Evde eksik malzemeler vardı ve en az iki üç misli daha zamlanmasını beklemeye gerek yoktu.
Markete girişte her iki kasada da kimse yoktu. Reyonlar arasında etiket tomarıyla gezinen kasiyer bayanla peynir-süt ürünlerinin önünde yan yana geldik. Göz ucuyla baktım. 30 TL ile başlayan bir ürünü 33 yapmakla meşguldü. Hadi buna makul diyelim de, o etiket kim bilir kaçıncıya değişmişti ve değişmeye devam edecekti. Belli ki birinci görevleri etiketlerdi artık.
Peki ya marketten çıkışta şahit olduğum şey? Gazetelerde ya da haber bültenlerinde sıklıkla gördüğümüz, iç burkan bir sahne yanı başımdaydı bu kez. Omikron varyantının yoğun bulaşıcılığından bahsedilen günlerde zavallı bir kadın konteyneri sopayla karıştırdıktan sonra içine sarkıyor, pazar arabasını dolduruyordu.
O an şok olup ne yapacağımı şaşırdım. Kadına bir şekilde yardım etmeyi düşünsem de incitirim korkusu ağır bastı. Neyse ki aynı şeyi bir kez daha gördüğüm an ne yapacağımı biliyorum artık. Fotoğrafı ise orta sınıf insanların sadece metropollerde değil, küçük kentlerde de açlık sınırını aştığını göstermek adına çektim ve paylaşmak gerektiğine inandım:(