2017/09/13

"Bloguma" mı "Bloğuma" mı?

Merhabalar. Bu yazıyı "blog" sözcüğünün kullanımı ile ilgili son dönem artış gösteren sorular üzerine, görüşlerimi merak eden, açıklama rica eden ya da yanlış kullandığımı iddia eden okurlar için, tek tek yanıt vermek yerine topluca bir açıklama olması adına, başka bir deyişle; "gerektiği" için yazıyorum.

Evet arkadaşlar, on yıla yakın bir süredir blog yazıyorum ve "blog" sözcüğüne ünlü ile başlayan bir ek getireceğim zaman sözcüğün son ünsüzü olan g'yi yumuşatmadan, yani yumuşak g'ye dönüştürmeden yazıyorum. Blogumdaki hiçbir yazı ya da yorumda aksine rastlayamazsınız. "Bloğumda" değil "Blogumda" diye başlıyorum cümleye. "Bloguma, blogunu, blogunuzu..." diye yazıyorum. Asla yumuşak g kullanmadan. Neden mi? Çünkü "blog" sözcüğü hiçbir değişime uğramadan, tek harfi değişmeden, olduğu gibi dilimize girmiş tamamiyle yabancı bir sözcüktür. Yabancı bir sözcüğün özünü bozarak kullanmak yanlıştır. Benim gerekçem budur.

Bu haliyle pek yeterli gelmemiş olabilir. Öyleyse biraz daha açalım:
Hali hazırda sözlüklere ve yazım kılavuzlarına girmemiş olan "blog" sözcüğünün doğru yazımıyla ilgili kafa karıştıran bu durum için 2013 yılında TDK'ya bir başvuru yapılmış ve kurumun başkanı Prof. Dr. Mustafa Koçalin'den şöyle bir yanıt alınmış: "Psikolog, monolog, vb. sözlere ünlü ile başlayan bir ek geldiğinde sözün son ünsüzü genellikle yumuşamaktadır. Bu durum blog sözü için de geçerlidir."

Oysa sözü edilen kelimelerin her biri dilimize bir miktar değişime uğradıktan sonra, yani Türkçeye biraz daha uygun hale getirildikten sonra girdiler. Sanırım sayın başkan açıklamayı yaparken bu durumu göz önüne almayı unutmuş. Özünde bu sözcüklerin hiçbirinin g ile bitmediğini İngilizce karşılıklarıyla buyursun bilmeyenler de görsün:

psikolog →psychologist
sosyolog →sociologist
antropolog →anthropologist
pedagog →pedagogue
monolog →monologue
diyalog →dialogue

Bir de şu var eklemek istediğim:
Google Plus ve Blogger sayfalarının Türkçe açıklamalarını dikkatle inceleyin lütfen. İmlaya son derece dikkat ederek dilimizi nasıl da profesyonelce kullandıklarına şahit olun. Bloglarla ilgili sayısız makale yazmış olan Bumerang ona keza. Gazete ve dergilerin web sayfaları... Hepsini ama hepsini inceleyin.
Hiçbirinde bloğunda sözüne rastlamanız mümkün değil.

Sözün özü; açıkladığım gerekçeler doğrultusunda blog sözcüğünü yazarken ek gerektiğinde, o sondaki g harfini asla yumuşatmadım, yumuşatmayacağım...

(Görsel: Pinterest)

10 yorum:

  1. Yaygın kullanışı da bloguma olduğu için ğ kullanmaya da gerek yok. Ben de kullanmıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözlemleme yoluyla alınmış doğru bir karar.
      Ğ kullananlar yanlış yazdığımızı iddia edip uyarıda bulunurken bundan sonra daha dikkatli olurlar umarım.

      Sil
  2. Harikasın. Genellikle bizler gibi eski bloggerların daha çok dikkat ettiği bir durum bu. Yeni yazmaya başlayanlar yumuşak g ile yazıyorlar ve bu beni aşırı derecede irite ediyor. Umarım artık bu durum bir şekilde son bulur. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın. Son birkaç yıldır yaygınlaştı. Hızla da büyüyor sanki. Alışamadım bir türlü. Sözcüğü yumuşak g ile gördüğümde ister istemez irkiliyorum:)
      İşin içine doğru yazanların uyarılması da girince bu yazıyı yazmak farz oldu. Teşekkür ederim.
      Durum kafa karıştırıcı gibi ama değil. Halen tereddütü olan Google'ın işe alım kriterlerini araştırıp yabancı dil ve Türkçeye aynı derecede hakim, alanının en iyisi, en klas çevirmenlerle çalıştığından emin olsun.
      Sevgiler, selamlar Alper.

      Sil
  3. Ben de yumuşatmıyorum. O şekilde anlam tamamen yok oluyor.Yazarken olduğu gibi söylerken de yumuşatmıyorum. "Bloğum" demem mesela. Ve yazmam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarken asla; ama söylerken "bloğum" diyorum. "Mercedes" yazıp "Mersedes" okumak gibi düşünüyorum demek ki:)
      Kullanım tarzın gülümsetti beni ve çok sevdim ♡

      Sil
  4. Sanırım hep bloğum dedim ve yazdım, direk türkçeye adapte etmişim bak. Zaten feysbuk ve tivitır diye yazıyorum diğerlerini de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç değilse hepsini okunduğu gibi yazıyorsun Handan:)
      Zaten TDK Başkanı bocalamış bence. ''genellikle yumuşamaktadır'' diyerek yuvarlamış açıklamasını.

      Sil
  5. Bugün blogumun Alexa sayfasında tesadüfen gördüğüm bir link epey şaşırttı beni. Sayfanın alt kısmında blogumda yazılan yazılardan birine yer verilmiş bir site adresi vardı. Merak edip tıkladığımda bu yazıya ait linkin oradaki yorumlardan birinde ''anti tez'' olarak gösterildiğini gördüm. Ve linke giren blog yazarının yoruma yanıt verirken kendini kaybedip nasıl zavallı bir hale düştüğünü de.
    Link aşağıda, evrengunlugu.net yazan kısımdadır efendim. https://www.alexa.com/siteinfo/anfaengerwriter.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  6. Bahsettiğim olayın üzerinden 7 ay geçmiş.
    Aradan uzun bir zaman geçmiş ama cevap hakkı doğmuş orada. ''Her horoz kendi çöplüğünde öter'' gibi bir ilke benimsemiş arkadaş. O nedenle cevap hakkımı ben de aynı şekilde burada kullanacağım. Nasıl olsa iki blog arasında trafik epey yoğun çalışmış, her türlü ulaşır! Zaten anladım ki, yukarıdaki yazının yazılmasına neden olan iletiler o blogda yazılan bir yazı üzerine ulaşmış bana. ''Blog'' kelimesindeki g'yi ek kullanırken yumaşatmamamın doğru olup olmadığını soran ya da yanlış yaptığımı ifade edenler oradan gelmiş.

    - Yukarıdaki yazıyı ''bence'' diyerek ya da ''bana göre''lerime göre yazmadım kardeşim. Algılarını aç ve iyi oku. Yazı kimseye hakaret etmeden, bilgiçlik taslamadan ve gayet sağlam argümanlarla desteklenerek yazıldı. Aynı soruyu ben sana sorayım: Sana göre mi yazacak herkes her şeyi? Sen blog yazarlarının ağa babası mısın?
    - Türkçeye dahil edilecek kelimeleri ve nasıl kullanılacaklarına TDK Başkanı tek başına mı karar veriyor? Soru sorulmuş ve ''genellikle'' ilaveli görüş yazmış adam. Konuyla ilgili bir heyet toplansın, resmi karar çıksın, şapka çıkarayım!

    - Dil konusunda lisansı olmayanlar derken kimi kastediyorsun? Öncelikle bil ki, ailemde seni cebinden çıkaracak yıllanmış edebiyatçılar var. Dil (Türkçe-Edebiyat)/ yabancı dil (Almanca-İngilizce) alanında lisans/lisansüstü diplomalara sahip, eğitimci bir aileyiz biz. Blogdaki yazı ve yorumlarımdan imla kurallarına ve de Türkçeye ne kadar hakim olduğum açık şekilde görülmektedir. Nette aratılacak olursa yazılarımın başta Odtü ve Bilkent'e ait pek çok üniversitenin ve isim yapmış nice gazete ve derginin linklerinde kullanıldığını görülecektir. Sen kimsin de farazi gerekçelerle beni terbiyesiz bir şekilde yargılıyorsun?
    -Çoğu blog yazarı gibi mahlasla yazmayı tercih etmiş bir blog yazarıyım. Dolayısıyla ünlü olma gibi bir derdim de yok. Kitap falan yazmayı asla düşünmedim. Hele hele blog yazarlarını bir potansiyel olarak görüp onların üzerinden bazı projelere soyunarak ismimi parlatma gibi bir derdim hiç yok. Bilmem anlatabildim mi?

    Demek ki neymiş? Hastalıklı bakış açısına sahip olan senmişsin. Ayrıca bloggerları kategorize etme gibi bir derde de düşmüşsün. Binlerce blog yazarının senin ''hastalıklı'' kriterlerine göre kalite sıralamasına gireceğini sanıyorsan eğer, büyük yanılgı içindesin.....

    YanıtlaSil