31/05/2026

ODTÜ'de Yürüyüş ve Piknik

Bayram günleri dahil devam edeceğini düşündüğümüz bitmek bilmeyen sağanak yağışlardan sonra arife günü birdenbire güneş açınca kendimizi ODTÜ Kampüsü ve dahi ormanının içinde bulduk.

Heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından yapılan ve ODTÜ kampüsünde bulunan "Mother Earth with Two Children" (İki Çocuklu Toprak Ana) adlı soldaki eser, ODTÜ Mezunlar Günü kapsamında 25 Haziran 2016 tarihinde açılmış. Kampüsteki dijital sanat koleksiyonunun bir parçası. 
Anadolu kökenli ana tanrıça figürü Kibele'yi temsil eden heykel iyiyi, kötüyü, güzeli ve çirkini bağrında taşıyan, tüm canlıları koruyan ve besleyen Toprak Ana'yı simgeliyor.


Devrim Stadı'na girerken göze çarpan mor akasyalar şaşırtıcıydı. Bitki türleri ve gelişim zamanları Marmara Bölgesi ile neredeyse aynıydı. Hatta erguvan ağaçları bile vardı artık Ankara'da.


Stadı çevreleyen demir parmaklıklar bütünüyle ve harika biçimde çok sevdiğim Mahonia (Oregon Üzümü) bitkisi ile sarmalanmıştı.




Kampüs yoğun biçimde çiçek açmış at kestanesi ağaçları ile kaplıydı. 🌳🌳🚶🚶

Mis gibi hava eşliğinde, uçsuz bucaksız ODTÜ Ormanı'nda, kuş cıvıltıları arasında bir de dere kenarına rastlamışsan o pikniğe doyum olur mu?

ODTÜ Zaman Kapsülü
Cumhuriyetin 100. yılı anısına hayata geçirilen bu kapsül, 8 Temmuz 2023 ODTÜ Mezunlar Günü'nde kampüs içerisindeki özel "Zaman Parkı" alanına törenle gömülmüş. ODTÜ tarafından kuşaklar arası bağ kurmak amacıyla hazırlanan ve 11 Temmuz 2048 tarihinde açılacak olan bir anı projesi.

25 yıl boyunca toprak altında kalacak ve Cumhuriyetin 125. yılında (2048) açılacak olan kapsülün içerisinde ODTÜ mezunları, öğrencileri ve akademisyenlerinin geleceğe bıraktığı mektuplar, çocukların 25 yıl sonrasını hayal edip çizdiği resimler, güncel ODTÜ dergileri, fotoğraflar ve döneme ait anı objeleri yer alıyor.

Kampüsten çıkışta önünden geçtiğimiz CHP Genel Merkezi oldukça geniş biçimde barikatla çevriliydi. Tam da bayram üzeri başlayıp olmaması gereken ne varsa oldu. Tez zamanda tüm sorunlardan arınılmasını diliyorum. 😕

*   *   *
👇
👇


13 yorum:

  1. Üniversitede okurken arkadaşlarımın sınıfına ziyaretçi olarak girdiğim günler geldi aklıma. Bu arada Oregon'a gitmek istiyorum, üzümü ilgimi çekti ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük ihtimal, Bahar Şenlikleri döneminde gerçekleşmiştir ziyaretiniz. Arkadaşlarınızla dilerseniz ders dinlemek üzere amfilere girme izniniz de oluyor(du). Üzüm için Oregon yerine ODTÜ 'ye gitseniz de olur. Bol miktarda var : ) Yeşilden kızıla yol alan dekoratif yaprakları, üzüme dönüşecek mis gibi kokan sapsarı çiçekleri ve şifa bombası meyveleri muhteşemdir. 😎

      Sil
    2. Evet bahar şenlikleri dönemindeydi, ardından da Atamın yanına götürürlerdi beni. Bu arada benim Oregon'a gitme planım var hali hazırda, gitmişken de üzümüne bir bakmak isterim, ki ben üzümünün ünlü olduğunu bilmiyordum, postunuzda okuduğumda öğrendim ;) bu yüzden size kocaman bir saygı bırakıyorum efenim.

      Sil
    3. Oo, ne şahane arkadaslarmış onlar. Oregon'a gitme planlarınız gerçek olur dilerim. Ve anladim ki bu "oregon" tılsımlı bir kelime. Ben de ilk kez 10 yıl önce bir doğa yürüyüşünde sarı salkımlı mis kokulu haline rastlamış hayran kalmıştım. Hatta Amerikali bir blogger kadından o üzümlerden reçel yapmayı öğrenmiştim. O gün bugündür nerede görsem başından ayrılamam:)

      Sil
    4. 🙏 Benden de kocaman saygılar, selamlar.

      Sil
    5. Doğa yürüyüşlerini sever misiniz? Ben kış sezonlarında yürümeyi çok severim, ilginç gelir bazen bana ahah. Blogger arası kültür frekansları, çok hoş olmuş sizin için ;)
      Teşekkür ederim hanımefendim.

      Sil
    6. Hem de çok severim. İnsanı tüm sıkıntılardan arındırır. Ruh ve beden sağlığı için idealdir. Bol bol keşif yapar, fotoğraf çekersin. Pandemiden sonra her gün çıkamaz oldum yalnız. Bir de flanörlük var. O da çok zevkli ve ilginç bir eylem.Kadınlar için "flanöz" kullanılıyor. Yabancı bloggerlardan çok şey öğreniliyor. Blog yazmak güzeldir yaa :)

      Sil
  2. Geleceğe bırakılan mektuplar fikri çok ilginç geliyor bana, hem heyecan verici hem de biraz ürkütücü ama kesinlikle çok ilginç. At kestanesinin böyle güzel çiçeklere sahip olduğunu bilmiyordum, ne hoş görünüyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem ilginç hem heyecanla beklenecek olan bir uygulama. Kim bilir 25 yıl sonra neler değişecek. Herkes yaşını başını almış olacak. Kuşaklar arası bağ kurulabilecek mi? Herhalde törenle açılır.
      Benim aklıma da bloglarımız geldi. Sanki biz de bir zaman kapsülünün içini dolduruyor gibiyiz. Yazdıklarımız dünya genelinde an'dan itibaren yayında. Uzay boşluğunda sonsuza kadar kalacak, isteyen herkes ne yazmışsak okuyacak, hatta çektiğimiz fotoğrafları inceleyecek :)
      At kestanesinin çiçek halini ilk gördüğümde ben de çok şaşırmıştım. Ne yazık ki o güzelliğe yakışmayan bir ad konulmuş yine. Tıpkı endemik bir şakayık olan nadide çiçeğin adının "Ayı Gülü" konması gibi. 😳

      Sil
    2. Bloglarımız di mi, haklısın, düşünmemiştim bu yönünü hiç :) bir şeylere isim verme konusunda enteresanız sahiden, ağacından yemeğine, hatta insanına kadar garip garip isimler veriyoruz:)

      Sil
    3. Bir zaman kapsülüne benzediğini ben de yeni fark ettim :) Ya sorma, bitkiler ve hayvanlar isimlendirilirken acayip dalga geçmişler bence :)

      Sil
  3. ay ben odtüde okumak çok istiyordum :) yeterli not alamamıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kez daha denesen olabilirdi bence :)
      ''ODTÜ Kampüsü UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne Kaydedildi'' başlıklı çok yeni bir haber okudum bu arada.

      Sil