24/03/2026

Anadolu Hamidiye Tabyası

TABYA NEDİR?
Bir bölgenin savunması için inşa edilen askeri yapılardır. Silahlarla donatılan tabyalar, bölgesel savunmalarda 11. yüzyıldan Birinci Dünya Savaşı sonrasına kadar etkili ve yaygın bir şekilde kullanılmıştır.

Tabya kelimesi Arapça tab' iye kökünden gelir ve donatmak, yığmak, ordu yıkmak anlamlarını taşımaktadır.
Tabyalar bir bölgenin, şehrin veya stratejik bir yolun güvenliğini sağlamak, düşmanın bölgeye girmesini engellemek için yüksek noktalara, hakim tepelere, yamaçlara inşa edilmiştir. Mimarisinde estetikten çok işlevsellik ön plandadır. Sağlam, güvenli yapılar olan tabyaların üzerleri toprak ve çim örtüsü ile kapatılarak gizlenmiş olup bulundukları yerin coğrafi özelliklerini taşımaktadırlar. Geometrik şekillerine göre yıldız tabya, toprak tabya, hilal tabya, yay tabya şeklinde ayrılırlar.

17/03/2026

SOLOTÜRK'le Selamlaştık

Bugün saat 14.30'da SOLOTÜRK'ün F-16 uçağıyla Anadolu Hamidiye Tabyası'nda 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinlikleri kapsamında gerçekleştireceği gösteri uçuşu vardı. Daha önce birçok kez kaçırdığım bu gösteriyi mutlaka izlemeliydim.

Gösteri alanına doğru yola çıktığımızda trafik o kadar yoğundu ki İstanbul'u hiç aratmadı. Bu duruma bu şehirde ilk kez rastladım. SOLOTÜRK, trafikten kaynaklı gecikmemiz nedeniyle gösteri alanına bizden 30 saniye kadar önce girdi. Tam da başımızın üzerinden, oldukça yakın mesafe bir uçuşla ve yeri göğü inleterek. Boş bulunup çığlık atanlar oldu hatta. Ben de üzerimize düşüyor zannedip az korkmadım. Anadolu Hamidiye Tabyası'nda daha önce gelip ellerinde Türk bayraklarıyla bekleyen binlerce insan vardı. Hepimiz gösteriyi ilgiyle izledik. Neden tabyalara çıkıp da izlemediğimize sonradan çok pişman olduk. F-16'nın akrobasi hareketlerini, yüreğimizi ağzımıza getiren manevralarını cep telefonlarımızla görüntülemeye çalıştık. Fakat bu o kadar kolay bir iş değildi. Gökyüzünde vızıldayan pek çok drone içinse uyarı yapıldı.

11/03/2026

Bir Yanımız Bahar Bahçe Bir Yanımız Kış

2026 Mart ayı Kuzey Yarımküre için ilkbahar geçiş dönemi. Kuzeydeki birçok bölge, yükselen sıcaklıklar ve eriyen karlarla birlikte ilkbaharı yaşamaya başladı. Ancak bu durum aynı zamanda yüksek rakımlarda kış koşullarının devam etmesi veya ani soğuk hava dalgalarının önemli miktarda kar yağışına neden olabileceği bir geçiş dönemi. İklim değişikliği farklı bölgeleri farklı etkiliyor; bazı bölgeler diğerlerinden daha büyük bir etkiyle karşılaşıyor. Misal, yaşadığım şehirde bu yıl ve geçen yıl soğuk hayli geç geldi. Hiç kar yağmadı. Toplamda en az bir ay süresince kar yağan beş altı yıl önceki kışlarla kıyaslarsak keskin bir zıtlık söz konusu.

07/03/2026

İlkbaharın İyileştirici Gücü

Bahar, özellikle ilkbahar ''yenilenme ya da neşe mevsimi'' diye bilinirken ''kişisel gelişim zamanı'' olarak nitelendiriliyor artık.

Güneş ışığı ve temiz havanın, adım adım yenilenmekte olan doğanın iyileştirici gücünü, mutluluk ve olumlu duygularla bağlantısını bilmeyen, hissetmeyen var mıdır sahi?
İşte bu ilişkilendirmenin özellikle ruh sağlığı ve psikiyatri alanlarında bilimsel bir dayanağı da var. Baharın gelişinin ister hafif stres ister daha ciddi ruh sağlığı sorunlarıyla uğraşıyor olun, iyileşmek, umut ve yenilenmiş bir zihinsel berraklık için eşsiz bir fırsat olduğu söyleniyor.
Bilimsel çalışmalar, güneş ışığı almak ile ruh hali, uyku, iştah ve bilişsel işlevlerin düzenlenmesinde önemli rol oynayan serotonin üretimi arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu, güneş ışığının serotonin sentezini tetiklediğini ortaya çıkarmış. Böylece güneşin, ruh halinin iyileştirici etkilerine katkıda bulunduğu ve insanların güneşli günlerde neden genelde daha iyi bir ruh haline büründüğü bilimsel bir dayanak kazanmış. 

Güneş ışığı, önemli şekilde doğal bir stres giderici görevi görüyor. Güneş ışığı almanın, stresin baş sorumlusu kortizol hormonunu düşürdüğü kanıtlanmış. Daha düşük kortizol seviyeleri, kaygı ve gerginlik hislerinin azalması, daha büyük bir sakinlik ve esenlik duygusu demek. Ek olarak, güneşte zaman geçirmek zihinsel bulanıklığı gideriyor, odaklanmayı artırıp bilişsel işlevleri desteklemede önemli bir rol oynuyor.

01/03/2026

Savaş Histerisi 🚀⚡

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı geniş çaplı askeri operasyon 2. gününde de şiddetlenerek sürüyor.

Malumunuz, dün eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın öldürüldüğünü duyuran İran ajansından sonra, İran devlet televizyonu da bu sabah ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in saldırılarda hayatını kaybettiğini bildirdi. Hamaney’i öldürebilmek için kızını, damadını, torununu da havaya uçurmakla kalmamış, ''stratejik hedef'' adı altında bir okula bomba atıp 85 kız çocuğunu öldürmüşler!
Bu arada kızına düğününde dekolte gelinlik giydirip, Mahsa Amini benzeri sayısız genç kız için ''saçları göründü diye'' ölüm emri veren Hamaney'in danışmanı Ali Şamkani'nin de öldüğü doğrulandı.

Bunun üzerine İran Devrim Muhafızlarının önce "Hürmüz boğazında konuşlanan USS Abraham Lincoln'ü 4 balistik füze ile hedef aldığı'' sonra da ''vurduğu" açıklamaları geldi. İran'ın bu açıklamalarından kısa bir süre sonra da ABD'den ''İran'ın gemilerinin hedef alındığı'' içerikli yeni bir açıklama ile karşı atak geldi.

15/02/2026

14 Şubat'tan...

Bahardan kalma güneşli, şahane bir gün eşliğinde 14 Şubat
Pırlanta yüzükler, pahalı hediyeler almak şart mıdır sanki? Bir çocuk masumiyetinin ardında gizli saf sevginin damıtılmış haliydi gördüklerim. Budur, işte tam da bu!

14/02/2026

Oradan Buradan Daldan Dala

Esnaf dükkânına yazı asmış. Gülümsememek elde değil. 😊 Yazarken gerginliği geçmiştir ama, sonra tekrar geri gelmiştir bence. Ticaretle, özellikle de yiyecek sektörü ile uğraşanların birkaç yıl öncesinin onda biri kadar bile müşterisi yok artık. Ne yazık ki.

09/02/2026

Azrail'den Betermiş!

III. Murat 1595’de öldü. Ayasofya Camisi avlusundaki türbede 54 kişi yatmaktadır. Bunlardan 20’si oğlu, 23’ü kızıdır. Türbede yatan oğulların yaşı küçüktür, hatta altı aylık olanları bile vardır; ama hepsinin ölüm tarihi 1595’tir.

Peki 1595’de ne oldu? Saraya kıran mı girdi?

Hayır, salgın da olmadı, kıran da.
III. Murat öldükten sonra oğlu III. Mehmet tahta çıktı ve ilk işi de kardeşlerinin hepsini boğdurmak oldu.

Babasının tabutu saraydan çıkarken gerisinden 39 tabut daha geliyordu. III. Mehmet 19 erkek kardeşini ve 20 kız kardeşini öldürtmüştü!

Bununla yetinmemiş, babasının gebe eşlerini öldürtmüş ve ergenlik çağındaki iki kardeşinden gebe kalmış yedi cariyeyi denize attırmıştı. 
Genç şehzadelerden biri: 
“Beni kestanelerimi yedikten sonra boğun” diye yalvarıyordu! 
Evliya Çelebi, “Bir şehzadenin daha emzirilirken annesinin kucağından sökülüp alındığını, boğulduğunda emdiği sütün burnundan geldiğini” yazar. 😥

Saraydan tabutlar çıktığında Evliya Çelebi’nin naklettiğine göre “İstanbul halkının feryatlarını gökteki melekler duymuştu”.

III. Mehmet sadece bununla yetinmemiş 16 yaşındaki oğlunu da öldürtmüştür! 
III. Mehmet öldüğünde, I. Ahmet tahta oturdu. III. Mehmet’in cenazesi Ayasofya’ya götürüldü. Cenaze namazı kılınacaktı. Ama genç padişah gelmemişti!

06/02/2026

Yolculuk ve İz: Kadının Hikâyesi

Kadın da erkek de insandır, ''insan'' türünün üyesidir, eşittirler. Tek farkları cinsiyetleridir. Nitekim hem kadın hem erkek yasalar karşısında eşit, toplumsal hayatta aynı haklara sahip değil midir? Oysa neredeyse kanıksanmış durumdaki cinsiyet rolleri (cinsiyetçiliğin tezahürü) arşa çıkmış durumda (Bkz. kadın cinayetlerindeki korkunç artış). Özetle; cinsiyetçilik, kadın olarak hayatımızın her alanında. Başta kadınlar olmak üzere (ötekileştirilmiş gruplar ve doğa dahil) sistematik ayrımcılık ya da şiddet mağduru.

“Yolculuk ve İz: Kadının Hikâyesi” doktor öğretim üyesi ve seramik sanatçısı Mine Poyraz'ın, kadının hikâyesini seramiğin estetiğiyle buluşturduğu ve kadın yaşamındaki derin izleri adeta bir dantel gibi işlediği eserlerden oluşan özel bir sergi.