Bir sürü yorgunluk ve yoğunluğun içinde olduğumu söylemiştim hani. Neredeyse üç hafta boyunca üç vilayet arasında dokuduğum mekikler sona erdi ve nihayet dinlenecek zamanlarım olacak derken bir güzel nezle olup geldim. Neyse ki boğazımdan aşağı inmedi ve geçmek üzere. Saman nezlesi galiba. Hayatımda hiç bu kadar üst üste yorulmamıştım. Hayatımda hiç trene de binmemiştim (ülkemizde). Mavi trenle, dinlenerek, rahat bir şekilde oturarak ya da uyuyarak giderim sanmıştım; ama yanılmışım. Sabaha kadar telefonla konuşanlar vardı arkamızda. En az 7-8 kişiyle konuşma gerçekleştiren medeniyetsiz iki kadın!
Parklarıyla ünlü ne güzel bir şehir Manisa.
Sabah saat 06.15'te sona eren yolculuk sonrası terminaldeyiz.
Sağ tarafta açık bir çay ocağı görüyor, o tarafa doğru yöneliyoruz. Çay ocağında taze boyoz da var. Almadan duramıyoruz. Fakat o da nesi? Daha önce hiç ama hiç görmediğim bir durum bu. Bekleme koltuklarında geceyi geçiren sayısız insan var. Hatta bazıları kadın. 😌😔
Aynı terminalde gördüğüm bir şey daha var. Şehirler arası otobüs firmaları bagajlarında ev eşyası taşıyor. Hem de beyaz eşyalar dahil. Gözlerime inanamadım!
Bu görüntüyü Manisa'dan Ankara'ya geçerken trenden çektim. Bakalım ne olduğunu bilen çıkacak mı?
Gelelim Ankara'ya.
Aslına sadık kalınarak yenilenmiş yürüyen merdivenli son haliyle Zafer Çarşısı
Yurttan arkadaşlarla Kızılay'a indiğimizde Zafer Çarşısı'na uğramadan birkac kitap satın almadan dönmez, değiş tokuş ederek epeyce kitap okumuş olurduk.
Tam karşısında bulunan Atatürk Bulvarı üzerinde Atatürk’ün üniforması ile kılıcına dayanmış halde tunçtan yapılmış Zafer Anıtı (heykeli) varmış meğer. Taban kısmında da zafer çelenkleri var. O zamanlarki alışveriş sevdamız yüzünden galiba, bu anıtı da ilk kez fark ettim yahu!
Diğer kentlerde metrolar ne durumda bilmiyorum; ama Ankara'daki trenlerde boş yer olsa bile özellikle gençler arasında yerlere oturmak çok yaygınlaşmış. Genelde grup halinde oturuyorlar üstelik.
Kızılay’ın merkezinde, Güvenpark'taki Kızılay yönüne bakan, ''güveni temsil eden'' kuvvetli genç erkek heykellerin yer aldığı ve altında tunç harflerle “Türk, Öğün, Çalış, Güven” sözlerinin sağında, Türk polisinin ve jandarmasının halka yardımlarını gösteren çeşitli kabartmaların olduğu heykelleri bilmeyen var mı?
Ah zaman! Öğrenciyken tam bu noktadan karşı tarafa geçmek üzere kim bilir kaç kez yeşil ışık bekledik.
Peki, bu heykellerin tam arkasında, yani Bakanlıklar'a bakan tarafında ne vardır hiç dikkat ettiniz mi?
Bakın, burada da bir anıt var! Ben ilk kez gördüm ve çok saşırdım. O taraftaki ara sokaklardan birindeki eczanede işimiz olmasaydı halen bilmeyecektim. Anıtın tam arkasında da Atatürk ile Kurtuluş Savaşı ve inkılâp hareketlerinde yan yana olduğu arkadaşları betimleniyor. Heykellerin yapılış tarihi 1935 yılı Romen rakamları ile yazılı. Sağ tarafta insan zekasını, sol tarafta da çiftçinin tarım çalışmalarını gösteren kabartmalar var. Bu bronz heykellerin yapımı Viyana Erdberg dökümhanesinde gerçekleşmiş.
Canım Dost Kitabevi ve bulunduğu Karanfil Sokak hep aynı. 💗
Kumru Sokak'ın güzelliğine bir bakın. 👌
Kaç yıldır Ulus'u görmemiştim. Genelde kuyumcular için tercih edilen bir semt. ''İlk İş Bankası'' binasını yıkıldı diye biliyordum. Yerinde ve sapasağlam duruyor. 🙏🧿Ankara Palas'a girebilmeyi çok isterdim, fakat günlerden pazartesi idi. Tarihi Ulus Hali'ni biraz dolaştık. Balıklar sanki Karadeniz'den yeni çıkmış kadar tazeydi hiç abartısız. Üstelik ucuzdu da. 😲
İçerisi kapalı olunca kapının önünde fotoğraf çektirmek de mantıklı tabii.
Ümitköy pazarı akşam üzeri çok ucuzluyor diyorlardı. Doğruymuş gerçekten. Mis gibi siyah incirler 100 TL'den satılıyordu misal. Hünnapın kilosu da 100 TL idi.
Ankara'daki bazı parklarda kızılderili portakalı ağacı görmek şaşırttı beni. Üstelik dönemsel döngüleri Marmara Bölgesi'ndekiler ile aynıydı. Çankaya Aile Sağlık Merkezi bahçesinde çektiğim kırmızı renkli, salkım halinde küçük meyveleri ve dişli yeşil yaprakları olan diğer bitki ise alıç imiş (Crataegus).
2023 Ekim ayında, halk arasında kılıç çiçeği olarak bilinen silindirik yapraklı bir Sansevieria (Sansevieria cylindrica ) dikmiştim hatırlarsanız. Bitkinin üst kısmı dekoratif amaçla pembeye boyalı, ancak bu boya geçici. Alttan yeni çıkan yapraklar bitkinin kendi doğal yeşil renginde geldiler elbette.
Ve bakar mısınız son haline? Bir tane yaprak almış başını gitmişti. Bu durum halk arasında ev satın alma ile ilintilendiriliyordu ve benim de öyle oldu gerçekten. İnanılır gibi değil!













.jpg)
.jpg)












.jpg)
Ülkemizde hiç trene binmemiş olmanıza şaşırdım.Yani benim gibi tren herkesin hayatında var sanıyordum:) Sayısız kere binmişimdir hele eşim trende doğmuş onun hikayesi apayrı. Evet burada da metro ve trende yere oturan gençler çok. Yorgun gençler artık. Kılıç çiçeği büyürse ev sahibi olunacak derler, demek rivayet sayılmazmış.Hayırlı olsun. Ankara'yı özlemişim resimlere keyifle baktım. Bu arada balık İstanbul'dan bile iyidir derler Ankara'da. Karadenizden oraya çabuk ulaşıyorsa.. Ondan sanırım.
YanıtlaSilTren hatlarının benim doğup büyüdüğüm ve üniversiteye gittiğim ve hatta tayinimin çıktığı şehirlerde bağlantısı olmayınca öyle oldu maalesef. Hatta baba memleketim Sinop'ta da yoktu tren hattı. Ve şimdi daha çok şaşıracaksınız. Bu saydığım bağlantılar, hatlar halen yok. Manisa'da o yüzden tercih ettim treni ama Ankara'ya hızlı tren yokmuş. Mavi tren de hiç beklediğim gibi çıkmadı. İlk ve son tren yolculuğum Londra'dan Newcastle'a ve hızlı trenle olduğundan galiba sevemediğim bir yolculuk oldu:)
SilGençlerin yorgun olması konusunda haklısınız. Bir de çok söyleniyorlar çocuklara yer vermiyorlar diye. O yüzden olabilir. Ankara sevenler kulübünden olduğunuzu biliyorum:) O söz doğrudur. Balıkların tutulduğu gün buzlu kasalarda gece yolculuğu yapıp sabah hale indiğini söylemişlerdi. Müthiş tazelerdi.
Selam Memleketim Manisa Akhisar yaşadığım yer Ankara güzel yazı ve fotoğraflar kaleminize ve emeğinize sağlık. İçinde yaşarken farklı dışarıdan farklı.Sevgiyle kalın.
YanıtlaSilSelam, hoş geldiniz. Ortak noktalarımız çokmuş, ne güzel. Yazı ve fotoğrafları beğenmenizden mutlu oldum. Ankara en sevdiğim şehirdir diyebilirim. Özellikle de nem oranı düşük havası ile. Sevgiler.
Sil