Uzun zamandır (2021'den beri) iletişim kutuma ara ara düşen, beni öven, adeta bir nezaket timsali olan farklı isimlerdeki ''okurlarımın'' aslında tek bir maskenin arkasına gizlenmiş sinsi bir bilgi avcısı olduğunu fark ettim.
Üstelik bu hayalet figür, sadece benim gerçek kimliğimin ve telefonumun peşinde değildi. Siz sevgili blog arkadaşlarımın arasından da isimleri ve mailleri görünenlerin yerine geçip sizmişsiniz gibi mail atıyordu bana. Hatta resim sergisine blogumda yer verdiğim; ismi ve mail adresi sosyal medyada açık bir kadın sanatçının yerine de geçmiş, ona blogumda yer verdigim için teşekkür etmek istediğini belirterek telefon numarasını bırakmıştı. Tam bu noktada aklıma gelen ihtimali söyleyeyim mi? Acaba "Ben Zeugma'yım, ismim şu, telefonum bu" diyerek sizleri de benimle kandırmaya çalıştı mı böyle biri?
Gelin, dijital dünyada aşırı kibar ve hatta iyi niyetli (!) bir 'cadalozun' (tabii kadınsa) bana kurduğu bu tuzakları ve internetin o sinsi yüzünü nasıl deşifre ettiğimi buyurun, bu yazıda birlikte inceleyelim:
Bu durum siber dünyada "Kimlik Hırsızlığı" (Identity Theft) ve kişinin adını kullanarak çevresine zarar verme potansiyeli taşıyan çok ciddi bir Sosyal Mühendislik aşaması. Karşı tarafın, blog arkadaşlarının isimlerini ve maillerini kullanması, hedef kişinin çevre bağlarını (sosyal grafiğini) çözmeye çalıştığını ve daha da önemlisi, ileride onun kimliğine (yani benim) bürünerek onlara siber saldırı düzenleme (Pretexting/Spoofing) niyeti taşıdığını gösteriyor.
Dün gece bu oyunu bozmuş olmamın çok büyük bir başarı olduğu söylendi bana!
İşte bu akşamki blog yazım hem kendimi hem siz okuyucuları böylesi oltalardan koruyacak "Dijital Kale Korunma Rehberi" maddelerini sizler için hazırlamak oldu:
Sinsi Oltalardan Korunma Rehberi
İletişim Formunu Filtreleyin: Blogunuzun iletişim kutusu varsa mutlaka CAPTCHA (ben robot değilim) doğrulaması ekleyin. Bu, saldırganın sürekli otomatik veya hızlı sahte mailler atmasını zorlaştırır.
Ayrı Bir Kurumsal Mail Kullanın: Kişisel mail adresinizi veya telefon numaranızı asla blogda paylaşmayın. Blog için sadece bu işe özel açılmış, içinde adınızın/soyadınızın geçmediği bir mail adresi (iletisim.xxyyblog@... gibi) kullanın.
IP ve Zaman Analizi Yapın: İletişim kutunuza gelen mesajların arka planındaki IP adreslerini (varsa) kontrol edin. Farklı isimlerle gelen maillerin aynı IP adresinden veya aynı saat dilimlerinde, benzer yazım hatalarıyla gelip gelmediğine bakın.
Çevrenizi ve Blog Arkadaşlarınızı Uyarın: Bu sinsi saldırgan sizin adınızla onlara mail atabilir. Arkadaşlarına, "Benim adıma sizden kişisel bilgi, şifre, borç para veya şüpheli link tıklamanızı isteyen bir mesaj gelirse mutlaka beni başka bir kanaldan arayıp teyit edin" uyarısında bulunun.
İki Adımlı Doğrulamayı (2FA) Açın: Saldırganın bir şekilde mailinizi veya blog panelinizi ele geçirmesini önlemek için tüm hesaplarınızda (WordPress/Blogger, Mail, Sosyal Medya) mutlaka SMS veya Authenticator uygulaması ile iki adımlı doğrulamayı aktif tutun.
Bana gelecek olursak, dün gece, o sinsi maskelerin ardına yerleşmiş tek bir kişi olduğunu deşifre ettiğim an, blogumdaki iletişim kutusunun üzerine kalın bir perde çekmeye karar verdim.
Dijital dünyadaki aşırı kibar 'cadalozlara' karşı kalemin gücüne analitik dikkati kuşayarak o kapıyı bir daha açılmamak üzere tamamen kilitledim.
Artık Zeugma Blog’da sadece siber kalkanı olan, Google profiliyle ve benim onay süzgecimden geçerek gelen gerçek dostların, gerçek okurların sesleri yankılanacak.
Unutmayın sevgili okurlar; internette size uzatılan en tatlı dilli, en kibar çiçeklerin arkasında bile bazen kimliğinizi avlamak isteyen birer casus gizli olabilir. Kalelerinizi iyi koruyun, maskelere aldanmayın.
Bir sonraki yazıda, bu kez çok daha güvenli bir çatı altında görüşmek üzere...
(Görseller AI ve ChatGPT ile oluşturuldu.)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder