Geçen haftalarda çarşıda kuyumcunun önünden geçerken gördüğüm bu kadın da Kaz Dağı yörüklerinden. Yöresel kıyafetleriyle şehre inip, nane, papatya gibi kurutulmuş bitkiler ve ahşap el işleri satışı yapan kadınlardan. O gün kocasıyla birlikte kuyumcuda oluşu aklıma birkaç kötü ihtimal getirdiğinden üzülmüştüm. Belki de parasız kalmışlar ve zor günler için biriktirdikleri bir-iki küçük altını bozdurmaya gelmişlerdi. Çünkü ben onların, hiç değişmeyen rengârenk kıyafetleriyle şehrin cadde ve sokaklarında her an karşıma çıkmaları olasılığına aşinaydım.
Bu kadınlar genellikle kafeterya önlerinde, üç nesil bir arada gezerek satış yaparlardı. Büyükanne, genç anne ve sırtına bağladığı 0-3 yaş aralığındaki bebek ya da 4-5 yaşlarında bir kız çocuğuyla beraber. Küçük kız da aynı tarz rengârenk giysiler içinde olurdu. Pandemiyle birlikte pek çok şey gibi onların da yok oluşu, muhtemelen geçim sıkıntısına düşmeleri ne acı.


