

Ellerinden marifet, maharet fışkıran, tatlı dilli, güler yüzlü, ziyaretçilerle son derece ilgili minyatür sanatçısı Göksel Sevim ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan olağanüstü güzellikteki ''Troia ve Çanakkale Minyatürleri Sergisi'' efendim. Eserlerin her biri öyle güzel, öyle itinayla çalışılmış ki gözlerinizi ayıramıyor, başından ayrılamıyorsunuz inanın. Sıra bekleniyor. Ben hayatımda bu derece muhteşem, bu denli ışıl ışıl parlayan bir sergi görmedim. Tek bir tablonun bitirilmesi için 8 ay-1 yıl kadar bir süre gerekiyormuş zaten.
Göksel Hanım Tarım Bakanlığı'nda 20 yıl görev yaptıktan sonra bir müddet seramik kurslarına katılan, daha sonra kalbi minyatür sanatı için atmaya başlayan bir biyolog. Petersburg'tan getirttiği ballı suluboya, samur fırça, aherli kağıt gibi doğal ve organik malzemelerle çalıştığını, o nedenle minyatürlerin çok daha kaliteli olduğunu söylüyor. Özellikle kâğıdın dokusuz, yani pütürsüz olması gerektiğini, farklı kâğıt kullanımı halinde fırça hareketinde sorun çıkabileceğini belirtiyor. Eserlerinde eritme veya varak altın olarak 18, 22 ve 24 ayar kırmızı, yeşil, beyaz altın ve gümüş kullandıklarını öğrendiğimde ise çok şaşırıyorum.

