Böyle durumlarda Stanford Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jamil Zaki'nin Washington Post'ta yayımlanmış bir köşe yazısı olarak çalışmalarını aktardığı ve ''Pozitif Uyum'' adını verdiği ünlü araştırması düşüyor hemen akla. Bizlerin de sıklıkla duyduğu bir gerçeği hatırlatıyor çünkü:
Kötü davranışlar gibi, iyi davranışlar da aynı şekilde yayılma eğilimindedir. İyilik (nezaket) bulaşıcıdır.
Zaki'nin araştırmasında, başkalarının cömert olduğuna inanan katılımcılar da cömert hale geliyor, iyiliğin bulaşıcı olduğunu, yeni biçimler alarak bu yolda insanlara yayılabileceğini kanıtlayarak gösteriyordu. Zaki'nin toplumu iyileştirmek adına hayati önem taşıyan öngörüleri şirketler için de geçerliydi. Öyle ki liderlerin neredeyse tümü çalışanlarının normal hizmet standartlarının ötesine geçmesini, müşterileri nezaketleriyle etkilemesini istiyor ve başarıya ulaşıyordu.
1998 yılında Dünya İyilik (Nezaket) Hareketi tarafından nezaketin dünya çapında teşvik edilmesi amacıyla kurulan ve her yıl 13 Kasım'da kutlanmakta olan Dünya İyilik Günü, insanların birbirine, kendisine ve dünyaya karşı nazik olmasının önemini kabul ettiği bir gün olmuş (Nedense biz kutlamayan ülkeler arasındayız). Bu günde, katılımcılar iyi işleri kutlayıp teşvik ediyor ve farklı iyilik eylemleri için sözler veriyorlar. Kutlanması insanlar, toplumlar ve ülkeler arasında bir iyilik zincirinin oluşmasına vesile olan Dünya İyilik Günü en önemli ve birleştirici insan ilkelerinden biri olan empati, şefkat ve nezaket üzerine düşünme fırsatı veriyor.
Büyük ve küçük nezaket eylemlerinin olumlu potansiyeline adanmış böyle bir günde her türden insanı bir araya getiren bu önemli niteliği birlikte teşvik etmeye ve yaymaya çalışmak gerek.
