2016/10/05

Pink Canterbury Bells: Yüksük Otu

Dünya üzerindeki çiçek çeşidi tahminimden kat kat daha fazla, eminim. Milyonlarca çiçek türü olsa gerek. Bu yüzden doğaya ve çiçeklere olan merakım her geçen gün biraz daha artıyor...
Bu muhteşem çiçekleri hayatımda ilk kez Green Park'ta gördüm. Sağ taraftakine de Durham'daki ormanda rastlamıştım. Yeşilliklerin arasına ne çok yakışıyorlar bilseniz.
Şöyle bahçeli, müstakil bir evin çimleri arasında kim bilir ne harika dururlar...

Google görsel, adını ve özelliklerini öğrenmek için bu kez biraz fazla uğraştırdı beni. Her seferinde ''flowers'' deyip bıraktı. Azmin elinden bir şey kurtulmaz. Benzer bir çiçekle saksılarda ya da bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen iki ya da çok yıllık bitkilerin ortak adı olan Çançiçeğigiller (Campanulaceae) familyasından bir tür olduğu bilgisine ulaştım sonunda. Türün adı çiçeklerin çan biçiminde oluşundan kaynaklı. Campanula Latincede küçük çan anlamında. Fotoğraftaki türün İngilizce adı ''Pink Canterbury Bells'' (Canterbury İngiltere'nin güney doğusunda bir yerleşim birimi).

Bana sorsalardı ''Pink Royal Bells'' derdim ya, neyse. Gördüğüm çiçeğin dilimizdeki adı ''Yüksük Otu'' (Digitalis). İki yıllık ya da uzun ömürlü cinsleri olan bir bahçe çiçeği. Tohumu ekildiğinde ilk yıl kalın, oval, rozet şeklinde büyüyen yapraklar çıkarıyor.

Ertesi yıl rozetin ortasından üzerine tomurcuklar sıralanmış kalın bir sap uzuyor. 5 yapraklı çanak yapraklardan oluşan pembe, mor, kırmızı, sarı veya beyaz renkli ve borazana benzeyen çiçeklerin ağızları açık ve aşağıdan başlayarak açıyorlar. İç kısımlar pek çoğunda beyaz çerçeveli bordo beneklerle kaplı ve meyvesi olan kapsül, bol miktarda tohum içeriyor.
Şimdi sıkı durun!
Yüksük otu tıpta oldukça önemli bir bitki. Çünkü kalp ilaçlarında kullanılan 'digitalin' adlı madde bu bitkinin özünden elde ediliyor. Nabız atışını azaltma ve kan dolaşımını yavaşlatma özelliği var. O nedenle, bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabiliyor. Ne kadar şaşırtıcı, değil mi?

Çan çiçekleri güneşi sevdiği için genellikle yeşil çimlerin orta kısımlarında ve köşelerde ayrılan bölümlere ekiliyormuş.
Güneş almayan duvar kenarlarında gelişemiyor. Kumlu, killi ve gübreli bahçe toprağı seviyor. En güzeli de balkon ve pencereleri süslemek için saksıya dikilebilmesi.

Yeryüzünde 300'e yakın türü ve pek çok alt türü olan çan çiçekleri, Kuzey Yarımküre'nin ılıman bölgelerinden yayılmış.
Çeşitlilik en fazla Akdeniz ve Kafkasya'da. Dağlık yüksek bölgelerde 5 cm den küçük bodur formda iken, ılıman bölgelerin ormanlık ve çayırlık alanlarında 2 metreye ulaşabiliyor. Bazı türlerin birtakım larvaların besin kaynağı olması şaşırtıcı. Nitekim ilk fotoya tıklarsanız soldaki görselde de bir karınca mevcut.

Bu bilgilerden haberim olmadığı gibi, aşağıda kolaj haline getirdiğim çan çiçeklerinin hiçbirini görmemiştim. Ne kadar güzeller. Renkler ve biçimler müthiş. Bazıları katmerli üstelik. Bu çiçeklerle bahçeler ve balkonlar cennete dönüşür. Netteki bahçeleri, balkonları bir görseniz! Sanırım ben de en kısa zamanda, yani önümüzdeki yaz bu işe el atacağım.

Tohumları toz gibi inceymiş. Haziranda hafif gölgeye serpiliyor ve üzeri örtülmeyip hafifçe bastırılması yeterli oluyormuş. Geriye kaldı sulamak. Çıkan fideleri ayrıştırıp yaz sonunda asıl yerlerine diktiğimde tamamdır bu iş:)

Kalın sağlıcakla...

Alt Görseller: Pinterest-Flickr

4 yorum:

  1. Harika bir Yüksükotu yazısı olmuş, ellerine sağlık Zeugma.
    Her şey kararında yararlı zaten değil mi. Bir kullanırsın ilaç olur, bir kullanırsın zehir... Tüm dertler de dermanlar da doğada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dert var, derman da var. Ancak dediğin gibi her şey kararında ve tüm şifalar doğada. Çok teşekkürler ziyaretine, sevgiler..

      Sil
  2. Ben de balkona o vakit!
    Baharda ayrı bir kılavuz bilgi isterim!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh ne güzel, sevinirim.
      Nette tohumlarını sipariş edebileceğim site buldum.
      Baharda bilgi aktarımı başlatırım!!

      Sil