Troya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Troya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15/03/2025

Sergi: Troyalı Dokular Dokumalar

Boğazıyla, deniziyle, stratejik konumu ve Antik dönemlerden I. Dünya Savaşı'na kadar uzanan destanlar yazılmış görkemli tarihiyle, denizle harmanlanmış tarihi zenginliklerinin yanı sıra ziyaretçilerine doğal güzellikleriyle de eşsiz deneyimler sunan bu güzel kente âşığım ben.

Yaz ya da kış, gece ya da gündüz hiç fark etmeden ve neredeyse her gün hangi yana dönseniz mutlaka bir etkinlikle karşılaşırsınız bu kentte. Mesela Temmuz'da başlayan Özgürlük Parkı Açık Hava Sinema Geceleri, mesela festivaller, konserler, büyükler ya da çocuklar için workshoplar, mesela atölyeler, tiyatro gösterileri, keman, viyola ya da piyano resitalleri, sergiler...

12 Mart'ta Kent Müzesi'nin ev sahipliği yaptığı önemli bir sanat etkinliğinin daha açılışı yapıldı. 

Sanat yönetmeni, ressam ve dokuma sanatçısı Deniz Özen'in “Troyalı Dokular, Dokumalar” sergisi sanatseverlerle buluşmuş ve ben yine açılışı kaçırmıştım. Bir gün sonra ziyaret edebildim. 

Deniz Özen'in, Anadolu'nun kadim topraklarından ilham alarak Troya'nın görkemli mirasını günümüze taşıdığı kişisel sergisi oldukça etkileyiciydi. Keçe ve dokuma teknikleriyle Troya'nın kadim hikâyelerine ait izlerin öne çıktığı ve modern bir bakış açısıyla günümüze taşındığı sergi 7 Mayıs 2025 tarihine kadar (pazartesileri hariç) 09.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

15/01/2022

Troya'nın Atları | At Başlı Testi

Beş bin yıldır kıtalar arası ticaretin gözde merkezlerinden olan ve buram buram tarih kokan Çanakkale aynı zamanda İlyada Destanı ve Troya atı demektir. Bu yüzden b
iri Troya Antik kentinde, diğeri şehrin merkezindeki Valilik Binası önünde iki adet devasa tahta at sergilenmektedir. 

Homeros'un İlyadasıyla birlikte öyküsü sanat ve edebiyatta çokça geçen anlatının kahramanı tahta at olsa da, gerçek bir ''at'' değildir. Yalnızca Truva savaşının akışını değiştirmiş bir hile aracıdır. Rivayetlere göre Athena’nın emriyle İda Dağı'ndan kesilmiş sedir veya köknar ağaçlarından yapılmıştır. 

Akhalar savaştan geri çekilir gibi yapıp, içine en cesur askerlerini gizledikleri bu devasa atı Athena’ya armağan gibi gösterip Truvalılara sunarlar. Armağanı sevinçle kabul eden Truvalılar kutlamalara başlarlar. Ancak, Akhalı askerler gece olunca atın içinden çıkıp şehrin kapılarını açarlar ve Troya’nın hile ile istilasını gerçekleştirirler.

05/01/2020

Paris and The Bear İllüstrasyon Sergisi

Dün, tüketim çılgınlığı ve doğa talanına tepki olsun diye, mukavva tabakalara resmedilmiş çalışmalardan oluşmuş sıra dışı bir sergiyi ziyaret ettim. Öyle ki, sanatçı atık kâğıtlardan bizzat imal ettiği ''geri dönüşüm'' tabakalar üzerine yapmıştı çalışmalarını. Üstelik, illüstrasyonlar alışılagelmiş şekilde ne şövale üzerindeydi ne de duvarda asılıydı. Eserler, tepkinin devamı niteliğinde, budanmış çam ağaçlarının dalları üzerinde sergilenmekteydi.

''Dünyaya gelmesi bir yıkım ve yok oluşa neden olacağına inanılan bebek, bu bebeğin öldürmeye kıyamayan bir avcı veya çoban tarafından ormana bırakılması, bebeğin ölmeyip vahşi bir hayvan tarafından sahiplenilmesi, emzirilip büyütülmesi, bu şekilde büyüyen çocuğun zamanı gelip ailesine bir şekilde geri dönmesi, genellikle de bir kahramana dönüşmesi'' temasına mitolojik hikâyelerde sık rastlarız hani. Antik Yunan Edebiyatı'na konu olmuş ünlü Troya savaşının en bilindik karakterlerinden olan Paris'in hikâyesi de bu tema üzerine kurulu. Ziyaret ettiğim sergi ise adından anlaşılacağı üzere Paris ve onu büyüten dişi ayı ile ilgili hikâye üzerine bir illüstrasyon sergisi.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden 1997 yılında mezun olan 1972 doğumlu ressam Hüseyin Tarık Akkuş'un Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesindeki Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılan “Paris and the Bear” isimli illüstrasyon sergisi gerçekten de ezber bozan cinsten. Troya’nın iflah olmaz prensi Paris’in varlığı ile ilgili bir kehanetin ortaya atılması üzerine şehrin felaket yaşamaması için bir çoban tarafından İda Dağı’na bırakılması, bir dişi

28/11/2018

Troya Müzesi'ndeki Büyüleyici Atmosfer!

Çanakkale Tevfikiye Köyü sınırları içinde bulunan ve her yıl ortalama 500 bin kişinin ziyaret ettiği Troya Antik Kenti'ne 5 dk mesafedeki Troya Müzesi'ndeyiz. Dünya çapında ses getirecek ve turizmi son derece olumlu etkileyecek bir proje olan müzenin yapımına Kültür ve Turizm Bakanlığının açtığı bir yarışma sonucu birinci olan proje kapsamında 2014 yılında başlanmıştı. Bu yıl 10 Ekim itibariyle ziyarete açılan Troya Müzesi pek çok anlamda bir ilk.

Müze kompleksinin dışarıdan bakıldığında peyzaj içerisine oturtulmuş bu görünümü, topraktaki bir yarıktan yükselen "dev bir arkeolojik bulgu" olarak algılanması için. ('Yeryüzündeki bir yarıktan toprak üstüne yükselen 32*32 m boyutlarında kare planlı robust obje' diye geçiyor).Yapının, paslanmış metal (corten) ile kaplı olmasının nedeni; topraktan çıkarılmış antik testi ya da çömlekler gibi biraz çizilmiş, bozulmuş görünüm versin, kendine özgü dokusuyla ardında bir geçmiş, bir yaşanmışlık olduğunu hissettirsin diye.


Troya Milli Parkı'ndaki turizm potansiyelini harekete geçiren Troya Müzesi aynı zamanda Milli Park içindeki köylülerin turizm gelirinden pay almasını da sağlamaya başladı.

31/10/2018

Efsaneyle Gelen Terim: Aşil Tendonu

Aşil tendonu, sporcu yaralanmaları haberlerinden kulağımızın aşina olduğu bir terim, öyle değil mi? En azından, David Beckham ve Sergen Yalçın gibi ünlü futbolcuların Aşil tendonu sakatlığı geçirdiğini ve aktif spor yaşamlarının bir daha eskisi gibi olamadığını mutlaka duymuşuzdur.

Topuğumuzun hemen üzerinde bulunuyor Aşil tendonu.
Baldır kaslarını topuk kemiğimize bağlayan, cildin altında hissedilen/görülebilen, kıkırdakımsı ve uzunca bir yapı.
Koşma ve yürümemizdeki en önemli görev onun üzerinde.

Bu tendon, bacağımızın arka kısmındaki kas grubunun ürettiği hareketi, topuk kemiği bağlantısıyla ayağa ve ayak bileğine iletiyor. Vücudumuzun beş yüz kg'lık gerilmelere bile direnç gösterebilen en güçlü tendonu...

Aşil tendonu koptuğunda baldırdaki güçlü kaslar fonksiyon dışı kaldığı için tedavisi uzun süren, ciddi bir sakatlık çıkıyor ortaya. Bu kopmanın tıp dilindeki adı ''Aşil Tendon Rüptürü''. Günümüzde farklı teknikler geliştirilmeye çalışılsa da, ameliyatsız tedavisi oldukça zor bir sakatlık. Aşil tendonu rahatsızlıkları mitolojideki gibi ölümcül değil, ancak çok sancılı. Yaralandığı zaman yürüme esnasında ağrı ve acı duyulurken, kopması halinde yürümek imkânsız hale geliyor. Ödem oluşması durumunda ise sürekli tekrarlanan bir rahatsızlık haline giriyor.

Peki, hangi durumlarda Aşil tendonu kopması tehlikesi yaşanıyor?
Aşil tendon rüptürü en çok, düzenli bir spor aktivitesi olmayıp da, halı sahada futbol maçı gibi tercihleri olan hafta sonu sporcularında ''sıklıkla'' meydana geliyor. Bir de, aşırı şekilde yapılan antrenman ve fiziksel aktiviteler gerilen tendonun kopmasıyla sonuçlanabiliyor. Erkeklerde rastlama sıklığı kadınlara nazaran 5 kat daha fazla.
Hasta, genellikle ''koşarken'' Aşil bölgesinde çok şiddetli bir ağrı ve ''Tak!'' diye bir kopma sesi duyuyor. Öyle ki, bu ses çoğunlukla çevredeki insanlar tarafından da duyuluyor. İnanılacak gibi değil!
Risk faktörleri arasında, uygun olmayan ayakkabı, özellikle kadınların topuklu ayakkabı alışkanlığı, yeterince ısınılmadan yapılan aktiviteler, anlık performanslar, yaş faktörü gibi nedenler de var. Tedavisi mümkün olmakla birlikte iyileşme süreci uzun ve çok sancılı olduğundan, hastaların spor ya da normal yaşam aktivitelerine dönüşleri hayli zaman alıyor.

28/04/2018

1. Uluslararası Troya Çocuk Halk Dansları Festivali

''Bir çocuklar bir de çiçekler olmasa dünyanın tadı tuzu olmazdı,'' cümlesini çok sık kullanırım.

Doğanın bahar çiçekleriyle sürdürdüğü göz alıcı, mis kokulu etkinliklere her biri birer çiçek olan çocukların etkinliği de dahil olunca dünyanın tadı tuzu yerine geldi gerçekten. Çanakkale sokakları gerçek bir bayram yerine dönüştü.
Binlerce çocuğun coşkusuyla Bin Pınarlı İda,
Bin Çiçekli İda olup bin kat daha güzelleşti sanki.

Çocuklara armağan edilebilecek en güzel şeylerden biri, adlarına yapılan bir festival dahilinde onları bir araya getirmek olsa gerek.
2018 Troya Yılı etkinlikleri kapsamında dünyanın ve ülkemizin dört bir yanından gelen yüzlerce çocuk, Uluslararası Troya Çocuk Halk Dansları Festivali’nde Çanakkale’de bir araya geldi. Çocuklar gülen yüzleri, sımsıcak kalpleriyle birbirleriyle kucaklaştı. Bu büyük buluşmanın Bin Pınarlı İda'da gerçekleşmesi ne kadar özel ve güzel ise, bana göre bir o kadar da büyülüydü, büyüleyiciydi.
Farklı kültürlere mensup çocuklar arasında sevgi ve dostluk bağları kurulurken, halk dansları topluluğu çocukları, eğitmenler ve katılımcılar, festival süresince TROYA’yı ve bölgenin kültürünü yakından tanıma gibi bir fırsat elde ettiler.

Çanakkale Valiliği'nin gerçekleştirdiği 1. Troya Yılı Uluslararası Çocuk Halk Dansları Festivali’ne katılan 17 ülke, 23 ekip sıralamasını yapacak olursak; KKTC, Nepal, Kazakistan, Makedonya, Kırgızistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Gürcistan, Bosna Hersek, Moldova, Sırbistan, Rusya, Kuzey Osetya, Arnavutluk, Azerbaycan.

23/10/2017

Homeros - İLYADA

Eski Yunan dönemini "rivayetlere göre" değil de doğru bir kaynaktan öğrenmek ve kavramak adına başvurulacak temel bir eser, eşsiz bir kaynak. Yüzyıllar öncesinden günümüze uzanabilmiş esaslı bir klasik. Mitolojiye, özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyanların heyecanla okuyup sihirli bir atmosfere geçiş yapacağı, boyut değiştireceği bir şaheser.

Dünya edebiyatının temel taşlarından biri olan İlyada'yı okumak sıra dışı gerçekten. Bir o kadar da heyecan verici. Manzum bir eser eşliğinde Olympos'ta tanrılar dünyasının tam ortasında kaptırmış gidiyorken, bir de bakmışsınız gerçek dünya insanlarıyla iç içe, nefes nefesesiniz.

MÖ IX. yüzyılda Sakız Adası'nda yaşadığı düşünülen Yunanistan'ın büyük şairi Homeros'un yazdığı iki eserden birincisi ''İlias Destanı'' (İliada). İkincisi ise Odysseos Destanı (Odysseia).

İlias Destanı'na bu adın verilmesi, olayların geçtiği bölgeye İlion (Truva) denilmesinden. Destan Yunanlılarla Troyalılar arasında geçen ve dokuz yıl süren savaşları konu edinse de, detaylı anlatılan kısım son 51 gün.

Destanın eski Yunanca aslı kafiye kullanılmadan ''heksametron'' (altı hece) denilen aruz veznine benzer bir vezinle yazılmış. Avrupa sanatında birçok bakımdan ana tema sayılıyor. Çünkü şiir, tiyatro, resim ve heykel, hatta müzik olmak üzere binlerce eserin konusu ya da motifleri ''İlias''tan seçilmiş. Homeros, İlyada'yı yazarken, yaşadığı dönemde herkesin bu öyküyü bildiğini düşünüp Truva kuşatmasını baştan sona anlatmıyor. Neredeyse bitmek üzere olan savaşın özellikle son dört gününü anlatan ve “Aşil’in Öfkesi” olarak bilinen kısım ağırlıkta.