Çanakkale Kent Müzesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çanakkale Kent Müzesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19/11/2025

Eğlenceli Kent Lügatı

Her kentin kendine has bir dili vardır. Sokakta, kahvede, pazarda, okulda duyulur; evde, sofrada, deniz kenarında şekillenir. Bu dil, yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Bir bakışın, bir seslenişin, bir esprinin, bir lakabın içine siner. Çanakkale'nin insanı kelimelerle oynar, onları evirir çevirir, yerelden evrensele taşır. Burada bazen vapur beklerken kurulan cümle, bazen sahilde dostlarla edilen muhabbet, bazen de sokaktan geçen bir satıcının seslenişi yeni bir kelimeye dönüşür.

Sergi boyunca göreceğiniz kelimeler, sadece eğlenceli değil; aynı zamanda toplumsal belleği, kentin çok katmanlı yapısını, farklı kuşakların ortak mizahını ve kendine özgü yaşam tarzını yansıtıyor.

12/05/2025

Sergi: Türk Çağı Anadolu Seramiklerinden İzler

Öyle bir şehirdir ki bu, efsaneleri binlerce yıldır dillerden düşmez, destanlar yazdığı muhteşem tarihini bir madalya misali boynunda taşır. Bereketli toprakları aynı zamanda bir sanata dönüşmüştür. Adı da zaten ''çanak''tan gelir Çanakkale'nin.

Akademisyen sanatçı Nilay Köksal Karaman 2022 yılındaki “Seyr-i Sefer Çanakkale” sergisinin devamı niteliğinde hazırladığı ve ''Türk Çağı Anadolu Seramiklerinden İzler'' adını verdiği yeni sergisinde muhteşem ötesi çinileriyle bu kadim kentin hikâyesini yeniden yorumlayarak dört farklı anlatımla sunuyor.

15/03/2025

Sergi: Troyalı Dokular Dokumalar

Boğazıyla, deniziyle, stratejik konumu ve Antik dönemlerden I. Dünya Savaşı'na kadar uzanan destanlar yazılmış görkemli tarihiyle, denizle harmanlanmış tarihi zenginliklerinin yanı sıra ziyaretçilerine doğal güzellikleriyle de eşsiz deneyimler sunan bu güzel kente âşığım ben.

Yaz ya da kış, gece ya da gündüz hiç fark etmeden ve neredeyse her gün hangi yana dönseniz mutlaka bir etkinlikle karşılaşırsınız bu kentte. Mesela Temmuz'da başlayan Özgürlük Parkı Açık Hava Sinema Geceleri, mesela festivaller, konserler, büyükler ya da çocuklar için workshoplar, mesela atölyeler, tiyatro gösterileri, keman, viyola ya da piyano resitalleri, sergiler...

12 Mart'ta Kent Müzesi'nin ev sahipliği yaptığı önemli bir sanat etkinliğinin daha açılışı yapıldı. 

Sanat yönetmeni, ressam ve dokuma sanatçısı Deniz Özen'in “Troyalı Dokular, Dokumalar” sergisi sanatseverlerle buluşmuş ve ben yine açılışı kaçırmıştım. Bir gün sonra ziyaret edebildim. 

Deniz Özen'in, Anadolu'nun kadim topraklarından ilham alarak Troya'nın görkemli mirasını günümüze taşıdığı kişisel sergisi oldukça etkileyiciydi. Keçe ve dokuma teknikleriyle Troya'nın kadim hikâyelerine ait izlerin öne çıktığı ve modern bir bakış açısıyla günümüze taşındığı sergi 7 Mayıs 2025 tarihine kadar (pazartesileri hariç) 09.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

21/09/2024

Troia Savaşı'nın Üç Aşamalı Efsanesi

Savaş öncesi Peleus ile Thetis'in düğün törenine kavga tanrıçası Eris dışında tüm tanrılar davet edilmiştir. Eris ortalığı karıştırmak için düğün masasına üzerinde ''En Güzeline'' yazılı altın bir elma fırlatır. 

Masadaki tanrıça Hera, Athena ve Afrodit finale kalır. Baş tanrı Zeus'a gidilir. Zeus tanrı Hermes'e tanrıçaları İda Dağı'na (Kazdağı) götürmesini, orada çoban Paris'in elmayı en güzel tanrıçaya vereceğini söyler. 

Aslında bir Troia prensi olan Paris, annesinin gördüğü kötü bir rüya üzerine dağa bırakılmış ve orada çobanlar tarafından büyütülmüştür. Üç güzel tanrıçayı karşısında gören Paris şaşkındır. Bu arada tanrıçalar ona bazı vaatlerde bulunurlar. Athena savaşlarda yenilmezlik gücünü, Hera Asya'nın hakimiyetini, Afrodit ise dünyanın en güzel kadınının aşkını önerir. Paris Afrodit'i seçer. Dünyanın en güzel kadını o zamanlar Yunanistan'da kral Menelaos'un karısı güzel Helena'dır. 

Bir ticaret gemisiyle Yunanistan'a giden Paris, Helena'yla karşılaşır ve âşık olarak onu Troia'ya getirir. Böylece 10 yıl sürecek bir savaşın da nedeni olur. Homeros'un ''İlyada''sında, son 50 gününü anlattığı savaş tam 10 yıl sürer. Destan savaştan çok Troialı Hektor ile Akalı Akhilleus'un mücadelesi gibidir. 
Önce Akhilleus krala öfkelenerek savaştan çekilir. Sonra Hektor Akhilleus'un silahlarını kuşanarak savaşan yeğeni Patroklos'u öldürür. Bunun üzerine öfkeye kapılan Akhilleus, Hektor'la karşı karşıya gelerek onu öldürür. Hektor'un cenaze töreniyle ''İlyada'' sona erer. 

Çanakkale Kent Müzesi'nin ikinci katında asılı olan büyük afişte anlatılan efsanedeki Troia atını ilk kez görüyordum.

12/08/2020

Gündemimden...

"Göğe Bakalım" dedik bir kere. Bugün gündüz gözüyle göğe bakıp da masmavi gökyüzünde arzı endam eden Ay'ı gördüğümde saat tam olarak 11.10'du. Gökyüzüyle fazlaca haşır neşir olduğum bu dönem, neredeyse öğlen vakti gördüğüm bu muhteşem tablo şaşırtıcı oldu benim için. Beyaz ve mavinin uyumu müthişti.

Aklıma uzunca bir zamandır ilgilenmediğim blogum geldi bu bahaneyle. Bir şeyler yazdıkça yazası geliyor insanın değil mi? Arayı uzatınca da tek kelam edesi gelmiyor. Özellikle de pandemi döneminde özene bezene yazılmış bir yazı çıkarmak pek mümkün olamıyor. Oysa yazmak terapiydi. Bundan emindik hani?

Neyse, fazla irdelememek lazım kanımca. En son çektiğim fotoğraflardan yola çıkarak bir şeyler karalamaya çalışayım ben en iyisi. Yazdıkça açılıyor insan. Kalem oynamaya görsün bir kere.

Geçen hafta Çanakkale Kent Müzesi'ni ilk kez ziyaret etme fırsatım oldu.
Tabii ki sosyal mesafe kuralı dahilinde ve maskeli olarak. İçeriye üç kişiden fazlası alınmıyordu.
2019 yılında Dr. Mithat Atabay'ın kaleme aldığı ''Çanakkale'nin Evlatları- Çanakkale'ye Kimler Geldi, Kimler Geçti'' adlı kitabından yola çıkarak Çanakkale'de doğmuş ve burada iz bırakmış kimselere yer verilen bu sergide, Reşat Nuri Güntekin'den Teoman Alpay'a, Tevfik Rüştü Aras'tan Saniye Can'a edebiyat, spor, müzik alanlarından ve artık hayatta olmayan 17 isim konu ediliyordu.