çöp toplayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çöp toplayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14/01/2016

Kâğıt Toplayan Çocuklar


Trafiğin durduğu bir noktada annesi arkaya dönüp yolu kontrol ederken göz göze gelmiştik bu minik oğlan çocuğuyla. İçim burkulmuştu.

Şans, göreceli bir kavram mı sizce? Fotoğraftaki çocuk şanslı mı?
Kimilerine göre öyle, evet...
Henüz beş ya da altı yaşında. Annesiyle birlikte saatler boyu kentin hangi köşelerinde dolaşıp konteyner başlarında çöp karıştırdı kim bilir...
Arabadaki kâğıt ve kartonlarda onun da emeği var.

Yaşıtlarından çoğu deniz kenarlarında tatildeyken ya da en kötü ihtimalle arkadaşlarıyla oyun oynayıp
çocukluğunu yaşarken, o işten dönüyordu.

İlk değildi, son da olmayacaktı...

Bundan iki yıl önce de öyleydi. 6 yaşındaki Yücel, Bursa'da kendinden bir-iki yaş büyük abisiyle birlikte kâğıt toplamak zorundaydı. Karşıdan karşıya geçerken kağıtları biriktirdiği ''market arabası''yla birlikte kamyonetin altında kalarak can verdi. Soğuk bir kış günü, tarih 9 Ocak'tı. Yerde kanlar içinde yatan minicik Yücel'in ayaklarında terlik vardı...

Bu ülke güllük gülistanlık değil...
Parmak kadar çocukların bir lokma ekmek parası uğruna çöplerle haşır neşir olduğu, can verdiği bir ülke burası.
Bolluk, bereket, sefahat içinde yaşayıp hâlâ gözü doymayanlara hatırlatılır...



28/12/2014

Serkan ve Ekmek Teknesi

Daha önce buradaki yazıda bahsetmiştim. Yoksulluk yüzünden pek çok insan çöp topluyor. Ve bu işi zorluklar içinde yürütüyorlar. Yapılan bir araştırma çöplerden atık toplayanlarda utanma duygusunun sürekli var olduğunu ortaya koysa da bazıları olayın psikolojik sınırlarını tamamen aşmış.

İçlerinde sürekli kulaklık takan, dinlediği müzik eşliğinde dünyanın en keyifli işini yapıyormuşcasına rahat ve hatta mutlu bir görüntü çizerek çalışanlar var. Kim bilir, belki de atık olayındaki geri dönüşüme büyük katkı sağladıkları ve dünyanın ömrünü uzattıkları gerçeğinin yansımasıdır o gördüğümüz.
Her şeye rağmen çevre kirliliğini azaltmadaki rollerinin bilincinde olmaları yüzündendir yüzlerindeki mutluluğun izdüşümü…
Keşke bu kadar ilkel şartlarda ve sağlıksız biçimde yürütmeselerdi bu işi. Keşke onları gördüğümüzde biz de mutlu olabilseydik...
Oysa bu mümkün değil!

Birkaç dakika önce geçtiğim sokaktaki konteynerin başındaydı. İçerideki çöpleri seri hareketlerle karıştırıyor, dikkat edildiğinde plastik şişeleri ve kağıtları ayrıştırdığı gözlemleniyordu.
İki dakikaya kalmadan bir sonraki sokakta yine karşılaştık. Önüne bir binek hayvanı gibi koşulduğu boyunu aşmış kocaman arabasıyla birlikte yolun tam ortasından şimşek gibi ilerliyordu. Adımlarımı hızlandırmama rağmen beni çoktan geçmişti. Hemen köşedeki konteynera yöneldi. Tam içine eğildiği esnada arabasının görüntüsünü almak istedim.
Ancak ''Click!'' sesiyle birlikte o an dönüp baktığını hissettim ve hemen çektiğim kareyi inceledim. Aynen görünüyordu!

-Abla resmimi mi çektin?
-Ben arabanı görüntülemek istemiştim; ama dönüp bakmışsın. Hemen sileyim.
-Hayır abla, ne silmesi. Hatta sana arabamın yanında poz vereyim. Çeker misin?
-Peki o zaman, çekeyim. İsmin neydi?
-Serkan...
-Serkan, çok zor bir iş yaptığının farkındasın değil mi? Bu işi ömür boyu yapmayı düşünmüyorsun herhalde?
-Yazın köyde rençberlik yaparım ben, kışın böyle be abla.
-Nereye kadar böyle Serkan? Yaşıtların okuldan çıkmış eve gidiyor. Bu soğukta bu işi yapmak seni üzmüyor mu?
-Alıştık be ablam!
-Oysa azıcık dişini sıkarak hayatını kurtarmak senin elinde. Hadi şimdi bana söz ver. Okuluna kaldığın yerden devam et. Olmuyorsa dışarıdan bitirmelere başvur. Anlaştık mı?
-Haklısın abla. Bunu düşüneceğim. Hiç aklımdan çıkarmadan…
Umarım düşünürsün Serkan. Umarım sil baştan sorgularsın hayatını, çalışma şartlarını ve geleceğini. Ve yol yakınken kurtarırsın kendini…

02/11/2014

Çöp Toplayanlar ve Evsizler

Fotoğrafları bugün çektim. Malum, adım başı bir evsize ya da çöp toplayana rastlamadan eve dönmek pek mümkün değil artık.

Başını sokacak bir çatısı olmayanlar ve ekmeğini çöpten kazananlar. En çok üzüldüklerim, içimi en çok sızlatanlar...
Bir şehirde neredeyse her konteynerın başında çöp toplayan birine rastlamak şaşılası! Hangi ara bu kadar çoğaldılar ki?

Sokakta yaşayan kimsesizler ise, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bizde de mevcut ve hızla büyüyen bir sorun haline girmiş durumdalar. Bu insanların büyük çoğunluğunun bırakın evi olmasını, hiç çıkarılmadığı ya da kaybettikleri için nüfus cüzdanı bile yokmuş. Bu sebeple vatandaş olduklarını kanıtlayacak en ufak bir resmi belgeye bile sahip olamayışları ne acı!

Onlar sadece İstanbul’da değil, diğer kentlerde de neredeyse her köşe başında. Parklarda, bahçelerde, köprü altlarında, dikkat çekici bir hızla çoğalmakta...

Havalar ayaza kesmeye başladı. Ve galiba yine çok sert bir kışın başlangıcına girmek üzereyiz.
Fotoğraftaki köşeyi kendine mekan yapmış olan evsiz adama birileri acıyıp iki battaniye vermiş bugün. Birini omuzlarına diğerini bacaklarına sarmışlar ki üşümesin. Yanından geçerken içim acıdı...
Evsizlerin kış geldiğinde kendilerine mukavva kutulardan derme çatma kulübe yapanları da var, soğuktan donarak ölenleri de. Pek çoğu çöpleri karıştırarak yiyecek bulabiliyor.
Sokakta yaşayanlar bir şehirdeki resmi makamların aklına şayet hava -4 derecenin altına düşerse geliyor. Bunu da hepimizin bildiği gibi onları spor salonlarına doldurarak yapıyorlar. Bu yardımseverliğin(!) yapılmasındaki asıl neden ise ''donarak ölen evsiz sayısı'' haberleri ile o kentin prestijini zedelememek.
Ne kadar insanlık dışı geliyor insana, öyle değil mi? Ve evet, ne yazık ki onlar sadece öldükleri zaman hatırlanıyorlar…

Yılın 365 günü içinde ''Dünya Evsizler Günü'' var mı sahi? Adları geçiyor mu?
Varlıkları bu derece mi ''yok'' sayılıyor?

Bu zavallı insanlar için üzülmekten başka yapabileceğimiz bir şeyler olmalı… Mutlaka olmalı...