karga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23/06/2022

Kargalar, Törenler, Laleler

Bir haftayı aşkındır karşı evin çatısında bir şeyler oluyor. Belirli saatlerde gerçekleşen sayısız karga ziyaretinden, gaklamalardan viyaklamalardan anladığım kadarıyla bacalardan birinin içine bir şekilde yuva yapılmış, karga yavrusu büyütülüyor. 

Anlamadığım tarafı ise neden bu kadar çok karga geldiği. Hadi olsun da anne baba kargalar girip çıksın o bacanın içine. Ama öyle değil ki. Gelen topluluktaki diğer kargalar da sırayla bacaya konup bildiğiniz başlarını bacanın içine doğru, öne eğerek yavrulara dikkatle bakıyor, bazıları bacanın içinde kaybolup sonradan çıkıyor :) 

Bir kısmı da sanki nöbet tutuyormuş gibi bacanın etrafında badi badi yürüyor ya da seksek sekerek turlayıp duruyor :) En az yirmi kargadan oluşan bir topluluk çatıdaki kiremitlerin dört bir yanını tiyatro sahnesi gibi kullanarak bir gelenek yerine getiriyor belli ki. En sonunda hepsi birden, tüm sürü uçup gidiyor. Şaşırtıcı gerçekten. Bu bir bebek ziyareti olabilir mi? 


Giderken bebek kargayı da alıp uçuş talimine götürüyor olabilirler mi? Hayranı olduğum bu sevimli zeka küplerini bir araştırayım, var mı böyle özellikleri dedim; ama bilimsel bir veriye henüz ulaşamadım.

10/04/2022

Gelsin Ara Nağmeler

Her nerede olursanız olun, sizi izlemeye bayılıyorum. Hey benim şirinlerim ya. Ne yapıyorsunuz orada acaba? 😄

Şu ciddiyet dolu suratlara bakar mısınız? Asalet akıyor resmen. Kara şövalyeler sizi. Boncuk gözlerinizi yerim. Kuş türleri içinde yok ki sizin kadar zekisi.

Bunlar organize olmuş bir şeyler yapıyor yine; ama ne olduğunu çözemedim. Var bir bildikleri. O alanı, gördüğünüz pozisyonda, fazla hareket etmeden bir tiyatro sahnesi gibi kullandılar epeyce süre.

Sanki taksicilik oynuyorlar gibi :) Üstelik şoför bey ile arkadaki iki yolcu arasında belirli yükseltide bir ip gerili. Neden o noktayı tercih edip tam da oraya konuşlandılar? Yoksa bu bir seremoni mi? Bebek ağlamalarının tercüme edildiğini okumuştum. Keşke kuşların hareketlerini de çözebilen bir dil olsaydı.

12/11/2021

Oradan, Buradan, Ortaya Karışık

Kime sorsam aynı yanıtı alıyorum. Keyifli ve huzurlu olmak için çaba sarf etmek gerekiyor. Ruh hallerimiz gel-gitler halinde çünkü. Kimi zaman bunalıyoruz, ne yaparsak yapalım kâr etmiyor. Kimi zaman değişik uğraşlara yönelip kafamızı dağıtalım istiyoruz. Kış denilen mevsim kapıda bir taraftan. 

O nedenle bu aralar yapılacak en iyi etkinlik boşluklarımızı gezerek, özellikle de doğa yürüyüşleri ağırlıklı değerlendirmek.

''Ha gayret az kaldı!'' diyorum ben. Kendimi ve etrafımdakileri sürekli telkin ediyorum. Covid-19 için piyasaya sürülen etkili ilaçlardan sonra eminim ki dişimizi sıkacağımız son kış olacak bu. O halde hafta sonu için görsel ağırlıklı bir oradan-buradan-şuradan yazısı bırakıyorum buraya. Kafa rahatlatmaya bir parça da olsa iyi geleceği kesin.

14/06/2020

Kedi Maması Seven Kargalar

Kargalar güncel hayatta, hatta pandemi günlerinde dahi neredeyse her gün karşımıza çıkan hayvanlardan. Bu satırları yazarken bile oturduğum yerden görebiliyorum onları. Karşı binanın kiremitleri üzerinde uçuşup duruyorlar.

Küçük bir kaba biraz yem koysam 5 dakikaya kalmaz balkona gelirler. Daha önce yapmıştım hani. Bir çift kumru gelmişti yemlerin başına. Onlar doyduktan sonra da kargalar gelmiş, kısmetlerine düşeni yiyip gitmişlerdi. Hiç kavga etmeden sıralarını beklemiş olmaları şaşırtıcıydı.

Hatta kargaları gözlemlerken üzülmüştüm. Kumrular gibi rahat değillerdi onlar. Yedikleri o minicik taneler için her an uçarak kaçmaya odaklı ürkek tavırlar sergiliyorlardı. Sürekli tetikte olduklarından buldukları yemi rahatça yeme olayı yok zavallılarda. Doğal ortamlarda da aynı şekilde tedirgin hareket etmeleri ne kadar üzücü. Bu arada; tek başına bir karga görebilmeniz neredeyse imkânsızdır, bilirsiniz. Bloga defalarca yazdım. En sevdiğim hayvanlardandır. Sürüler halinde ve dayanışma içinde yaşarlar. Kargalarla ilgili araştırmalarla ortaya çıkmış en net bilgi zeki oldukları ve tehdit olarak algıladığı yüzleri unutmadıkları, bu tehlikeli yüzü diğer kargalara da öğrettikleri yönünde. Aradan kaç yıl geçerse geçsin, o kişiyi gördüklerinde toplu halde ötmeye başlıyorlar. Kargaların tarih boyunca tüm kültürlerde sanat, mitoloji, edebiyat, vb. alanlarda önemli bir mitolojik öge ya da sanat figürü olarak yer alması boşuna değil gerçekten.

Bir karga sever olarak kargayı ben evcil bir hayvan olarak görüyorum. Durduk yerde kimseye zarar vermeyen, zeki ve saygılı bir hayvan. Daha doğrusu kuş. Evet, kuş! Şimdi gelelim esas konumuza. Ne hikmetse bazıları, sanırım vahşi hayvan olarak görüyor onu, hiç sevmiyor. Halbuki tüm hayvanlar gibi karnını doyurmaktan başka derdi yok zavallının. Parklara kediler için mama getiren insanlardan bahsediyorum. Neymiş, o mamalardan kargalar da yiyormuş, yemesinmiş.

08/04/2019

Karga ile Karahindiba

Bir sonbaharda bir de ilkbaharın başında doğa yürüyüşlerimden birini aktarırım ben bloga. Nisanın ilk haftasında baharın gelişini ve blogun yıldönümünü kutlama amaçlı, bol görselli yazılar yayınlarım.

Son birkaç yıldır da sakura fotoğraflarıyla gerçekleştiriyordum bunu. Sakurayı her şeyiyle ezberledim ve sanırım ezberlettim de:) Hatta en son, aynı ağaca yaptığım rutin ziyaretleri fotoğraflayarak ''after-before'' tarzı bir çiçeklenmeyle noktaladım Sakura Zensen'i. Bu kez tarzımı değiştirdim. Baharın gelişini kargalarla kutluyorum:) Baharda açmış çiçek olarak da yalnızca karahindiba var. Ünü antik dönemlerden beri süregelen iki imge aslında onlar. Ve ben hafta sonu yürüyüşüm esnasında gördüğüm şu manzara karşısında bir hayli etkilendim. Başlığı 'Karga ile Karahindiba' olan bir öykü yazabilseydim keşke.

Bu arada; karahindiba bitkisine bu adı hangi dilbilimcimiz koyduysa alenen kınıyorum onu. İlk çağlardan beri her derde deva denen, güneşe benzetilen, aydınlığın simgesi diye bilinen bir bitkiye ''kara'' ile özdeşik isim koymak her babayiğitin aklına gelmez.😒 Ne diyordum..? Kargayı karahindibanın başına geçip öğle yemeği olarak yerken görmek çok etkiledi beni. La Fontaine olup onları şöyle insan gibi konuşturarak ders verici kısa bir öykü yazmak isterdim; ama benim aklım ille de aptal olmak ile zeki olmak arasındaki farka kilitlenmiş, ikisi arasındaki farkın farkları arasında gidip geliyordu. Hafta sonuydu. 1 hafta önce bizden bir tercih yapmamız istenmişti. İçinde bulunduğumuz ve neredeyse her bilginin anında online aktarıldığı teknolojik çağa rağmen olanlar(!) olmuş, milyonlarca kişi halen sonuç bekliyordu.

İşte tam bu noktada gördüğüm tablo 'zeki bir canlı ve tercihi'ni sembolize ediyordu. Ona iyi gelecek, derdine şifa olacak, otun çöpün arasında bir güneş gibi parlayan doğru tercihini. Karga aptal, budala imiş, uğursuzmuş, geçiniz efendim bunları. Sırf kuş olduğu için mi kuşbeyinli? Asla değil! Tersine, insan beyniyle benzer özellikler gösteriyor beyni. Onlarda da tıpkı insanınkine benzeyen tarzda, beynin geniş bir alanını oluşturan ve üst zeka sağlayan ön beyin mevcut.

01/02/2018

Mavi Gözlü Kargalar

Bozcaada’ya gezmeye gelenler, kedilerden sonra (bazen de önce) kargaların bolluğunu farkederler. Hele fırtına öncesinde kalenin üzerinde rüzgâr dansı yapan yüzlerce karganın toplu uçuş gösterisi turistik yerlerde yapılan ses ve ışık gösterilerine fark atar.

O ne cayırtılı korodur, o ne ani dönüşlerle bezenmiş koreografidir, akrobasidir…
Sonra, özellikle meydana yakın kahvelerde otururken, etrafta gezinen kargaların samimiyeti dikkatleri çeker. Masaların üzerinde, sandalyelerin kenarında, ayakların dibinde dolaşırlar.
Oysa normalde kargalar ürkek, pimpirikli kuşlardır. Yemek yerken yaptığınız sert kol hareketlerinden bile korkup kaçarlar. Ama Bozcaada kargaları epey evcilleşmiştir. İnsandan pek çekinmezler. Kedilerden de!
Ki, bu gaflet bir çoğunun sebebi felaketidir! Son günlerde Itırlı Bahçe’de sabahleyin bulduğumuz parçalanmış üç karga ölüsünden biliyorum.
Kendine güvenmek iyi bir şey ama, doğaya meydan okuma derecesine gelmemeli. “Akrep akrepliğini yapacak” cümlesiyle biten kurbağa ile akrebin hikâyesini hatırlayınız!
Oysa kargalar akıllılıklarıyla bilinirler. Kedinin pususu karganın usunu bastırabiliyor demek ki!

Bozcaada kargaları farklıdır. Görece küçük ve gevezedirler. En tiz perdeden gark gurklarken birbirlerine neler dediklerini hep merak etmişimdir. Belki de, o sese yakışmayacak kadar güzel konuşmalar geçer aralarında!
İçlerinde mavi gözlü olanları da vardır. Ressam Solmaz Aksoy salt mavi gözlü kargaların portrelerinden oluşan bir sergi bile açmıştı birkaç yıl önce. Mavi gözlülük bir cinsin belirtisi midir, yoksa Van kedilerinde olduğu gibi kalıtımsal bir bozukluk işareti midir, bilmiyorum. Bildiğim, mavi gözlü kargaların insanı şaşırttığı…
Gene de, sesleri bu kadar çirkin olmasaydı “güzel” diyebilirdik kargalar için diye düşünüyorum. Bet sesli ve sözlü bir çok insan için de böyledir. Neyse ki, bu ikincilere pek rastlamazsınız poyrazaltındaki adamızda. Bağrış çığrış bir yer değildir Bozcaada. Meğer ki kalabalık yaz günlerinde İstanbullu ziyaretçiler park yeri kavgası yapıyor olsun!

18/09/2017

Bozcaada'nın Mavi Gözlü Kargaları

Bozcaada'ya gidenler adanın sembollerinden birinin karga olduğunu, ada halkının bu zeki hayvanlarla iç içe yaşadığını iyi bilirler. Özellikle, adanın merkezinde bulunan ve klima etkisi yapan büyük çay bahçesinde serinlemek üzere bir çay molası vermişseniz ya da karnınız acıkıp da işletmelerin dar sokaklara sıraladığı masalardan birine oturmuşsanız...

Çok fazla geçmeden adanın sempatik kargalarından biri masanıza ışınlanıp size bir ''Hoşgeldin'' ziyaretinde bulunacaktır. Bu ziyareti elzem kılan adanın leziz mezeleri olabildiği gibi, çayın yanında deneyimlediğiniz Çiçek Pastanesi'nden alınma kurabiyenizin ya da patates kızartmasının favorisi olduğunu ve bu yüzden çay bahçelerini tercih ettiğini bilin.😉

Bozcaada nın mavi gözlü kargası. Nam-ı diğer; Tenedoslu Corvus ...
Asla ürkmeden size eşlik eden, boncuk gözleriyle ultra sevimli ve de cesur bir kara şövalye. Evet, ada kargalarının genel davranış tarzı aynen böyle.
Mavi gözlü kargaları ilk gördüğümde hayli şaşırmıştım. Fotoğrafını çekebilme isteğiyle dolup taştım haliyle. Ancak, her ne kadar insana yakın tür olsa da kıpır kıpır bir hayvan. Durduğu yerde durmuyor. Poz verecek hali yok elbette.

Azmin elinden bir şey kurtulmazmış hani. Epeyce çabaladım; ama başardım.
Şunun güzelliğine bakar mısınız? Sıra dışılığına...

28/08/2016

Kargaların İntikamı

Karga, La Fontaine'in fabllarında ya da çocuk şarkılarında neden aptal bir kuş türü olarak gösterildi hiç anlamamışımdır.
Küçüklüğümden hatırlarım, ''Çıktım baktım o dala, Bu karga ne budala!'' diye bas bas bağırarak şarkı söyleyen çocuk koroları vardı.
Güya tilki çok akıllı ve kurnaz, karga aptalmış...

Oysa kargaların zekası inanılmaz sonuçlar alınan pek çok bilimsel deneyle tescillendi. Ne aptalı? Tam tersi! Hadi farketmediniz, ''budala'' yaftası yapıştırmak da neyin nesi, anlamadım gitti!

Kargaları bet sesli, kapkara ve asık suratlı bulup sevmeyen pek çok insanın aksine, zeki hayvan olduklarını iyi bildiğimden olsa gerek ben çok severim. Hatta bu yüzden dış görünümleri daha da sevimli gelir bana. O simsiyah parlak tüylerin arasından parlayan cin gibi bakışları, bariz bir ciddiyet kaplamış suratları harikadır:) Zeki, mağrur ve asildirler bence... Ağzındaki cevizle göğe iyice yükselip kırılsın diye asfalta atan ve uygun bir an kollayıp aşağı inerek o cevizi afiyetle yiyen karga görmüştüm. Siz ya da çevrenizden birileri de mutlaka görmüştür. Kargalar bunu çok yapıyor...

Dün kargaların hiç bilmediğim bir özelliğini daha öğrendim: Birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla intikam almak
Olay ara sıra süt almaya gittiğimiz yakın köylerden birinde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan bir ailenin başına gelmiş.

Gerçek bir hikâye. Yaşlı adam yaşadıklarının şaşkınlığını, heyecanını halen atamamıştı ve anlatma ihtiyacı içindeydi.
(Hoş, ben de halen atamamış durumdayım.)


- Şu gördüğünüz yalak* var ya kızım. Oraya kargalar dadandıydı.
- Su içmeye mi geliyorlardı? Hava çok sıcak. İçsinler tabii. Hem sevaptır.
- İçsinler; ama gitgide çoğaldılar. Siz deyin 50 karga, ben diyeyim 100.
- Kuyudan su basınca takviye olmuyor mu?
- Oluyor; ama yalağın içini pislikle, döktükleri tüylerle doldurmaya başladılar. En sonunda ineklerim oradan su içmemeye başladı!
- Ne yaptınız peki?
- Kovalayınca gitmiyorlardı. Ben de en son çare, içlerinden birini tüfekle vurdum. Hepsi birden uçup yok oldular. İbret olsun, bir daha gelmesinler diye de vurduğum kargayı kanatlarından bağlayıp ortalık yere gerdim.
- Eyvah eyvah! Gelip gördüler mi peki?
- Geldiklerini görmedik. Tam sevindiydik ki, bi boşluk bulup bizim bicileri öldürüp gitmişler...
- Nasıl yani??!!
- Bizim hanım kuluçkadan yeni çıkan civcivleri hava alsın diye avlunun ortasına çıkardıydı. Kaçmasınlar diye üstlerine de koca bir elek kapatırdı. Eleğin üstünden gagalayıp civcivlerin hepsini telef etmişler. Etrafına da tüylerini döküp gitmişler...
- ???!!!


* * *


Gerektiğinde kıran kırana hak arayan, gerektiğinde çevrecilik ruhunu ortaya koyan
bu zeki yaratıklar neden sevilmez ki?




*yalak: Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap


(İlk Görsel: Flickr)