2017/06/09

Sarmaşık mı Sırnaşık mı?

Hem söylem hem içerdikleri anlam ve eylem olarak bir hayli benzeyen ''sarmaşık'' ve ''sırnaşık'' sözcüklerinin birbirleriyle köken olarak hiçbir bağlantısı yokmuş, hayret!
Bence var...
TDK sözlükte ''Rahatsız eden, sıkıntı veren, arsız, yalaka'' gibi anlamlar içeren ''sırnaşık'' sıfatını dilimize kazandıran kişi bu kelimeyi düşünürken sarmaşık ile direkt bağlantı kurmuş, kesin. Nasıl mı?
Sarmaşığın bulduğu yere uzanıp yapışarak ve dolanarak ilerleyen arsız bir bitki olduğunu iyi bilen biriymiş kendisi.
Bence o yüzden bu kadar benziyor iki kelime.

Bahçe ve bina duvarlarını güzelleştirmek için ideal bir bitki olan sarmaşığın; kızıl sarmaşık, yıldız sarmaşık, salkımlı sarmaşık gibi dekoratif türleri var. Bilirsiniz, büyürken öyle istediği her yere uzanıp ilerlemesine izin verilmiyor. Yani belirli aralıklarla budanması gerekiyor.
Peki ya budanmazsa?
Sarmaşık en çok çam ağaçlarına musallat oluyormuş, bakar mısınız? Bir de ceviz ağaçlarına. En alttan başlayarak gövdelerine öyle yapışmış ki, her biri sarmaşık ağacına dönüşecekmiş neredeyse. Bir ağaç bu kadar mı rahatsız edilir, bu kadar mı sıkboğaz edilip sıkıntı verilir? Üst dallara kadar bir hastalık gibi sirayet etmiş. Ağaçlar ağaçlıktan çıkıp yok olma sürecine girmişler resmen. Ellerinden hiçbir şey gelmediğinin, acziyetin ve teslimiyetin resmini sergiliyor zavallılar. Adeta can çekişiyorlar. Koskoca birer çam ağacı, ceviz ağacısınız siz. Arsız ve sırnaşık bir sarmaşığa yenik düşmek neden?

Soldaki, adresi şaşırıp direğe tırmanmış. Yol bitmiş, kalakalmış öylece.

Ceviz ağacı demeye bin şahit istiyor artık...

Bu ağacı ayakta alkışlıyorum. ''Yeter bu kadar sırnaşıklık!'' deyip sarmaşığı imha etmeyi başarmış.

Ayçiçeği ile sarmaşığın hikâyesi vardır, bilir misiniz? Hüzünlü ve anonim bir hikâye.
Ölümcül bir sarmala benzeyen ve gözüne kestirdiğine yapışıp boğarak hasta eden sırnaşık sarmaşıktan
kim bilir daha nice hikâye çıkar.

Kıssadan hisse olsun. Rahatsızlık veren yapışkan ve arsız varlıklar tüm canlılardan uzak olsun...

Kalın sağlıcakla...


6 yorum:

  1. Annemden bitki isterken ben de sirnasik demistim. Bence de fark yok. Kontrollu olduktan sonra simsiki sarabilir ama hakikaten kontrolsuz oldugu icin sorunlu.
    Evin tavanini kaplayani da gorduk biz 80liler olarak.
    Mutfak dolabinin uzerinden sarksin yeter. Uzadikca, yeni saksiya :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı binalar boydan boya sarmaşıkla kaplı oluyor. Yabancı ülkelerde özellikle. İnsan bakmaya doyamıyor. ''Kontrollu olduktan sonra simsiki sarabilir ama hakikaten kontrolsuz oldugu icin sorunlu.''Bu cümlene bayıldımm. İşte tam da bu.
      Mutfak dolabın kontrol altında o halde ;)

      İnsanların da ''kendini kontrol altına alamayan'' sırnaşık türleri var tabii. Hiç mi hiç çekilmeyen hadsiz yalakaları. Doğayla ne çok benzeşiyor sahi insanoğlu:)

      Sil
  2. Aman onlar uzak olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendiliklerinden uzak olamıyorlar. Adı üzerinde.
      Müdahale gerek.

      Sil
  3. Daha dün istanbul'dan Antalya'ya gelirken sehrin girisinde kirmizi işikta durduk. Agaçlar dikkatimi cekti. Azametli 10 kadar ağaç ve neredeyse hepsini dev sarmaşıklar kaplamis. Uzun uzadiya bakip neden bunları govdelerinden temizlemiyorlar. Resmen agacı boguyor diye düşündüm. Kesinlikle sarmaşik ile sırnaşıgın birbiriyle alakasi var. Ikiside insani bunaltirlar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılın bu aylarında ortaya çıkıyorlar demek ki.
      Her yanını sarmaşık kaplamış o kadar çok ağaç gördüm ki bu ara, ister istemez etkilendim. Ortak nokta; sarmaşık, musallat olduğu ağacı kötü etkiliyor. Fikrinizi ben de onaylıyorum: Resmen ağacı boğuyor. Nefes almasını engelliyor.
      Tüm bunlara ''arsız, sürüngen bir varlığın yükselme isteği'' neden oluyor diyebiliriz belki:)

      Sil