Truva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Truva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07/04/2020

Seramik Sanatında Troia Savaşı Betimlemeleri

Covid-19 günlerine ara verdim. Dijital bir sergi haberi için buradayım. Salgın nedeniyle evden çıkamayan insanların evde daha iyi vakit geçirebilmeleri adına Çanakkale Tübingen Troia Vakfı tarafından düzenlenen ''Seramik Sanatında Troia Savaşı Betimlemeleri'' adlı sergi 06 Nisan 2020 - 13 Nisan 2020 tarihleri arasında yayında.

Eğer mitoloji ile aranız iyiyse kesinlikle öneriyorum. Ben bu sergiyi gezmekle kalmadım. ''Başla'' sayfasına dönüşümlü gelen muhteşem bir betimlemeye hayran olup araştırma da yaptım.

Troia Savaşı sahneleri İlyada ve Odysseia destanlarının yanı sıra, İlioupersis destanında da seramikler üzerine işlenmiş; Aias'ın (Ajax) Akhilleus’un cesedini taşıması, Akhilleus’un silahları için Odysseus ve Aias arasında yaşanan tartışma, Aias’ın intiharı gibi betimlemelerle günümüze kadar ulaşmışlar. Üst görseldeki amaforun üzerine resmedilenler yine Homeros'un İlyada destanından o iki büyük kahraman, Achilleus ve Aias. Truva Savaşı'nın yapılmakta olduğu alanda savaşa mola verdikleri, küçük bir masada zar atarak dinlendikleri bir zaman diliminde betimlenmişler. Muhteşem ötesi!

21/10/2018

Troya Antik Kenti - İlyada Destanı

Çanakkale İli, Tevfikiye Köyü’nün batısındaki Hisarlık adı verilen tepede bulunan Troya Antik Kenti'ndeyiz. Uzun yıllar önce ziyaret ettiğim ören yeri ile ilgili zihnimde birkaç yıkık duvar ve kanalizasyon kalıntıları görüntüsünden başka bir şey yok. Antik kentin son çalışmalarla gün ışığına çıkmış halini görmek için fazlaca heyecanlıyım.

Troya Antik Kenti'ni anlatırken kaynak olarak yalnızca ören yerindeki (ve Troya Müzesi'ndeki) bilgi panolarını kullanacağımı belirterek ve en doğrusunun bu olduğunu düşünerek başlıyorum:

İlk yerleşim tarihlerinde Karamenderes ve Dümrek çaylarının döküldüğü bir koy kenarında yer alan Troya’nın denize çok yakın olduğu, zaman içinde Karamenderes'in taşıdığı alüvyonlar nedeniyle denizden uzak bir konumda kaldığı anlaşılmış. Dolayısıyla; savaş ve doğal felaketler sonucu binyıllar boyunca defalarca yıkılıp yeniden kurulan kentin gitgide önemini kaybederek terk edilmesindeki ana neden; ''denizden uzakta kalmak''...

TROYA: BİR DESTANIN KENTİ
MÖ 8. yüzyılın sonlarında, belki de insanlığın tanıdığı en büyük ozan olan Homeros kendinden 500 yıl önce Troya'da yaşanmış bir savaşın destanını kayda geçti ve Antik Çağ ruhunun bir bölümünün temel ilkelerini oluşturdu.
Belki de onsuz ne Troia ne de Akhilleus varolabilirdi!

Antik Çağ'da Homeros'un adıyla yayılan İlyada ve Odysseia efsaneleri 2 bin yıl kadar geriye giden sözel bir geleneğe dayanıyordu. Bu anlatılar antik dünyada çok seviliyor, profesyonel oyuncular ve destancılar tarafından şölenlerde ve törenlerde dile getiriliyordu.

Dinleyiciler bu destanı İlyada olarak biliyordu. Bu şölen ve törenlerin çoğu Batı Anadolu ve Ege Adalarındaki kentlerin yeni yöneticileri tarafından finanse ediliyordu. Troya Efsanesi'nin ''heksametron'' denilen bir hece kalıp geleneği ile ağızdan ağıza aktarılarak Homeros'a kadar geldiği ve ozanın bunlardan hareketle İlyada'yı yarattığı düşünülmektedir.

21/05/2017

Troia Atı

Homeros'un İlyada Destanı'nda anlatılan Troia Savaşı'nın geçtiği Troia antik kenti Çanakkale'nin 25 km güneyindedir. Destanlarda Troia Savaşı'nın nedeninin Paris'in güzel Helena'yı kaçırması olarak anlatılsa da gerçek neden Troia'nın zenginliğidir. On yıl süren savaşın sonunda, bu zengin ve güçlü kenti fethedemeyen Akhalılar, bunu bir hile ile başarırlar. Akhalar, içine askerlerin saklandıkları bir tahta at yaparak kent kapısının önüne bırakırlar. Gemilerini ise Bozcaada'nın (Tenedos) arkasına çekerler.

Sabah sur kapılarının önünde tahta atı bulan Troialılar, gemileri de görmeyince kısa bir tereddütten sonra atı içeri alarak bu olayı kutlarlar. Herkesin eğlence sonrasında uykuya daldığı bir sırada tahta atın içinden çıkan askerler, dışarıda bekleyen savaşçı askerleri içeri alırlar ve böylece Troia kenti yakılıp yıkılır.
Destanda anlatılan bu olaylar insanları öylesine etkiler ki, binyıllardan günümüze kadar, başta sinema olmak üzere sanatın çeşitli dallarında bu olay yeniden işlenir. 2004 yılında Warner Bross sinema şirketinin yapımı olan Brad Pitt'in (Akhilleus) başrolü oynadığı ''TROY'' adlı filmde kullanılan bu model atın orijinali, 15 Eylül 2004 tarihinden beri Çanakkale'de sergilenmektedir.

DAS TROJANISCHE PFERD
Die antike Stadt Troja erlangte ihre Berühmtheit durch die Dichtung ''Ilias'' von Homer und dem dort beschriebenen sagenhaften Trojanischen Krieg. Troja befindet sich rund 25 kilometer südlich von Çanakkale.
Der Auslöser für den Trojanischen Krieg soll nach dem Epos die Entführung der schönen Helena durch Paris geweswn sein doch in Wirklichkeit war es der Reichtum Trojas.

Am ende des 10-jährigen Krieges eroberten die Achäer die Stadt Troja mit einer Kriegsentscheidenden List. Die Griechen zimmerten ein riesiges Holzpferd, in dessem Inneren sie ihre Soldaten versteckten, und zogen das Pferd vor die Stadtmauer. Ihre Schiffe ankerten sie hinter der Insel Tenedos (Bozcaada). Am nächsten Morgen entdeckten die Trojaner das hölzerne Pferd, jedoch aber nicht die Schiffe der Griechen. Trotz ihre Zweifel zogen sie das Pferd in die Burg und feirten ihren Sieg. Nach der Siegesfeier der Trojaner konnten die im Pferd versteckten Griechen in der Nacht umbemerkt das Stadttor öffnen und so die zurückgekehrte Armee in die Stadt lassen. So nahmen die Griechen die Stadt Troja nach jahrelangem Krieg schliesslich in dieser Nacht ein.

25/08/2008

Güzel Helen ve Truva Atı'nın Hikayesi

Bir kadın düşünün.
Dünyanın en güzel kadını bu...

Yunan mitolojisinde, Homeros'un İlyada Destanı'nda ''Sparta kraliçesi ve Menelaus'un karısı'' olarak yer alan bu güzel kadının adı Helen.

Destana göre güzel Helen, Troia yani TRUVA Savaşı'na neden oluyor. 10 yıl kadar süren evliliğini bırakıp Truva Prensi Paris ile kaçıyor çünkü.

Bunun üzerine kocası Menelaus, tarihteki en büyük Yunan ordusu ile Agamemnon komutasında efsanelere konu olacak savaş için Truva'ya gidiyor. Ayrıca bütün Yunan krallarına haberci göndererek Helen’in kurtarılması için yardım istiyor.

Akhalılar, Truvalılar ile tam 10 yıl boyunca savaşıyor.
Savaşlarda bir sonuç elde edilemeyince, Truva'yı ancak bir savaş hilesiyle alabileceklerini düşünüp, savaşı bırakıp, evlerine dönecekleri izlenimi yaratıyor ve büyük bir tahta at yaparak Truvalılar’a hediye olarak sunmaya karar veriyorlar.
Zafer sarhoşu Truvalılar, bu hediyeyi kabul ediyor, hatta kutlamalara bile başlıyorlar. Gece olup herkes uyuduğunda da, tahta atın içine gizlenen Akhalı askerler dışarı çıkıp şehrin kapılarını açarak Akhalılar’ın şehri ele geçirmesini sağlıyor.
Ve zafer onların oluyor...

Hiç aklımıza gelir miydi bu atın dünyanın en güzel kadını Helen için, daha doğrusu çok büyük bir aşk için on yıl süren savaşları sona erdiren bir sebep olduğu?

Troy filminde Helen




Çanakkale'nin en merkezi caddesinde iki yıldır sergilenmekte olan bu at ünlü aktör Brad Pitt’in başrolünü oynadığı
''Troy'' filminde kullanıldıktan sonra 2004 yılında bu şehre getirtildi.

İşin ilginç yanı; bu savaşı sembolize eden ve sergilenen Truva atının herkesin bilmediği başka bir yönü daha var:
''Troy'' filminde kullanıldıktan sonra Çanakkale’ye getirtilen fiberglastan yapılmış bu atın montajı için Almanya’dan da özel bir ekip geldi. Montaj ekibinde yer alanlardan biri de Alman Mühendis Erik Ludwig idi.
Çalışmalar sırasında Ludwig, bu ekibe ve kendisine tercümanlık eden Semra Beder ile tanışıp arkadaş oldu. Zaman geçtikçe montaj sırasındaki arkadaşlıkları büyük bir aşka dönüşen çift, 13 Temmuz 2005 tarihinde evlendi ve şu an Çanakkale'de yaşıyor. Alman Mühendis Erik Ludwig;
-''Düşünün ki binlerce yıl önce bir savaş olacak. Truva Atı bu savaşın kaderini değiştirecek. Daha sonra savaşı konu alan bir film çevrilecek. Bu filmde kullanılan at sergilenmek üzere Çanakkale’ye getirilecek. Biz birbirimizle tanışacağız ve evlenerek mutlu olacağız. Truva Atı'nın savaşı değiştirdiği gibi bizim de kaderimizi değiştirmesi çok ilginç,'' diyerek halen atamadığı şaşkınlığını dile getiriyor.

Gerçekten çok ilginç... Nereden nereye?
Böyle büyük bir aşkın ve savaşın filmi çekiliyor. Bunu sembolize eden bir at var ve
bu atın montajı sırasında dünyanın bir ucundan öbür ucuna uzanan bir aşk daha gerçekleşiyor.
Ey aşk, sen nelere kadirsin!