22/04/2026

Türk Yıldızları'ndan 57. Alay'a Saygı Uçuşu

Sabahın erken saatlerinde başlayan yağmur halen devam ediyor.
Dün, Türk Hava Kuvvetleri'nin akrobasi timi Türk Yıldızları'nın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda gerçekleştireceği gösteri için hazırlık uçuşları vardı. Hava son derece güneşli ve ılımandı.

Bugün ve yarın için mevcut hava muhalefeti riskini göze alamayıp gösteriye dün gitmeye karar vermiş, 15.00'da Hamidiye Tabyası'nda heyecanla yerimizi almıştık.
Ve bizler de birdenbire renkli bir masal dünyasının içine düşmüştük sanki.

Kaydedebildiklerim içinde en iyisi bu bence.

19/04/2026

Seramik Sergisi: DÖNGÜ - Kemal ULUDAĞ

1966 yılında Konya'da doğan Kemal Uludağ 1987'de Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Anasanat Dalı'ndan mezun oldu. 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisansını, 1993 yılında ise Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde sanatta yeterliliğini tamamladı. 16 ödül sahibi olan ve yurt içinde 16, yurt dışında 1 kişisel seramik sergisi açan Kemal Uludağ yurt dışında 22, yurt içinde ise 300'ün üzerinde karma sergiye katılmıştır. Sanatçının yurt içinde ve yurt dışındaki müzelerde, kamu ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. 

13/04/2026

Gönüllü Bombacı Ali Reşat

Yüzünden keder okunan bu masum çocuğun, üzerinde Osmanlıca  بومبەجی yani “Gönüllü Bombacı” yazan fotoğrafını iki hafta kadar önce heykeltıraş Selçuk Yazıcı’nın ''Atatürk Heykelleri Sergisi''nde çekmiştim. Çanakkale Savaşına ait en ikonik fotoğraflardan biri bu. Size de mutlaka tanıdık gelecektir.
İç burkan hikâyesini yeni öğrendiğim “Gönüllü Bombacı” adlı bu fotoğraf, Türk'ün vatanı için her yaşta canını feda edebileceğine kanıt olarak yıllardır kullanılmaktaydı. Fakat kaynağı hakkında bilgi bulunmadığı gibi, gerçekliği de tartışmalıydı. Fotoğraftaki çocuk, belki de her dönem çok yaygın bir gelenek olan “asker büyüğünün giysisiyle” resim çektirmişti ya da resmin üzerindeki “Gönüllü Bombacı” yazısı sonradan yazılmış olabilirdi. Ancak, arşivlerden çıkan bazı belgeler, resimdeki çocuğun gerçekten de Çanakkale cephesinde bulunduğunu ve kendine verilen ismin gerçek olduğunu ortaya çıkardı.

10/04/2026

Bir İlkbahar Senfonisi

Dün saat 17.00'den sonra biraz yürüyüş ve güneşlenme biraz da deniz ve orman havası alma niyetiyle Özgürlük Parkı'na çıktım. Çıktım diyorum, çünkü burası şehrin en yüksek noktalarından biri olduğundan yokuş çıkılıyor. Parkın gerek havası gerek manzarası özellikle de yazınki kavurucu sıcaklarda ilaç gibi gelir insana, eve dönmek istemezsiniz. 

Hem erguvan ağaçları açmış mıydı bakalım? Ayrıca, buraya aktardığım fotoğraflara göre "ağaçlar ve çiçekler her yıl hangi ayın hangi haftası açıyor" gibi bir fikre sahip olmak hayli güzel ve hatta heyecanlı. 

Yıl geliyor açma aralıkları bir önceki yıla göre birkaç hafta erken ya da geç olabiliyor. Yıl geliyor ilkbahar ve sonbahar olmak üzere bir yılda iki kez açıyorlar. 

Zaten doğadaki hareketlenme başlıbaşına bir muamma ve heyecan değil mi? Daha ilkokulda bitkilerin de canlı olduğu ögretilmemiş miydi bize? Nitekim ağaçlardaki sürprizler pek hoştu. Üzerlerinde cıvıl cıvıl ötüşen kuşlar da. Bir ilkbahar senfonisi dinliyor gibiydim en doğalından :) 🌼🦋🐤🐦

08/04/2026

Blog Yedeklemek Kolay Değil Artık!

Dün gece bilgisayar başındayken aklıma birden epeydir blogu yedeklemediğim geldi. Kızdım hatta kendime. Toplamda 5 dk bile sürmeyen bu kadar kolay, bir o kadar da önemli bir işi neden tam 8 ay sürüncemede bırakmıştım ki. 

Çektiğim fotoğraflardan blogda kullandıklarımın başka hiçbir yerde daha yedeği yok mesela. Peki ya, onca yıl yazdıklarım, mesela gezilerim, anılarım, mesela yaşama dairlerim, sevinçlerim, üzüntülerim, yazı altlarındaki yorumlar? 
Hiç şakası yok. Onlar birdenbire kaybolursa bir daha yerine nasıl koyarım? Blog giderse, hayatımdan kocaman bir parça bir daha gelmemek üzere yok olmaz mı?

Kelimenin tam manasıyla "korkunç" bir son olur bu...😣 Velhasıl hemen yedekleme işini başlatmak istedim. Fakat... Korktuğum başıma geldi diyebilirim. 😓

07/04/2026

Sarmısaklı Zeytinli Ekmek

Merak duygusunun, ilgimizi çekmiş bir konu hakkında bilinmeyeni anlama, öğrenme ve keşfetmeye yönelik doğuştan gelen güçlü bir dürtü, zihinsel bir arayış olduğu söylenir.
Bu dürtü yaratıcılık ve öğrenmeyi tetiklerken salgılanan dopaminle beynin ödül sisteminin harekete geçtiği, mutluluğun artıp stresin düştüğü, iyi hissedildiği de kanıtlanmış.

Görselden anlaşılacağı üzere merakımı tetikleyen konu bir tarif. Sizler de rastlamışsınızdır. Çok değişik bir ekmek tarifi. Öyle ki 1 yılı aşkındır deneyen deneyene, öven övene. 

Fırından çıktıktan hemen sonra mest olmuş halde yerken görüntü çekenler ya da 10 dakika içinde bittiği için fotoğrafını dahi çekemediğini söyleyenler. Gerisini anlatmaya gerek yok. 

Mutfakla arası iyi bir blogger olarak merak duygusuna yenik düşüp bu kervana gecikmeli olarak ben de katıldım. Yani merakımı geçirdim:)

01/04/2026

Martın Son Gününden

Badem ağacının çiçeklenmiş halini 14 Şubatta görüp fotoğraflamıştım. Onca zaman boyunca soğuktan, ayazdan geçen o çiçeklere hiçbir şey olmamış.

Erikler ne kadar çabuk büyümüş. "Mart kapıdan baktırır'' diye başlayan atasözümüzün hakkını veren dondurucu soğuklu Mart'a rağmen...

28/03/2026

Troya Atı Trafik Işıklarında

Ülkemizde ilk kez mitolojik ve arkeolojik bir figür trafik ışıklarında can buldu. Homeros'un Odysseia destanında yer alan ünlü Troya Atı yaklaşık 2700 yıl sonra bu kez şehrin trafik ışıklarında yerini aldı.
Troya Müzesi'nden gelen öneri ve Belediyenin bu fikre destek vermesi sonucu AVM önü, Troya Caddesi (Havaalanı Kavşağı)gibi kentin en işlek noktalarına “City Light: Troy, Şehir Işığı: Troya” trafik ışıkları konumlandırıldı. “Kırmızı ışıkta duran, sarı ışıkta şaha kalkıp hazırlanan, yeşil ışıkta geçen at” önerisi hayata geçmiş, şehre o kadar çok yakışmıştı ki! İlk kez görüyor olmak başlıbaşına bir mutluluk ve tebessüm nedeni oldu bugün benim için.
Bu, aynı zamanda Çanakkale'nin en önemli simgelerinden biri olan Troya Atı’nı kent estetiğine entegre etmeyi amaçlayan, kent markalamasına yönelik önemli bir adımdı. Tıpkı Almanya’nın trafik ışıklarındaki o şapkalı, şirin adamın, yani Ampelmännchen’ın derin hikâyesinde olduğu gibi.

24/03/2026

Anadolu Hamidiye Tabyası

TABYA NEDİR?
Bir bölgenin savunması için inşa edilen askeri yapılardır. Silahlarla donatılan tabyalar, bölgesel savunmalarda 11. yüzyıldan Birinci Dünya Savaşı sonrasına kadar etkili ve yaygın bir şekilde kullanılmıştır.

Tabya kelimesi Arapça tab' iye kökünden gelir ve donatmak, yığmak, ordu yıkmak anlamlarını taşımaktadır.
Tabyalar bir bölgenin, şehrin veya stratejik bir yolun güvenliğini sağlamak, düşmanın bölgeye girmesini engellemek için yüksek noktalara, hakim tepelere, yamaçlara inşa edilmiştir. Mimarisinde estetikten çok işlevsellik ön plandadır. Sağlam, güvenli yapılar olan tabyaların üzerleri toprak ve çim örtüsü ile kapatılarak gizlenmiş olup bulundukları yerin coğrafi özelliklerini taşımaktadırlar. Geometrik şekillerine göre yıldız tabya, toprak tabya, hilal tabya, yay tabya şeklinde ayrılırlar.