oregon üzümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oregon üzümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17/04/2024

ODTÜ'yü Özleyenlere...

Ankara'ya gidip de ODTÜ'ye uğramadan olur mu? Fazla vaktimiz olmadığından kampüste 1 saat kadar kaldık; ama ilaç gibi geldi. Çektiğim fotoğrafları buraya hatıra olarak sabitleyeyim o zaman. Ağacın güzelliğine güzellik katan marteniçkalara bakar mısınız? 

Bahar çiçekleriyle bezeli ağaçların kokusu baş döndürücüydü.

06/04/2024

Dikmen Vadisi'nde Sakura Aramak

Dokuz günlük bayram tatili nedeniyle Ankara'dayız efendim. Hava mis gibi güneşli ve son derece ılıman. Bitki gelişimlerinin nisan ayında neredeyse Marmara Bölgesi'ndekilerle aynı olması müthiş şaşırttı beni. Mesela morsalkımlar açmaya başlamış, mesela erik ağaçlarındaki çiçeklenmeler tamamlanmış. Olacak şey değil. Bunun nedeni olarak Ankara'da artık eski soğukların olmayışı, bu yıl sadece iki kez kar yağmış olması ve çabucak erimesi gösteriliyor. İklimler eşitlenmeye başladıysa bitkiler de eşitlenecek doğal olarak.

Bugün aklıma hemen Dikmen Vadisi ve oradaki sakura ağaçları geldi. Açmış hallerini görmeyi çok istiyordum. Soluğu orada aldık tabii. Yukarıdan baktığımızda ağaçlar arasında yer yer pembelikler görünüyordu. ''Tahmin ettiğim gibi sakuralar açmış,'' diyerek sevinçle aşağıya inmeye başladım. 🌺

13/08/2017

Oregon Üzümü Reçeli (Oregon Grape Jam)

Geçen yıl, hayatımda ilk kez görmüştüm bu bitkiyi. Biraz bilgilenmek istediğimde gelişme aşamaları ve halk hekimliğinde çok yaygın oluşu epey şaşırtmıştı beni.

İngilizce kaynaklardan reçelinin yapıldığını da öğrenmiştim bu arada. Türkçe kaynaklarda konuyla ilgili tek bir yayın halen yok ne yazık...

Bizim ülkemizde de elbette ki mahoniayı iyi tanıyan ve kullananlar vardır. Ancak büyük bir çoğunluğun zehirli diye yanına yaklaşmak istemediği bir gerçek. Evet, oregon üzümü (mahonia) yenilebilen bir bitki. Reçeli ya da jölesi yapılabiliyor ve de bir hayli güzel oluyor.

Sarıboya çalısı adıyla da bilinen bitki, dünyanın pek çok yerinde, özellikle de Kuzey Amerika'da popüler bir peyzaj bitkisi. Bilimsel adı mahonia aquifolium. Gölge alan, kuytu, verimli ve nemli topraklarda kendiliğinden yetişiyor.

Mart - Nisan aylarında 5-6 cm'lik sarı salkımlar halinde mis gibi kokan çiçekler açan mahonia'nın bu harika salkımları sonbahara doğru bitki üzerinde asılı mavimsi siyah renkte olgun üzümlere dönüşüyor.
Meyveler eşit oranda koyulaştıklarında toplanmaya hazır oluyorlar.
Yapraklardaki dikenlere dikkat ederek parmaklarınızı salkımlardan aşağı doğru kaydırdığınızda üzümler kolaylıkla sepetinize düşecek.
Parlak, koyu yeşil renkli, kenarları dişli ve dikenli yapraklar ise sonbahar için kızıl kırmızıya geçiş yapmaya başlıyor. İşte tam da bu ara oregon üzümlerinin olgunlaştığı sıra. Geçen yıla göre 1 ay kadar erken olgunlaşmaları şaşırtıcı. Üstelik oldukça sağlıklılar...


Oregon üzümünün pektin açısından çok zengin olduğunu öğrenmiştim.
Pektinin ne demek olduğunu da. ''Bitkilerin ve meyvelerin hücre duvarlarının başlıca bağlama bileşeni'' idi pektin. Meyvenin reçeli yapılırken şekerle ısıtıldığında ''jelleştirici bir ağ oluşacak,
pişirme esnasında kıvam yoğunlaşacak''
demekti...

Sözün özü; işte ben tüm bunları dün topladığım oregon üzümleriyle deneyimlemek istedim ve reçel yapımına soyundum. O biraz daha kolaydı çünkü. Jöle yapmak için buharlı, hortumlu meyve sıkacağı kullanıyorlardı yabancılar.
Öyle bir aparatım yoktu ne yazık. Zaten reçelin kıvamı da jöleye çok yakın.
Aslında ''marmelat'' demek en doğrusu bana göre; ama neyse bakalım, onların dediği olsun. 😊

Şimdi gelelim nasıl yapıldığına...
Topladığım yarım kiloya yakın oregon üzümünü iyice yıkayıp bir tencereye aldım. Üzerini kapatacak kadar su ilave edip tencerenin kapağını kapattım ve ara sıra açıp karıştırma yoluyla 10 dk kadar kaynattım. Biraz soğuyunca karışımı bir kaşık yardımıyla (patates eziciyle de olabilir) ezerek ve bastırarak parçaladıktan sonra süzgeçten geçmesini sağladım. (Üstte kalan çekirdekli kısma bir miktar daha su ekleyip incelterek ve bir müddet daha ocakta tutarak
biraz daha püre çıkmasını sağlayabilirsiniz.)


Tarifte süzgeçten geçirdiğiniz püreyi ölçmeniz ve aynı miktarda şeker eklemeniz öneriliyor. Ancak ben şekeri biraz daha az kullandım. Çünkü ocağın altını kapatır kapatmaz likör ilave ediliyor ve bunun kıvamı biraz inceltmek için yapıldığı söyleniyordu. Şekerle kaynatma esnasında çubuk tarçın eklenebileceği, dümdüz ve yoğun kıvamda bir doku istemeyenlerin taneciklerden de tencereye atabileceği gibi öneriler vardı.
Karışımı şeker eriyene kadar orta derecede ısıtarak karıştırıyor ve kaşığı çekerek kaynamaya bırakıyoruz.
Fokurdamaya başlar başlamaz altını kısıp yoğun bir kıvam alana kadar yaklaşık yarım saat kaynatıyoruz.
Dilediğimiz şekilde kavanozlamaya alıyoruz...
Uzun vadede kullanmak isteyenler sıcakken kavanozlara alıp soğuyunca ağzını kapatmak gibi bir yönteme başvurabilirler.

Kahvaltıda tüketebileceğiniz ya da dilediğiniz tatlıda sos olarak kullanabileceğiniz harika renkte,
pürüzsüz ve zengin aromalı reçeliniz (jöleniz) hazır efendim.
Denemek isteyenlere kesinlikle önerimdir...


* * *


Sondaki bu iki fotoğraf altta kaynak gösterdiğim siteden


Reçel-jöle tarifi kaynak: agardenerstable.com



03/04/2016

Sarıboya Çalısı (Mahonia)

Bugünkü doğa yürüyüşümde yine daha önce hiç görmediğim bir güzellik çıktı karşıma. Gördüğünüz gibi yine minik, zarif çiçekler...
Ne kadar güzeller, öyle değil mi?
Ancak, bu defakinin sonucu inanılır gibi değil. Artık bir gelenek haline geldi bu bende. O nedenle hemen paylaşıyorum.

Evet, en fazla 1-2 metre boyundaki dikenli yapraklardan oluşmuş çalıların arasında rastladık bu minik sarı çiçeklere. Harika salkımlar halinde göz kamaştırıyor, dahası etrafa mis gibi kokular yayıyorlardı. Arkadaşlar arasında da daha önce ne gören ne de adını bilen vardı.

Öyleyse sakura ve parlak yapraklı kartopu' da yaptığım gibi hemen fotoğrafını çekip eve gidince Google'a başvurmalıydı.

Biraz uğraştırsa da sonuç şaşırtıcıydı gerçekten. Salkımlar halinde boy gösteren bu çiçeğin adı: Sarıboya Çalısı (Mahonia)
Kadıntuzluğugiller (her ne demekse) familyasından bir bitki.

Kuzey Amerika ve Asya kökenli, çok yıllık bu bitkiye adını İngiliz botanikçi Thomas Nuttall, Amerikalı bahçıvan Bernard Mc Mahon onuruna vermiş. Mart- Nisan aylarında açan kokulu küçük çiçekleri 5-8 cm’lik sarı salkımlar oluşturuyor. Koyu yeşil renkteki parçalı ve dikenli yaprakları sonbahar gelince kızıl kırmızıya dönüşüyor. Parklarda, bahçelerde, cadde ve sokaklarda dekoratif amaçlı kullanımının yanı sıra, şifalı etkileri nedeniyle halk hekimliğinde de çok yaygın.


Şimdi aşağıdaki görüntüye dikkat!!
Bugün tanıştığım güzelliğin sonbaharda dönüşeceği görüntüyü (kızıl yaprakları dahil) herbco.com 'da buldum...

Evet mahonia, sakura ve viburnum tinus gibi gibi açtıktan bir müddet sonra solup dökülerek kaybolmuyor, tam tersine çiçekleri ''mavimsi siyah'' renkte, küçük, yuvarlak, üzümsü meyvelere dönüşüyor. İşte bu yüzden bir diğer adı Oregon üzümü (Oregon Grape).

Eskiler bu meyvelerden jöle, köklerinden ise sarı boya elde ederlermiş. Çay gibi demlenip içildiği takdirde kurutulmuş bitkisinin karaciğer ve sindirim sorunlarına, bağırsak gazlarına, kronik kabızlık ve romatizma iltihaplarına karşı etkili bir ilaç olduğu belirtiliyor.

Dışarıdan uygulama yoluyla başta sedef olmak üzere sivilce, egzama gibi pek çok cilt rahatsızlığında tedavi gücü var. Hatta yurt dışında kremler ve kapsüller halinde satışa sunulmuş.

Evrenin bize sundukları ve gerçekleşmekte olan döngüde ne çok mesaj var değil mi? Ne çok sunum, ne çok şifa...
Anlayana ve kıymetini bilene...