probiyotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
probiyotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08/11/2020

Çiçekler, Probiyotikler, Keller:)

Sonbaharı da tamamlamak üzereyiz. Günler, mevsimler art arda gelip geçiyor.  

İzmir depremiyle birlikte zar zor toparlamaya çalıştığımız keyifler kaçtı yine. Ruh halimizi düzenlemek için resmen uğraş veriyoruz. 

En azından benim durumum öyle. Tek dileğim; seneye bu zamanlar her şeyin eski normale dönmesi ve bloglara gelip neler yazıp yayınladığımızı gülümseyerek ve şükrederek okuyabilmek. Yine son çektiğim fotoğraflar eşliğinde ''oradan, buradan'' etiketli bir  pazar yazısı bırakmak geldi içimden. 

Bakalım doğanın gündeminde neler varmış. Açmak için bu kez hangi çiçekler sıraya girmiş? Ben neler yapmışım? Biraz blogun havası değişsin. Araştırma yapmak, yeni bir şeyler öğrenip fikir üretmek için hiç havamda değilim bugünlerde...

27/04/2020

Sirke Anası İle Elma Sirkesi

Geçen yıldan aklıma yazmıştım. Bahar gelip de havalar ısınmaya başlayınca yapacağım ilk iş elma sirkesi kurmak olacaktı. Geçen yıl yapmış ve çok memnun kalmıştım çünkü. Elimde kalan küçük şişedeki son doğal fermente elma sirkem kelimenin tam manasıyla altın değerindeydi. Kullanmaya kıyamıyor, neden daha fazla yapmadığım için söylenip duruyordum.

Elma sirkesi son birkaç yıldır ekranlardan o kadar çok öneriliyordu ki. Sağlığınız için doğal sirke kullanın, özellikle de doğal elma sirkesi kullanın diyordu tüm doktorlar. Profesörler sabah programlarında elma sirkesinin nasıl yapılacağını uygulamalı olarak göstermeye başlamışlardı.

Günümüzde bağırsaklarımızın ne denli önemli olduğu, bilim dünyasının yaptığı son araştırmalara göre artık ikinci beynimiz olarak kabul edildiği anlatılıyor sürekli. Konuyla ilgili bilimsel makaleler kaynak olarak gösterilirken depresyonun asıl nedeninin de bağırsaktaki dost bakterilerin azalması sonucu olduğu şeklindeki haberler bizleri şaşkına çeviriyor.

Her biri birer probiyotik olan turşu, kefir, elma sirkesi gibi fermente yiyecekler bağırsaklarımızdaki faydalı bakterileri çoğaltarak pek çok sağlık sorunumuzu çözüyor artık. Rafine halleriyle değil de doğal fermente olarak tabii. Sirkenin dezenfektan özelliğini de unutmamak gerek bu arada.

Aslında doğal elma sirkesi yapmam için asıl etken KBB doktorum olmuştu. Duştan sonra damlatılacak üçer damla doğal elma sirkesinin kulak sağlığı için olduğu kadar, yemeklerden sonra içildiğinde yaşam boyu kalp sağlığı için de mucizevi olduğunu, kendisinin, ailesinin ve tüm doktor arkadaşlarının yaşamlarının bir parçası olduğunu söylemiş, kullanmam için sıkı sıkı tembihlemişti beni.

30/01/2017

İlaç Niyetine ve Sağlıklı Beslenmek

Son birkaç haftadır sağlıklı beslenme ile ilgili ne kadar bilgi, haber, açık oturum varsa neredeyse hiçbirini kaçırmadan izledim. Öğrendiğim her bilgi endişe içinde yenilerinin peşine düşmeye zorladı beni.

Canan Karatay'ın ''Pakete girmiş yiyecek ve içeceklerden uzak durun'' söylemi kazınmıştı aklıma en çok. Nitekim tüm dünyanın bayıla bayıla yediği Nutella'nın içeriğindeki palm yağı nedeniyle kanserojen etki taşıdığı doğrulandı.

İşte bu yüzden hazır gıdalardan iki misli daha uzak durmaya başladım. Açıkçası bisküviden kuru yemişe işlem görmüş her yiyecek ciddi anlamda korkutuyor artık beni. Mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum.

Bir taraftan da yıllardan beri köy sütü almak, yoğurdu ve kefiri evde mayalamak, ekmeği evde yapmak gibi doğrulara imza attığım için huzur duygusu var içimde. Konuyla ilgili en radikal kararım tavuğu hayatımızdan çıkarmak olmuştu. Ne kadar isabetli bir kararmış meğer. Oturduğu yerden hiç kıpırdamadan antibiyotikle büyütülen tavuklar sayesinde vücudumuzun antibiyotiğe doyması ve bakterilerin çok daha dirençli hale gelmesi gibi korkunç sonuçlar ortaya çıkmaya başladı.
Bilim artık antibiyotiğe ''Hayır'' diyor ve birtakım önerilerde bulunuyor. Beslenme alışkanlıklarımız sayesinde kanser illeti haricinde uzun vadeye yayılmış kim bilir daha ne yan etkiler çıkacak ortaya. Artık zararın neresinden dönersek kâr!

Kanser riskini en aza indirmek için şekerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini öğrendik. Hatta ''Kanseri besleyen şekerdir'' cümlesi bir replik olarak beynimize kazındı. Metabolizmayı güçlendirmek için önerilen besinler neler peki?

Liste başı olarak probiyotik zengini doğal yoğurt ve kefir var. Ve uzmanlar bu yıl özellikle, bağırsaklardaki probiyotik bakterilerin çoğalmasını teşvik eden prebiyotik yiyeceklerden faydalanmak gerektiğini 'önemle' vurguluyor.
En çok da lahana turşusu konusunda hemfikirler. Zayıflatma özelliği olan lahananın, turşu olarak da metabolizmayı hızlandırıp kilo verdirmesi bir yana; kanser, damar tıkanıkları, kalp ve sinir sistemi hastalıklarında son derece etkili olduğunu, lahana turşusu mayalanırken üretilen laktik asitin tansiyonu düşürdüğünü ve kan dolaşımını teşvik ederek damar açıcı etki yaptığını söylüyorlar. Aslolan şu:
Lahana turşusu yapılırken fermantasyon süreci kanserle savaşan enzimleri harekete geçiren 'sulforaphane' isimli kimyasal ve indol gibi bileşenler üretiyor.
Lahana turşusunun şeker hastaları için de faydalı bir besin maddesi olduğu biliniyor. Öyleyse ne yapmalı?
Tam da mevsimiyken hemen bir lahana turşusu kurup bağışıklık sistemini güçlendirmeli. Probiyotik bakterilerle bağırsak florasını olumlu yönde değiştirip kanserden korunmalı. Hem turşu suyundaki probiyotik bakterilerin kişiyi grip ve benzeri enfeksiyonlardan koruyan en güçlü ilaç olduğu haberleri basında epeyce yer almıştı.

Sağlıklı beslenmek adına bir öneri de benden gelsin mi?
Nutella benzeri çikolata + fındık kreması içeriklere alternatif olarak meyveli, bol kuru yemişli ''sağlıklı ve besleyici'' kekler yapın çocuklarınıza.

Çok severek yiyeceklerine emin olun.
Şekeri az, yağsız ve kullandığınız süt 'doğal' olsun. Keki yaparken kavrulmamış fıstık, cevizi ve fındığı kabuklu satın almak gibi yöntemlerle ''işlenmemiş'' kuru yemiş tercih edin. Kuru üzümleri bol suda yıkadıktan sonra kullanmayı unutmayın.

Malzemenin dibe çökmemesi ve eşit dağılması için keki 200 derecede ısıtılmış fırında 10 dk kadar pişirin ve fırını kapatın. 3 dk bekleyin. Daha sonra 160-170 derecede en az yarım saat pişmesini sağlayın.


Huzurlu ve sağlıklı bir haftaya başlangıç yapmak dileğiyle...