Yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24/01/2026

Uluslararası Zeybek - Zeibekiko Günleri

Bugün saat 18:30’da Belediye Kültür Merkezi Salonu muazzam bir gösteriye ev sahipliği yaptı. Başlangıçta sahne alan “Boğazın Efeleri” zeybek grubunun ardından Murat Emrah Yamanlı, Georgios Kokosis, Onur Tabak, Christos Katounas, Yusuf Türkel, Can Çinte ve Stavros Kalamatianos gibi aynı zamanda eğitim veren, hocalık yapan Türk ve Yunan isimler, iki kültürün kardeşliğini profesyonel performanslarıyla, dansla anlattılar.

Stavros Kalamatianos'tan
Zeibekiko Solo Show

Zeybek zeybek olalı böylesi muhteşem bir gösteri görmemişti. Büyülendik resmen. Seyretmeye doyamadık. Ve bir de iki ülke adına bir kucaklaşma sahnesi vardı ki duygulanmamak elde değildi.

14/04/2019

Yunanistan'a Günübirlik Alışveriş Turu

Başlığa bakıp da "Yunanistan'a alışveriş için neden gidilsin?" diye düşünebilirsiniz. Çünkü bu geziyi öğrendiğimde benim aklıma ilk gelen buydu. Ancak, detayları öğrendiğimde gözlerim parladı. Biraz yorgunluk olacak; ama buna değecekti. Günübirlik bir turla Yunanistan'ın tam 5 şehrini görme imkânı sunuluyordu. Kavala, Drama, İskeçe (Xanthi), Gümülcine (Komotini) ve Dedeağaç (Alexandroupoli). Tek üzüntüm; geçen yıl ilk kez gidip hayran kaldığım ve bir kez daha görebilmeyi çok istediğim Selanik'in uzak olması nedeniyle programda olmayışıydı.
Sabaha karşı İpsala Sınır Kapısı'ndan giriş yapılıp Kavala'ya kadar transit gidilecek, oradan dönüş yapılıp güzergâhtaki şehirler ve alışveriş merkezleri gezilerek gece yarısı 24:00 gibi, başlangıç noktası olan İpsala'ya geri gelinecekti.

Haydi o zaman, bunu ne kadar ve ne şekilde başarabilmişiz birlikte görelim. Şayet nette gezinecek olursanız "Yunanistan'da alışveriş" başlıklı yazı ve tur programlarına rastlarsınız. Şahsi görüşüm, bu turlar dövizin aniden artış gösterdiği 2016 yılına kadar cazipmiş. Sonrası için Euro bazındaki fiyatların nasıl da el yaktığını, Yunanistan marketlerindeki ekmek fiyatlarının dahi bizdekinden misliyle pahalı olduğunu geçen yıl bizzat Selanik'te gördüm. Eskiden bu alışverişlerde Yunanlıların ünlü zeytinyağları, kahveleri ve çikolatalar başı çekiyormuş. O yüzden bu gezide alışverişin benim için ikinci planda kalacağı daha baştan belli.

Geçen yıl İskeçe Karnavalı zamanı yaşanan yoğunluk nedeniyle saatlerce kuyrukta beklediğimiz İpsala Sınır Kapısı'ndaki işlemler bu yıl yarım saat bile sürmedi. Bu esnada araçtan inilip gümrüksüz satış mağazası Setur Duty Free gözden geçirildi ve alışveriş işlemleri dönüşe saklandı. Taşımanın manası yok tabii. Ne de olsa Jumbo Mega Market ve Lidl Market var alışveriş listesinin başında...

15/03/2018

2018 İskeçe Karnavalı (Xanthi Carnival)

Selanik- İskeçe Karnavalı gezimize kaldığımız yerden devam.
Geceyi Selanik'te geçirdikten sonra sıra geldi otelin önünde bekleyen otobüsümüzle sabah erkenden İskeçe'ye doğru yol almaya.

Yunanca ismi Xanthi olan İskeçe, Gümilcine ve Dedeağaç'la birlikte Türklerin en yoğun yaşadığı kentlerden biri. ''Binbir Rengin Şehri'' adıyla da anılan kentin tarihi M.Ö 800'lü yıllara dayanıyor.
İskeçe adı ''Eskice''den kaynaklı. Çünkü şehir Osmanlılar zamanında Eskice ve Yenice olarak iki yerleşim biriminden oluşuyormuş. Yenice, büyük bir yangın sonucu yok olunca, orada yaşayan halk İskeçe merkeze taşınmış. Günümüzde Kavala'ya uzaklığı 55 km olan 65 bin nüfuslu küçük bir kent İskeçe. Karnaval zamanı nüfus en az on katı.

Şehrin merkezindeki Plateia Kendriki adlı meydanda Saat Kulesi ve Ayasofya Kilisesi bulunuyor. 1870'de İskeçe’nin önde gelen isimlerinden Hacı Emin Ağa'nın yaptırdığı saat kulesi Osmanlı döneminden kalma. Belediye saat kulesinin 1972 yılında yıkılmasına karar vermiş ancak halktan büyük tepki gelince vazgeçilmiş.

Mağazalar ve kafelerle çevrilmiş olan İskeçe Meydanı'nın pazar günleri dışında günün her saati son derece hareketli olduğunu, saat kulesinin aralık ayı sonlarında Noel süslemeleriyle bezendiğini öğreniyoruz. Meydan bugün karnavalın son günü yapılan geçit törenlerinin merkez üssü konumunda.

Balkanlar’ın en gözde festivallerinden biri olan İskeçe Karnavalı 40’tan fazla dernek ve oluşumun katıldığı, renk renk kostümler ya da geleneksel giysilerle şehrin tüm sokaklarının karnaval havasına büründüğü bir dönemi kapsıyor.


Tur otobüslerinin park etmesi için ayrılan kırsal alanda festival için gelen yüzlerce otobüs vardı.
Belediye otobüsleri insanları oradan ücretsiz olarak 5-10 dk içinde şehir merkezine taşıyor.
Sol karedekiler gibi otobüslerden karnaval kostümleri ile inenler de az değildi.

12/03/2018

Selanik'ten İskeçe Karnavalı'na

Ve nihayet üç hafta sonra da olsa, hafta sonuna sıkıştırılmış Selanik - İskeçe Karnavalı gezimizi yazmaya başlıyorum.

Bu kadar kısa bir sürede gezebildiğimiz nokta elbette ki kısıtlıydı. Zaman hiç mi hiç yetmedi.
Gezi sonrası aklıma yerleşen ise özellikle Selanik'e en kısa zamanda bir kez daha gidilip doya doya gezilmesi gerektiği.

Makedonya kralı Cassander tarafından M.Ö. 315 yılında kurulan, Roma döneminde önemli bir metropol olan, Bizans İmparatorluğu'nun en büyük ve en zengin kenti Selanik ile başlıyorum. Aklım sende kaldı Selanik, duy beni...

"Thermaikos Körfezi'nin Gelini" diye tanımlanan Selanik (Thessaloniki), Yunanistan'ın ikinci büyük şehri. İsmini Büyük İskender'in üvey kız kardeşi Thessalonike'den almış.
''Thessalian Zaferi'' anlamındaki sözcük, Yunanca iki kelimeden oluşuyor: Thessalos ve Niki

Prensese bu isim babası tarafından Teselyalı kabileleri yenmesi şerefine verilmiş. Selanik'in tıpkı ismini aldığı Thessalonike gibi ''Ege'nin Prensesi'' diye geçmesi kim bilir belki de bu yüzden. 1,2 milyon nüfusuyla Balkanların en hareketli kenti. ''Yunanistan'ın Kültürel Başkenti'' diye de biliniyor.

İskeçe Karnavalı nedeniyle yaşanan yoğunluktan dolayı gümrükte en az üç saat süren sıkıcı bir bekleme sürecinden sonra, sabaha karşı komşuya geçiş yaptık. Kısa bir süre sonra ilk dikkatimi çeken yol kenarlarındaki maketten yapılmış rengarenk minik şapeller oldu. Bu şapellerden bazıları onlarcaydı ve tepeye kadar devam ediyordu. Rehberimiz Yunanistan'da bunlara çok sık rastlandığını, trafik kazalarında hayatını kaybeden kişileri temsilen kaza yapılan noktalara konmasının bir gelenek olduğunu söyledi. Şapeller bir ara o kadar sıklaştı ki trafik kazası sıklığı bakımından onların da bizden pek farkları olmadığını anladık. Tüm bunları sabaha karşı öğrenmemiz ise hayli ürpertici oldu diyebilirim.

Gün ağarırken sisli manzaralar içinde, sağ tarafımızda yüce dağlar, sol yanımızda deniz eşliğinde yol alıyorduk. Kavala'yı transit geçmek zorundaydık. ''Kavala Kaş'ın benzeridir, Selanik ise İzmir,'' demişlerdi. Deniz kenarına kurulmuş, masal gibi bir kent görünüyordu gerçekten de sislerin arasında.