viral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
viral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/01/2020

''Uyuyan Güzel'' Temalı Evlilik Teklifi

Kayahan'ın ''Bizimkisi bir aşk hikâyesi'' diye başlayan bir şarkısı vardı hani. Efendim, Amerikalı yapımcı Lee Loechler ile kız arkadaşı Kardiyolog Dr. Sthuthi David'in hikâyesi de kelimesi kelimesine ''Bizimkisi bir aşk masalı'' denecek türden. Masalsı!

29 yaşındaki Lee Loechler'ın 28 yaşındaki kız arkadaşı Sthuthi David'e Brookline'de küçük bir sinema salonunda yapmış olduğu sürpriz evlilik teklifi bugüne kadar izlediğiniz tüm evlilik tekliflerini unutturacak kadar sıra dışı...
Yaratıcılık ve etkileyicilik mi? Sınır tanınmamış gerçekten!

9 Ocak'ta Loechler tarafından YouTube ve Instagram'da yayınlanan video, milyonlarca insanın o özel anları izlemesi ile iki günde 5 milyonu aşarak ''viral'' hale geldi.

Yapımcı Loechler, Instagram gönderisinde filmin içeriğini değiştirmek için işbirliği yaptığı İllüstratör Kayla Coombs'ı “tüm bu şeyin arkasındaki gerçek yetenek” olarak gösteriyor. Coombs, “Uyuyan Güzel” masalında Lee'yi Prens Phillip, sevgilisi Sthuthi'i de Prenses Aurora olarak mükemmel şekilde canlandırmış gerçekten. Dikkat edildiğinde ten rengi farkları bile yansıtılmış. Projeksiyonlar sırasında, prensin (Phillip) prensesini (Aurora) bir aşk öpücüğü ile uyandırması gereken an geldiğinde Sthuthi, filmdeki uyuyan güzelin kendisine, Lee'nin de prense çok benzediğini, hatta aynı yüz ve saç stiline sahip olduğunu fark ediyor. İşte tam da o anda orijinal hikâyede değiştirilen kısım devreye giriyor. Filmde prens, elinde klasik bir Disney filminde asla yer almayacak bir yüzükle ortaya çıktığı an, Lee yüzük kutusunu kapıp sevgilisinin önünde diz çöküyor: “Seni valve (kapakçık), ventrikül (karıncık), atriyumları (kulakçık) dahilinde, tüm kalbimle seviyorum,'' diyor ve ''O bir kardiyolog! 💕💕💕” diye ekliyor:)

Brookline Lisesi'ndeyken sevgili olan Lee ve Sthuthi'nin liseden sonra yolları ayrılmış. Lee, 2012 yılında New York Üniversitesi, Güzel Sanatlar/ Film ve Televizyon bölümüne girip derece ile mezun olmuş. 2013'te Rochester Üniversitesi Tıp Fakültesine girip eğitimini tamamlayan Dr. Sthuthi David ise kardiyoloji baş asistanı olarak Virginia Hastanesi'nde çalışıyor.

Loechler, fikri oluşturduktan sonra aralık ayı başında Reddit kullanmış bu arada: “Kız arkadaşım ve ben lisede sevgiliydik. Üniversite nedeniyle yollarımız ayrıldı; ama on yıl sonra yeniden bağlanıp bir araya geldik. Onun en sevdiği film için sürpriz hazırladığım küçük bir sinema salonunu 30 Aralık'ta doldurmak üzere izleyici arıyorum. Salonda izleyiciler arasına serpiştirilmiş gizli arkadaşlarımız ve ailemiz olacak. Onun bu tanıdık yüzleri fark etmemesi için 20 koltuk ayırdım. Daha sonra kutlama olacak,” şeklinde duyuru yapmış.

02/10/2015

An'ı Yaşamak ya da Yakalamak?


Yaşadığımız bir olay, duyduğumuz bir söz ya da bir görüntü silinmez izler bırakır bazen. Hayatımızın sonuna kadar, sürekli hatırlayacağımız bir ders niteliğindedir.
Tıpkı birkaç gün önce Brookline'da, Coolidge Corner Theater'da çekilen ve dünyaya damgasını vuran bu fotoğraf gibi...

İçinde bulunduğumuz çağ ile ilgili şamar gibi bir ders veren, hayatı yeniden sorgulatan fotoğraf viral bir reklam etkisi gösteriyor. Fotoğraf, insanların 'mor renkli güneş gözlükleri olan' bu tatlı yaşlı kadından büyük ders aldıkları ya da hayatları boyunca gördükleri en etkileyici fotoğraf olduğu cümleleri eşliğinde paylaşım rekorları kırmaya başladı.

''Farkındalığın yarattığı farkındalık'' bunun adı... Ve müthiş!


İsmi açıklanmayan yaşlı kadın görüldüğü üzere, başta Johnny Depp, Amber Heard ve Dakota Johnson olmak üzere Black Mass adlı filmin galasına davet edilen film yıldızlarını görmek üzere oraya gelen, ancak fotoğraflarını almayan tek kişi.

Onun tercihi, oradaki izdihamda diğerleri gibi harika bir görüntü yakalayıp cep telefonuna kaydetmekten değil, an’ı yaşamak, oradaki atmosfere odaklanmak, iliklerine kadar hissetmekten yana. Diğerleri, o heyecanlı saniyelere bile cep telefonu ardından bakma gayreti içindeyken, yaşlı kadın anın değerinin bilinmesi gerektiğini özümsemiş haliyle nasıl da belirgin...

Kadının suratındaki dinginlik ve huzur ile diğerlerinin panik hareketleri, kimi gördükleri, neye odaklandıkları, bir an önce sosyal medyada paylaşmak üzere check-in derdinde oldukları ne kadar da net yansımış.
Üzerine kocaman bir kitap yazılabilecek kadar manidar bir kare gerçekten de...

Amsterdam'a gidip Anne Frank House’ı ziyaret edenler girişte ''İçerideki duygusal yoğunluğu yaşayabilmeniz için fotoğraf çekmek yasaktır,'' şeklinde bir uyarı yazısı olduğundan bahsederler. Evin içindeki ambiyansa yoğunlaşıp tarifsiz duygular yaşadıklarını, iyi ki fotoğraf çekmenin yasaklanmış olduğunu ekleyerek tabii…

Konuyla ilgili bir de ünlü ''Ölü Ozanlar Derneği'' filminde geçen ve an’ın değerini bilmenin, yarına olabildiğince az güvenip bu bilinçle hareket etmenin önemini ve değerini vurgulayan;
"Sadece bir tane hayatınız var. Şimdi yapmayacaksınız da ölünce mi yapacaksınız?" sözleri düştü aklıma...


Her şeye canlı tanık olmak, özümsemek, gözünüzle gördüğünüz ne varsa kalbinizle ve ruhunuzla da duyumsamak üzere oradasınız! Gözlemlemek, keyif almak, akan her saniyeye tanık olmak üzere! Geçen tek saniye bile bir daha asla geri gelmeyecek, öyle değil mi? Yarın neler olacağının hiçbir şekilde garantisi yok...

An’ın kıymetini bilmek ve yaşamda ona göre yol almak dileğiyle…

(Görsel Kaynak: www.mirror.co.uk)