kestane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kestane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02/12/2016

Kestane Kebap, Yemesi Sevap

Resmi olarak kış mevsimine girdik de ilk gününü harcadık bile. Bu yıl epeyce soğuk olacağa benziyor. Şimdiden donuyor olmamız da kanıtı. Aralık başında hiç bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum...

Patlamış mısırla birlikte uzun kış gecelerinin değişmez, sıcacık ve de eğlencelik atıştırmalığı olan kestane çarşıda, pazarda çoktan yerini aldı bir taraftan. Caddelerde pişirme tezgâhlarından buram buram yükselen ve her yanı sarmalayan şahane kestane kebap kokuları var. Bu kokular insanı cezbetmekle kalmıyor, içini de ısıtıyor sanki.

''Orman ağacı meyvelerinden biri'' olarak adı geçen ve aslen bir tohum olan kestane, nişastalı yapısıyla yüzyıllardır beslenme kültürümüzde önemli bir yere sahip olmuş, yemeklerde kıvam artırıcı ve lezzet takviyesi olarak tercih edilmiş, pilavlara katılmış. Başta kestane şekeri olmak üzere lezzet küpü tatlıları, ezmeleri, püreleri yapılmış. Vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin, aynı zamanda yağ oranı düşük olan kestanenin, özellikle çiğ kestanenin insan sağlığı üzerinde saymakla bitmeyen ne çok faydası varmış?! Sakinleştirici özelliği var. Stresin en büyük düşmanı. Çiğ olarak yendiğinde mide rahatsızlıklarını hafifletiyor. Enerji veriyor, yorgunluğu azaltıyor. Yüksek ateş düşürücü. Diş ve diş etlerinin güçlenmesine yardım edip çürümeleri de engelliyor. Beyin hücrelerini geliştirerek unutkanlığı önlüyor.

16/01/2011

Evde Kestane Keyfi

Kışın soğukta eve dönerken sokak satıcısının çıkardığı o buram buram kestane kebap kokusu hangimizi cezbetmez ki?
Durup bir an düşünür ve alıp almama konusunda kararsızlıklar yaşarız. Bu kararsızlığı evde ne yaparsak yapalım aynısı olmayacağı endişesi yaşatmaktadır bize.

Çocukluğumda anneannemle sobanın üstünde kızarttıklarımızı saymazsam, gerçekten de evde hangi yolu denediysem olmuyor, kestaneler bir türlü sokağın başında satılanlara benzemiyordu.

Dün akşam denediğim yeni bir metotla resmen devrim yaşadım, gözlerime inanamadım. Nar gibi kızaran kestanelerimiz kelimenin tam manasıyla ''muhteşem''di ve tıpkı sokakta satılanlara benzemişti. Daha da önemlisi; istisnasız hepsi, en detay girintilerde bile zerre kadar iç kabuk kalmadan, üstelik hiç parçalanmadan, kabuklarından tek parça olarak çıktı. İnanılmazdı...

Fazla uzatmadan tarife geçeyim de evde kestaneniz varsa hemen deneyin:
Kestaneleri güzelce yıkayıp bombeli taraflarını çok keskin bir bıçakla, bir seferde ve net bir şekilde boydan boya çiziyorsunuz.

Ardından bir kabın içine alıp üzerini kapatacak kadar ılık su döküyor ve yarım saat bekletiyorsunuz.

Sonra da bir fırın kabına çizik kısımlar üste gelecek şekilde diziyor, üzerine 15 dk kadar ızgara açıyorsunuz. Eğer ızgaranız yoksa teflon tavada, kızaranları çevirmek suretiyle aynı sonuca ulaşabilir(miş)siniz.

İşte hepsi bu kadar!