dükkân etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dükkân etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19/11/2023

Çarşı Caddesi'ndeki Armayı Kim (Ç)Aldı?

Bugün, neredeyse tamamına yakını Osmanlı Döneminden kalma ikişer katlı taş bina ve dükkânlardan oluşan Çarşı Caddesi'nde fark ettiğim çok enteresan bir olayı aktaracağım buraya. Daha doğrusu belgeleyeceğim. 

Boğazda, İstanbul’a geçiş yapılan bir konumda olması nedeniyle kuruluşundan itibaren kısa bir sürede önemli bir yerleşim yeri ve çok kültürlü bir ticaret merkezi haline gelen Çanakkale'de Osmanlı’nın son dönemlerinde; 18. yüzyıl sonları ile 19. yüzyıl boyunca pek çok ticari ve üretim amaçlı yapı inşa edildiğini belirtmekte fayda var.

Dolayısıyla askeri ve siyasi olduğu kadar ticari yönden de önem kazanmaya başlayan kente atölyeler, gümrük ve ticaret binalarının yanı sıra, yöresel ürünlerin satıldığı çarşı ve dükkânlar da eklenmiş. Yine şehir merkezinde ticarete yönelik han ve otel benzeri yapılar inşa edilmiş, hatta aynı dönemde ''Sultan II. Abdülhamid'in 1876'da tahta çıkışının 20. yıldönümünde açılmak üzere şehir merkezinin en önemli simgesi olan saat kulesi yapılmış. Her biri Osmanlı'dan kalma...

Şimdi gelelim Çarşı Caddesi'ne. Adı üzerinde zaten. Her çarşıya çıkışımda herkes gibi ben de mutlaka bu caddeden geçerim. Her seferinde ve mutlaka aynı dükkânın tentesi üzerinde olan ya da oyun oynayan şu sarman kedilere de bayılır, fotoğraflamak isterim.

02/12/2022

Kırmızı Küçük Dükkân ve Anılar

Şehrin merkezinde kim bilir kaç kez geçtiğim bir cadde. 67 yıldır orada olduğunu öğrendiğim dükkân arada biraz sıkışmış, biraz da geride sanki. Kalabalığın etkisiyle olsa gerek, o güne kadar gözümden kaçmış. Bu küçük kırmızı dükkânı gecikmiş bir farkındalıkla ilk kez görüyorum. Sanki masal dünyasından fırlamış gibi. Gözlerim parlıyor!
Ortasından çukurca bir çizgi geçtiği için gerektiğinde arkadaşımla bölüştüğüm çocukluğumun naneli Arap kızı sakızı da orada! Heyecan içindeyim resmen. Dalıyorum hemen içeri...

Doğa yürüyüşlerinin daha sağlıklı ve mutlu hissetmek gibi kendine has ödülleri var. Ancak, kökenleri kentsel ortamlarda yatan ve bu yıl en büyük ilgi alanlarımdan biri olan, kadınlar için ''flanöz'' teriminin kullanıldığı ''flanörlük'' gibi bir ''sanat'' da var. Konuyla ilgili zaman zaman okumaktan kendimi alamadığım kitaplar, makaleler ya da köşe yazıları... 
Geçen gün Paris'te dolaşırken bir fıstık dükkânıyla karşılaştığını anlatan bir gazeteci kadına rastladım. Serbest zamanını değerlendirdiği bir anında şehirde gezerken, bütünüyle Şam fıstığına adanmış bir dükkân keşfediyor. Bu durum onu o kadar mutlu ediyor ki insanların ''Deli mi?'' diye düşünüp şaşırma ihtimaline rağmen uzunca bir süre istemsizce sırıtmaktan kendini alamıyor:)

Bu yazıdaki fotoğrafları şaşkınlık yaşayan o gazeteci kadının yaşadığına çok benzeyen bir keşif anımda çektim ben de. Aman Allahım! Sanki bir rüyadaydım. Küçülüp de çocukluğuma inmiştim adeta...