Güneşli bir pazar günüydü bugün. Hava ne sıcak ne soğuk, tam istediğim gibiydi.
Keşke dört mevsim aynen bu şekilde devam etse, diye düşünmeden edemiyor insan.
Ardından da 'Kavurucu sıcaklar kapıda mı acaba yine?' benzeri sorular geliyor akla ve moraller bozuluyor. Biliyorsunuz, ülkemizde ilkbahar çok kısa sürüyor.
En iyisi yapılacak işleri bir-iki saat erteleyip kendini hemen dışarı atmak ve bu güzel havada baharı duyumsamaktı.
İyi ki çıkmışım. Mis gibi bahar çiçeği kokularının her yanı sarmalayıp zirve yaptığı bir günmüş aynı zamanda. Geçtiğim her sokaktan farklı bir parfüm kokusu geliyor gibiydi. Erik ağacı bile harika kokular çıkarıyormuş, onu öğrendim bugün. Doğanın terapi etkisi kendini gösterdi yine. Gözüm, gönlüm, ruhum şenlenmiş, bir miktar deşarj olmuş biçimde eve döndüm. Malum, ülkenin iç daraltmayı da aşıp boğmaya çalışan gündemi eşliğinde beden ve ruh sağlığını elden geldiğince korumak gerek.
Keşke dört mevsim aynen bu şekilde devam etse, diye düşünmeden edemiyor insan.
Ardından da 'Kavurucu sıcaklar kapıda mı acaba yine?' benzeri sorular geliyor akla ve moraller bozuluyor. Biliyorsunuz, ülkemizde ilkbahar çok kısa sürüyor.
En iyisi yapılacak işleri bir-iki saat erteleyip kendini hemen dışarı atmak ve bu güzel havada baharı duyumsamaktı.
İyi ki çıkmışım. Mis gibi bahar çiçeği kokularının her yanı sarmalayıp zirve yaptığı bir günmüş aynı zamanda. Geçtiğim her sokaktan farklı bir parfüm kokusu geliyor gibiydi. Erik ağacı bile harika kokular çıkarıyormuş, onu öğrendim bugün. Doğanın terapi etkisi kendini gösterdi yine. Gözüm, gönlüm, ruhum şenlenmiş, bir miktar deşarj olmuş biçimde eve döndüm. Malum, ülkenin iç daraltmayı da aşıp boğmaya çalışan gündemi eşliğinde beden ve ruh sağlığını elden geldiğince korumak gerek.
