turşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30/01/2017

İlaç Niyetine ve Sağlıklı Beslenmek

Son birkaç haftadır sağlıklı beslenme ile ilgili ne kadar bilgi, haber, açık oturum varsa neredeyse hiçbirini kaçırmadan izledim. Öğrendiğim her bilgi endişe içinde yenilerinin peşine düşmeye zorladı beni.

Canan Karatay'ın ''Pakete girmiş yiyecek ve içeceklerden uzak durun'' söylemi kazınmıştı aklıma en çok. Nitekim tüm dünyanın bayıla bayıla yediği Nutella'nın içeriğindeki palm yağı nedeniyle kanserojen etki taşıdığı doğrulandı.

İşte bu yüzden hazır gıdalardan iki misli daha uzak durmaya başladım. Açıkçası bisküviden kuru yemişe işlem görmüş her yiyecek ciddi anlamda korkutuyor artık beni. Mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum.

Bir taraftan da yıllardan beri köy sütü almak, yoğurdu ve kefiri evde mayalamak, ekmeği evde yapmak gibi doğrulara imza attığım için huzur duygusu var içimde. Konuyla ilgili en radikal kararım tavuğu hayatımızdan çıkarmak olmuştu. Ne kadar isabetli bir kararmış meğer. Oturduğu yerden hiç kıpırdamadan antibiyotikle büyütülen tavuklar sayesinde vücudumuzun antibiyotiğe doyması ve bakterilerin çok daha dirençli hale gelmesi gibi korkunç sonuçlar ortaya çıkmaya başladı.
Bilim artık antibiyotiğe ''Hayır'' diyor ve birtakım önerilerde bulunuyor. Beslenme alışkanlıklarımız sayesinde kanser illeti haricinde uzun vadeye yayılmış kim bilir daha ne yan etkiler çıkacak ortaya. Artık zararın neresinden dönersek kâr!

Kanser riskini en aza indirmek için şekerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini öğrendik. Hatta ''Kanseri besleyen şekerdir'' cümlesi bir replik olarak beynimize kazındı. Metabolizmayı güçlendirmek için önerilen besinler neler peki?

Liste başı olarak probiyotik zengini doğal yoğurt ve kefir var. Ve uzmanlar bu yıl özellikle, bağırsaklardaki probiyotik bakterilerin çoğalmasını teşvik eden prebiyotik yiyeceklerden faydalanmak gerektiğini 'önemle' vurguluyor.
En çok da lahana turşusu konusunda hemfikirler. Zayıflatma özelliği olan lahananın, turşu olarak da metabolizmayı hızlandırıp kilo verdirmesi bir yana; kanser, damar tıkanıkları, kalp ve sinir sistemi hastalıklarında son derece etkili olduğunu, lahana turşusu mayalanırken üretilen laktik asitin tansiyonu düşürdüğünü ve kan dolaşımını teşvik ederek damar açıcı etki yaptığını söylüyorlar. Aslolan şu:
Lahana turşusu yapılırken fermantasyon süreci kanserle savaşan enzimleri harekete geçiren 'sulforaphane' isimli kimyasal ve indol gibi bileşenler üretiyor.
Lahana turşusunun şeker hastaları için de faydalı bir besin maddesi olduğu biliniyor. Öyleyse ne yapmalı?
Tam da mevsimiyken hemen bir lahana turşusu kurup bağışıklık sistemini güçlendirmeli. Probiyotik bakterilerle bağırsak florasını olumlu yönde değiştirip kanserden korunmalı. Hem turşu suyundaki probiyotik bakterilerin kişiyi grip ve benzeri enfeksiyonlardan koruyan en güçlü ilaç olduğu haberleri basında epeyce yer almıştı.

Sağlıklı beslenmek adına bir öneri de benden gelsin mi?
Nutella benzeri çikolata + fındık kreması içeriklere alternatif olarak meyveli, bol kuru yemişli ''sağlıklı ve besleyici'' kekler yapın çocuklarınıza.

Çok severek yiyeceklerine emin olun.
Şekeri az, yağsız ve kullandığınız süt 'doğal' olsun. Keki yaparken kavrulmamış fıstık, cevizi ve fındığı kabuklu satın almak gibi yöntemlerle ''işlenmemiş'' kuru yemiş tercih edin. Kuru üzümleri bol suda yıkadıktan sonra kullanmayı unutmayın.

Malzemenin dibe çökmemesi ve eşit dağılması için keki 200 derecede ısıtılmış fırında 10 dk kadar pişirin ve fırını kapatın. 3 dk bekleyin. Daha sonra 160-170 derecede en az yarım saat pişmesini sağlayın.


Huzurlu ve sağlıklı bir haftaya başlangıç yapmak dileğiyle...


26/09/2016

Kış Hazırlıkları Geleneği

Tarihçesi yüzyıllar öncesine dayanan Anadolu yemek kültürümüzün en önemli özelliklerinden biri kış için hazırlıklar yapmak, değişik yöntemlerle gıda depolamak olsa gerek...

Farklı yörelere göre şekil alan ve nesilden nesile aktarılan bu geleneğin öncelikli amacı; kış geldiğinde bulunmayan sebze ya da meyveleri aylarca bozulmayacak forma sokarak sofraları şenlendirmekmiş tabii. Leziz yemekler için domates, biber salçaları yapmak, mis kokulu meyvelerle reçeller kaynatmak, rengârenk turşular kurmak başı çekmiş.
Bütün kış şifa niyetine içilsin diye tarhanalar, tuzlanıp küplere basılmış peynirler, imece usulü kesilmiş makarnalar, bağlardaki son üzümlerle kaynatılmış pekmezler yapılmış.

Daha neler neler... Anneannem anlatırdı. Eskiden evlerin alt katında kış için hazırlanan tüm gıdaların muhafaza edildiği kilerler ya da ambarlar varmış. Evin hanımının bir ayağı adeta küçük bir bakkal dükkanına benzeyen o kilerde olurmuş. Bir kenarda patates, soğan ve un çuvalları, öte tarafta kuru fasulye, nohut, mercimek torbaları, ipe dizilip duvarlara çivilenmiş dolmalık patlıcan, biber ve bamya kuruları, tarhana keseleri, hemen yanında turşu küpleri, reçeller, pekmezler, kimi zaman kurutulup üst üste dizilmiş yufkalar, cevizli sucuklar, pestiller, incir, üzüm gibi kuru yemişler... Kilerler bolluk ve bereketin simgesi olduğu kadar, kışı rahatça geçirecek olmanın güvencesi, bir mutluluk vesilesi imiş.

Çağımızda kent insanının yaşam koşulları gereği bu tür hazırlıklar için ne zamanı ne de enerjisi var, öyle değil mi?
Bu bağlamda teknoloji, özellikle derin dondurucular ve hazır gıdalar yardıma yetişiyor yetişmesine de, nereye kadar? Aynı tadı ve keyfi yakalayamadığımız gibi, tamamiyle katkısız olmaları ne kadar mümkün? En kötüsü de böylesi güzel ve önemli bir geleneğin yok olmaya yüz tutması...

O nedenle ben her sene bu geleneği ucundan kıyısından da olsa sürdürmeye çalışırım. Mutlaka birkaç çeşit reçel yaparım örneğin. Konserve sos, konserve domates-biber salçası ona keza. Öyle onlarca kavanoz değil tabii. Bu iş için en yoğun insanın bile mazereti olmaması, evde bulunsun diye az miktar da olsa yapıp bir kenara koyması, fazla yorulmadan hafta sonu birkaç saatini ayırması gerek diye düşünüyorum...
Buram buram çocukluğunuz kokan, ev yapımı, mis gibi bir tarhana düşleyin mesela. Daha ötesi var mı?

Olmazsa olmazım demek olan tarhana için bu yıl birazcık geç kaldım; ama yetişti yine de. Mayalanan hamuru serme aşamasında merdane kullanıp incecik açma fikri çabuk kuruması için çare oldu. Bu benim için bariz bir mutluluk vesilesi.

Tatlı bir telaş ile diğer kış hazırlıklarını yapmak için de artık son demler. İçinde bulunduğumuz şu günler bağ bozumu vakti aynı zamanda. Pazarlarda köylülerin tezgâhlarında satılanlar bahçelerden toplanan son yaz sebzeleri. Ve ben bahçeli bir evde büyümenin etkisiyle, örneğin domatesin bu günlerde lezzetinin zirvesinde olduğunu iyi bilenlerdenim.


Gelin, kaybolmaya yüz tutmuş geleneğimizi canlı tutalım. İmkânlarımız elverdiğince kış hazırlıklarımızı
evde kendimiz yapalım. Anneannelerimizin, annelerimizin elleri son noktayı koymuş olmasın.
Gelenek bizlerle birlikte devam etsin, yok olmasın. Bu bayrağı taşıyalım...