badem ağacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
badem ağacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15/02/2026

14 Şubat'tan...

Bahardan kalma güneşli, şahane bir gün eşliğinde 14 Şubat
Pırlanta yüzükler, pahalı hediyeler almak şart mıdır sanki? Bir çocuk masumiyetinin ardında gizli saf sevginin damıtılmış haliydi gördüklerim. Budur, işte tam da bu!

19/02/2022

Bahar Gelmiş Haberim Yok!

Hiç aklımda yokken bugün karşılaştığım şu tablo tam bir sürpriz oldu benim için. İçimde de tomurcuklar açtı adeta. 

Şubatın ikinci haftası yeni bitmişti ama bakar mısınız, bahar gelmiş çoktan. Nasıl bir ruh halindeysem, her sene şubat ayı girince kontrol ettiğim sokağın başındaki tek katlı betonarme evin bahçesindeki badem ağacı bu yıl gözümden kaçmış her nedense. 

Kabuğuna çekilip kupkuru ve yıpranmış dallarıyla tüm kış boyunca orada, öylece bekleyen ağaç baharı ilan edeli epey olmuş. Çünkü tomurcuklar, dalların bu görüntüye ulaşabilmesi için en az 1 hafta önce açmaya başlamıştır. Badem ağacı çiçeklenmişse tamamdır. Bahar gelmiştir. Papatyalar da açmıştır kırlarda. Yeşil alanlara yol alıp onları da görmeden, içimdeki coşkuyu biraz daha tetiklemeden olmaz.

11/02/2021

Erken Gelen Baharın Sonu

Dün dışarıya çıktığımda günlük güneşlik bir hava vardı yine. ''Bahardan kalma'' demeyeceğim. Baharın ta kendisiydi bence. 

Merakla sokağın başındaki tek katlı betonarme binanın bahçesindeki badem ağacının yanına gittim önce. Tüm dalları kaplamış olan çiçekler geçen günkü hallerine fark atmışlar, iyice büyümüş ve katmerlenmişlerdi.

Mevsimsiz açan çiçeklere sahip olsa da ağacın görüntüsü umudu tazeliyor, coşkulu duygular uyandırıyordu. Hatta, biraz daha ilerideki erik ağacında da hareketlenmeler olmuş, onun dalları da çiçeğe durmuştu. Ömrümde ilk kez böyle bir tarihte, şubat ayının ilk haftası içinde açan bahar çiçekleri görüyordum. Anı olarak kalması için bu sıra dışılığın kaydını tutmalı, görüntü almaya devam etmeliydim.

22/02/2010

Badem Ağacından Mesaj

Daha düne kadar incecik ve yıpranmış dalları birbirine girmiş, renksiz, kupkuru bir ağaçtı.

Uzunca bir zaman hiçbir yaşam belirtisi göstermeksizin içine kapanmış, inanılmaz bir görünmezliğe bürünmüştü.

Kelimenin tam manasıyla kabuğuna çekilmiş, varlığını, neler yaşadığını, içinde yaşattıklarını kimseler görmesin, bilmesin istemişti.

İçindeki umudu hiç yitirmeden!

Doğa ananın yıkıcı gücünü uygularken incinip zarar görmemesi için şefkat ve özenle koruyup sakladığı evlatlarından biriydi o. Bu haliyle güvencedeydi. Biliyordu ki yüreğini sınırsız güzelliklere, yepyeni coşku ve sevgilere hazırlamak için gerekli bir durum ve süreçti bu...

Ve bir direnişti binyıllar boyunca yinelenen...
Az kalmıştı! Yeniden doğacaktı!

İçinde hazırladığı tomurcukların rengarenk çiçeklere dönüşmesine çok az kalmıştı. İşte o an ayağa kalkıp tüm evrene; ''Hey, ben buradayım! Yaşıyorum!! '' diye haykırmayı bekliyordu sabırsızlıkla...

İhtiyacı olan tek şey; içini ısıtacak, ruhunu aydınlatacak bir sıcaklık, yüreğinin tam ortasına doğup varlığını sürekli kılacak bir güneşti. Bahar yağmurlarıyla can bulup, toprağın o eşsiz kokusunu içine çekecekti ardından. Beklediği güneşin eşliğinde gelecek sıcaklık ve aydınlıkla, gören gözlere, kendine pay çıkarıp ders alması gerekenlere sunulacak bir şölen vardı...

Hayatın yaşanısı ve defalarca yeniden doğmak olduğunu gösterecekti...

Yepyeni umutlar içinde yüreklerde coşku ve sevginin canlanması, yaşamı yeniden keşfetmek adına verilen ilâhi bir ''mesaj'' la başlayacak eşsiz bir seremoniydi bu...

Özlemle beklediği o sıcaklıkla iliklerine kadar ısındı ve hızla tomurcuğa dönüştü...

Mucizevi ''Yeniden Doğuş'' başlamıştı...


* * * *

Badem ağaçları dört bir yanda çiçekler açmaya başladı. Ne dersiniz, biz de onlara eşlik edip baharla birlikte yeniden keşfedeceğimiz dünyayı ve insanları sevgiye boyayalım mı?

Bahar, doğanın varlığını inkar edemeyip önünde saygıyla eğildiğimiz muhteşem bir döngü olayıdır ve ilk habercisi çiçek açmış bir badem ağacıdır. Kimi zaman yalancı güneşlere aldanıp vakitsiz çiçekler açarak bu döngünün doğrusallığını şaşırtsa bile.

Julia'nın; Aziz Valentine hikayesinde sevgilisinin mezarı başına diktiği pembe çiçekler açan badem ağacının o günden beri ''Sevgi ve Dostluk Sembolü'' olarak kabul edildiğini biliyor muydunuz?

İçinizdeki baharlar ve sevgiler hiç bitmesin!