11/10/2026

Macaristan'dan Enstantaneler

Tarih bilgilerinizi yoklayacak olursanız; Macaristan ile ilgili neler hatırlarsınız? 
Ben bu ülke topraklarının Mohaç Muharebesi ve Budin'in fethiyle yaklaşık 150 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun yalnızca Orta Avrupa'daki ana üssü, siyasi merkezi olmakla kalmadığını, Viyana ve Orta Avrupa içlerine yapacağı askeri seferler için devasa bir lojistik üs olduğunu hatırlarım mesela. 

Başkent İstanbul'u ve Balkanlar'ı, Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu ile Habsburg tehdidine karşı batıdan koruyan bir savunma hattı olduğunu ve batıdan gelecek tehditlere karşı koruyan güçlü bir savunma kalkanı (tampon bölge) işlevi gördüğünü de.

En kısa haliyle, bizimdi bu topraklar bir zamanlar a dostlar! 1,5 asır boyunca pek çok hayati görev üstlendi. Evet, Budin (Budapeşte), Osmanlı'nın "Serhad" (sınır) vilayetlerinin merkeziydi. Viyana üzerine yapılan seferlerde ordunun toplanma, mühimmat depolama ve kışlama üssü oldu. Gerçekten de tarih sayfalarını karıştırınca, özellikle de Tuna Nehri'nin kıyısındaki o topraklara ayak bastığınızda bıraktığımız derin izleri ve üstlendiği o devasa misyonu hatırlayıp bir ''Ah!" çekmemek elde değil.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte'de Gözetleme Taşı noktasında bulunan Buda Prensi ve Peşte Prensesi Anıtı
İki figür, Tuna Nehri ile birbirinden ayrılan Buda ve Pest yakalarını simgeliyor. Ortadaki boşluk Tuna Nehri'ni, prens ve prensesin birbirine uzanan elleri, uzun yıllar boyunca ayrı ve bağımsız olan Buda, Obuda ve Pest şehirlerinin 1873'te birleşerek Budapeşte adını almasını ve iki yakanın kucaklaşmasını temsil ediyor. 
Tuna sularıyla sonsuza dek ayrılmış, ancak sonsuz bir aşkla birleşmiş iki âşığın trajik öyküsünü temsil eden anıt, hayali bir "nehri" (kaidedeki çatlak) geçtiklerini gösteriyor.

Bronz ve taştan yapılarak 1982'de yerleştirilen heykelde Buda, birleşmiş şehrin daha eski olan, daha tepelik ve yeşil tarafını, Pest ise şehrin daha düz, daha dinamik tarafını betimliyor. Konum olarak Gellért Tepesi üzerinde, Filozoflar Bahçesi yakınlarında.

Gellert Tepesi'nde yer alan Filozoflar Bahçesi (Filozofusok Kertje)
Macar heykeltıraş Nandor Wagner tarafından Budapeşte'de yapılan anıt, insan kültürünün anlaşmasını, uzlaşmasını ve dünya dinlerinin kurucularını temsil ediyor. Merkezdeki yuvarlak havuzun etrafındakiler İbrahim, Akhenaton, İsa, Buddha ve Lao-zi gibi önemli dini ve felsefi figürler. Heykellerin genel tarzının Asya esintili görünmesi nedeninin, Wagner'in hayatının son 25 yılını Japonya'da yaşayarak ve çalışarak geçirmiş olması ne kadar ilginç.

Tuna Ayakkabıları
Başkent Budapeşte'de bulunan bir Holokost anıtı olan, II. Dünya Savaşı sırasında faşist Ok Haç Partisi milisleri tarafından Tuna Nehri kıyısında kurşuna dizilerek nehre atılan binlerce Macar Yahudisinin anısını yaşatan anıt, Tuna'nın batı yakasında beton zemine sabitlenen altmıș çift demir ayakkabıdan olușuyor.
Yaklaşık 20.000 Yahudi'nin katledildiği olayda Ok Haç Partisi'nin milisleri, kurbanları ayakkabılarını çıkartarak üçer üçer ayak bileklerinden bağladıktan sonra Tuna Nehri'ne atlamaya zorlamıș; ortadakini vurmuş; ölen kişiyle birlikte ayakları bağlı olan diğer ikisinin de nehre düşüp boğularak ölmesini sağlamış. 

Kurbanlardan artakalan ayakkabılar, katliamdan sonra Tuna Nehri'nin kıyısında metrelerce uzanmış. Ayakkabı, o dönem çok değerli birer meta olduğu için, kurbanlar nehre itilmeden önce ayakkabılarını çıkarmaya zorlanmış. Yönetmen Can Togay'ın fikri olan bu proje, heykeltıraş Gyula Pauer tarafından 1940'lar dönemine ait kadın, erkek ve çocuk ayakkabıları model alınarak demirden dökülmüş. 

Macaristan Parlamento Binası
Budapeşte’de, Tuna Nehri kıyısında yer alan bina 1902 yılında tamamlanmış. Yapımında 1000 kişi çalıştığı ve 40 milyon tuğla, 40 kilo altın kullanıldığı söyleniyor. Neo-gotik tarzda ve 96 metre yükseklikteki binanın mimarı Imre Steindl. Yarışmadan 2'inci ve 3'üncülükle çıkan tasarımlar da bu binanın tam karşısına inşa edilmiş. Bunlar da Etnografya Müzesi ve Tarım Bakanlığı binaları imiş.

Buda Kale Bölgesi'nde, Kutsal Üçleme Meydanı'nda bulunan Macaristan Maliye Bakanlığı
II. Dünya Savaşı esnasında büyük hasar görmüş, savaş sonrası (1948–1962) basitleştirilerek restore edilmiş ve yakın geçmişte tarihi orijinal görünümüne uygun şekilde yenilenmiş.

Budapeşte’deki Castle Hill'de yer alan Matthias Kilisesi
19. yy sonlarında Neo-Gotik ve Neo-Romanesk tarzda yeniden inşa edilmiş, tarihi törenlerin yapıldığı ünlü bir Katolik kilisesi. Renkli kiremit çatısı ve önündeki Macaristan'ın ilk kralı I. Stephen’ın (Saint Stephen) 1906 yılında dikilmiş atlı heykeli.

Devamı eklenecek.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder