2016/01/14

Kâğıt Toplayan Çocuklar


Trafiğin durduğu bir noktada annesi arkaya dönüp yolu kontrol ederken göz göze gelmiştik bu melekle.
İçim burkulmuştu...

Şans, göreceli bir kavram mı sizce? Fotoğraftaki çocuk şanslı mı?
Kimilerine göre öyle, evet...
Henüz beş ya da altı yaşında. Annesiyle birlikte saatler boyu kentin hangi köşelerinde dolaşıp konteyner başlarında çöp karıştırdı kim bilir...
Arabadaki kâğıt ve kartonlarda onun da emeği var.

Yaşıtlarından çoğu deniz kenarlarında tatildeyken ya da en kötü ihtimalle arkadaşlarıyla oyun oynayıp
çocukluğunu yaşarken, o işten dönüyordu.

İlk değildi, son da olmayacaktı...

Bundan iki yıl önce de öyleydi. 6 yaşındaki Yücel, Bursa'da kendinden bir-iki yaş büyük abisiyle birlikte kâğıt toplamak zorundaydı. Karşıdan karşıya geçerken kağıtları biriktirdiği ''market arabası''yla birlikte kamyonetin altında kalarak can verdi. Soğuk bir kış günü, tarih 9 Ocak'tı. Yerde kanlar içinde yatan minicik Yücel'in ayaklarında terlik vardı...

Bu ülke güllük gülistanlık değil...
Parmak kadar çocukların bir lokma ekmek parası uğruna çöplerle haşır neşir olduğu, can verdiği bir ülke burası.
Bolluk, bereket, sefahat içinde yaşayıp hâlâ gözü doymayanlara hatırlatılır...

32 yorum:

  1. Off diyorum....offf!

    Icim fena daraliyor artik bu ülkede olup bitenleri gördükce.
    Hic mi iyi haberler olmaz memlekette?
    Olsa da , kötü haberlerin yaninda devede kulak kaliyor degil mi...lanet olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aziz Sancar ve Nobel ödülü hariç hiç iyi haber olmadı memlekette gerçekten.
      Sen sabahın ilk ışıklarıyla bu yorumu yazdıktan birkaç saat sonra yine korkunç şeyler oldu, yine evlere ateşler düştü. Diyarbakır/Çınar'da, PKK terör örgütü tarafından bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda gencecik bir polis 4 yaşındaki minicik kızıyla birlikte şehit oldu. Lanet olsun!

      Sil
  2. Cehalet + kalabalık nüfus + kötü yöneticiler eşittir sefalet :( kötülük :( domino taşı gibi birbirini de etkiliyor, cahiller kötü yöneticileri başa gelmesinde büyük rol oynuyor, kötüler başa gelince yolsuzluk, vurgun başlıyor, bu da söylediğin gibi bir kesimin sarayda oturup, bir kesimin böyle çöp, kağıt toplarken ölmesini sağlıyor, o çöp toplayan oy kullanırken ölmesine sebep olana oy veriyordur:( traji-komik:( olan hep çocuklara, masumlara oluyor..:(
    Kalemine sağlık Zeugmacım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özetimiz aynen, harfiyen budur Müjdecim. Ellerine sağlık!
      Aç kalmasına, sürünmesine, ölmesine sebep olana oy veriyordur, haklısın. Ve vermeye de devam edecek. Ah cehalet!!! Yeter artık yeter!!

      Sil
  3. Gözü doymayanların görme yetenekleri yok bence...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başta görme yeteneği, tüm duyularını yitirmişler aslında...

      Sil
  4. Çok zor hayatlar var yanı başımızda, görmediğimiz, göremediğimiz. Sokaklarda yaşayanlar var. Yazın, bir kumsalda, sadece zevk için, çadır kurduk, geceledik. Zevk için yaptığımız bu tatil gecesinde bile yatağımı özledim, rahat edemedim. Her gece dışarıda yatanlar neler yaşıyorlar acaba? Sırf rahatlık da değil, güvenlik, yemek, sosyal hayat. TV lerdeki bazıları kadar şanslı olmadığımız için hayıflandığımız hayatta, bazılarından ise çok çok şanslıyız.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha neler, ne zor hayatlar var haklısınız. Geçenlerde yaşlı bir kadın evinde soğuktan donarak öldü. Evsizler, sokağa atılanlar, öldürülenler, ocağına ateş düşenler. Gündem bunlarla ve benzerleriyle dolu. Bizler kendi halimize şükretmekten bile utanır hale gelebiliyoruz. Adalet diye bir şey yok dünyada kesin. Bazıları ne yaparsa yapsın konumunu, kaderini değiştiremiyor ne yazık ki..
      Görüşleriniz için teşekkürler, sevgiler...

      Sil
  5. istmeye istemeye kabullendiğimiz şeyler var ya, bi de hayatlarımızın rutinleri haline dönüşüyorlar utanmadan.. işte buna deliriyorum... istemiyoruz, ama bişe yapamıyoruz yazık ki..

    sevgiler... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Hayatımız birilerinin komutasında ilerliyor. Çok kötü bir gidişata doğru yol aldık. Umarım rutinleriyle birlikte yok olur ve rotamız aydınlık günlere açılır bir an önce..

      Sevgiler... :)

      Sil
  6. Dünyayı ve yaşamı bu denli görmek acı verici ama insanı insan yapan da bu olgular işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünya ve yaşam, insanlıktan çıkmış olanlar tarafından bu hale getiriliyor. Rahat nefes almanın mümkün olmadığı, huzur kavramından yoksun bir dünyada insan gibi yaşamak ne kadar mümkün?

      Sil
    2. Her şeye rağmen yaşayabiliyorsak, hayat güzeldir.

      Sil
  7. Öylesine derin bölünmüşüz ki adalet yalnızca bir grup için var. Sonrası sefalet, boşluk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve onlar kendi adaletlerini kendileri oluşturuyorlar. Diledikleri şekilde...
      Gerisi hüzün ve hüsran. Gerisi koskoca bir boşluk...

      Sil
  8. Kağıt toplayan çocuklar ya da çöp toplayan çocukların durumu içler acısı gerçekten. Ben de öykü veya yazı olarak işledim. Bazen eldivenli, bazen eldivensiz toplayıcılık yaparlar. Önce at arabaları vardı, sonra çek-çek gibi taşıyıcılar edindiler. Şimdilerde 3 tekerlekli taşıyıcıları var.
    Göz açlığı açlıkların en kötüsü. Giderilmesi çok zor. Başladıktan sonra kolay kolay bırakılamayacak bir toplayıcılık biçimi.Toplumsal bir hastalık. Ne yazık bulaşıcı da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O öykünüzü okumuştum, evet. Demek aşamaları var. At arabası ile yapılanı ilk kez gördüm. Çek-çek türü olanları biliyorum, demek 3 tekerli olanlar var bir de.
      Toplumsal bir hastalık demek. Ve bulaşıcı... Bunları duyduğuma çok şaşırdım. Hani dilencilerin dünya kadar para biriktirenleri, hatta villa sahibi olanları yansır bazen basına. Ama hâlâ dilenmektedir. Onun gibi bir şey galiba...

      Sil
    2. Yazıda son paragraftaki "Bolluk içinde yaşayıp gözü doymayanlar" için ben de son iki cümleyi kullanmıştım Sevgili Zeugma.Kağıt toplayıcılar değildi kastettiğim.
      Yoksulluğa önlem alabilsek keşke.
      Sevgiler...

      Sil
    3. Anlaşıldı sevgili Makbule Hanım.
      ''Toplayıcılık biçimi'' deyince kafam karışmış sanırım. Kusura bakmayın lütfen.
      Yoksulluğu önlemek için çareler var aslında. Misal; Köy Enstitüleri benzeri projeler üretilemez mi? İnsanların kendi alın teri, beyin ve beden güçlerinin bir arada yürütüldüğü, benzeri devinim projeleri üretmek çok mu zor?
      Sevgiler...

      Sil
  9. Bu ülkenin güllük gülistanlık bir ülke olmadığı vurgusuna bayıldım. Bunu daha sık dile getirmemiz gerekiyor aynen bu şekilde. Belki o zaman sorumluların kulağına kar suyu kaçar. Asıl rahatsız olması gerekenler bu kadar rahat davranamaz. Kalemine sağlık. Küçüğü de gözlerinden öpüyorum ve o koca yüreğinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güllük gülistanlık değil elbette. Çoğu zaman yangın yeri. Ama belirli bir azınlık tarafından öyle gösterilmeye çalışılıyor ve başarılı da olunuyor sanırım. Herkesin karnı tok, sırtı pek. En az üç çocuk yapıp keyfine baksın, herkes ama herkes...
      Dediğin gibi sık dile getirilmesi gerekiyor. Ülkemizden insan manzaraları bazen söze bile gerek bırakmıyor sevgili Kalemderi. Küçük öylesine masum bakıyordu ki benim de sarılıp öpesim geldi inan...

      Sil
  10. Kağıt toplayan çocuklar, mendil satan çocuklar, dilendirilen çocuklar, kör kurşunlarla ölen çocuklar, annesi şiddet kurbanı olan çocuklar, eşit şartlarda eğitim alamayan çocuklar, boğazına kadar siyasete batmış ortamda büyüyen çocuklar... Bu topraklarda çocuk olmak çok zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağzınıza, yüreğinize sağlık. Yetişkinler bunu bu çıplaklıkla görebilse keşke. "Bu topraklarda çocuk olmak çok zor."

      Sil
    2. Ben de katılıyorum. Ağzınıza yüreğinize sağlık...
      Bu topraklarda çocuk olmak ''zor''dan da öteymiş, korkunç bir şeymiş, onu anladım. Yetişkinler bırakın bunu tüm çıplaklığıyla görmeyi, ölen çocuklar üzerinden iğrenç bir siyaset yürütüyorlardı acımasızca.
      Dün katledilen 3'ü çocuk 5 kişi için, polis babasıyla birlikte katledilen 4 yaşındaki çocuk için ''lâl'' olmuş devasa bir güruh gördüm. Hümanist söylemleriyle durmadan nutuk atanlar, kör olmuş, sağır olmuş, sayfalarından yok olmuşlardı. Diğerleri ise olayı kahkahalar, sevinç gösterileri, zafer işaretleriyle kutluyorlar, hatta alay ediyorlardı.

      Birkaç saat önce ise iğrençliğin şu tarz söylemlere dönüştüğünü gördüm:
      (Türk Bayrağına sarılmış 4 yaşındaki bebeğin tabutu görselinin altında)
      -Şu bebek için canı yanmayan Miray bebeğe de üzülemez... Bebek kanı akıyor bebek!
      -Eger Miray bebege zamaninda üzüntü duysaydiniz bu bebek halen yasiyor olucakti.


      Gerçek tüm çıplaklığıyla buydu.....


      Sil
    3. Aynen. Çocuk ve bebek ölümlerinin acısının kıyaslanmasından ben de tiksiniyorum. Bunu da genelde akpliler yapıyor bilhassa terör örgütü pkk nın vahşice katlettiği Yasin üzerinden. Bence "Şu çocuğa dair söz söylediniz bu çocuğa dair söylemediniz!" diyenlerin hiçbiri hiçbir şeye üzülmüyor bile. Acı üzerinden prim yapmaya çalışıyorlar hepsi bu. Kimin yazdığı önemsiz eğer biri "O çocuğa üzülenler bu çocuğa susuyor!" diyorsa acıdan nemalanma gayesindedir benim nazarımda. İnsan olanın çocukları taraflara ayırabileceğini hiç sanmıyorum. Çocuk çocuktur, başka bir şey değil.

      Sil
    4. Dünyanın neresinde olursa olsun, savaş önce masum çocukları vuruyor, olan hep onlara oluyor. Bombalar ve mermilerle evleri başlarına yıkılıyor, minicik günahsız bedenleri yok ediliyor. Ancak, dünyanın hiçbir yerinde bizdeki noktaya gelindiğini sanmıyorum. Yaşadıklarımız korkunç bir trajedi aslında...

      Yasin, ahh Yasin:( Fakirlere kurban eti dağıtırken PKK'nın vahşice infaz ettiği henüz 16 yaşındaki Yasin. Önce silahla vurulup sonra boğazı kesilen, ardından defalarca bıçaklanıp 3. kattan atılan, üzerinden araba ile geçilen, en sonunda başı taşla ezilerek öldürülen Yasin!! IŞİD'i bile gölgede bırakmış aşağılık mahlukların gerçekleştirdiği bu vahşet unutulmamalı elbette. Ancak, kanlı elleri ve timsah gözyaşlarıyla yahut üç maymunu oynayarak günahlarını örtbas ettiklerini zannedenlerin bu türden vahşetleri çıkarları uğruna ya da prim yapmak için öne sürdükleri ya da kasıt duymazlıktan geldikleri hemen belli oluyor zaten sevgili Kalemderi.
      Dediğin gibi; insan olan masum çocukları asla kategorize etmez. Özellikle de siyasi çıkarları uğruna...
      Bu bir insanlık ayıbıdır...

      Sil
  11. Fotoğraftaki çocuk şanslı mı? Gerçekten göreceli bir soru. Hayata dört, beş sıfır mağlup başlayan o kadar çok çocuklarımız var ki içimiz burkuluyor, acıyor sevgili Zeugma.

    Çok güzel bir hafta dileklerimle, sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''Hayata 1-0 yenik başlamak'' deyimi hafif kalıyor çocukların çoğu için. Ne kadar doğru söylediniz Mehmet Bey. İçimiz acıyor evet, yürek dayanmıyor :( Son yaşananlardan sonra fotoğraftaki çocuk şanslılar listesine alt sıralardan girdi bence. İçinde bulunduğu olumsuzluk ve tehlikeler diğer çocuklarınkine göre düşük kaldı.

      Teşekkürler. Benden de size ve ailenize huzurlu bir hafta dileklerimle sevgi ve selamlar.

      Sil
  12. Hep içimizi acıtan görüntüler bunlar. Bizim yaşadığımız semtte, bir yanımızda devasa gökdelenler diğer yanda, çek çek tipi bir düzenekle çöp toplayan çocuklar, gençler ve kadınlar o kadar çok ki. İnanılmaz tezat görüntüler ve yaşamlar hep iç-içe!. Bir de dikkatimi çeker çoğu kez, bu çocuklar aradıkları mukavva, karton türü çöpleri karıştırırken ve çöp konteynerlerin içine yarı bellerine kadar eğilirken biraz da akrobatik hareketlerle eylemlerini sanki oyuna dönüştürürler. Çocuk her yerde çocuk işte! Adil olmayan bu hayata daha gözünü açarken mağlup başladığı halde, yaşadığı zor koşullara rağmen direnen, yaşam sevincini yitirmeyen ve içindeki masumiyeti yine de koruyabilen çocuklar. Dilerim daha adil ve aydınlık günler görebiliriz Zeugma'cım..

    İyi haftalar dilerim..Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  13. Çocuklarımız, hayata kırık bir kalple başlayan asla uçamayacak olanlar, bazen yolda sokakta gelip benden para istiyorlar. Vermiyorum, para vermiyorum, sırf onları bu yola sürükleyenler sevinmesin diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylediniz. Hayata daha başında yenik başlamış olanlar ne yaparlarsa yapsınlar kaderlerini değiştiremiyorlar. Yapabileceklerine şans denen şey eklense bile bir yere kadar...
      Bahsettiğiniz tür çocuklara ben de para vermiyorum. Çünkü ne kadar çok toplarlarsa o kadar çok çalıştırılacaklar, başından belli...

      Sil
  14. @ESİN Aradaki tezat yaşadığınız semtten bile bir bakışta görülebiliyor değil mi Esinciğim? Hem de çok bariz bir biçimde. Hayat hiç adil değil diyeceğim ama bu tezatlığın giderilmesi için çaba harcandığı da yok. Tam tersine; gerçek İstanbul gibi bir metropolde bile isteyen herkesin bir bakışta görebileceği kadar, tüm çıplaklığıyla sergide...O zavallı çocuklar çocukluklarını yaşayamadıkları için oyun ihtiyaçlarını o şekilde gideriyorlar belki de. İç acıtıcı...
    Dilerim o aydınlık ve adil dünyanın temelleri en kısa zamanda atılmaya başlar. Çünkü gidişat bir hayli kötü...
    İyi haftalar Esinciğim, sevgiler...

    YanıtlaSil