fotoğraf sergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fotoğraf sergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27/11/2024

''Çanakkale'de Atatürk Yoktu'' Diyenlere!

I. Dünya Savaşı başladığında Sofya’da ataşe olarak bulunan ve gelişmeleri bir süre oradan izleyen Mustafa Kemal, Harbiye Nezareti’ne başvurarak orduda aktif görev almak istemiş, ancak aldığı yanıt olumsuz olmuştur. 

Mustafa Kemal’in tepkisi ve aktif görev almadaki ısrarları devam edince netice vermiş, 20 Ocak 1915'te Enver Paşa'nın isteği ve Talat Paşa’nın onayı ile 33 yaşındaki Mustafa Kemal'in yarbay rütbesiyle 3. Kolorduya bağlı 19. Tümen Komutanlığına ataması yapılmış, kendisine Çanakkale Cephesinde aktif görev verilmiştir.

20 Ocak 1915'ten 10 Aralık 1915'e yaklaşık 11 ay süre ile Çanakkale Cephesi’nde bulunan Mustafa Kemal, yarbay rütbesiyle katıldığı Çanakkale Savaşları’nda 1 Haziran 1915 tarihinde albaylığa terfi etmiştir. 

Cephedeki 19’uncu Tümen Komutanlığından sonra Eceabat (Maydos) Mıntıka Komutanı, Arıburnu Kuvvetleri Komutanı ve Anafartalar Grup Komutanı olarak görevlerine devam etmiş, hizmetlerinden dolayı 30 Nisan’da Gümüş İmtiyaz Harp Madalyası’na, 17 Mayıs’ta ise Altın Liyakat Madalyası’na layık görülmüştür. Karargâh olarak Tekirdağ/Yarçeşme, Eceabat, Bigalı, Düztepe Güneyi, Tepe Güneyi ve Çamlıtekke’yi kullanmıştır. Mustafa Kemal'in Arıburnu, Anafarta ve Kireçtepe bölgelerinde gerçekleştirdiği önemli ve kritik üç askerî müdahale Çanakkale Savaşları’nın kaderini belirlemiştir. 

06/09/2024

Tarihin İzlerinde Birleşen Yollar

“Tarihin İzlerinde Birleşen Yollar / Çanakkale – Osnabrück” Fotoğraf Sergisi
🗓️ 09 Ağustos- 09 Kasım 2024
Yer: Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi
Bu yıl Çanakkale ile Almanya'nın Osnabrück kentinin 30 yıldır dost, 20 yıldır kardeş kent olmasının yıl dönümüymüş ve ben bunu yeni öğrendim. Her iki kent nüfusları, büyüklükleri, insanları, tarihi ve coğrafi özellikleri bakımından pek çok detayda benzerlik gösterdiğinden kardeş olmaya karar vermişler. Öyle iyi birer dost ve kardeş olmuşlar ki onca yıldır devam ediyor.

@canakkalekentmuzesi

11/03/2013

Prof. Dr. Sezai Şahmay ''Renklerle Anadolu'' Fotoğraf Sergisi






Ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Sezai Şahmay'ın, doğudan batıya 25 ilimizin farklı yaşam biçimleri ve mekânlarını yansıtan 50 fotoğrafının yer alacağı ''Renklerle Anadolu'' adlı fotoğraf sergisi, 15-30 Mart 2013 tarihleri arasında İstanbullu sanatseverlerin
beğenisine sunuluyor.











Close-up çalışmaları ile hazırladığı görsel materyalleri akademik çalışmalarında kullanan Sezai Şahmay'ın yerli ve yabancı sayısız websitede yer alan fotoğraflarını bugüne dek 2 milyonu aşkın kişi ziyaret etmiş, 200 bine yakın fotoğrafı indirilmiştir.



WebShots' ta profesyonel olarak fotoğrafları yayınlanan, aralarında Skylife dergisinin de bulunduğu pek çok dergide yer alan fotoğrafları çeşitli takvim ve posterlerde kullanılan Şahmay'ın, 2006 yılında “Objektifinden Türkiye” isimli fotoğraf kitabında Türkiye'nin değişik yörelerine ait 100 kadar fotoğrafı yer almıştır.



Prof. Dr. Sezai Şahmay’ı tanıyalım:
1974 yılında İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, yine Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde önce Anatomi sonra Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını tamamladı.
1984-1985 yıllarında Amerika'da Baylor College of Medicine-Houston' daki çalışmalarından sonra 1987 yılında İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'na uzman olarak giren Şahmay, 1988'de doçent, 1996 yılında profesör oldu.


Şahmay, fotoğrafa ilgisinin nedenlerini; çevreye zarar vermeyen bir hobi olması, teknik ve görsel faktörlerin uygulanabilmesi, anıların yaşatılabilmesi, olayların belgelenebilmesi ve bunların başkalarıyla paylaşılabilmesi gibi önemli etkenler olarak sıralamakta, kendisini “sanatçı” değil “fotoğraf sever” olarak tanımlamaktadır.

Jinekolojik Endokrinoloji Derneği kurucu üyeliğinin yanı sıra, aynı derneğin başkanı olan, halen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Reprodüktif Endokrinoloji Bilim Dalı'nda görev yapmakta olan Sezai Şahmay, evli ve 2 çocuk babasıdır. 

(İnternet sitesi: www.sahmay.com )


Fotoğraf ve Prof. Dr. Sezai Şahmay


Fotoğrafa olan ilgim ortaokul yıllarında başladı. O zamanlar görsel materyallerdeki kaliteli fotoğraflar ilgimi çekti. Özellikle bu konuda ilgimin en önemli kaynağını National Geographic’deki fotoğraflar oluşturmuştu. Doğaya olan sevgim ve tarihi mekânlara olan ilgimin ağırlık kazanması fotoğraf sevgimi daha da artırdı. Babamın hediye ettiği ilk fotoğraf makinası ile fotoğrafla tanıştım. Takiben fotoğrafa olan ilgimin artışı sonucunda karanlık oda çalışmaları ile siyah-beyaz çalışmalarım devam etti.
f
Ancak renkli fotoğrafların yaygınlaşması ve zaman darlığı karanlık oda çalışmalarımı sınırlayarak, beni sadece fotoğraf çekmekle dar bir alanda sınırladı. Bu arada teknik olanakları kullanarak mesleki slaytlarımı hazırlamak, aktivitelerimin devamlılığını sağladı.

Son yıllarda dijital ortamdaki fotoğrafların kalitesi, dijital fotoğraf makinalarının yaygınlaşması ve bilgisayar ortamında fotoğrafçılık, aktivasyonumu tekrar artırdı. Karanlık odamı bilgisayara taşıyarak, karanlık oda keyfini bilgisayarda sürdürmeye başladım.

Bugün 5 adet analog ve 5 adet dijital fotoğraf makinemle farklı obfektif ve filtreler kullanarak çekmiş olduğum 50.000’i aşkın fotoğraf ve slaytım bulunmaktadır. Bunların çoğunluğu, portre, doğa ve tarihi mekânlarla ilgilidir.



Neden Fotoğraf?

Fotoğrafçılıkta teknik ve görsel faktörlerin uygulanabilmesi, çevreye zarar vermemesi, anıların yaşatılabilmesi, olayların belgelenebilmesi ve bunların başkalarıyla paylaşılabilmesi gibi önemli güzellikler bulunmaktadır.
Ben amatör bir ''fotoğraf sever''im. Fotoğraf sanatçısı değilim.

Özellikle yurtdışı seyahatlerimdeki gözlemlerim, ülkemizdeki doğal güzellikler ve tarihi mirasa haksızlık edildiği düşüncesini oluşturmuştur. Unutulan, görmezlikten gelinen ve gerekli önem verilmeyen bu doğal ve yerel güzellikleri kaydetmek, bu görüntüleri paylaşmak, hatırlatmak ve yeterli ilgi odağı haline dönüşmesinde katkıda bulunmak beni mutlu etmektedir.
Seyahatlerim sırasında gerek fotoğraf çekerken, gerek o fotoğraf üzerinde çalışırken ve gerekse çektiğim objeyi seyrederken haz duymam bu amatör aktivitemin giderek artışına neden olmaktadır.

Fotoğraf alanı pek çok öğeyi barındıran bir aktivitedir. Bilgisayar, ışık, spor, zamanlama ve estetik gibi öğelerin birlikte kullanımına yol açmaktadır. Gayet tabii ki, günlük streslerden uzaklaşmak en önemli bir diğer faktördür. Özellikle anlık aktivitelerin yakalanıp, görüntülenebilmesi bir avcının avını yakalama duygusunu yaşatmaktadır. Doğayla başbaşa kalıp, saatlerce yürüyerek farklı açıların bulunup bir objenin görüntülenmeye çalışılması, zamanlama ve ışık gibi faktörler de golf oynamaya benzemektedir.




03/12/2012

''Engelleri Kaldıralım'' Fotoğraf Sergisi

3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle; 2006 yılında Tempo Dergisi ve iş adamı-fotoğraf sanatçısı Serdar Bilgili işbirliğiyle gerçekleştirilen ve o günden beri zihnime kazınmış bulunan ''Engelleri Kaldıralım'' adlı fotoğraf sergisinde yer alan, çeşitli alanlarda önemli başarılara imza atmış engellilerin unutulmaz görüntülerine yer vermek istedim.


''Serdar Bilgili'nin bu fotoğrafları olamayacak şeylerin olduğunu ve kaybolması gereken hayatın nasıl yeniden canlandığını gösteren örneklerini ortaya koymaktadır. Bu bir nevi fonksiyonu bitmesi gereken bir şeyin insan arzusu ile nasıl yeniden yaratıldığını, bu sonsuz azmin yaşamak için neler yapabileceğini görsel olarak bize göstermektedir. Eksiğin içinde ters bir dünya yaratarak yaşamın devamını zorlayan bir irade gücünün kuvvetini bize gösteriyor. Öyle ki bu şey bize insan gücünün bu kuvvetini görsel olarak kaydedip bir zor gerçeği ortaya koyuyor. Bu da oldukça mühim bir problemin bir aynası olarak görsel tarihe mal olacaktır. Bu sergiden öğreniyoruz ki bu azim sayesinde insan hayata devam edebiliyor. Ayaksız veya kolsuz bir adam yüzme şampiyonu oluyor, barfiks yapabiliyor, bilardo oynayabiliyor, aşk yapabiliyor. Duymayan biri şarkı söyleyebiliyor, kolsuz bir kız resim yapabiliyor. Biz bu sergide fotoğraf seyretmedik. İnsanın durumunu da seyretmedik. İnsan gücünü seyrettik.'' -Ara GÜREL-