında bile değil bu çok içimizi acıtıyor ,beyinlerinden her şeyi silip saçma sapan bir eğitim seviyesine indirildiler:((
    Teşekkürler eline ,yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnciraltı'ndaki müzeleştirme olayını bilmiyordum, sayenizde öğrendim. Aklımda bulunsun. Öyle ortamlarda insan adeta başka bir boyuta geçiyor, haklısınız.
      Gençlik nereye koşuyor belli değil. Ellerindeki akıllı telefonlardan başlarını kaldıramıyorlar. Eğitim sistemimiz de her yıl yazboz tahtası olunca çıkan sonuç bu maalesef. Aile ne yapabiliyorsa o artık...

      Ben teşekkür ederim, sevgiyle...

      Sil
  2. Çanakkale savaşımız hep dedikleri gibi bir destan. Şimdi senin aktardıklarını okudukça kimbilir daha bilmediğimiz neler, neler var diyorum. Hakikaten yukarıda Hatice'm de demiş gençler farkında değil, nasıl olsunlar ki, Survivor, O Ses Türkiye, filan sınav, falan sınav, dersane, kalan zamanda da AVM gezip, kız/erkek arkadaş peşindeler. O yüzden ben de artık toprak bütünlüğü, ulus bilinci filan kalmadığını düşünüyorum. :( Yazık hepsinin kemiklerini sızlatıyoruzdur. Kaptanın sonradan ünlü bir sinema oyuncusu olması da ilginçmiş:) şehitlerimizin mekanı cennet olsun. Kalemine sağlık canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek bir destan, evet. Dünyada benzeri yok.
      Düşünsene, çarpıştıkları siperler arası mesafe sekiz metre. Ölüm kesin. Mehmetçiklerimiz hemen önlerindeki safta çarpışan arkadaşları bomba ve kurşun yağmurlarına siper olup düşerken, üç dakika içinde kesin öleceğini bile bile, düşenlerin yerini şimşek gibi alıyorlar. Müttefiklerin koskoca ordularını donanmalarını yerle bir ettiler. ''Çanakkale Geçilmez!'' destanı dünya tarihine altın harflerle yazıldı bu yüzden.
      Kaptanın o bilgisi sadece müzede var. Başka yerde bulamadım. Bilinmeyenleri derlemeye çalışıyorum Müjdecim. Teşekkür ederim. Senin de yorumuna sağlık

      Sil
  3. Ne koşullarla, imkansızlıklarla kazanılan bir savaşın bilinmeyen öykülerinden biri. Ne güzel paylaşım olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabldotları bir dilim ekmek ve bir tas hoşafmış genellikle :(
      Yırtık çarıklarıyla cepheden cepheye koşup can vermişler.
      Teşekkür ederim.

      Sil
  4. Çok düzenli ve detaylı bir inceleme olmuş. Özellikle geminin detayları muazzam. Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Bilgiler Deniz Müzesi'nden, fotoğraflar benden...
      Gidip göremeyenler için bir derleme diyelim. Bir hatırlatma ya da...

      Sil
  5. Okurken çok duygulandım ve çok güzel bilgiler tekrar tekrar okudum resimleri bilgisayarıma kaydettim yazılarıda . çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah bir gün bizzat görmek de kısmet olur.
      Özellikle şehitliklerde duygu yoğunluğu nirvana yapıyor.
      Dilediğin resmi kaydedebilirsin sevgili kuğu. ''Çanakkale Zaferi'' etiketine tıklarsan daha epeyce yazı ve görsel var. Sevgiler.

      Sil
  6. Şimdi TRT Belgesel de Anzak- Türk yapımı Çanakkale Savaşı Belgeseli izliyordum. Yayına göz atınca içim bir tuhaf oldu. Benim de byük dedelerim hem gazi hem şehit düşmüş. Bu vatan kolay kurulmadı. O yüzden de ona sahip olmak büyük yükümlülük istiyor. Eline sağlık. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü bizim tarihimiz öyle ne idüğü belirsiz ve uyduruk bir tarih değil.
      Duygu yüklü kahramanlık hikayeleriyle ve destanlarla dolu bir geçmişe sahibiz. Özellikle Çanakkale için ''Her bahçeden bir gül solmuş'' deniyor. Bu vatan güç şartlar altında kuruldu, milli mücadele ruhuyla, kadınıyla kızıyla. Öyle paralı askerlikmiş, raporla askerlikten yırtmakmış, hiçbiri yoktu...

      Rahmetli babam da dedesini aramak isterdi hep ama bulamamıştı. Gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizin mekanları cennet olsun. Onlara minnettarız.
      Teşekkür ederim. Senin de eline sağlık.
      Sevgiyle.

      Sil
  7. Miss gibi tarih kokan duygu yüklü bir paylaşım , ve taa o zamanlar Fransız'lar nasıl bir teknoloji ile bu kadar donanımlı bir denizaltı yapmışlar şimdi imkanlar daha üst düzeyde ülkemizde böyle şahaserleri yapmak yerine ortalığı karıştırıp can yakmak var..... Çanakkale destanını keşke herkes okusa bilen hatırlasa :(şehitlerimizin ruhu şad olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, değil mi ama. Ta o zamanın teknolojisiyle böyle donanımlı denizaltılar yapıyor Fransızı, İngilizi. Üstelik savaşmak için! İnsanoğlu baştan beri böyle kötü ruhluymuş. Haritadan ülke beğeniyor ve topraklarına göz dikip saldırıyor. Bize de savunmak düşüyor. Onları defetmek için binlerce askerimiz şehit oluyor :(
      Bir zamanlar yamaçlarından oluk oluk kan aktığı için ''Kanlısırt'' adında bir yer bile var Çanakkale'de. Haklarını asla ödeyemeyiz. Tüm şehitlerimiz nurlar içinde yatsın...

      Sil
  8. Her zamanki gibi derinlemesine bir inceleme ve sunum olmuş.Sanırım okullarda böylesi anlatılar olsa öğrencilerde unutulmayacak kalıcı bilgiler oluşur.
    Müzelerimizin görsel bilgilerle tanıtımı da ne iyi oluyor. Nusrat Mayın Gemisi de İstanbul'dan Tarsus'a getirilmiş.Mersin'de de bir Deniz Müzesi var artık. Gençler adına bu tür kazanımlara seviniyoruz.
    Destanlar yazılan günlerden bugünlere geldik.Umarız gene güzel, huzurlu günler yaşanır.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte bu yüzden okul gezilerinin en başta Çanakkale'ye programlanmasını çok önemli ve gerekli buluyorum. Ders kitaplarında o kadar detaylı anlatılmıyor. Teşekkür ederim. Sunum ve görseller ilgi çekiyor ve kalıcı olabiliyor, evet. Ancak oradaki atmosfer hiçbir şeyin yerini tutamaz. En ilgisiz öğrencide bile unutulmaz izler bırakacağına kesin gözüyle bakıyorum.
      Yanlış hatırlamıyorsam Nusrat (Nusret diye de çok geçiyor) Mayın Gemisi'nin Tarsus'a getirilmesi ve Deniz Müzesi ile ilgili bir yazı yapmıştınız siz de. Gençler ve toplum adına kesinlikle önemli bir kazanım. Ben de geçen yıl Ankara'da ''Çanakkale 100.Yıl Müzesi'' adıyla tüm ülkeyi gezen gezici bir müzeye rastlamış ve çok sevinmiştim.
      Görüşleriniz için teşekkürler, sevgiler...

      Sil
  9. Bütün dünyanın saygı ile durması gereken bir vatan parçası Çanakkale yokluklar içinde yapılan bir savaş genci yaşlısı kadını kızı tek düşündükleri düşmana karşı birlik olmak iman ,inanç ,bağımsızlık hedefleri olmuş ve başarı onca şehit bu güne onlarla geldik bir subay torunu olarak hüzün içinde okurum Çanakkale destanını yeni nesle gençliğe bu vatanın nasıl var olduğunu başta ailelerin okulda öğretmenlerin anlatması gerekir. Aydınlık bir gelecek umduyla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, zaten bütün dünya kabul etmiş bu gerçeği. Başta Churcill olmak üzere Çanakkale Zaferimize dair öyle güzel sözler sarfetmişler ki. Dahası Avustralya ile dostluk ilişkileri içindeyiz. Atatürk'ün büyüklüğünü kabul ediyor hepsi. Hatta anıtları mevcut. bu çok gurur verici bir şey. Tarihe altın harflerle yazdırdık yokluklar içinde kazanılan bu hüzünlü zaferi.
      Dediğiniz gibi, hiç bıkmadan anlatmak, gelecek kuşaklara da bu ruhu adapte etmek gerek. Aydınlık, güzel günler umuduyla...

      Sil