2014/07/10

CardFinans Ramazan Kampanyası Reklamı

Son birkaç gündür televizyon kanallarında yayınlanmakta olan bir reklam beni deli ediyor. CardFinans'ın Ramazan kampanyası için hazırlanmış olan bu reklamda öyle bir cümle geçiyor ki, metin yazarı her kimse hayal gücüne ve yeteneğine şaştım kaldım. Bravo doğrusu!!

Marketin içinde, aldıklarını küçük sepete sığdıramayan, ellerinden kollarından taşan bir kadın ve ona yardımcı olmak isteyen market görevlisi bir adam baş roldeler. Kadın ne akla hizmetse onca alışveriş yapmış; ama bunu küçücük bir sepete sığdırmaya çalışmış ''beyni de küçük'' bir kadın...
Öyle ki; kucağındaki sepetin içindekiler hariç, sağ kolunda sekiz pide, üzerinde kocaman bir paket un, vs var. Sol elinden ise tam yedi kangal sucuk sarkıyor. Pehh!!
- ''Pardon! Bu sepetin daha büyüğü var mı? İftara çok misafirim var da...''
Mavi tişörtlü market görevlisi, kadına hemen birkaç boy alışveriş arabası gösteriyor.
Sunduğu ikinci seçeneği tanıtırken diyor ki:
- ''2014 model. Tam bir aile arabası. Çocukları buraya oturt, kuzeni ortaya. Hopp!! Yolculuk..!!''
Ve kendini arabanın üzerine atıp ayakları yerden kesilmiş biçimde, arabayla birlikte hızla ilerliyor!!?? (Bkz.)

El insaf yahu!!
Adamın dediklerinin gerçekleştiğini bir düşünsenize şimdi...
Kadın, misal elindeki sekiz pideyi içine isteyen herkesin çocuğunu(birden fazla) kirli ayakkabılarıyla fütursuzca oturttuğu o market arabasının neresine koyacak acaba?
O araba kadından önce kaç kişi tarafından kaç çocuk oturtulup mahvedilmiş oluyor?
Ya sepetin ortasına oturtulmuş kuzene ne demeli?
Hiç olmazsa ''Ayakkabı çıkarma konusuna bari değinsek'' bile demek yok.
Her şey ne kadar normal, ne kadar da olması gerektiği gibi!!??
Bu ne biçim reklam sahi?
''Tam bir aile arabası'' diye gösterilen, gıda maddelerinin konduğu bir alışveriş arabası mı yoksa dolmuş mu? Hikâyenin sonu nereye varıyor hiç mi düşünmezsiniz?
Pes!!!!

Bkz: Market Arabalarındaki Çocuklar
* * *

Toplumsal bir varoluş gerçekleştirmek, birliktelik sağlamak ve bunu sürekli kılmak için kitle iletişim araçlarına ihtiyaç duyulması kaçınılmaz. Uzmanlar şu konuda görüş birliği halinde: Kitle iletişim araçları yarattıkları etkileşim süreci sonunda farklı bir ''toplumsallaşma'' olgusu gerçekleştirme gücüne sahip.

Bu araçların içinde şüphesiz ki en etkili olanı televizyon.
Sosyal kimliğin şekillenmesinde oldukça etkin bir rol oynayan, belirli bir süreç içinde toplumu değiştirme ve istediği gibi biçimlendirme amacıyla yaygın biçimde kullanılmakta olan son derece etkili bir araç. Dolayısıyla televizyon aracılığı ile yayılmakta olan popüler kültür, geleneksel kültür üzerinde çok keskin değişimlere neden olabiliyor.

Televizyonun en bariz özelliği; yayınları aracılığıyla ister doğru ister yanlış olsun; empoze edilen fikirlerin toplum tarafından bir şekilde kabul edilmesini sağlaması, belli konularda aynı şekilde düşünen bir güruh yaratması.
Yapılan araştırmalar Türkiye'de "yaygın görüş" oluşmasında televizyonun % 50 oranda katkısı olduğunu söylüyor. Bir diğer sonuç ise, belirli televizyon kanallarının yaydığı birtakım görüşlerin büyük kitleler tarafından benimsenmiş olduğu gerçeği.

Televizyonun sahip olduğu bu güç günümüzde fazlasıyla istismar ediliyor. Ticari kazanç, itibar ya da iktidar peşinde koşmak gibi kişisel çıkarlarla izleyiciye sunulan ve eğitici-öğretici-bilinçlendirici hiçbir katkı sağlamayan programlar (hakim güçler tarafından üretilen medya kültürü), yavaş yavaş ama özümsenerek, kalıcı biçimde benimsenmiş egemen bir kültür haline giriyor. Ve bu kültür neredeyse her yerde, her zaman karşımızda.
Buna reklamlar da dahil gördüğünüz gibi...


11 yorum:

  1. Reklamın iyisi kötüsü olmak mantığından hareketle sonunun nereye varacağını düşünmeden sırf maddi rant hesaplarıyla hazırlanan reklam metinleri. En başta çocuklar üzerinde çok büyük etkisi oluyor. Zaten bizim evde neredeyse 1 senedir tv. açılmıyor. Bahsettiğiniz sebeplerden dolayı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reklamları ve onlara yazılmış metinleri denetleyen doğru dürüst bir birim kesinlikle yok.
      ''İftara çok misafirim var da..'' diyen bir kadın neden küçücük bir sepetle başlar alışverişe?
      Potansiyel salaklar senaryoya inansın diye mi?
      O araba yiyecek koymak için. ''İçine insan oturabilir'' algısı yaratmak neden?
      Bizde de çok nadir açılır TV.
      Ne zaman açsak Ramazan diye bu reklam. Ve çok sinir bozucu...

      Sil
  2. Sevgli Zeugma ben de nefret ediyorum market arabalarına çocukların bindirilmesinden. Gıda maddelerinin arasında ayakkabısı ile oturan çocukların hiç bir suçu yok ama onlar da bu yapılanın normal olduğunu kabul ederek büyüyorlar. Toplum olarak yozlaşıyor ve kabalaşıyoruz. Gıda maddesi taşınan araçları toplu taşıma aracı gibi gösteren reklamlar da kitle psikolojisi üstünde aynı etkiyi yapıyor. Her şey gayet normalmiş gibi televizyon ekranlarında onaylanmış oluyor. Bunun sonucunda market arabasına çocuğunu oturtan bir kadını eleştirdiğimizde ise suçlu biz oluveriyoruz. Çok kaliteli bir yazı olmuş, kalemine ve yüreğine sağlık. Çok beğendim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel özetlemişsin olayı sevgili Nermin. Aynen! Suçlu oluyoruz.
      Hatta ne kadar hayret vericidir ki bu yazının içine linkini koyduğum yazıda ''gıda mühendisi'' bir blogger gelip konuyu çok büyütüğümü söyleyerek beni eleştiren yorumlar yazmıştı.

      Ve sen söyleyince aklıma geldi: Bu reklamın metin yazarını da annesi normal olduğunu kabul edip market arabasına bindirerek büyütmüş demek ki.
      Bazıları genlerinde süregelen çadır kültürünü bir türlü atamıyor, atamadığı için de her şey çok normal zannediyor. Senin, benim, başkalarının her türlü hakkını gaspetmiş, ya da mikroplamış, umurlarında mı?
      Bu güzel yorumun ve desteğin için çok teşekkür ederim.
      Sevgiler...

      Sil
  3. Sevgili Zeugmacığım;

    Bence Marketlerin bir bölümü çocuk oyun salonu olarak hizmet vermeli çünkü alışveriş ederken onların istekleri bitmiyor. Ayrıca marketler satış politikası olarak bazı yiyecekleri çocukların yetişecekleri raflara diziyorlar. Çocuk markette her gördüğünü (zararlı olanları da var) almak için tutturuyor. Ben de bu reklamı çok itici buluyorum. Reklamı yapan kişide yaratıcılıktan eser yok.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Aslıcığım,
      Önerin ve eklediğin diğer detaylar çok önemli gerçekten.
      ''Her şey çocuklarda bitiyor'' diye bir zihniyet hakim demek ki. Hedef kitle onlar...
      O nedenle arabanın içine kurulmasında da hiç sakınca yok, Çünkü rahat rahat ''Şunu isterim, bunu isterim diye tutturması gerek. Yeter ki satış yapılsın.
      Amaca giden her yol mübah derler ya. İşte öyle...

      Vee...hoşgeldin :)
      1 yılı geçti galiba, özlemişim.
      Doktora için yurt dışındasın sanırım. Doğru tahmin mi?

      Sevgilerimle...

      Sil
  4. Bugün çok ilginç bir şey oldu.
    Öğlen saatlerinde rastladığım bu reklam, bahsettiğim kısımları makaslanmış olarak yayınlandı???
    Bu durumu gün içinde birkaç kez daha ''özellikle'' ve şaşkınlıkla test ettim.
    Evet evet...
    Reklam artık bugünün tarihi itibariyle yazıda bahsettiğim kısımlar ve o diyalog olmadan yayınlanıyor :)) Ne kadar sevindiğimi anlatmam mümkün değil tabii ki ,-) ✌️ ✌️ ✌️

    YanıtlaSil
  5. sevgili arkadaşım market arabalarına çocukların oturtulması hatta çocukların arabanın içinde ayakkabılarıyla çiğnetilmesi tam bir rezalet.bizlerde aldığımız ürünleri o arabalara koyarak getiriveriyoruz evimize.sonra silmeden dolaplarımıza...ve mikroplar hayatlarımızın tam ortasında...çok güzel bir konuya değinmişsin canım.insanları buradan daha bilinçli olmaya çağırıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar bariz ve korkunç bir yanlışı nasıl olur da umursamayanlar çıkıyor anlamıyorum.
      İnsanları alışveriş etmekten nefret ettiriyorlar resmen.
      Konuyla ilgili detaylı bir yazı yazıp insanları bilinçli olmaya çağırmıştım; ama karşıma bu reklam çıkıp deli etti beni :( Neyse ki bir üst yorumumda izah ettiğim gibi hatanın farkına varıldı da reklamın tam da o kısmı çıkarıldı. Adam artık ''2014 model tam bir aile arabası. Çocukları şuraya oturt, kuzeni buraya..'' diye zırvalamıyor. O kısım kesilmiş :)) Çok mutlu oldum gerçekten.

      Destekleyen güzel yorumun ve yaptığın çağrı için teşekkür ederim sevgili arkadaşım ;)
      Umarım bu konu kökünden kazınır da rahat ederiz...

      Sil
  6. Bu reklamı hiç görmedim iyi ki görmemişim :) Televizyon doğru amaçlar doğrultusunda kullanılsa sahiden artık gelişmekte olan kısmında takılı kalmayıp baya baya "gelişmiş" ülke olacağız da birilerinin işine gelmiyor ki dizilerden, magazinlerden, yarışmalardan ve tüketimi özendiren böyle garip reklamlardan başka şeye rastlayamıyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ramazanda iftara doğru TV açık olur bizde sürekli. Ben de o nedenle gördüm zaten :)
      Ve gözlerime inanamadım. En kızdığım şey reklam teması olmuş, gayet doğalmış izlenimi yaratılarak sergiye çıkmış bir de...
      Ancak tesadüf mü yoksa bu yazıya mı rastladılar bilmiyorum. Çünkü 1,5 gün sonra reklamın o kısmı kesilerek verilmeye başlandı.
      Gariplik diz boyu, sorma. Hangi kanalı açsan açtığına pişman ediyorlar insanı. Kaliteye yönelik programlar tek tük ve onlar da gecenin bir yarısı veriliyor genelde...

      Sil