2010/12/11

İki Küçük ''Mucize Kız''

Günlerdir iki küçük kızda benim aklım.
İki küçük ''mucize kız''da. Biri genç kızlığa yeni adım atmış, on altı yaşındaki Lara Ömeroğlu, diğeri ise yaşama yeni adım atmış olan henüz bir aylık Zeynep Gülfem...

İlk bakışta aralarında ortak hiçbir nokta yokmuş gibi görünse de, bana göre öyle çok ki... Aklım, yüreğim ve ruhum bu iki küçük kızla dolu. Onlar benim için yaşamı irdelemek adına güçlü birer neden ve ortak payda oluşturmuş durumdalar.

Lara Ömeroğlu; İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin 32 yıldır düzenlediği "Yılın Genç Müzisyeni" (BBC Young Musician) yarışmasına ''2010 Yılı Birincisi'' olarak adını altın harflerle yazdıran, piyanoyu çalmayıp konuşturan kızımız. Yeteneğini farkeden annesi, daha 6 yaşındayken özel hocalar tutuyor ona. Profesyonel birçok sanatçının çalmaya çekindiği zor eserlerle katıldığı yarışmalarda sayısız derece ve ödül kazanmış.
BBC Galler Ulusal Orkestrası eşliğindeki bu muhteşem performansından sonra uzun süre ayakta alkışlanan Lara'yı izlerken büyük bir heyecan ve coşkuyla dolup yeteneğine hayran kalacaksınız, eminim. Hatta gözleriniz dolacak.

Zeynep Gülfem mi? 28 yaşında, sekiz aylık hamile, gencecik bir kadındı annesi.
Hayata dair sıraladığı, gerçekleşmesini heyecanla beklediği umutları olan...
Alışverişe çıktığı gün, bir magandanın rastgele savurduğu kurşunlardan biri başına isabet aldı.
Ambulans hemen ulaşıp, siren seslerini beş dakika içinde acildeki telaşla buluştursa da, genç kadın daha vurulduğu an karnındaki bebekle birlikte hayatını kaybetmişti...

Zeynep'in adı da ''Ölü anneden 'ölü doğan çocuğun tekrar canlandırılması' vakası'' olarak literatüre girecek. Yaşanan süreç yayın olarak hazırlanıyor.

Dünyada ölü anneden kurtarılmış yalnızca 39 bebekten biri o.
Üstelik söz konusu annelerin çoğu kısa süreliğine de olsa canlandırılmış.
Zeynep; ölü annesine sadece ''bebek için kan dolaşımı sağlansın diye'' kalp masajı yapılmış, dakikalarca oksijensiz kalmış ve mosmor bir halde annesinin karnından alınmış ölü bir bebek. Doktorların 20 dakika boyunca ''parmakla'' yaptığı kalp masajına cevap vererek bir mucizeyi gerçekleştiren minicik bir kız!

Sonrasında; yoğun bakımda ilk ağlamasını gerçekleştirmesi için 45 dakika başında bekleyen, ''Bir bebeğin ağlamasına bu kadar sevineceğimizi düşünemezdik. O ağlarken sevinçten biz de ağlıyorduk,'' diyen tam 17 doktor var. Ve bunları okurken ağlayan ben...

Ölü annesinin karnında oksijensiz kalıp akciğer ve böbrek yetmezliğiyle doğan vücudu toparlansa da beyni hala oksijensiz dakikaların etkisini taşıyan Zeynep şu an 1 aylık. Gözlerini kırpamıyor. Bırakın özel yetenekleri olmasını, yutma ve emme refleksleri gelişmediği için sondayla besleniyor. Beyin gelişiminin normale dönüp dönmeyeceği belli değil. Doktorlar yine de umutlu olduklarını söylüyor...
* * *
Şansın içinde bulunduğumuz şartlarla doğru orantılı olduğu gerçeği vardır.
Ne kadar zorlarsak zorlayalım, şansın katkısıyla bile eldeki imkanlar nereye kadar izin veriyorsa gidebileceğimiz yol da o kadardır. Tıpkı Lara ile Zeynep'in detaylarında görüldüğü gibi.
Bazıları Anglosaksonların kullandığı ''Gümüş kaşıkla doğdu,'' sözünde olduğu gibi şansıyla birlikte doğarken, bazılarının da yaşamla savaşırken; sadece ''nefes alabilmek'' için şansa ihtiyacı vardır.

Eldeki imkanlar kullanılırken şansla birlikte gelinen nokta kimi zaman gözyaşı döktüren mucizevi sonuçlara ulaştırır.
Ancak, dökülen gözyaşları ve nedeni de ulaşılan sonla doğru orantılıdır:
Sevinç, mutluluk, heyecan, acı ya da hüzünle dökülen gözyaşları...
* * *
Lara ÖMEROĞLU İstanbul Resitalleri'nin konuğu olarak 'özel bir resital' vermek üzere 16 Aralık Perşembe günü Türkiye'ye geliyor. Bu özel yeteneği görmek, yakından dinleyip heyecan duymak ve başarısını kutlamak isteyenler için müthiş bir imkan.

Zeynep Gülfem de İstanbul'da...
Mucizelerle gelen yaşamıyla daha doğmadan başlayan mücadelesi sürüyor. Bu minik kızın literatüre geçen şansının devam etmesi için yapabileceğimiz tek şey ise ''dua etmek''...



(Zeynep Gülfem foto: Hürriyet)

32 yorum:

  1. Sayenizde Lara Ömeroğlu'nu tanıdım.
    Evet, her konuda pırıl pırıl bir gençlik geliyor. Tiyatroda, müzikte, resimde, tıpta, mimarlıkta...
    Bu benim 'bilim ve sanat kazanacak' şeklindeki umudumu güçlendiriyor.
    Zeynep Gülfem için de iyilikler dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Zeugma ağlattın beni. Şimdi tüm dualarım Gülfem için.
    Lara da Türkiyede çokça olan ama keşfedilmeyen yeteneklerden biri olmaz umarım. Unutulmaz inşallah.

    YanıtlaSil
  3. Zeugmacığım...
    Etkilenmemek elde değil..Ağlamamak ne mümkün!..Yutkundum! Ah Hayat!.. kimini güldürürsün kimini de öldürmez süründürürsün!..

    birbirinden farklı yazgılar! elinde olmayan ve senin karar veremediğin başlangıçlar!yaşam mücadeleleri daha doğduğun andan itibaren!..Tüm dualarım Zeynep Gülfem bebek için...İnşallah mucize devam eder!..

    Diğer yandan Lara Ömeroğlu'nun başarısı..o'na gelişiminde destek veren ailesini ve tabi ki bu yetenekli kızımızı çok tebrik ediyorum.

    Hüzün ve gururu bir arada yaşadığımız bu güzel paylaşım için teşekkür ederim Zeugmacığım...

    Güzel bir hafta sonu dilerim. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  4. "İki Küçük Mucize Kız" postu, gerçekten yaşamı irdelemek adına kendimize soracağımız ve ortak bir payda da düşüneceğimiz; hayat felsefemizin, inançlarımızın -kişiden kişiye değişen- ip uçlarını nesnel veya öznel yorumlayarak değerlendirebilmemiz açısından çok önemli sevgili Zeugma . Kendim adına, öncelikle bunun için teşekkür ederim. *Lara için, toplumumuza sunulmuş bir lütuf olduğu için "O" büyük yaradana şükrediyorum. *Zeynep için, kurtulduğu için şükrediyor, ayrıca, senin gibi "dua edebiliyorum." Burada, diğer yorumcuları bilemem, ancak sizinle ortak paydamız "dua" ve "şükür" dür. Bu güzel, dolu dolu post için tekrar teşekkürler sevgili dostum. İyi hafta sonu dileklerimle sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Canım ya...Bir yerlerde çığlıklar yükselirken,diğer yerde suskunluklar oluyor..
    Hayat canım akışına kurek çekemeyiz,elimizden gelen birşey olsa keşke o küçücük meleği yaşatmak için dua etmekten başka gücümüz yok.

    Aslında bütün çocuklar yetenekli doğar ama neye karşı yetenegi oldugunu sonradan keşfedilir ve vakit çok geç olur...
    Her anne baba zamanında keşfetse keşke...

    Sevgilerle canım...

    YanıtlaSil
  6. zeynep muhteşem ama işi zor, inşallah sonraki hayatını kötü etkileyecek kalıcı hasarlar olmaz sağlığında. Diğer kızcağızı ise sayenizde tanımış oldum. Umarım onun da bahtı Fazıl Say'a benzemez de, kendi eliyle onun bunun maskarası olmaz. Yolu açık olsun her ikisinin de. Yazınız da güzel, kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  7. gidip gidip tekrar dönüyorum sayfana.boğazımda bir düğüm yazını tekrar okudukça.içim çok acıdı Zeynep bebeke..nasıl bir kader..

    Lara da umarım ülkesinde başarısının karşılığını bulamayacağını farkeder. ne yazık..

    Yolları açık olsun her ikisinin de..

    YanıtlaSil
  8. Hayat hiç adil değil...

    Çok şey söylemek isterim aslında sevgili zeugma, fırsat eşitsizliğinden, şiddet toplumunun içselleştirilmesine kadar, ama bu cümle sanırım düşüncelerimin damıtılmış hali.

    Çok etkileyici bir yazı ve özlemişim seni, sevgiyle :)

    YanıtlaSil
  9. Merhaba,Zeynep ve Lara'yı ortak payda
    da buluşturan eskilerin deyimi ile
    kader olayıdır.Her şeyin,buna tıp
    dahil,evrime uğradığını düşünürsek,
    her ikisinde de maddi olanakların ve sponsorların ön plana çıktığını düşünüyorum.

    Sevgiler , Cenk

    YanıtlaSil
  10. Göz pınarlarım doldu okurken.Biri mutluluktan biri hüzünden.Birine çok sevindim,diğerine de sevindim.Ama bir yandan da çok derinlerde içim sızladı.Hayatta dedim,nefes alıyor!Nefes alıyorsak umut vardır diyoruz ya bu soru çok düşündürüyor beni ! Gerçekten de öyle mi ?? Her nefes alan acaba hala umudunu taşıyor mu yüreğinde,gönlünde ?
    Dualarımız tüm Zeynep bebek gibi duaya,sevgiye ihtiyacı olanlara gelsin.Bu soğuk hava da evimizde yuvamızda sıcacık oturup bu yazıyı yazıp okuyabiliyorsak şükredelim ki,bizden ne zor durumda olanlar var.Allah herkesin yardımcısı olsun.Tüm duaları kabul etsin.

    YanıtlaSil
  11. Dualarım her ikisiyle de...

    Birinin başarılarının devamı için...

    Diğerininse yaşam mücadelesinden en az hasarla kurtulabilmesi için.

    Kader,mukadderat...

    Bazıları gümüş kaşıkla doğarken bazılarının kaşığı bile yok.

    Paylaştığın için teşekkür ederim.

    Sevgilerimle :(

    YanıtlaSil
  12. alizafersapci ;
    Dilerim söylediğiniz şekilde bilim ve sanat kazanır. Benim de umudum o yönde. Teşekkürler...

    neslinnce ;
    Gülfem'i okurken ağlamamak ne mümkün.
    Lara ne yazık ki Londra da yaşıyor nesli.Türkiye'de keşfedilmeyi bekleyenler Lara kadar şanslı olabilselerdi keşke, değil mi?

    Esmir ;
    Esinciğim, tıpkı özetlediğin gibi..
    Hayatı irdeleyip anlamak isterken nelerle karşılaşıyor insan.
    Hüzün, gurur ve mucizeler bir aradaydı. Çok fazla yer ettiler yüreğimde bu iki kız.
    Tüm dileklerin ve duaların kabul olması dileğimdir.
    Güzel bir hafta diliyorum. Sevgilerimle...

    JİVAGO ;
    Bu tür örnekler insana acıyı, sevinci, hüznü, heyecanı derin bir şekilde yaşatırken bir yandan da hayata ve olaylara karşı bakış açısını, alacağı kararları tamamen değiştirebiliyor sevgili Jivago
    . Değerli düşünceleriniz doğrultusunda tıpkı söylediğiniz şekilde ''şükür ve dua''nın ortak paydamız olduğu doğrudur.
    Ben de bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ediyor,iyi bir hafta diliyorum size.
    Sevgi ve saygıyla...

    ELİF ;
    Özellikle Zeynep bebek insanı çok etkiliyor. Üzülüyor insan,Ama ne yazık ki yaşanmış ve devam etmekte olan bir durum. Kimbilir ne yetenekleri vardı onun da. Ama daha doğmadan söndürdüler hepsini :(
    Benden de sevgiler Elifcim...

    YanıtlaSil
  13. Hayat garip işte...
    Biri minicik yüreğiyle hayata tutunmaya çalışıyor diğeri yarattığı başarılarlar ayakta alkışlanıyor.
    Kaderse bir ortak noktada buluşturuyorum.Bundan sonra dualarım Zeynep ile.
    Lara'da bizi gururlandırmaya devam eder.
    Sevgiler,

    Zilsizzarife

    YanıtlaSil
  14. Lara ve Zeynep...
    Sevinç ve kederin elele verdiği bir post olmuş bu. Tam hayatın en orta yerinden.Lara gibi yetenekler neyazık ki gündemler o kadar meşgul ki ala-vereyle, gündem dışına taşınmış ki ilk senden duyuyorum. Zeynebi de senden duydum desem yalan olmaz, daha önemli haberlerle meşgul çünkü kamuoyu.
    Sabah sabah içim ağladı anasız büyüyecek olan Zeynep'e ve anacığına.
    Hayırlısı neyse o olsun derim sevgilerimle Zeugma.

    YanıtlaSil
  15. sevgili Zeugma yazını okuyunca hem bir kızımızla gururlandım diğer kızımızın durumuna hüzünlendim..o kadar çok yetenekli çocuklarımız varki..yetenekleri fark edilmeyen..
    Zeynep bebek dilerim güzel günler görür sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  16. Sevgili Zeugma !
    Ben nedense şu minnacık Zeynep in annesini vuran kurşuna takıldım ve beni de vurdu. Bu yüzden;
    Lara nın bu ülkede yaşamadığı için ne Zeynep ne de annesi gibi bir şansızlığı yoktu.
    Lara nın yabancı kaynaklardan hayat hikayesini okudum. Erken yaşlarda İngiltere ye gidiyor ve durumu iyi olan bir aile çocuğu. Yeteneği farkedelince sırf bu iş için yetiştiriliyor.. Ve ne acı ki o ülkesine ancak bir konser vermek için geliyor..
    Atatürk'ün özel isteğiyle 1929'da çıkarılan 1416 sayılı 'Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkındaki Kanun' kapsamında, yoksul ama zeki öğrenciler, 81 yıldır devlet bursuyla dünyanın dört bir yanına eğitim için gönderiliyor. Savaş dönemlerinde dahi bursları kesilmeyen altın çocuklar, eğitimlerini tamamladıktan sonra dönüp alanlarına göre devletin yüksek yerlerinde göreve getirilmeleri planlanıyor. Bu kanun Suna KAN-İdil Biret kanunu diye de bilinir. Bu kanun kapsamında müzik, heykel, resim alanlarında da öğrenciler gönderilir. Ve yapılan araştırmalar kanıtlamıştır ki hiç biri yurda geri dönmemiştir. Hatta içlerinden iki ressam adlarını değiştirerek sırra kadem basmış ama hala Fransa da yaşamaktadır.
    Yurt dışı literatür tarandığı zaman İdil Biret ve Suna Kan adlarının yanında albümlerinde veya yayınların içinde Türk kelimesine pek rastlanmaz. Burda da soru işaretlerim var benim am dillendirir isem çok sivri olacak. Zira ben inanıyorum ki irşat olanların irşat etmek gibi bir yüklenimi vardır.
    Lara veya diğerleri bu ülkenin gündelik hayatının birer parçası olan kurşun isabet etmesini hiç zaman yaşama şansızlığı yok. Ama o ufacıcık kızı karnında taşıyan annesinin ve o bebenin Türkiye standartı olan bir şansızlığı Türkiyede vardı.
    Asıl o kurşunu sıkan zihniyeti ve arkasındaki ruhu öldürme yok etme şansımız olmalı bizim.
    Ama Altın Çocuklar yasasından gidip te gelmeyenler oldukça bu halk nasıl aydınlanacak.
    O el kadar bebenin hayata tutunabilmesi için bende dua ediyorum

    YanıtlaSil
  17. T.he ;
    Lara'yı ben de yeni öğrendim. Bizim ülkemizde nereye baksak gözümüze sokulan Paparazzi ibişleri ne yazık ki. O yüzden olsa gerek.Fazıl Say ise sesli düşünmenin bedelini ödedi. Maskara olmadı bana göre. Teşekkür ederim beğeniniz için.

    AyŞeGüL ;
    Zeynep benim de hiç aklımdan çıkmıyor.
    Lara ve ailesi uzun yıllardır İngiltere'de ve sanırım bu yüzden başarısı karşılığını bulmuş Ayşegülcüm.
    Sevgiler...

    nil ;
    Ben de adil olmayışıyla ilgili iki örnek sundum nilciğim. Ne yapsan olmuyor bazen. Damıtılmış hallerde zaten cümlelerimiz. Yazmaya kalksan destanlar çıkar.
    Ben de seni özlemişim, çok teşekkür ederim, sevgiyle...

    WarhaWk ;
    Bu iki olayda yer alan kahramanlar için (tıp dahil) bahsettiğin nedenler de söz konusu tabii ki Cenk. Bu yadsınamaz.
    Sevgiler...

    Selfet ;
    Amin Selfetcim, amin..
    Detayları ilk öğrendiğimde ben de senin gibi oldum. Özellikle Zeynep bebeği hala içinden atamıyorum ...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  18. sevgili zeugma,
    duygu yüklü olşun,böylesine naif oluşun çok güzel.
    hayat gerçekten adil davranmıyor çoğu zaman.
    ne denilebilir ki bu noktada.
    mucize...
    yüreğine sağlık arkadaşım.
    her daim sevgiyle kal....

    YanıtlaSil
  19. İzDüŞümLeR ;
    Üzdüm seni değil mi?
    Tıpkı dediğin gibi işte. Buckingham sarayına veliaht olarak doğmak/Afrika'da bir deri bir kemik vaziyette bir lokma ekmek için yalvarmak kadar tezat birbirine. Tercih hakkı yok. Baştan belli.
    Ben teşekkür ederim .
    Sevgilerimle ;(

    zilsizzarife'nin yeri ;
    Hoşgeldin.
    Ortak noktaları değiştiremeyecekleri kaderleriyle mucizeler yaratmaları ve isimlerinin bir yerlere yazılması...
    Ziyaretin ve ismin gibi zarif(e) yorumun için teşekkür ederim..
    Tüm duaların kabul olması dileğiyle, sevgiler...

    sufi ;
    Sevinç ve keder el ele vermiş bu postta, özellikle de Zeynep bizleri bir şekilde ağlatmış ;(
    Bu iki ismi ben de önceden bilmiyordum. Dediğin gibi ülkenin gündemi yıllardır böyle. Sanatçı diye sunulanların çoğu malum.Lara'yı nerden bileceğiz.O da zaten kendi ülkesine davetle geliyor.
    Hayırlısı ne ise o olsun tabii ki.
    Teşekkürler ve sevgiler sufi..

    bilge ;
    Bahsettiğin o etki kaçınılmaz sevgili bilge.Yetenekleri farkedilmeyen çocuklarımız çok fazla,evet.Uzun yıllar konservatuvar okumak falan hikaye bu ülkede.
    Sevgilerimle..

    Ali İkizkaya ;
    Sevgili Ali Bey,
    Özellikle Zeynep olayına takılacağınızı baştan biliyordum.
    Benim de o el kadar bedenine parmakla kalp masajı yapılırken gözümün önüne geliyor sürekli, annesizliği...
    Hayat bu tür yaman çelişkilerle dolu maalesef.
    Lara ile ilgili ben de yeni bir çok şey öğrendim.Fakat sonrasında verdiğiniz bilgileri ilk kez öğreniyorum. Özellikle Suna KAN-İdil Biret kanununu.Müzik, resim, heykel alanında dönmeyenlerin nedeni neydi acaba? İsimlerin yanında ''Türk'' kelimesine de rastlanmadığına göre bu işin misyonerleri amaçlarına gayet güzel ulaşmış. Nitekim aynı sonucu Lara'da da görmek üzereyiz..
    Ziyaretiniz, düşünceleriniz ve verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkür ederim.

    Zeynep için edilen tüm duaların kabul olmasını diliyorum.Umarım diğer sorunlarını da aşarak sağlıklı bir kız olur...

    YanıtlaSil
  20. @ mintininmutfağı,
    Çok teşekkür ederim..
    dediğin gibi, evet..
    sen de sevgiyle kal..

    YanıtlaSil
  21. Ah ah ah Zeynep'in hikayesini okurken icim fena oldu. Iyiki umudu kesip birakmamislar. Minicik bebek...Allah bagislasin. Hayatta neler oluyor. Annesini vuran kisi yakalandi mi acaba?
    Lara ile gurur duydum. Insallah en guzel yerlerde ulkemizi temsil eder.

    YanıtlaSil
  22. Sevgili Zeugmacığım;

    Herkesin yaşamak için farklı şekillerde şansa ihtiyacı var. Yazına aynen katılıyorum. Bu dünyaya hepimiz kaderleri yazılarak gönderiliyoruz. Kimimiz dik durabilmek için çalışıp didinirken, kimimizin nefes almaya ihtiyacı oluyor. Hayat bize armağan edilmişse bu hediyeyi layıkıyla kabul etmeliyiz.

    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  23. @ didem;
    Hayatta daha nice inanılmaz şeyler gerçekleşiyor. Bu iki kız birbiriyle hem çelişen hem ortak noktaları olan, hüzne ve sevince dair sadece iki örnek.

    @ ASLI;
    Sevgili Aslıcığım, yazı sende bendeki duyguların tıpkısını uyandırmış.
    Yaşamı sorgulamamız ve ona göre davranmamız gerekiyor gerçekten.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  24. "Ve bunlari okurken aglayan ben....."

    birde ben....Zeynep bebek icin sevinmek mi üzülmek mi arasi bir duygu.
    Allah bundan sonra yüzünü güldürsün insallah.
    O magandaya ise söyleyecek cok sey var ama.... kime?... onlarin kulaklari duymadiktan sonra neye yararki burda kendi kendimize söylediklerimiz yazdiklariz.
    Bu ülkede en sevilen tv dizilerine bir baksak....belki anlariz nerden besleniyorlar.

    Lara´ya gelince duymamistim Zeugmacim iyiki yazdin haberim oldu.
    Annesinide kutlamak lazim iyiki desteklemis kizini. Bilincli anneler cocuklarinin yetismesinde cok büyük katki sahibi oluyorlar.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  25. Hayat bu işte kimileri 1-0 başlar hayata kimileri daha doğarken kaybeder.

    Lara; imkanları olan yeteneği değerlendirilen ve onur duyacağımız bir yavrumuz. Başarıları devam eder umarım.

    Zeynep Gülfem bebek..? Ne yazık ki zor olacak hayatı, en başta annesiz olacağı için. Umarım şansız ve acılarla başlayan hayatı mucizeler sunar O'na. Ve umarım en az hasarla -gönül ister ki hiçbir iz kalmadan- atlatır bu günleri ve sıkıca tutunur yaşama.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  26. Sünterciğim insan dalgalar halinde savruluyor, ne düşüneceğini şaşırıyor..Hayat nasıl bir şeydir diye sorguluyor..
    Anlatılamıyor, kelimelere dökülemiyor işte...
    Lara'yı ben dahil kimsenin duymaması da çok garip aslında...
    Sevgilerimle ...

    YanıtlaSil
  27. Sevgili Zeugma,

    Tüm yazılarınızı ilgiyle ve beğenerek takip ediyorum. Gerek değindiğiniz konular, gerek anlattıklarınız okuyucularınız için her zaman dikkat çekici nitelikte.
    Başarılarınızın devamını diler sizi ve tüm Zeugma üyelerini sevgiyle selamlarım.

    YanıtlaSil
  28. Sevgili Demir hoşgeldiniz...
    Blogumu takip ettiğinizi bilmek, sizden bu zarif sözleri duymak ne güzel bir duygu...
    Çok ama çok teşekkür ederim...
    Keşke sizin blogunuz da açık olsaydı ve o olağanüstü yazılarınıza devam etseydiniz. Çok isterdim bunu gerçekten...

    Ziyaretiniz ve değerli sözleriniz için tekrar teşekkür eder, ben de sizi şahsım ve Zeugma okurları adına sevgiyle selamlarım...

    YanıtlaSil
  29. @ Çınar;
    Zeynep'le ilgili 1-0 yenik başlamak deyimi benim de sürekli aklımdaydı.
    Hissettiğin duygular ve dileklerin de aynen geçerli...
    En çok da Zeynep'in hayata sıkıca sarılması ve mucizeyi devam ettirmesi dileğimdir.
    Bu minik kıza yardım yağdığını okuyup çok sevindim bir taraftan...

    Duygularını paylaştığın için çok teşekkür ederim sevgili Çınarcım...

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  30. :)) tamam hayatım görüşürüz yarın:) muckk:)

    YanıtlaSil
  31. Hayatın yaman çelişkilerinden biri daha sevgili Zeugma'cığım.Harika bir posttu.Zeynep çok hüzünlendirdi beni.Dilerim yaşama savaşını kazanır ve hayatı mucizelerle dolu olur minik Zeynep'in...
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  32. Kim bilir bu türden kaç yaman çelişki daha vardır. Ve yaşamın içinde birbiriyle çelişen, adil olmayan kaç kurgu daha gizli...
    Diliyoruz ki hüzünler hep sevince dönüşsün...

    Teşekkürler, sevgiler bedişcim.

    YanıtlaSil