2016/09/30

Kızarmış Yeşil Domatesler

Sıradanmış gibi görünen konusuna rağmen güçlü bir olay örgüsüne sahip olan "Kızarmış Yeşil Domatesler" 1991'de hayli ses getiren ve Oscar'a aday gösterilen Amerikan yapımı bir film. Yaklaşık 2 saat 15 dk sürmesine karşın sıkılacak tek saniyesi bile olmayan, izleyiciyi hemencecik içine çeken, duygusal ağırlıkta ve kaliteli bir film. Orijinal adı ile aynı anlamda. ''Forrest Gump'' tadında olduğunu söyleyebilirim. Arşivinizde bulunması gereken filmlerden.

Hiçbir heyecanı kalmayan evliliği, yalnızlığı ve kilolarıyla mutsuz bir hayat süren Evelyn, bunalımdadır (Bildiğiniz desperate housewife). Evliliğini yoluna koymak için seminerlere katılsa da boşunadır.

Kendinden hoşlanmayan kayınvalidesini huzurevinde ziyareti esnasında 83 yaşındaki Ninny ile tanışır. Yaşlı kadın oldukça canayakın ve konuşkandır. Ona gençliğinde (yani 1920'lerde) tanık olduğu bir aşkı, siyah-beyaz çatışmasının yoğun olduğu o dönemi, Whistle Stop Cafe'deki renkli karakterler ve kasabada yaşananlar çerçevesinde kısım kısım anlatır.

Anlatılanlar ortak bir acı yaşamış olan Idgie ve Ruth'un hikâyesidir özünde. Pek çok zorluğa birlikte karşı koyan ve birbirine iyice yakınlaşan iki kadının hikâyesi. Bir ara evlenip kasabadan ayrılan Ruth, kocasından şiddet görmektedir. Durumu öğrenen Idgie, Ruth'a yardım eder ve onu evinden alıp kasabaya geri getirir. Birlikte bir kafe açarlar. Ancak başları dertten kurtulmaz.
Evelyn, Ninny'yi ziyaretleri esnasında dinlediği bu hikâyeye tüm benliğiyle adapte olur ve inanılmaz etkilenir. Kahramanlarıyla manevi bağlantılar kurar. Dostluğun sıcaklığını, içindeki gücü, sevgiyi ve umudu tekrar keşfeder. Uzun yıllar önce yaşanmış sıcacık ve gerçek dostluklar hayatına ışık tutmuştur. Evelyn'e esin kaynağı olan bu hikâyede Whistle Stop Cafe'de kızartılmış yeşil domatesler, sevgiyle ikram edilen kahveler ve leziz barbekülerin katkısı büyüktür.


Hikâyeyle birlikte Evelyn ve Ninny arasında güçlü bir bağ kurulmuştur. Dinlediği öyküdeki kadınlardan etkilenen Evelyn, yaşlı kadının da desteğiyle kendi sorunlarının üstesinden gelmeyi başarır ve hayata yeniden tutunur.
Büyük bir değişime imza atacaktır... ''Towandaaa!...'' 😊😊

Bu filmden sevgili Handan sayesinde haberim oldu. Kendisine teşekkür ederim. Zevkine güvendiğiniz bir dosttan ''Şiddetle tavsiye ederim'' önerisi geldiyse dinlemek gerek, öyle değil mi?

Bu arada yeşil domates kızartmasını da ilk kez duymuş oldum. Güney Amerika'ya özgü sevilen bir lezzetmiş. Filmin birkaç yerinde geçiyor. Idgie kafede kızarttığı yeşil domatesleri Ruth'a tattırıyor örneğin. Evelyn de Ninny'e doğum günü pastası niyetine yeşil domates kızartıp getiriyor ve yaşlı kadın inanılmaz şekilde sevinip büyük bir iştahla yiyor.

Tam da yeşil domates bulabileceğiniz günlerde böyle bir film izlenmişse, mümkün değil duramazsınız. Mutlaka sizin de kızartmanız gerek. Ben de duramadım tabii ve hemen 2 yeşil domates dilimleyip önce una, sonra yumurtaya ve galeta ununa batırdıktan sonra tavaya attım. Bir tabak dolusu kızartmam oldu. Tadı değişik ama ''Ay ne kadar güzelmiş, yine yapayım'' diyecek kadar değil. Belki sık yenirse alışılır, kim bilir...😊

Kalın sağlıcakla...

8 yorum:

  1. Gerçekten çok güzel film, değil mi Zeugma. Domates kızartması değişik bir tat,benimkisi biraz tuzsuz olmuştu tuzladığım zaman beğendim. Ama eksikliğini de hissedeceğimi sanmam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Handan. Dün gece büyük bir keyifle izledim. Teşekkür ederim.
      Müfettişin yediği barbekü hakkındaki espri gerçek miydi acaba? :)

      O kızartma tuzsuz çekilmez, doğru. Bulgurla pişirilen yeşil domates yemeğinin yerini de tutamaz bence.

      Sil
  2. Adını duydum fakat izlememiştim, mutlaka izleyeceğim, haftaya turşu kurmayı düşünüyorum, bolca yeşil domatesim olacak, yeşil domates kavurması yapmıştım ama kızartmasını da merak etmedim değil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ne tesadüf. Ben de turşu kurarım diye aldığım domateslerden kullandım.
      Fazla kızartmamanızı öneririm. Merakınız geçecek kadar olsun ;)

      Sil
  3. Sevdiğim tarz bir filme benziyor.
    Ama var ya, biliyor musun, bu film konunu okurken aklıma Mücize filmi için yazdığın konu geliyor. Acayip kızıyorum. Bildiğin filmin sonunu yazmışsın sen. Eşimle sinemaya gidip izlemiştik. Aziz'i görür görmez, filmin sonunu senin yazından okuduğumu maalesef farketmiştim. Çok kötü olmuştu. Heyecanı kalmamıştı. Eşim duygulaşmışken ben öylece kalmıştım.
    Aklıma geldi, söyleyeyim dedim. İçimde kalmasın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah taze annecim, sen ne yaptın öyle? Neredeyse kurşuna dizecekmişsin beni :)
      Dikkat edersen hayata ne şekilde tutunduğunu yazmadım. O kadarcık olacak ki filmi en başından daha dikkatli izleyeceksin. biliyor musun, nette ön araştırma yaparken farketmiştim. Aynı şekilde sonunu veriyorlar ama detaysız. Yani Ninny'in etkisiyle değişime uğradığı ''full izle'' sinema sitelerinde hep var.
      Ha, bak Mucize filmi için WIKIPEDIA ne demiş, buraya da bir tıkla... ;)

      Sil
    2. :) ama yani izninle onlara bir yuh demek istiyorum. Resmen filmi anlatmışlar.

      Sil
    3. Ama neresinde kesselerdi :)
      Giriş-gelişme-sonuç bölümleriyle özet vermek zorundalar.

      Hem herkesin okuyup bildiği romanlar, hatta klasikler film yapılmadı mı?
      Bu film de romandan uyarlanma zaten.
      Bence sen konusunu (az ya da çok) önceden bildiğin bir filmi izleme. 9 yılda 3 film tanıtmışlığım var. 2 sine sinir oldun. Ahahah:)

      Sil