psikopati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikopati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06/02/2022

Ed Kemper Canavarı ve Otostop Tehlikesi

Bugün çarşamba gecesi TLC'de rastlayıp da başından ayrılamadığım ve aşırı derecede etkilendiğim bir seri katili anlatacağım. Daha doğrusu ''uyarı niteliğinde'' anlatmam gerekiyor. Çünkü söz konusu canavarın ilgi alanı otostop yapan üniversite öğrencileri. Üstelik son derece kibar ve yardım sever biri olan bu canavarın IQ'su 146.
Büyük şehirler ne durumda bilmiyorum; ama otostop olayının bizim buralarda halen devam ediyor olması bu yazıyı yazmamdaki en büyük etken.

Seri katil deyip de geçmemeli. Ed Kemper'ın kan donduran, tüyleri diken diken eden hikâyesini dehşet içinde izlerken bir zamanların korku filmleri meraklısı bendeniz, ürpermekten bir hal olup büzüştüm adeta. Kemper tüm ezberleri bozmuş gerçek bir canavar çünkü. Seri katiller listesinde kesinlikle en üst sırada. Psikoloji bilimine ilgisi olan bir blog yazarı gözüyle, sergilediği özelliklerin psikopati ile birebir örtüştüğünü de gördüm. Ne kadar zeki, kibar ve yakışıklı olursa olsun o bir psikopat sonuçta. Sıfır vicdan, sıfır empatiye sahip. 2,06 metre boyunda son derece zeki bir seri katil olan Kemper da elbette ki manipülasyon özelliği belirgin, vicdan ve empati yoksunu acımasız bir psikopat. 

22/05/2014

Psikopati: Vicdansızlar

Acıyla, öfkeyle, isyanla, gözyaşlarıyla dolu bir hafta geçti aradan.
İçinizde doğru dürüst uyku uyuyabilen var mı?
Eskisi gibi acıkabilen, iştahla yemek yiyebilen?
Hiç sanmıyorum!
Koskoca bir ateş düştü, yangın yerine çevirdi yüreklerimizi!

Ya kafamızdaki deli sorular?
Yalnızca karınlarını doyurabilmek ve gecekondudan hallice bir ev sahibi olabilmek uğruna dünyanın en ağır işinde bu kadar düşük ücretle çalışan, yetmezmiş gibi sorumsuzluk ve ihmaller silsilesi yüzünden can veren onca insan, perişan aileler,
o garibanlar bir saniye olsun çıkmadılar aklımdan. Eminim ki sizlerin de öyle...
Kalbimiz hep Soma'daydı, halen orada...
''Bir daha böyle acılar yaşanmasın,'' deyip sayfayı çevirmek kolay mı?
Yaşanan acıların peşinden savrulması klişeleşmiş bu tür cümlelerin bir dilek olarak kalmasını istemiyorum artık.
Hep öyle oldu çünkü ve olmaya devam edecek!
Çalışma şartları, güvenlik önlemleri adına kalıcı çözümler üretilmeli.
O işçilere hak ettikleri ücret verilmeli, aldıkları üç kuruş maaş kesinlikle yeniden düzenlenmeli.
Yetkililer bunun teminatını mutlak surette verebilmeli!
Bir haftadır bu ve benzer sorular çalkalanıp duruyor kafamda.

Üzerine; tekmelenenler, tokatlananlar, iş göremez raporu verilmiş ''tekmeleyenler''...
Yumruklanan insanların korku dağları arasında bocalayıp üç kez değiştirdiği beyan....
En çok da Üstün Gökmen'in ''Kimsenin, taziye evinde iki tokat atma hakkı yoktur!'' sözleri çınlıyor kulaklarımda.
Üst üste ekleniyor hepsi. Düşünüyorum. Durmadan düşünüyorum...
Normal değil tüm bunlar. Nedeni ne olabilir?
Empati ve vicdan yoksunluğu ile bütünleşiyor hepsi...
Ve...
Kafamda dolananlar psikiyatride adı geçen bir terimle buluşuyor sonunda:
PSİKOPATİ!!
Bir zamanlar tüm akıl hastalıkları için kullanılmakta olan bu terim,
günümüzde empati ve vicdan eksikliği ile karakterize edilmiş bir kişilik bozukluğunun adı.
Sözel zekası yüksek olabilen ancak genellikle “duygusal zeka”dan yoksun, insanların duygularıyla oynayarak onları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmakta uzman olan psikopatlar, toplumda yüzde 3 gibi bir oranda yer alıyorlar maalesef.