03/04/2012

Katilleri Tanımak

Osmanlı padişahlarımızdan Sultan 2. Abdülhamid'e ait oldukça şaşırtıcı bir gerçekten bahsedeceğiz bugün.

Abdülhamid, yetiştiği çevre nedeniyle son derece şüpheci bir kişiliğe sahip. Kafes hayatı, kardeş katli gibi sorunların içinde bulunduğundan o da diğer padişahlar gibi sürekli ölüm korkusu yaşayan, huzursuz ve endişeli biri.
Dolayısıyla herkesten kuşkulanıyor ve her an tedbirli olmak zorunda.

Aynı zamanda fotoğrafa olan merakıyla tanınan Sultan Abdülhamid'in döneminde fotoğrafçılık bir hayli gelişmiş. Bugün "Yıldız Albümleri" olarak anılan toplam 911 albümde 36 bine yakın fotoğraf yer alıyor. ''Yıldız Albümleri Mekke-Medine'' adlı kitapta Abdülhamid'in fotoğraf merakına dair bilgi verilirken; kendisinin büyük bir fizyonomist (insan sarrafı) olduğundan, insanların simalarından, el-kol yapılarından ruh hallerini ve düşünce yapılarını anlamaya çalışan bakışı olduğundan bahsediliyor. Ayrıca tahta çıkışının 25. yılında hapishanelerdeki tüm mahkûmların fotoğraflarını çektirip altına mahkûmiyet nedenini yazdırdığı, fotoğraftan seçtiği mahkûmlara af çıkardığı, askeri okula kaydolacak çocukları da fotoğraflardan seçtiği belirtiliyor.

Şimdi asıl konuya girelim:
2. Abdülhamid ile ilgili olan ve doktoru Atıf Hüseyin Bey'in Türk Tarih Kurumu arşivinde 12 küçük defterde yer almış anılarıyla ortaya çıkan bir gerçek var.

Atıf Bey anılarında 2. Abdülhamid'in,
''başparmağının ucu işaret parmağının orta boğumundan uzun olan kişilerin'' cinayete eğilimli olduğuna inandığından bahsediyor.

Abdülhamid bu görüşünün doğruluğunu araştırmak üzere o dönem hapishanede bulunan cinayet mahkumlarının tek tek fotoğraflarını çektirmiş ve suçlu resimlerini inceledikten sonra parmak uzunluklarına göre kişilerin cinayet işlemeye eğilimli olup olmadıklarını bu fotoğraflarla kanıtlamış.

2. Abdülhamid, doktoru Atıf Hüseyin Bey'e diyor ki:

''Bir İngilizce kitabın tercümesini okumuş idim. Çünkü vaka-yı cinaiyeye (cinayet vakalarına) merakım vardır. O kitapta 'Canilerin ekserisinin başparmağının ucu şahadet parmağının ortadaki boğumunu geçiyor, çok uzun oluyor. Elleri yabani bir hayvan pençesi şeklini alıyor,' diye görmüş idim. Merak bu ya, o zaman emrettim. Hapishanelerde ne kadar kanlı katil varsa hepsinin fotoğraflarını aldırdım. Filhakika başparmak hemen hepsinde uzun idi. ''


-Hitler'in bebekliği ile gündeme gelen yorumlardan sonra-

23 yorum:

  1. İş arkadaşlarımı bir gözden geçireyim hemen:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk etapta öyle oluyor. Gözler milletin parmaklarında.
      En iyisi şüphelendiklerimize bakmak ama :)

      Sil
  2. İlginç. Kendime baktım. Kısaymış. Şükrettim. (:
    Bakarım ben buna bundan böyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Verilen ilk tepki hep budur :)
      Panik ve ardından rahatlama..
      Sonra da milletin ellerini markaja alış :))

      Sil
  3. abdülhamiti kurtlarla dans kitabından okumuştum ve zekasına hayran kalmıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okuyayım, merak ettirdin şimdi...

      Sil
  4. ama ama... benimki de uzun! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değilmiş yaaaa! o panikle nasıl gördüysem artık! :))))

      Sil
    2. İmdaat!! Aramızda katil var :P

      Sil
    3. Sibelcim, şaka zannetmiştim ilk okuduğumda :))
      Elini 5 parmağın açık ve üst yüzeyi sana bakacak şekilde gözünün önünde gergin bir şekilde tutacaksın. Baç parmağının ucu işaret parmağının boğumunu geçmeyecek. Gördün işte değil mi? :)))

      Sil
    4. yok yok! katil değilmişim! :D

      Sil
  5. Abdülhamit'in polisiye roman merakı ünlüdür. 19.yy sonları ve 20.yy başlarında, su ve suçlular arasındaki ilişki üzerine bu tür görüşler yaygındı. İtalyan Hukukçu Lombroso'nun "Tiplere göre suç tasnifi" Hukuk Fakültelerinde Adli Tıp ve Ceza Hukuku derslerinde örnekleme sırasında anlatılır. Lombroso'nun tiplemeleri üzerinde de epey durulur. Olumlu anlamda değil tabii. Suç-Suçlu ilişkisinde bilim adamlarının hâlâ vazgeçemediği bir noktadır ve günümüzde Gen-bilim alanına yoğunlaşmış durumda. Suça eğilimin kalıtsal olup olmadığı, gen bozukluğunun etkileri.. elbette sadece araştırma seviyesinde, şu ana kadar bir teori ileri süren olmadı bildiğim kadarı ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Avram Hocam, verdiğiniz bu değerli bilgiler için çok teşekkür ederim. ''Gen bozukluğu etkileri'' en başa konulmalı benim fikrimce...

      Sil
  6. çok enteresan.. bundan böyle dikkatimi kesin çekecektir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesin, evet..
      Bundan kaçamayacaksın.

      Sil
  7. çok ilginç hemen herkes önce kendi parmağına bakmıştır ben de baktım ve kısaymış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, kıyamam sevgili İrma sana :)

      Sil
  8. benden de katil olmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Test edip onaylandı o halde.
      Bildiği halde insan alıkoyamıyor kendini nedense.

      Sil
  9. Abdulhamit'in cinayet dedektifi yonlerini bilmiyordum hic. Ben artik karsima her gelenin parmaklarina bakarim. Biz burada oyle cok (CSI) cinayet dizileri seyrediyoruz ki ipuclari ve delil konusunda bir nevi uzman oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hitler'in bebekliği ile ilgili konuşurken bu konuyu sen hatırlattın bana Didemciğim. Yeniden düzenleyip post yaptım.
      Cinayet dizileri ve ipuçlarına bir zamanlar ben de çok kaptırmıştım. DNA örneklerine çöp kutusundan çıkarılan kullanılmış tuvalet kağıtları ya da sigara izmaritleriyle ulaşma vb...
      Heyecanlı aslında.

      Sil
  10. Hukuk FAkültesinde en sevdiğim ders Kriminolojiydi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer Hukuk Fakültesi'ne gitseydim adım gibi eminim ki benim de öyle olacaktı Zührecim :)
      Hoş telafi etmeye çalışıyorum, o ayrı...

      Sil