Ben bu ülke topraklarının Mohaç Muharebesi ve Budin'in fethiyle yaklaşık 150 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun yalnızca Orta Avrupa'daki ana üssü, siyasi merkezi olmakla kalmadığını, Viyana ve Orta Avrupa içlerine yapacağı askeri seferler için devasa bir lojistik üs olduğunu hatırlarım mesela.
Başkent İstanbul'u ve Balkanlar'ı, Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu ile Habsburg tehdidine karşı batıdan koruyan bir savunma hattı olduğunu ve batıdan gelecek tehditlere karşı koruyan güçlü bir savunma kalkanı (tampon bölge) işlevi gördüğünü de.
En kısa haliyle, bizimdi bu topraklar bir zamanlar a dostlar! 1,5 asır boyunca pek çok hayati görev üstlendi. Evet, Budin (Budapeşte), Osmanlı'nın "Serhad" (sınır) vilayetlerinin merkeziydi. Viyana üzerine yapılan seferlerde ordunun toplanma, mühimmat depolama ve kışlama üssü oldu.
Gerçekten de tarih sayfalarını karıştırınca, özellikle de Tuna Nehri'nin kıyısındaki o topraklara ayak bastığınızda bıraktığımız derin izleri ve üstlendiği o devasa misyonu hatırlayıp bir ''Ah!" çekmemek elde değil.


















