market arabası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
market arabası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27/03/2017

Kediler - Market Arabaları

Kedilere olan sempatim gün geçtikçe artıyor. Sevimli halleriyle evlerin olduğu kadar sokakların da vazgeçilmezleri onlar. Görmüş olduğum şu manzara ne kadar hoşuma gitti anlatamam.
Park halindeki motosikletin üzerine çıkmış, sahibinin gelmesini bekliyor sanki. Hem de hiç kıpırdamadan. Adam gelince ''Abi beni bir tur gezdirsene!'' diyecekmiş gibi duruyor orada:)

Bu sevimli sahneyi anı olarak fotoğraflamak istedim tabii. Her zamanki gibi ''Pisi pisi'' diyerek bakmasını sağlayacağım önce. O da nesi? Kedicik gözlerini açıp bir türlü bakamıyor. Tam ''Herhalde gözleri rahatsız'' diye büyük bir üzüntüyle dolmuştum ki hemen imdadıma biri yetişti: ''Kediler güneşte bakamaz!'' Doğruydu galiba. Kedicik başını azıcık sağa çevirince güneşten kurtuldu ve normale dönüştü. Ben de böyle bir durumu yaşayarak öğrenmiş oldum: Kedileri güneşte asla zorlamamak gerek...

28/05/2016

Market Arabalarında Son Durum

İki yıl önceydi. Alışveriş merkezlerindeki market arabalarına oturtulan çocuklardan rahatsız olduğumu nedenleri ile birlikte ŞURADA yazmış, basit bir çözümü olduğunu da en alta eklemiştim.

Ne gariptir, o yazının altına ''gıda mühendisi'' olduğunu söyleyen bir kadın gelmiş ve haksız olduğuma dair benimle kıran kırana tartışmaya girmişti. Savunduğu fikirler ''Pess!!'' dedirtmişti doğrusu...

Peki, geçen süre içinde söz konusu arabalar ve çocuklarla ilgili herhangi bir olumlu değişim oldu mu? Tabii ki hayır. Sanırım ''Müşteri her zaman haklıdır'' felsefesini bu acayiplik üzerinde de uyguluyorlar.

Fotoğrafı çekeli iki ay kadar oldu. Nasıl ama? İyice aşmışlar değil mi?

Dikkat ederseniz küçük kızıyla alışverişe gelen kadının satın aldıkları ufak bir poşete sığacak kadar az. Ama ne yapıyor? Ödemeyi yaparken bile çocuk arabanın içinde. Çünkü arabayı yalnızca kızı için çekmiş. Kadını tek kişi bile uyarmamış ve gördüğünüz gibi bu iş iyice oyun haline gelmiş...

Az önce biri gelip üstte bahsettiğim eski yazımın altına iki yorum bırakmış. Daha doğrusu ahkâm keserek bana ne yapacağımı öğretmiş. İşin garibi, blogum anonim yorumlara kapalı olduğu için sırf bunu yapabilmek için kendine hesap açmış. Aldı cevabını tabii. Hak ettiği cevapla ayna tutuldu şahsına. Demek ki yazıdan bir şey anlamamış, kendine özel cevabımı okumaya ihtiyacı varmış:) Bir kez daha ''Pesss!!!'' dedim.

Başka ne diyeyim ki? Toplum geneli olarak düşündüğümüzde adam olmamız gerçekten zor...

10/07/2014

CardFinans Ramazan Kampanyası Reklamı

Son birkaç gündür televizyon kanallarında yayınlanmakta olan bir reklam beni deli ediyor. CardFinans'ın Ramazan kampanyası için hazırlanmış olan bu reklamda öyle bir cümle geçiyor ki, metin yazarı her kimse hayal gücüne ve yeteneğine şaştım kaldım. Bravo doğrusu!!

Marketin içinde, aldıklarını küçük sepete sığdıramayan, ellerinden kollarından taşan bir kadın ve ona yardımcı olmak isteyen market görevlisi bir adam baş roldeler. Kadın ne akla hizmetse onca alışveriş yapmış; ama bunu küçücük bir sepete sığdırmaya çalışmış ''beyni de küçük'' bir kadın...
Öyle ki; kucağındaki sepetin içindekiler hariç, sağ kolunda sekiz pide, üzerinde kocaman bir paket un, vs var. Sol elinden ise tam yedi kangal sucuk sarkıyor. Pehh!!
- ''Pardon! Bu sepetin daha büyüğü var mı? İftara çok misafirim var da...''
Mavi tişörtlü market görevlisi, kadına hemen birkaç boy alışveriş arabası gösteriyor.
Sunduğu ikinci seçeneği tanıtırken diyor ki:
- ''2014 model. Tam bir aile arabası. Çocukları buraya oturt, kuzeni ortaya. Hopp!! Yolculuk..!!''
Ve kendini arabanın üzerine atıp ayakları yerden kesilmiş biçimde, arabayla birlikte hızla ilerliyor!!?? (Bkz.)

El insaf yahu!!
Adamın dediklerinin gerçekleştiğini bir düşünsenize şimdi...
Kadın, misal elindeki sekiz pideyi içine isteyen herkesin çocuğunu(birden fazla) kirli ayakkabılarıyla fütursuzca oturttuğu o market arabasının neresine koyacak acaba?
O araba kadından önce kaç kişi tarafından kaç çocuk oturtulup mahvedilmiş oluyor?
Ya sepetin ortasına oturtulmuş kuzene ne demeli?
Hiç olmazsa ''Ayakkabı çıkarma konusuna bari değinsek'' bile demek yok.
Her şey ne kadar normal, ne kadar da olması gerektiği gibi!!??
Bu ne biçim reklam sahi?
''Tam bir aile arabası'' diye gösterilen, gıda maddelerinin konduğu bir alışveriş arabası mı yoksa dolmuş mu? Hikâyenin sonu nereye varıyor hiç mi düşünmezsiniz?
Pes!!!!

Bkz: Market Arabalarındaki Çocuklar
* * *

Toplumsal bir varoluş gerçekleştirmek, birliktelik sağlamak ve bunu sürekli kılmak için kitle iletişim araçlarına ihtiyaç duyulması kaçınılmaz. Uzmanlar şu konuda görüş birliği halinde: Kitle iletişim araçları yarattıkları etkileşim süreci sonunda farklı bir ''toplumsallaşma'' olgusu gerçekleştirme gücüne sahip.

Bu araçların içinde şüphesiz ki en etkili olanı televizyon.
Sosyal kimliğin şekillenmesinde oldukça etkin bir rol oynayan, belirli bir süreç içinde toplumu değiştirme ve istediği gibi biçimlendirme amacıyla yaygın biçimde kullanılmakta olan son derece etkili bir araç. Dolayısıyla televizyon aracılığı ile yayılmakta olan popüler kültür, geleneksel kültür üzerinde çok keskin değişimlere neden olabiliyor.

Televizyonun en bariz özelliği; yayınları aracılığıyla ister doğru ister yanlış olsun; empoze edilen fikirlerin toplum tarafından bir şekilde kabul edilmesini sağlaması, belli konularda aynı şekilde düşünen bir güruh yaratması.
Yapılan araştırmalar Türkiye'de "yaygın görüş" oluşmasında televizyonun % 50 oranda katkısı olduğunu söylüyor. Bir diğer sonuç ise, belirli televizyon kanallarının yaydığı birtakım görüşlerin büyük kitleler tarafından benimsenmiş olduğu gerçeği.

Televizyonun sahip olduğu bu güç günümüzde fazlasıyla istismar ediliyor. Ticari kazanç, itibar ya da iktidar peşinde koşmak gibi kişisel çıkarlarla izleyiciye sunulan ve eğitici-öğretici-bilinçlendirici hiçbir katkı sağlamayan programlar (hakim güçler tarafından üretilen medya kültürü), yavaş yavaş ama özümsenerek, kalıcı biçimde benimsenmiş egemen bir kültür haline giriyor. Ve bu kültür neredeyse her yerde, her zaman karşımızda.
Buna reklamlar da dahil gördüğünüz gibi...


23/02/2014

Market Arabalarındaki Çocuklar

Hayatın akışında sürekli karşımıza çıkan, rahatsızlık veren, anlamakta zorluk çektiğimiz ne çok detay var. Sizi bilmem; ama ben bu türden bir detay yüzünden uzun bir süredir market arabası kullanmıyorum. İnsanlara kolaylık sağlamak üzere geliştirilmiş bu hizmetten kendi elimle muaf tutuyorum kendimi. Reddediyorum çünkü...

Peki ne mi yapıyorum? Ya sepet kullanıyor ya da aldıklarımı marketin bir kenarında biriktiriyor, işim bitince oradan taşıyorum kasiyerin önüne. Biraz bekliyorlar; ama ne yapalım? Soruna kökten bir çözüm üretilinceye kadar katlanacaklar, üzgünüm.

Halen bekliyorum...

Eminim ki siz de pek çok kez rastladınız. Marketlerdeki alışveriş arabalarına aileleri tarafından yerleştirilmiş çocuklardan bahsediyorum. Öyle küçük bebeklerden değil. Arabanın yarısını kaplamış boy boy çocuklardan!

Hayır, çok mu normal de onca yıldır kimse ses çıkarmıyor? Bu acayiplik neden böyle sürüp gidiyor?

Bugünkü alışverişim sırasında yine karşıma çıktılar maalesef.
Ve gördüm ki içlerinden bazıları ikaz eden olmadığı için iyice aşmış.

Neredeyse ilkokul çağına gelmiş kocaman çocuklar vardı arabaların içinde.
''Yuh!'' diyorum...

Alışverişe mi geldin, o arabayı çocuğuna oyuncak yapıp parkta gezdirmeye mi?
Bir karar versen?
Çocuğun pis ayakkabılarıyla ne işi var orada? Az önce tuvaletten çıkmadığınızı nereden biliyorum?
Senden sonra kullanacak insana mikrop bulaştırmadığın yer kalmamış o arabayı teslim etmeye hakkın var mı? Onun içine gıda maddeleri konuyor! Aldıklarımın her yanına senin saçtığın mikroplar bulaşacak. Hiç düşündün mü bunları?
Hadi sen düşünemedin, market sahipleri neden düşünmüyor? Neden bu durum Türkiye'nin her tarafında böyle sürüp gidiyor?

İşin en ironik tarafına gelelim şimdi. Bu yazı için görsel ararken ''market arabası içinde çocuk'' bulunan yığınla örnek çıktı karşıma. ''Aynı rahatsızlıktan bahsetmişler'' umuduyla birkaç tanesini tıklayıp bir göz atmak istedim; ama boyumun ölçüsünü aldım. Çünkü çocukların fotoğrafları, blog yazan anneleri tarafından hatıra olsun diye çekilmişti. Gayet normaldi yani, ne güzel bir hatıraydı! Bir kez daha ''Yuh!'' diyorum...

Yabancı sitelerin hiçbirinde ''içinde'' çocuk oturan bir market arabası resmine rastlamanız mümkün değil. İstediğiniz zaman test edebilirsiniz.

Rastladığım görsellerden birindeki ''Türk yapımı'' arabanın tanıtımında ilk madde şöyle diyordu: ''Euro standartlarında tüm dünyada kullanılan bebe oturaklı alışveriş arabası''

Demek ki neymiş? Zorunlu hallerde; eğer oturak varsa, sadece bebek oturabilirmiş arabaya. Çünkü yere bırakılınca yürüyemeyen bir bebek, binbir çeşit mikrobu annesinin düşüncesizliği devreye girse bile kimsenin buzdolabına transfer edemez, öyle değil mi?

EK:
AVM'lere girişteki alışveriş arabalarına, çocuklu aileler için dizayn edilmiş şu modelden bir miktar dahil edilebilir örneğin. Ve kullanmayanları ikaz etmek gibi basit bir kural uygulanabilir. Bu çok mu zor?


Görsel buradan, buradan ve buradan

* * *

NOT:
KONUYLA İLGİLİ HER ŞAŞILASI SAHNEYİ BU KISMA İLAVE ETMELİYİM.
DAHA SONRA BİRLEŞTİRİP FİRMA ADLARIYLA YENİ YAZI YAPACAĞIM.

Mart 2016
Fotoğrafları sonradan ekliyorum. 

Üstte, üçüncü görseldeki kadın bu. İki parçacık alışverişi biten ve ödeme yapan kadın.
Kızı için araba çekmeyi asla ihmal etmeyen ve ödemesi bittiği halde çocuğu halen arabadan indirmeyen kadın!!
Tek kişi bile uyarmıyor. Pesss!!!

Ya karı kocalara ne demeli? Market değil çocuk parkına geldiler tabii her zamanki gibi.
Çocuk o arabaya binmeden asla olmaz! İki çocuk varsa ikisi birden!
Ohhhh ne rahat!!! Yuhh!!!




Garanti Bankası'nın 2016 yılında bir türlü vazgeçemediği ''Garanti Bonus Amerikan Express'' ve de ''Garanti Bonus Ramazan'' reklamlarındaki market arabasına oturtulmuş kocaman çocuk temasına da Pess!!

* * *

Bu koskocaman kız çocuğu (son karede boyuna dikkat) iki kadınla birlikte markete geldi. Kadınların ikisi birden çocuğu arabaya yerleştirmek için epey bir çaba sarfettiler. Üstelik alışverişe başlamadan hemen önce. Çocuğun ayaklarına dikkat. Aldıklarını yan kısımlardaki boşluklara koyuyorlardı. Çığlık atmamak için zor tuttum kendimi! Baktılar olmuyor indirdiler kızı. Zannetmeyin ki biri uyardı. Arabada yer kalmadı çünkü. CarrefourSA 2017-Nisan

Nisan 2018 (Kipa)

En alttaki ''Gerçekler'' başlıklı yorumcunun söylemini bile aşmış durum. Kazık kadar olmuş sapasağlam iki kız!!
Annenin rahatlığına bakın! Yazıklar olsun senin gibi anneye! Temmuz 2018 (Kipa)


Pes artık ya, pesss! Un paketlerinin hemen yanında dikiliyor. O terliklerle tuvalete girmediği ne malum, değil mi? Orada dikilmesi şart mıydı? Yere inse olmaz mı? Hem annesi yorulmuştur. Kızıyla yer değiştirseler artık. Bu şartlarda gayet normal ne de olsa! Yo yoo.. Yakında anneleri de binecek o arabalara. Buna iyice inandım artık! (Eylül 2019 Migros)

*   *   *