Bugünkü kahramanlarımız; Londra'da uyuşturucu bağımlılığından kurtulmaya çalışan bir evsiz olan James Bowen ile Buda sakinliğinde, kurutulmuş et ikramlarına bayılan, İngilizlerin "zencefil" dediği; ama Amerikalıların ''turuncu'' olarak düşüneceği bir erkek kedi olan Bob. Tam da benim sevdiğim türden bir sarman.
Bob, Bowen'ın ABD'de basılan, Britanya'nın en çok satan kitabı ''Bob Adında Sokak Kedisi'' adlı kitabında belirttiği gibi asla sıradan bir kedi değil. Sizce kedi severlerden kaçı kedilerinin kendilerini milyoner yaparak hayatlarını değiştirdiğini söyleyebilir?
Bunu ancak eski bir uyuşturucu bağımlısıyken popüler bir yazar olan James Bowen yapabilir. "Manik depresyon" tanısı almış, elinde gitarıyla asosyal bir serseriye dönüşen zor bir genç olarak, gezici ve tehlikeli bir varoluşla sokaklarda para için gitar çalan, farklı zamanlarda sürdürülebilir bir çalışma yolu sağlayıp evsizlere yardım eden The Big Issue dergisi de satan Bowen'ın öyküsü dünyanın çok sevdiği tipik bir pişmanlık ve yeniden doğuş örneği. Bowen uçurumun kenarına kadar gelmişken o noktada Bob'un gözleriyle karşılaşır.






Her şey 2007 baharında Bowen'ın ismini Bob koyacağı yavru kediyi bulması ile değişmişti. Bob, Bowen'ın Londra'nın kuzeyindeki Tottenham'da hükümetin tedarik ettiği dairesinin koridoruna gelip köşeye kıvrılmış, iki kimsesiz buluşmuştu. Zamanla birbirlerini de iyileştireceklerdi. Bowen, tüm parasızlığına rağmen Bob'un şiddetli pire vakasının ve yaralı bacağının antibiyotiklerle tedavisini sağladı.
Birkaç hafta sonra da kısırlaştırılan Bob'a Elizabeth dönemi tasması takıldı. James, tasmadan hiç hoşlanmayan kediye eziyet etmemek için onu çıkarmaya karar verdi. Bundan sonrası kedinin James'in yanından hiç ayrılmaması; genç adamın uyuşturucuyu geride bırakması ve hayata bakış açısını iyiye doğru değiştirmesi için ihtiyaç duyduğu motivasyonun kaynağı olacaktı.

