Çocukluğumdan hatırlıyorum ben. Büyük teyzemizin, yani annemin teyzesinin evinde vardı. Oraya her gidişimizde çocuk aklımla gözümü duvardan ayırmaz, heyecan içinde saat başı olmasını beklerdim.
Çünkü duvarda asılı bu saatin üst kısmındaki küçük kapı her saat başı açılır, içeriden bir minik guguk kuşu çıkar, saat kaç olmuşsa o kadar ''guguk'' sesi çıkarır ve geri çekilip içeriye girerdi.
Ne gariptir; çocukluğumun en güzel imgelerinden biri olan ve izlerken insanı adeta masal dünyasında hissettiren bu saati büyüyüp de guguk kuşunun yaşam tarzını öğrendiğim gün sevmez oldum.
Garip mi değil mi, siz karar verin isterseniz.
Konu guguk kuşunun anneliği efendim ve yumurtadan ilk çıktığı andaki akıl almaz tavrı. Doğaya ilgisi olanlar biliyordur mutlaka; ama ben yine de bugün bu konuya değinmeye karar verdim. Bilmeyenler öğrenmiş olsun, bilenler de bir kez daha anımsayıp guguk kuşunun sergilediği tavırların menfaatçi ve de acımasız insanların davranışlarıyla benzerliğini düşünsün. Masumiyet duygusunun sömürüsündeki korkunçluğunu irdelesin.
