Dalga dalga gelen aşırı sıcaklar canımıza yetiyor. Geçen hafta birkaç gün esinti oldu, iyi geldi. Ancak çok da serinlemedi ortalık. Zaten o kadarcıkmış. Evden dışarı çıkmadan önce iki kere düşünmeli artık. Bence ağustos ayı korona günleri ile yarışacak hale geldi. Çünkü adeta karintanada gibiyiz. Hatta daha beteri.
Mutfakta işiniz olduğunda mesela, ocağın başında çay demlerken, yemek yaparken ya da fırınla işiniz olduğunda mutfağın katmerlenen sıcağıyla tırlatacak gibi oluyor insan. Ara ara gelip serinletilmiş odada kendine gelmeden devam edemiyor işine.
''Haftaya kar-kış'' haberleri de fos çıktı. Demiştim, kendini meteorolog zanneden birileri ortaya çıkıp yazdığı inanılması zor senaryolarla ilgi çekmeye uğraşıyor. Daha doğrusu umut tacirliği yapıyor. Bir kendinize gelsenize artık Allah aşkına!
Eğer başka işiniz yoksa bu aralar dışarıya 19.30'dan önce çıkmayın derim. Geçen gün işim vardı, 17.00 gibi çıktım, pişman oldum. Ağaç altı gölge yerler bile kaynıyordu. Fotoğraf bile çekemedim o saatlerde. Zaten nemli havada çekilen fotoğraf pek güzel çıkmıyor. Gün batımı sonrası nefes alabiliyor insan. Onu deneyimledim kordonda. Giriş için çalakalem yazdığım cümlelerden sonra sizi önce bir serinleteyim, sonra da haftanın fotoğraflarını sıralayayım o zaman.